logo

trugen jacn
06 Mayıs 2014

İBRETLİK BİR DOĞU TÜRKİSTAN YAZISI

İhsan AYDIN
Birkaç gündür burada yer vermek için sakladığımız güzel bir yazı indirdik geçenlerde internetten. ‘Haber7.com’dan Ayhan Kıskaç’ın, ‘Doğu Türkistan Türkiye’nin namusudur’ başlığıyla kaleme aldığı, bizim de her satırına harfiyen katıldığımız bu güzel yazıyı sizlerle paylaşmak istedik bugün.

Sözde medeni dünyanın gözü önünde Uygurlu kardeşlerimizi soykırıma tabi tutan katil Çin’i ve bizdeki vurdumduymazlığı anlatan ders alınacak bir yazı.
Umarım siz de beğeneceksiniz. Hadi o halde hep birlikte okuyalım…
“Dünya sağır, Amerika kör, Avrupa duyarsız…
Orta Asya’nın emaneti, çekik gözlüm, şimdi mazlum.
Haykıracak kimseler yok, sokaklar eğlence mekanlarına kilitlenmiş ve Türkiye’ye uzaktan gelen kan kokusu midemizi bulandırmıyor.
Utanmıyoruz, arlanmıyoruz ve hayasızca duymadan, isyan etmeden seyrediyoruz.
Doğu Türkistan’da akıtılan kan ayaklarınızı kirletmiyor mu?
Bu kan içinizi eritmiyor mu?
Allah aşkına… Muhammed aşkına…Aynaya bakın tek tek, yok edilen sana, bana benziyor…
Gökbayrak’ın mavi rengini al kanları ile sulayanlar bizim bayrağımıza benzetiyorlar maviyi…Bir el verin onlara, bir dua.
Ama nafile onlar bizim bayrağa benzetseler bile kanları ile ne önemi var ki?
O Gökbayrak’ın kendi ırkından gelen insanların yaşadığı Türkiye topraklarında taşınması bile yasak.
Çin politikalarını bize bile yutturmuş, bizi bile ikna edip kardeşlerimizi terörist sınıfına koydurmuş.
İnadına yarın Albayrak’ın yanına bir de Gökbayrak alacağım arabama, evime koyacağım. Soranlara bu benim anavatanım, yâdigarım diye tanıtacağım, bir de utanmadan biz onlara sahip çıkamadık diyeceğim.
Bu bayrağı biz yasak etti diye… Sonra da aldığım her üründe Çin’i protesto edeceğim. Çin mallarını asla almayacağım.
Çin kinini, nefretini kolluk kuvvetleri aracılığı ile kusuyor, bu yetmezmiş gibi birde vatandaşlarını ellerinde demir sopalarla sokaklara döküp öyle öldürtüyor kardeşlerimizi.
İçim kan ağlıyor.
Ağlasa ne fayda.
Kim duyacak, kim gidip Çin Büyükelçisi’ne durdurun bu vahşeti yoksa…
Zor be çekik gözlüm zor.
Sen bize Orta Asya’nın emanetisin, ya biz ne kadar sahibiz sana?…
Yarım asra yakın zamandır kustuğun kanı görmedik. Bazen Filistin’i, Afganistan’ı duyduk, ses verdik, omuz verdik onlara da, seni hiçe saydık.
Sahip çıkmadık kısacası sana, seni öldürenleri lanetlemedik gür bir sesle. Filistin davamız dedik, Müslümanlar ölmesin dedik de…
Senin Müslüman olduğunu unuttuk hep. Unuttuk da ne oldu?
Hatırladıklarımızda da başına dert açmadık mı?
Resmi politikalarımız Çin’in elini güçlendiren türden olmadı mı? Biz bile seni Çin’in terörist görmesine yardımcı olmadık mı?
Bugün bini aştı ölü sayısı… Sen de bilmiyorsun ben de hatırlamıyorum ama 32 yıldır kaç şehit verdin? Kaç ana yüreğine taş bastı da cesedini ağlamadan götürüp gömdü.
Ben bilmem bunu belki sen de unutmuşsundur. Çünkü acılar taze eskisini hatırlayacak kadar zaman tanımıyorlar size.
‘Öldürün öldürün’ sesleri ile sokaklarınızı cesetlerle dolduruyorlar yine. Yeniden…
Bu kez sokaklarda cansız bedenlerinize sahipleriniz bile ulaşamıyor.
Onlara ölü demeyin, ben diyorsam da bakmayın cahilliğimdendir.
Onlar Doğu Türkistan’ın kurtuluşu, bağımsızlık yolundaki dik duruşu. Onlar ki Gökbayrak’a renk vermek için bedenlerini teslim eden namus bekçileri.
Bilmezler ki o sokaklarda yatan her beden bir damla kan verdi Gökbayrak’a.
Ah Doğu Türkistan…
Orta Asya’nın bize emaneti.
Çekik gözlüm…
Urumçi sokaklarında ruhsuz bedenin yatıyor ya, ben de hayasızca seyretmeye devam ediyorum.
Soyumu soysuzlaştırmak için zorla fuhuşa teşvik edilen kızlarımıza sahip çıkmıyorum.
Ah ben bu emaneti nasıl koruyamadım da demiyorum artık.
Doğu Türkistan bile diyemiyorum cesaret edip.
Gökbayrak’ın yasak olması beni korkutuyor.
Ve ben zorla kürtaja götürülen emanetin karnından deşilerek alınan ve öldürülen o çocukları bilmiyorum artık.
Bilmiyorum çünkü ben senin Müslüman ve Türk kardeşim olduğunu unuttum.
Öldürülen ve soysuzlaştırılan bendim o kürtajda.
Unuttum ya benden soracaklar seni, yarın bilmiyorum da derim ben. Çin’in Sincan denilen bölgesi diye umarsızca konuşurum.
Varsın biz böyle diyelim, varsın biz senin esaretini seyredelim.
Çekik gözlüm, Orta Asya’nın bize son emaneti…
Bu kez ok yaydan çıktı. Tüm sağır dünyaya inat, vefasız bize kendini ispat edercesine sokaklardaki kadınlar mücadelesini veriyor.
Namusunu koruyor. Ve dökülen kanlarınız bu kez bağımsızlık diyor.
Sen namusunu korudun korumasına ya, biz sana ne kadar sahip çıktık?
Gökbayrak’ını bile serbest edemeyecek kadar bizde emanet kaldın!”

Kaynak  : http://www.olay.com.tr/makale/ihsan-aydin/ibretlik-bir-dogu-turkistan-yazisi/4071.html#.U2jh9IF_t48

Etiketler: »
Share
1194 Kez Görüntülendi.