UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
İstanbul’da ikamet izni uzatma başvurusu reddedilen Uygur Türkü Mihrigül Tayurak, 23 Mayıs 2026’da Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin devreye girmesiyle birlikte Geri Gönderme Merkezinden (GGM) serbest bırakıldı. Sosyal medyada dikkat çeken olayın ardından iki çocuk annesi Tayurak, yaşadıklarını Uygur Haber’e şöyle anlattı ; “İşgalci Çin, 2002 yılında Doğu Türkistan’da eşimi haksız yere Çalışma/toplama kampına hapsetti. Eşim Çinlilerin kendisine yönelik yaptığı baskı, zulüm ve ağır işkenceler sonucunda hastalandı ve daha sonra 2015’te Hapishanede hayatını kaybetti. Eşim hayatta iken çocuklarımızı kurtarmak için ikinci vatanımız bildiğimiz Türkiye’ye göç etmeye karar vermiştik. Bunun üzerine ben çocuklarımla birlikte Malezya’ya daha sonra oradan da Türkiye’ye geldik.”
Çocuklarımı Müslüman Türk Olarak Yetiştirmek için Kanada’ya Gitmekten Vazgeçtim
Türkiye, Uygur Türkleri için daima örnek alınan, teselli, ilham ve güç kaynağı bir ülke olmuştur. Türkiye bizimle aynı dil, din ve ortak kültüre sahip bir ülkedir. Ben çocuklarımı Müslüman/Türk olarak yetiştirebilmek için Kanada’ya göçmen olarak gitmekten vazgeçtim ve burada kaldım. Türkiye bizim 2. Vatanımız çocuklarımın geleceği ve güvenliğimiz için de burada yaşamanın doğru olacağına inandığım için Kanada Göçmen vizesinden bu sebepten vazgeçtik. Çocuklarımın hem Türk hem de Müslüman bir ülkede kalmalarının daha iyi olacağını düşündüğüm için Türkiye’yi terk etmek istemedim. Çocuklarım 12 ve 14 yaşlarında olup ben onlara bakabilmek için çalışamıyorum. Hayırsever ve duyarlı kişi ve kuruluşların yardım ve destekleri ile hayatımızı sürdürüyoruz. Oturma ve çalışma iznim olmadığı için çalışamıyorum. Çünkü kaçak durumdayım. Bunun için başvuruda bulundum ancak, ikamet izninimin uzatılması talebim reddedildiği gibi Geri Gönder Me Merkezi’nde göz altına alındım.”
Göç İdaresinden Sert ve Soğuk Muamele Bizleri Hayal Kırıklığına Uğratıyor ve Üzüyor
Mihrigül Tayurak, Göç İdaresi ve Geri Gönderme Merkezinde soğuk ve sert bir muameleyle karşı karşıya kaldığını bunun ise kendileri için hayal kırıklığı ve üzüntü verici olduğunu belirterek açıklamalarını şöyle sürdürdü : ” Ben çalışarak çocuklarım ve kendimi geçindirmek istiyorum.Kimseye muhtaç olmak istemiyorum. Ancak, şu anda bu imkanlardan mahrum durumdayım. Başvurumun reddi ve niçin Geri Gönderme Merkezine neden sevk edildiğim konusunda tarafıma herhangi bir açıklama yapılmadı. 23 Mayıs günü Gece saat 04.00 sularında serbest bırakıldım. Ancak o saatte tek başıma evime gitmem mümkün değildi.GGM.Yetkilileri evine gidebilmem için bana servis veya başka bir alternatif imkan sunmadı. O saatte evime gidemeyeceğimi söylediğimde Yetkililer GGM.ni terk etmem gerektiğini söylediler. Her şeyden önce bana yapılan muamele kabul edilemez ve üzücü olmuşve beni hayal kırıklığına uğratmıştır.
Sayın İçişleri Bakanımıza Duyarlılıkları İçin Şükranlarımı sunuyorum.
“Sayın İçişleri Bakanımız Mustafa Çiftçi Beyefendi’ye bana karşı gösterdiği ilgi ve duyarlılığı için teşekkür ediyorum. İstanbul’da yaşayan Uygur Türkleri maalesef sistematik ve sürekli olarak Geri Gönderme Merkezine gönderilerek alıkonuluyoruz. Burada geri gönderilme ve benzeri olumsuz ve tehdit içerikli sözlerle bir süre korkutularak daha sonra serbest bırakılıyoruz. Biz Doğu Türkistanlılar olarak ikinci vatanımız dediğimiz Türkiye’mizde herhangi bir yasa dışı eylemlerden veya her hangi bir suça karışmaktan titizlikle kaçınıyoruz. Devletimizin yasa ve nizamlarına uymak için gayret ediyor ve yasal hiçbir durumu ihlâl etmiyoruz. Sadece çocuklarımızı iyi şekilde yetiştirmek ve ülkemizde sahip olamadığımız imkanlara kendi çabamız ile sahip olmak istiyoruz. Bu nedenle son karşılaştığım muameleden ve bu tür olayların yaşanmasından üzüntü duyduğumu özellikle belirtmek istiyorum.” sözleri ile açıklamalarını sonlandırdı.








