KADİR GECESİ’NDEN KATLİAMA GİDEN SÜREÇ
4 Şubat 1997’de Ramazan ayının Kadir Gecesi’nde Doğu Türkistan’ın Gulca kentinde toplanan Uygur kadınlar, Çinli polislerin baskınına uğradı. İbadetlere yönelik bu müdahale kent genelinde büyük tepkiye yol açtı. 5 Şubat’ta düzenlenen protestolar, güvenlik güçlerinin sert müdahalesiyle kısa sürede kanlı bir tabloya dönüştü.
ATEŞ AÇILDI, SİVİLLER HEDEF ALINDI
Görgü tanıkları ve insan hakları kuruluşlarının aktardığına göre, protestoculara doğrudan ateş açıldı. Uluslararası Af Örgütü verilerine göre 100’den fazla savunmasız sivil açılan ateş sonucu hayatını kaybetti. Ayrıca dondurucu soğukta tazyikli suya maruz bırakılan çok sayıda kişinin donarak yaşamını yitirdiği bildirildi.
Olayların ardından yaklaşık 4 bin Uygur Türkü gözaltına alındı. Yüzlerce kişi mahkemeye çıkarıldı; 200’den fazla kişiye idam, 90 kişiye ise müebbet hapis cezası verildiği kaydedildi. Tutuklananların önemli bir bölümünün akıbetine ilişkin ise bugüne kadar net bilgi paylaşılmadı.
DOĞU TÜRKİSTAN’DA SÜREN BASKI POLİTİKALARI
Gulca Katliamı, Çin’in Doğu Türkistan’daki baskı ve asimilasyon politikalarının dönüm noktalarından biri olarak değerlendiriliyor. Dil, din, kültür ve kimliğe yönelik kısıtlamalar, aradan geçen 29 yıla rağmen bölgedeki Uygur Türkleri için devam ediyor.
DÜNYA GENELİNDE ANMA VE TEPKİLER
Katliamın yıl dönümünde yalnızca Doğu Türkistan’da değil, dünyanın farklı ülkelerinde de anma etkinlikleri düzenleniyor. Bu yıl Japonya’da gerçekleştirilen yürüyüşlerde Gulca’da hayatını kaybedenler anıldı; Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin sona ermesi çağrısı yapıldı.
Gulca Katliamı, yalnızca geçmişte yaşanmış bir trajedi değil; Doğu Türkistan’da süren insan hakları ihlallerinin de acı bir hatırlatıcısı. 29 yıldır dinmeyen sessiz çığlıklar, adalet, hesap verebilirlik ve uluslararası duyarlılık talebini her yıl yeniden gündeme taşıyor.
Kaynak : https://www.turkhavadis.com/sessiz-cigliklarin-katliami-gulca-29-yildir-hafizalarda







