logo

trugen jacn

SAADET PARTİSİ GENEL BAŞKANI ARIKAN : UYGURLARIN TRAJEDİSİ YÜREKLERİ PARÇALIYOR!

Fotoğraf açıklaması yok.
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Mahmut Arıkan Çin’in işgalindeki kadim Türk-İslam yurdu Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türklere yönelik insanlık suçları ile etnik soykırım uygulamalarını gündeme getiren konuşmasında : Doğu Türkistan, tarihin derinliklerinden gelen bir toprak parçasıdır. Ancak bugün, bu coğrafyada yaşanan trajediler yüreklerimizi  parçalıyor.”  açıklamasında bulunduğu bildirildi. 
https://www.facebook.com/watch/?v=1719747712782708
SP Genel Başkanı Mahmut Arıkan bu sözleri TBMM’de Partisi adına yaptığı  konuşmasında   dile getirdiği bildirildi.  SP Genel Başkanı Arıkan  konuşmasında  mazlum Türk-İslam coğrafyalarında yaşayan Müslüman halklarını çiğnenen insan haklarını gündeme  getirdiği  konuşmasında  şunları  söyledi : “Uluslararası anlaşmaları ve dış politikayı tartıştığımız bu günlerde, tekrar tekrar ele almamız gereken önemli konular var. Hâlâ ortak bir pozisyona varamadığımız Doğu Türkistan sorunu da bunlardan biridir.”
Doğu Türkistan, tarihin derinliklerinden gelen bir toprak parçasıdır. Ancak bugün, bu coğrafyada yaşanan trajediler yürekleri parçalıyor. Bu coğrafya sadece bir yer değil, aynı zamanda geçmişten gelen insanların özgürlük mücadelelerinin, kültürlerinin ve öykülerinin de sembolüdür.
Ancak bu topraklar bugün baskı ve zulüm altında inliyor. Masum insanlar sadece inançları ve kimlikleri yüzünden acı çekiyor. Her gün  biraz daha sesleri  kısılarak susturuluyor ve özgürlükleri ellerinden alınıyor.
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruşundan bu yana, Doğu Türkistan’daki 35 milyon kardeşimiz birbiri ardına katledildiği kuvvetle tahmin ediliyor.
Birleşmiş Milletler Örgütü ‘nün  (BM) çalışmalarını yeterli bulmasak da, bu örgüt 31 Ağustos 2022’de açıkladığı Uygur raporunda Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin ” İnsanlığa karşı işlenmiş bir insanlık suçu ve Etnik Soykırım Olabileceği  varsayımının  çok güçlü olabileceği” başlıklı bir rapor yayınlamıştır. Ayrıca   BM, Uluslararası Af Örgütü(Aİ) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü(HRW) gibi insan hakları kuruluşlarınca  çeşitli tarihlerde yayınlanan  tüm  raporlarda   Çin Yönetiminin, devlet destekli  toplama kamplar ve  Uygurları Köle/İşçi olarak zorla çalıştırma , dini içerikli ibadet ve diğer tüm faaliyetlere getirilen kısıtlamalar, siyasi baskılar, Uygur kadınların  zorla kısırlaştırılması, zorla doğum kontrolü ve zorla kürtaj gibi insanlık dışı uygulamalar nedeniyle  “Çin Yönetiminin insanlığa karşı suç işlemekle  olduğu belirtilmektedir. 
Kardeşlerim! Bahsettiğimiz  bütün  bu trajediler   işgal altında yaşayan Doğu Türkistanlı  kardeşlerimizin başına geliyor. 18 Ekim 2023’te BM’de 50’den fazla ülke, Çin’in Uygurlara ve diğer Türk Müslümanlara karşı eylemlerini insanlığa karşı suç olarak tanıdı ve bunlara son verilmesi çağrısında bulunan ortak bir bildiri imzaladı.
Çin’in Doğu Türkistan’daki Baskı ve Zulmüne Karşı Çıkmak Bir Zorunluluktur
 Biz  Parti olarak her insanın temel insanı haklarının en  önemlilerinden  biri  olan  inançlarını özgürce yaşama hakkına sahip olduğuna inanıyoruz. Ayrıca bu inancı pratiğe dökme zamanının geldiğine de inanıyoruz. Türkiye’de, Doğu Türkistan’daki baskı ve  zulme  karşı sesimizi yükseltmek ve  bunların durdurulması için gerekli adımları atmak bir seçenek değil, bir zorunluluktur. Doğu Türkistan’daki baskı ve zulme  karşı çıkmak, aynı zamanda  insan onurunu savunmak demektir.
Birlikte hareket ederek ve sesimizi birlikte yükselterek bu zulme son verebiliriz. Bu soykırım karşısında sessiz kalmak insanlığa ihanettir. Parlamentomuzun Doğu Türkistan’ın özgürlüğü için bir ses olma görevi vardır. Çünkü insanlık, anlamını yalnızca kendi özgürlüğünde değil, her bireyin özgürlüğünde bulur.
Şairin dediği gibi:
“Çeçenya’dan da, Filistin’den de kurşun yiyeceğim,
Onların ayakları acıyor, benim kalbim acıyor.
Bosna Hersek, Doğu Türkistan ve Keşmir’de,
Kısacası, nerede adaletsizlik varsa, kurşunu ben yiyeceğim.”
TBMM Genel Kurulu toplandı - En Son Dakika
TBMM’de Temsil Edilen 6 Siyası Parti Olarak  Mazlumların Sorunları İçin Birlikte  Çalışalım
Bu vahşeti durdurmak için ilk adım olarak, Meclis’teki altı siyasi partiden oluşan bir grup olarak bir araya gelelim. Ortak bir bildiri yayınlayalım ve uluslararası toplumu harekete geçirelim. Unutmayın, altı siyasi partiden oluşan grup bunu geçmişte de yaptı. Şifa Hastanesi bombalandığında, Meclisimiz hemen harekete geçti ve bir bildiri yayınladı.
Doğu Türkistan’ın hepimiz için ortak bir hassas nokta olduğundan hiç şüphem yoktur.
İktidar partisinin milletvekillerine sesleniyorum: Cesur olun! Bu önerinin “iktidar partisinden geldiğini” söylemeyin, cesaretle “evet” deyin. Bu duyarlılığa sahip insanlar ayağa kalkıp sizi alkışlasın.
Eğer “hayır” diyecekseniz veya sessiz kalacaksanız, Alije Izetbegovic’in şu sözlerini  özellikle hatırlatmak isterim:
“Her şey bittiğinde, hatırlayacağımız şey düşmanlarımızın sözleri değil, dostlarımızın sessizliği olacaktır.”
“Sözlerime son verirken , Sayın Milletvekillerimizi  bir kez daha  Saygı ile  selamlıyorum.” sözleri ile tamamladı.
Share
5493 Kez Görüntülendi.