![]()
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’da 2104-2023 yılları arasında polis olarak görev yapan ve bu ülkede yaşayan Türklere yönelik baskı, zulüm, insanlık suçları ile soykırım uygulamalarında aktif olarak rol alan ve eski ÇKP Polisi Zhang Yabo sığındığı Almanya’da Der Spigel dergisine verdiği raportajda : ” ÇKP rejiminin Uygurlara yönelik baskı, zulüm ve soykırım uygulamaları insanlık dışı ve dehşet verici boyuttadır.” açıklamalarda bulundu.
Uyghurpost.com/Uygurca’da yer alan haberde Çinli eski Polis Zhang Yabo açıklamalarında kendisinin Doğu Türkistan’ın Hoten bölgesinde Çin’in güvenlik teşkilatı içinde yaklaşık on yıl boyunca çalıştığını bu süre zarfında gözaltı tesislerinde ve yerel polis Merkez ve Yapılarında görev aldığını bu görevleri esnasında Uygur erkek ve kadınlarının Polis ve asker gözetiminde ÇKP’nin Doğu Türkistan’da gasp ve sömürge Paramiliter Silahlı gücü sözde Xinjiang İnşaat Orduusu ile işgal rejimine ait tarlalarda pamuk hasadı başta olmak üzere bir çok ağır tarım işlerinde Köle/İşçi olarak zorla çalıştırıldığını ifade etti.

Eski bir Han Çinlisi polis memuru olan Zhang Yabo’nun insanı dehşete düşüren birinci elden bu tanıklığı, Çin işgal rejiminin Toplama kampları ve Zorla çalıştırma uygulamalarının sona erdirildiği yolundaki iddialarını gerçek olmadığını ve bu uygulamaların halen devam ettirildiğini açık ve net olarak kanıtlamaktadır. Eski ÇKP İşgal Polisi7nin anlattıkları ana başlıkları ile şöyle ;
- 2014-2023 yılları arasında Uygur bölgesindeki polis teşkilatında görev yaptım. Uygur tutuklu ve hükümlülerin gözetiminde rol aldım. Uygurların dövülmesine, işkence görmesine ve bu baskı ve işkenceleri sonucunda ölümlerine bizzat tanık oldum.
- Ben şimdi size Çin yönetiminin acımasız görünürlükten sofistike bir gizlemeye evrilen bir sistemini anlatmak istiyorum. Bu dönüşüm, Aralık 2021’de uluslararası alanda kınanan Bölgesel ÇKP Sekreteri Chen Quanguo’nun yerine Sincan Komünist Partisi sekreteri olarak geçen Ma Xingrui’nin açık siyasi beyanı ve imzasını taşıyordu. Yeni ÇKP Sekreteri ve Uygur Bölgesinin yeni Mutlak Hakimi Ma, eski Sekreter Chen’in kurduğu baskıcı altyapıyı ortadan kaldırmak yerine, onu sistematik olarak yeraltına iterek gizlemiştir.
- Ma’nin yeni uygulamalarında en çarpıcı olanı Bölge’deki güvenlik önlemleri ve Polis taktiklerini ortadan kaldırdığını iddiasını tekrarlarken, diğer yandan kitlesel gözaltıları uygulamasını daha de ileriye taşıyan ve körükleyen uygulamaları yürürlüğe koymak olmuuştur.
- Uygurların kitlesel gözaltı kotası sistemleri başta olmak üzere, bu sisteme ait idari mekanizmayı özellikle korumuş ve yeniden düzenlemiştir.
- Yeniden eğitim kampları adı verilen Çin tipi Toplama kamplarından serbest bırakılan tutuklular doğrudan resmi cezaevi sistemine transfer edilmiştir. Ben kendi görev ve yetki alanım içerindeki yerlerde bulunan Uygur tutukluların yarısından fazlasının uzun hapis cezaları aldığını biliyorum.
- Uygurların bu kadar ağır ve uzun süreli hapis cezalarına çarptırılmaları resmi bilgeler ve yapılan açıklamalar bu iddialarımı teyit etmektedir.
- Resmi istatistikler, bu değişimin şaşırtıcı boyutunu teyit ederek ortaya koymaktadır. 2017 – 2021 yılları arasında Doğu Türkistan genelinde en az 0,5 milyon insan topluca gözaltına alınmış ve Hapishane ve Toplama kamplarrına hapsedilmiştir. Buna göre ÇKP Rejimi bölgeye yeni atanan ÇKP, Bölge Sekreteri Ma döneminde de Uygurlara yönelik baskı ve zulüm uygulamalarında asla geri adım atmamış aksine bu uygulamalarını gizleyerek sadece açıktan görünmez hale getirmiştir.
- Çinli Polisler ve diğer memurların Uygurlara karşı acımasız ve sert davranışları toplu gözaltı ile Uygurların potansiyel iş gücü olarak merkezi Çin’e uygulaması devam etmekte transfer kotalarını yerine getirmelerinin titizlikle ve harfiyen uygulanması sıkıca takip edilmektedir.
- ÇKP Yönetiminin Uygurlara yönelik son derece baskıcı bir sistem önemli roller üstlendiğimi ve bu yönde çalıştığımı üzülerek itiraf ediyorum. ÇKP’nin belirlediği kotalara uyan Polisler parasal olarak veya istirahat izni ile ödüllendiriliyordu.
- ÇKP Rejiminin Uygur tutuklulara karşı aşırı şiddet içeren direktiflere tam olarak uymayı reddetmem ve bu yöndeki mesleki baskıya ve daha ağır iş yüküne maruz kalmam dolayisiyle Çin’i terkettim ve batıya sığınmış bulunuyorum.
- Benim ÇKP rejimine yönelik açıklamalarım ve bunu ifşa kararım bana kişisel olarak ağır bir bedel ödetmiştir. Benim Çin’den ayrılmam, aile ve yakınlarımı belirsizlik ve yüksek misilleme riski altında bırakmıştır.
- Çin’de yaşayan aile ve yakınlarım yönetiminin ağır baskısına, gözetimine hatta hapsedilmesine maruz bırakacağı gerçeğinin duygusal yükünün ağırlığını taşıyorum.
- Bu durum ise, ÇKP’nın yönetimindeki Çin devletinin ülkede itiraz seslerini bastırmak ve sessizliği sağlamak ve hesap verebilirliği engellemek için aile üyelerini bir kaldıraç olarak kullandığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne sermektedir.






