logo

trugen jacn

DOĞU TÜRKİSTAN DAVASININ ÖNEMLİ VE ÖNCÜ İSİMLERİNDEN AHMET İGEMBERDİ VEFAT ETTİ

Doğu Türkistan davasının öncü ismi Ahmet İgemberdi hayatını kaybetti
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

 Yurt dışında  yürütülen Doğu Türkistan  milli hareketi ve davasının öncü  ve önemli simalarından 1992’de İstanbul’da toplanan Doğu Türkistan Milli Kurultayında Kurultay başkanlığına seçilen Avustralya Doğu Türkistan Derneği’nin kurucusu ve uzun süre başkanlığına yürüten   hayatını  ana yurdu Doğu Türkistan’ın özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine adayan şair-yazar  Ahmet İgemberdi 89 yaşında  20 Nisan 2026’de  yaşadığı Avustralya’nın Adelaide kentinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. 

 Diasporada yaşayan Doğu Türkistan Türklerinin  Saygın  Aksakalı ve  önemli Aydınlarından Uygur toplumunun önde gelen, şair ve  yazarlığının yanında mücadeleci  kimliği ile tanınan Ahmet İgemberdi’nin vefatı ettiği haberi Uygur toplumunda kaygı ve üzüntü ile karşılandı.

Dünya Uygur Kurultayı ve Avustralya Doğu Türkistan Derneği başta olmak üzere  dünyanın 28 ülkesinde yaşayan Uygur  Türkleri ve kurdukları STK.ları peş peşe Taziye mesajları yayınlayarak vefat  haberini   ve üzüntülerini dile getirdiler. Sosyal medya üzerinden Ahmet İgemberdi’nin vefatı  ile ilgili yoğun paylaşımlar yapıldı  vefat haberi   ve  Türk basınında  sıkça yer aldığı görüldü. Ahmet İgemberdi’nin vefat haberi Türkistan Cumhuriyetlerinde yaşayan Uygur Toplumu başta  Türk dünyasında derin üzüntüye neden oldu.  Avustralya ve Türkiye başta olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşayan merhumun Sevenleri, muhlisleri, dava arkadaşları  öğrencileri  onun mücadeleci kişiliğine, kararlılığına ve halkına olan bağlılığına vurgu yapan  görüş ve duygularını paylaştı. Uygur Toplumu merhum İgemberdi’nin sadece bir  şair ve yazar değil, aynı zamanda bir  kanaat ve  dava önderi yolbaşçı olduğunu ifade ederek Doğu Türkistan  davasında kendileri için bir ilham kaynağı, bir yol  gösterici  önder, özgürlük ve  bağımsızlık   davasında fikri ve fiili ilham kaynağı olduğunu  belirttiler.

  İgemberdi’nin  Cesurca Özgürlük Mücadelesi  Genç Nesillere  İlham ve Örnek Olmaya Devam Ediyor

Doğu Türkistan milli mücadelesinde gerek Doğu Türkistan’da gerekse yüksek öğrenim için gittiği Özbekistan’da ve Rusya’da dava arkadaşları  ile yaptığı   her şart ve şeraitte  vatanı ve davası için  cesurca  girişimleri, yaptığı çıkışları ve hizmetleri  diasporada yaşayan   Uygur toplumunda derin izler bırakan bir Mücadeleci kişilik olarak tanınıyor. Özellikle  onun  özgün fikri ve  cesurca fiili çalışmaları ile genç nesiller üzerinde  derin izler bıraktığı ve genç nesiller üzerinde önemli bir  yeri ve etkisi olduğu  açıktır. Onun fikirleri, eserleri ve verdiği mücadele, Doğu Türkistan meselesine yeni  yol   ve  yöntemler ve duyarlılıklar  kazandırmaya devam ediyor.

 Yazdığı “Türkistanlı Soydaşlarıma   Cağrı ” Adlı Açık Mektubu Büyük Ses Getirmişti.

1991 yılında Sovyetlerin tarihin karanlık çukurlarına gömülmesi ve Türkistan Halklarının boy adları ile de olsa 5 bağımsız Cumhuriyet olarak yeniden tarihteki şerefli yerini alması Doğu Türkistan toplumunda büyük bir heyecan ve sevince sebep olmuştu. Doğu Türkistan davasına hizmeti hayatının ayrılmaz bir parçası ve olmazsa olmazı olarak kabul eden İgemberdi   Doğu Türkistan Türklerinin bu heyecan ve sevincini ” Türkistanlı Soydaşlarıma Çağrı” başlığı ile   Uygurca kaleme aldığı  bu önemli makalesi  Türkiye başta Avustralya, ABD ve diğer Ülkelerde çeşitli dillerde yayınladı. Kazakistan’da  neşredilen Uygur Avazı gazetesinde Uygurca, Kazakça ve Rusça  ve Kirgizistan/Bişkek’te çıkan İttifak(Birlik) gazetesinde ise Kırgizca Uygurca ve Rusça olarak  yayınlandı. 12 sayfa hacmindeki bu açık mektupta Türkistanlı Soydaşlarımıza ortak tarih, kültür ve ortak değerlerimiz hatırlatılıyor ve Uygur Türklerinin  kadim Türkistan Topraklarındaki bu  özgürlük ve bağımsızlık nimetlerinden mutlaka  en kısa zamanda kavuşacağını olan inancını belirtiyor ve  ” Uygur Kardeşlerinizin özgürlük ve bağımsızlık mücadelesine destek olunuz!” ‘ olunuz çağrısında bulunuyordu.

Ahmet İgemberdi’nin  bu Açık Mektubu büyük ses getirmiş ve Türkistan ülkeleri  kamu oyunda  çok  olumlu karşılanmıştı.Türkistan aydınları bu açık çağrı ile ilgili yazalar kaleme alarak yayınlamışlardı.  Bu  açık mektubu  başta diğer  çeşitli makaleleri ve yürüttüğü fikir mücadele  Türkiye ve Türkistan aydınlarının   geniş bir kesim tarafından tanınıyordu. Ahmet  İgemberdi’nin bu fikri ve fiili çalışmaları  Doğu Türkistan halkının siyasi ve kültürel sorunlarının Türk dünyası ve uluslararası toplum tarafından daha yakından tanınması ve bilinmesini sağlamıştır.

İgemberdi bütün bunların yanında  eserlerinde  Çin’in soykırım tehdidindeki  Uygur milli  kimliği,  dini ve kültürel miras ve özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi gibi konulara sıkça yer verdi. Onun kaleme aldığı çeşitli yazılar Doğu Türkistan  toplumunun karşı karşıya olduğu zorlukların uluslararası kamuoyuna aktarılmasında  bir haylı etkili olmuştur.

Doğu Türkistan Türklerinin çağımızdaki önemli   entellektüellerinden   Kanaat önderi Özgürlük Savaşçısı    özgürlükçü ve Milliyetçi  Yolbaşçılarından  Ahmet İgemberdi’nin hayatı boyunca sürdürdüğü fikir mücadelesinin ve bıraktığı  örnek mirasının   asla unutulmayacağı, onun düşünce ve  mücadelesinin gelecek nesillere  örnek olacağı  ilham kaynağı olmaya devam  edecek ve mücadelesi hafızalarımızda yaşamaya devam edecektir.

Ahmet İgemberdi Kimdir ?
Ahmet İgemberdi, 4 Nisan 1937’de Doğu Türkistan’ın  kadik kentlerinden Beşbalık (günümüzde Jimisar ) şehrinde doğdu. Babasanı küçük yaşlarda kaybetti.Yetim kalan İgemberdi Annesinin şafkati ve yakın ilgisi ile  Lise eğitimini memleketi Cimisar’da tamamladı. Lise öğreniminden sonra Urumçi’deki Milliyetler Enstitüsü Uygur Dili ve Edebiyatı Fakültesi’ni  tamamladı. Daha sonra  Özbekistan’in başkenti  Taşkent’teki Birinci Orta Asya Üniversitesi’nde  gazetecilik dalında Yüksek Lisans yaptı. Daha sonra ülkesine döndü ve Urumçi’de bir süre öğretmenlik daha sonra gazetecilik ve editörlük yaptı; Döneminin en önemli Uygur kültürel ve edebi  dergilerinden “Tarım” ve “Miras” dergilerinde editörlük ve daha  genel yayın yönetmeni olarak çalıştı. İnsanlık tarihinin en karanlık  ve utanç sayfalarından  biri olan, ÇKP Diktatörü Mao’nun  1966 yılında başlattığı “Kültür Devrimi” kampanyasında tutuklandı ve  1969 yılında Çin  İşgal rejimince  ” Yerel Milliyetçi  Bölücü, Ayrılıkçı ve Devrim Karşıtı ” suçlamaları ile   Çalışma ile  Dönüştürme/Eğitim(Emgek Bilen Özgertiş)  adı verilen çalışma kampında  ilkel ve ağır çalıştırma  cezasına çarptırıldı.  Çalışma Kamplarında baskı,zulüm ve işkenceler gördü aç bırakılarak cezalandırıldı. Mao’nun ölümünden sonra onun 4 kişilik Çetesinin yönetimden tasfiyesi ile 1979’da serbest bırakıldı.  Eski işine iade edildi.  Bir süre Çin Komünist Partisi’ne  bağlı yayın organlarında editör olarak çalıştı. Fikri, edebi ve  sosyal  mücadelesine  bıraktığı yerden tekrar devam etti. Kendisinin ileride tekrar  tutuklanarak cezalandırılabileğini tahmin ederek 1985 yılında Avustrnalya’ya  zorunlu sürgün olma yolunu seçti.  Vefatına kadar  Avustralya’nın Adelaide şehrinde  yaşadı.
1992 yılında Adelaide’de Avustralya Doğu Türkistan Derneği’ni kurarak bir Uygur dili okulu açarak çocuklara kendi ana dillerini öğretmeye ve onları ana vatanları hakkında bilinçlendirmeye çalıştı. Dernek olarak bir çok  sosyal ve  kültürel  amaçlı  toplantılar organize etti.Avusrtalya’ya sığınan Uygur ve diğer Türklerin  kabulü  için resmi makamlar nezdinde yardımcı oldu. 
10-12 Aralık 1992 tarihlerinde İstanbul’da toplanan  Doğu Türkistan Milli Kurultayı’na delege olarak katıldı. Kurultay sonunda yapılan seçimlerde Doğu Türkistan Milli Kurultayı Başkanı olarak seçildi ve 1992-1997 yılları arasında Kurucu Başkan olarak görev yaptı.
Çin İşgalindeki Doğu Türkistan’da  yaşayan halkımızın engellenen ve kısılan  sesinin   özgün dünyada sözcüsü  ve sesi olmaya çalıştı.  Doğu Türkistan meselesinin uluslararası platformlara  yeni bir vizyon, anlatım ve  bir  etkili bir gücü ve sesi olmaya çaba sarf etti. 
Hayatı boyunca vefatına kadar hiç yılmadan ve davasından taviz vermeden Doğu Türkistan’daki  işgalci, sömürgeci ve soykırımcı  Çin  rejimine karşı  mücadelesini hem kalemi hem alemi ile sürdürdü.  
Eserleri şunlardır :
  1. Doğu Türkistan: Türk Dünyasının Kanayan Yarası;
  2. Doğu Türkistan ve Milli Bağımsızlık  Mücadelesi
  3. Doğu Türkistan, Vatanım Benim!
  4. Hicret ve Hicretin  Azabı  
  5. Hicran Derdi (Yazdığı bazı şiirlerini Hicran Derdi adı ile kitaplaştırdı ve Türkçe’ye aktararak yayınladı.)
  6. Zindandan Yankılanan Ateşli Sedalar
  7. Hayat Menzilleri  Biyorafik roman
Kaleme aldığı yazılar ve diğer eserlerinin bir çoğu Uygurcanın yanında , Türkçe, Özbekçe, Kazakça, Rusça ve İngilizce dillerinde yayımlandı.  Ahmet İgemberdi  tüm eserlerinde  Doğu Türkistan Türklerinin  özgürlük ve bağımsızlığa olan  sonsuz ve derin  arzusunu ve  hayatında bu yolda çektiği acıları edebi bir dille  kaleme alarak yayınlamıştır.   
Merhum  Önderimiz Ahmet İgemberdi Büyüğümüzü rahmet, minnet ve saygı ile anıyoruz. Ailesi,Yakınları,  Avustralya Uygur Toplumu başta tüm Doğu Türkistanlılara ve  Büyük Türk Milletine baş sağlığı diliyoruz. Kabri nur, mekanı cennette olsun. Amin 
Share
5340 Kez Görüntülendi.