Son Dakika



Hamit Göktürk (UYHAM)
Ülkemizin önde gelen Düşünce insani ve kanaat önderlerinden Yeni Şafak Gazetesi yazarı Yusuf Kaplan 21 Mayıs 2026’de süresi biten Oturma İzin Belgesini uzatmak için müracaat ettiği Göç İdaresince gözaltına alınarak Fatih-Kumkapı’daki Geri Gönderme Merkezi’nde alıkonulan 2 çocuk annesi Doğu Türkistanlı Uygur Türkü Mihrigül Tayurak’ın göz altına alınarak tutuklanmasına karşı tepkisini ” Ülkemize sığınan Uygur Türklerine yönelik Belirsizlik ve baskılar Görmezden gelinmemeli!” başlığı ile kişisel X hesabında ortaya koymuştur.
Gazeteci Yazar Yusuf Kaplan’ın Doğu Türkistanlı 2 çocuklu Uygur Annenin tutuklanmasına yönelik tepki ve uyarısını kişisel X hesabında şu sözlerle açıkladı : ” BİTSİN ARTIK BU DUYARSIZLIK! 2 çocuk annesi Uygur Türkü bir anne, 21 Mayıs 2026’da yaptığı insanî ikamet uzatma başvurusunun reddedilmesinin ardından, hiçbir açıklama yapılmadan İstanbul’daki Kumkapı Geri Gönderme Merkezi’ne gönderildi. Ortada açıklanan bir suçlama yok. Ama annelerinden koparılma riskiyle karşı karşıya 2 çocuk var. Uygur Türklerine yönelik bu belirsizlik ve baskılar artık görmezden gelinmemeli. #DoğuTürkistan #Uygur #Uyghur #İnsanHakları @mustafaciftcitr@kubrayigitbasi@turanbulent

Türkiye’de yaşayan Uygur Türkleri ve Karşılaştıkları Sorunlar
Çin’in işgalindeki Ülkeleri Doğu Türkistan’daki baskı, zulüm insan hakları ihlallerinden kaçarak 2. vatan bildikleri Türkiye’ye sığınan Uygur Türklerinin resmi rakamlara göre toplam sayısı 30 bin kişidir. Bunlardan T.C. Vatandaşlığına alınanlar ise 10.007 kişidir. Geriye kalan 20 bin kişinin bir çoğunun süresiz veya süreli bir kısminin ise 3.bir Ülkeye gitmelerine kadar geçerli İnsanı ikamet belgesi vardır. Normal ikamet belgesi olanların 5 yıl yasal oturma süresi sonunda T.C.Vatandaşlığına başvurma hakları vardır. İnsani ve Geçici ikamet belgesi sahiplerine bu hak tanınmamıştır. Ancak, 5 yıl sürekli oturma izinlerini tamamlayanlara son yıllarda Vatandaşlık başvurularının olumsuz sonuçlandığı belirtilmektedir.
Tutuklanmalar ve Geri Gönderme Merkezlerinde Alıkonulmalar Sürekli Hale Gelmiştir.
2013-2014 yıllarında Çin’e güneydoğu sınırından komşu Vietnam, Tayland ve Myanmar gibi ülkelere sığınan 10 binlerce Uygur Türkü Devletimizin ilgisi, şefkat ve merhameti ile Malezya üzerinden Türkiye’ye getirilmiştir. Gelmeyi başaramayanlar ise bu ülkeler tarafından Çin’in baskısı ile iade edilmişlerdir. Ancak, Türkiye’ye getirilen T.C.Vatandaşı olamayan 20 binden fazla Uygur Türklerine zaman zaman çeşitli sebepler ve suçlar isnat edilen tutuklanmakta İçişleri Bakanlığına bağlı Geri Gönderme merkezlerinde aylarca hatta yıllarca sebepsiz olarak tutulmaktadır. T.C. olamayan ve Oturma izni ile Türkiye’de yaşayan bu Uygurlar sağlık, eğitim, iş kurma, işe yerleşme başta bir çok normal vatandaşlık haklardan mahrumdurlar. Ayrıca bu tür sebebi belirsiz gözaltılar onları tedirgin etmekte ve endişeli ve mağdur şekilde yaşamlarını devam ettirmelerine sebep olmaktadır.
Uygurlara Yönelik Gözaltılar ve Alıkonmalar Sürekli Uygulanıyor
21 Mayıs 2026’de gözaltına alınan Fatih/Kumkapı’daki Geri Gönderme Merkezinde tutulan 2 çocuk Annesi Uygur Türkü Mihrigül Tayurak bunun son örneğidir. Geçtiğimiz Ocak ayında da yeni doğum yapmış Uygur Türkü Anne Müyesser Ali bir kaç günlük bebeği ile gözaltına alınmış ve günler sonra serbest bırakılmıştır. Daha geçtiğimiz Nisan ayında Sefaköy’de oturan görme engelli bir Uygur Türkü de aynı akibete maruz kalmıştır. Bu tür tutuklamalar genellikle gece saatlerinde evlerinin kapıları kırılarak baskın şeklinde uygulanmakta ve ailesi ve küçük çocuklarının gözleri önünde elleri kelepçelenerek gözaltına alınmakta ve terörist muamelesi yapılmaktadır.

Abdulhamit Uygur Çin’de 20 Yıl Hapis, Türkiye’de ise 3 yıl Gözaltında Tutuldu.
Türkiye’de sığınmacı olarak yaşayan Uygurların bu hoş olmayan ve aziz devletimize asla yakışmayan acıklı durumu ile ilgili en açık örnek Yarkentli Şair ve Yazar Abdulhamit Uygur’a aittir. Abdulhamit Uygur Çin’in Uygurlara yönelik baskı ve zulümlerine etnik ayırımcılık ve ırkı aşağılamalarına tepki gösterdiği için tutuklanmış 20 yıl hapis cezasına çarptırılan vicdanlı bir özgürlük Savaşçısı idi.2014’de Türkiye’ye geldi ve insanı ikamet izni belgesi alabildi. Daha sonra İşgalci Çin’in kendisine hakkında düzenlediği yalan ve düzmece suçlamalarını içeren dosyalar ile tutuklandı ve toplamda 1,5 yıl Erzurum Geri Gönderme Merkezi’nde 1 yıl Kadar Aydın’da 6 ay kadar Kırklareli GGM. de olmak üzere toplam 3 yıl tutuklu kaldı. Daha sonra serbest bırakıldı. Ancak, süresi biten insani ikamet belgesi uzatılmadı.
Bize bir görüşmemizde Türkiye’de 10 yıl yaşadığını ancak, herkesin sahip olabildiği yasal oturma belgesine sahip olamadığı için çok üzüntülü olduğunu söylemişti. Ayrıca, Çin’de 20 yıl hapis yattım. Ama, ilham, teselli ve güç aldığım 2. ana Vatan bildiğim Türkiye’de Çin’in düzmece ve sahte suçlamaları ile 3 yıllık hapis hayatı bana çok dokundu. Çok acı veriyor. diye şikayette bulunmuştu. Kendisi bir Özgürlük savaşçısı, Vatan Millet Sevdalısı ve aynı zamanda iyi bir şairdi. Türkiye’deki 10 yıllık yaşamında değil T.C.Vatandaşlığı Çinliler başta herkese kolayca verilen normal ikamet belgesi dahi alamadan 2024 yılında geçirdiği bir anı kalp krizi sonucunda vefat etti. Allah rahmet eylesin. Amin.
BENZER HABERLER