logo

trugen jacn

KADİM ATA YURDUMUZ TÜRKİSTAN VE BİZ TÜRKLERİN TÜRKİSTAN DAVASI

Türkistan Davamız✍️Prof. Dr. Gökçe Yükselen PELER - guneydenhaber

Prof. Dr. Gökçe Yükselen PELER( Kayseri  ERÜ. Öğretim Üyesi)

Günümüzde Türkiye’de “Türkistan” denilince umumiyetle insanımızın aklına Doğu Türkistan gelmektedir. Elbette bunun sebebi, Türk insanının Türkistan coğrafyasını Türkiye’deki Doğu Türkistanlılar üzerinden tanımış olmasıdır. Bu durumun bir diğer ehemmiyetli sebebi, yıllarca “Türkistan” adına uygulanan karartmadır. Gerek okullarda okutulan ders kitaplarında gerek basın yayında gerekse her türlü neşriyatta, senelerce “Türkistan” ismi yerine “Orta Asya”, “Merkezî Asya” gibi İngiliz ve Rus icadı isimlendirmeler tercih edilmiştir. Oysa bu isimlendirmelerin tamamı coğrafyadan “Türk” adının silinmesine yönelik hamlelerdi.
Basiret sahibi her insan, “Doğu Türkistan” adından bu ülkenin daha büyük bir coğrafyanın parçası olduğunu, bu Türkistan’ın bir batısı, bir güneyi, bir kuzeyi olduğunu anlar. Hakikaten işgal altında yok edilmeye çalışılan Doğu Türkistan, Uluğ Türkistan’ın, yani Büyük Türkistan’ın bir parçasıdır ve bu Büyük Türkistan’ın siyasi olarak “Türkistan” adını devam ettirmeyi başaran son parçasıdır.
Uluğ Türkistan’ın ortadan kaldırılan ilk parçası Kuzey parçası olmuştur. Türkistan’ın kuzey kesimlerini teşkil eden Kuzey Türklüğü, daha Çarlık döneminde, 1552 yılında Kazan’ın düşmesinin ardından adım adım Rus tahakkümü altına girmiş ve karanlığa gömülmüştür. Sovyet devrinde ortaya çıkarılan suni açlık neticesinde, Orenburg vilayetinin Türk ahalisinin kırılması ile Kuzey Türklüğünün Türkistan’ın geriye kalanı ile bağlantısı kopmuştur. Günümüzde nüfusunun çok küçük bir kısmı Türklerden oluşan Orenburg, adını bir Kazak boyundan aldığı gibi, Kazak, Tatar ve Başkurt Türklerinin müşterek tarihî vatanı ve Alaş Orda Hükûmeti’nin de idari merkezi idi.
Batı Türkistan’da siyası olarak “Türkistan” adı Rus işgali sonrasında bir süre muhafaza edilebildi. İşgal sonrasında bölge Türkistan Askerî Valiliği, Türkistan Umumi Valiliği gibi idari makamlarla yönetildi. 1917 İhtilali neticesinde Rus Çarlığının yıkılması sonrasında, Mustafa Çokay tarafından Türkistan Millî Muhtar Hükûmeti kuruldu. 1918 başlarında Sovyet Rus birliklerinin Türkistan’a tekrar gelmesiyle bu millî hükumet lağvedildi ve yerine Türkistan Sovyet Federatif Cumhuriyeti kurulmuştur. Bu cumhuriyet daha sonra 1920 yılında önce Türkistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine, 1922 yılında ise Rusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti bünyesinde Türkistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetine çevrilmiştir. 1924 yılında ise bu Türkistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti; Özbekistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (bugünkü Özbekistan), Türkmenistan Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (bugünkü Türkmenistan), Tacikistan Muhtar Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti (bugünkü Tacikistan), Kara-Kırgız Muhtar Oblastı (bugünkü Kırgızistan) ve Karakalpak Muhtar Oblastı (bugün Özbekistan’a bağlı Karakalpakistan) şeklinde parçalanmış ve Türkistan’ın batısında siyasi olarak “Türkistan” adı ortadan kaldırılmıştır.

Türkistan’ın güneyinde de siyasi olarak “Türkistan” adı 1946 yılına kadar muhafaza edilebilmiştir. Günümüzde Afganistan’ın kuzeyinde yer alan bölge tarihî olarak Cenubi Türkistan veya Bend-i Türkistan, yani Güney Türkistan olarak bilinmekte idi. 1850 yılında bu coğrafyada bulunan Türk hanlıklarının ortadan kaldırılmasını müteakip, idari merkezi önce Belh şehri, daha sonra ise Mezar-ı Şerif şehri olan ve Belh, Kunduz, Cüzcan, Saripul, Feryab, Tahar ve Bedehşan vilayetlerini ihtiva eden bir Türkistan Eyaleti tesis edildi. Ancak 1946 yılında bu eyalet lağvedilerek Türkistan’ın güneyinde de siyasi olarak “Türkistan” adı ortadan kaldırıldı.
Hayrete şayan bir vaziyettir ki Afganistan’da Türkistan Eyaletinin lağvedilip Türkistan’ın güneyinde siyasi olarak “Türkistan” adının ortadan kaldırılması ile aynı yılda, Türkistan’ın doğusunda da Şarki Türkistan Cumhuriyeti ortadan kaldırılarak adı Şincan Eyalet Birleşik Hükûmeti olarak değiştirildi ve daha sonra 1949 yılında Çin bölgeyi tamamen ilhak ederek Türkistan’ın doğusunda da siyasi olarak “Türkistan” adını ortadan kaldırmıştır. Ancak geçen seksen yıllık sürede, Doğu Türkistanlılar mücadeleyi bırakmamışlar, Doğu Türkistan’da istiklal hareketleri hiç bitmemiştir.
Meseleye daha geniş bir zaviyeden bakıldığı zaman, aslında Doğu Türkistanlıların mücadelesinin yalnızca Doğu Türkistan’ı ilgilendirmediği kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Doğu Türkistan Davası, aslında Büyük Türkistan Davası’nın son kalesidir. Doğu Türkistan Davası, koskoca bir coğrafyadan “Türk” adının silinmesinin son hamlesidir. Doğu Türkistan Davası bittiği gün, Uluğ Türkistan, yani Birleşik Büyük Türkistan Davamız da ortadan kalkar. Büyük Türkistan’dan “Türk” adı tamamen silinir ve Türklük tarihî köklerini kaybeder….

Kaynak : https://guneydenhaber.com.tr/2026/05/12/turkistan-davamiz%E2%9C%8D

Share
39 Kez Görüntülendi.