Halis ÖZDEMİR(Gazeteci-Yazar ve Tv.Programcısı)
Uygur Giyim Kültürü ve Medeniyetinin Zamana Yolculuğu
Bu konuyu Uygur Aktivist, ve Moda tasarımcısı sayın Kadriye Gafur(Kedeliya Wufuer) ile konuşacağız.
Kadriye Gafur Hanım konuya geçmeden önce moda tasarım eğitiminizi Türkiye’de aldığınızı ve sizi kamuoyunun Uygur soykırımına karşı verdiğiniz mücadeleden tanımakta özellikle bizzat hazırlayıp sunduğum Vizyon adlı tv programından da tanımaktadır.
Halis Özdemir : Kadim Uygur Müslüman halkının medeniyet yolculuğunda giyim kuşam ve kültür konusunda neler söylemek istersiniz?
Kadriye Gafur : Uygur halkı, binlerce yıllık tarihiyle Orta Asya’nın en köklü ve zengin medeniyetlerinden birini temsil eder. Bu medeniyet, yalnızca yazılı kaynaklarla değil; aynı zamanda halkın günlük yaşamı, gelenekleri, sanatı, ve giyimiyle de yaşamaya devam eder. Uygur giyim kültürü, sadece bir süs ya da zarafet değil; aynı zamanda bir kimlik, bir tarih ve bir hafızadır.
Soru: Uygur Kültürü ve Gelenekleri: Kimliğin Temel Taşları denilince nelerden bahsedilebilir?
Cevap: Uygur kültürü, İpek Yolu’nun kalbinde doğmuş; Çin, Türk, Pers ve İslam etkilerinin harmanlandığı, çok katmanlı ve zengin bir yapıya sahiptir. Aile yapısı güçlüdür, geleneksel bayramlar, düğünler ve doğum kutlamaları gibi toplumsal olaylarda geleneklere sıkı sıkıya bağlı kalınır. Müzik ve dans, Uygur yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Özellikle “On İki Muqam” adlı geleneksel müzik, hem bir sanat formu hem de bir kimlik anlatısıdır.
Soru-Geleneksel Uygur Giyiminde Kumaşın ile Tarihe dokunmak isterseniz!
Cevap : Geleneksel Uygur kıyafetleri, hem erkekler hem kadınlar için özel anlamlar taşır. Kadınlar, genellikle ipekten dokunan ve “Atlas” adı verilen kumaştan yapılmış uzun, renkli elbiseler giyerler. Bu kıyafetler çiçek desenleriyle süslenir, canlı renklerle bezenir. Başörtüsü, uzun örgülü saçlar, gümüş takılar ve işlemeli ayakkabılar geleneksel kıyafetin tamamlayıcı unsurlarıdır.
Soru-Erkeklerin belirleyici kıyafetleri Nelerdir?
Cevap : Erkekler kıyafet olarak geniş paçalı pantolonlar, uzun ve işlemeli gömlekler, ceketler ve özellikle dört köşe, nakışlı başlık olan “doppa” gibi üst ve baş giyimlerini tercih ederler. Bu kıyafetler ve başlıklar sade görünse de her biri bölgesel farklılıklar taşır ve çeşitli sembollerle kimlik bildirimi sunar.
Soru-Uygur Kıyafetleri ve Medeniyet İlişkisini nasıl ifade edersiniz?
Cevap-Uygur kıyafetleri, yalnızca estetik değil; aynı zamanda medeniyetin bir yansımasıdır. Her bir elbise; Uygur halkının doğayla ilişkisini, dini inançlarını, tarihsel süreçlerini ve sosyal yapısını temsil eder. “Atlas kumaşı”, Uygurların ipek üretimindeki ustalığını, ticaretteki rolünü ve estetik duyarlılığını gösterir.
Soru-Kıyafetler bölgesel fark gösterir mi?
Cevap : Kaşgar, Hoten ve Turfan gibi tarihî şehirlerde ortaya çıkan kıyafet tarzları, bölgesel farklara rağmen ortak bir medeniyetin parçası olarak tanımlanabilir. Bu giysiler, İpek Yolu boyunca başka kültürlerle karşılaşmanın sonucu olarak zenginleşmiş ve Uygur medeniyetinin sanat anlayışına dönüşmüştür.
Soru-Modern Uygur Giyim Tarzının Gelenekle Çağın Buluşmasını nasıl izah edersiniz?
Cevap: Günümüzde Uygur gençliği, geleneksel kıyafetleri modern dokunuşlarla yeniden yorumluyor. Örneğin, ipek kumaşından üretilen ve Atlas olarak adlandırılan kumaşlarla hazırlanan elbiseler artık modern kesimlerle tasarlanıyor. Uygur modacıları, kültürel desenleri çağdaş kıyafetlere entegre ederek hem yerli hem de uluslararası moda dünyasında de kimliklerini ifade ediyorlar. klasik doppa’yı modern ceketlerle kombinleyip hem kimliklerini koruyor hem de çağdaş tarzı yakalıyor. Kadınlar ise hem günlük yaşamda hem özel günlerde geleneksel kumaşları giymeye devam ediyor; ancak bunları sadeleştirilmiş, modernleştirilmiş formlarda tercih ediyorlar.
Soru-Kıyafeti kültür ilişkisini nasıl ifade edersiniz ? Kıyafette renklerin bir anlamı var mı?
Cevap : Kıyafet aslında insanın ana dili gibidir. Atlas, ince, parlak ve canlı renklerdeki ipek kumaşlara verilen addır. Geleneksel Uygur kıyafetlerinde, özellikle kadın elbiselerinde bu Atlas kumaşlar tercih edilir. Bu Atlastan dikilen kıyafetler sadece bir giyim- kuşam unsuru değil, aynı zamanda kadının asaleti, zarafeti ve kültürel kimliği olarak görülür.
Bu kumaşlar, sadece estetik olarak değil, kültürel anlamlarıyla da zengindir:
• Kırmızı: Mutluluğu ve kutlamayı temsil eder.
• Yeşil: Bereketin ve doğanın rengidir.
• Mavi ve mor: Asalet ve derinlik simgesidir.
Uygur halkı için kıyafet bir süs değil, onlar için ana dili gibidir. Renkler, desenler ve kumaşlar; kişinin yaşını, evli olup olmadığını, hatta hangi bölgeden geldiğini anlatabilir. Kıyafet, sadece bir bedeni örtmez; aynı zamanda kültürel aidiyeti, toplumsal duruşu ve tarihi hafızayı taşır.
kırmızı renk genellikle mutluluğu ve canlılığı simgeler. Motiflerde doğa unsurlarına, hayvan figürlerine ve tarihsel sembollere sıkça rastlarız. “Atlas kumaşı” sadece bir tekstil değil, bir kimlik göstergesidir. Özellikle düğünlerde, bayramlarda ve özel günlerde bu kıyafetler hâlâ sevinçle giyilir. Bu yönüyle Uygur kıyafetleri, sadece bir giyim tarzı değil; aynı zamanda bir medeniyetin yaşayan kanıtıdır.
Uygur ipeği, sadece geçmişi anlatmaz; aynı zamanda kültürel dönüştürme ve yasaklara karşı bir direniş ve kimlik koruma aracı olarak da önem taşır. Bugünün modasında bir Uygur kadınının üzerindeki ipek elbise, hem estetik hem de tarihî bir bildiridir.
Soru : Son olarak giyim kuşam hakkında söylemek istedikleriniz?
Cevap : Uygur giyim-kuşamı; geçmişin izlerini bugüne taşıyan, modernleşirken özünü koruyan nadir kültürel miraslardan biridir. Kumaşın dokusunda bir tarih, deseninde bir inanç, renginde bir yaşam felsefesi vardır. Uygur halkı, bu kıyafetlerle sadece bedenini değil; aynı zamanda tarihini, kültürünü ve kimliğini giyer. Bugün modern Uygur kıyafetleri, geçmişle geleceği buluşturan bir köprüdür. Ve bu köprünün her bir parçası, bir halkın onurla taşıdığı kültürel belleğidir.
Halis Özdemir : Kadriye hanım teşekkür ederim Uygurların medeniyet yolculuğunda kıyafetin önemini kısa ve öz ayrıntıları ile anlattınız. Çok teşekkür ederim. Ayrıca Uygur halkının yaşadığı etnik soykırıma Anneniz hapse atılarak muhatap oldu. Yıllardır tutuklu anneniz ve diğer Müslüman Uygur ve diğer Türk halklarının ın tez zamanda kurtuluşunu dilerim.
Kadriye Gafur : Bu fırsatı verdiğiniz için ben size teşekkür ederi Halis bey. Uygurlar sizi Doğu Türkistan mücadelesine verdiğiniz destekten tanırlar hatta sizin 2009 Temmuz ayında Urumçi katliamı ile ilgili İstanbul Çağlayan meydanında gerçekleştirdiğiniz tarihi mitinge öncülük etmenizden de tanırlar ve size duacıyız. Size çok teşekkür ederiz iyi ki varsınız. Dünyanın ve insanlığın Doğu Türkistan’da komünist Çin tarafından uygulanan soykırıma sessiz kalmamalarını soykırım suçuna sessiz kalarak ortak olmamalarını dilerim.
KAYNAK : https://www.24saathaber.tr/yazar/halis-ozdemir/bilimin-medeniyetin-besigi-dogu-turkistan-uygur-medeniyeti-ve-kulturu-3-758-kose-yazisi