logo

trugen jacn

SURİYE İÇ SAVAŞI VE BU ÜLKEDE YAŞAYAN DOĞU TÜRKİSTANLI UYGUR TÜRKLERİ

2010’lu yılların başlarında Çin işgalindeki Doğu Türkistan’dan binlerce kişi aileleri ile birlikte Çin’i kuzeydan güneye binlerce kilometrelik  yol katederek   Komünist Çin’in  güney komşuları Vietnam  ve Myanmar  üzerinden   Toyland’a  sığındılar. Tayland yönetimi bunları sınırlarını kaçak olarak ihlal ettiği gerekçesi ile tutuklayarak Toplama Kamplarına hapsettiler.2015 tarihinde 100 kişilik  ve 2025 yılında 45  Uygur  Türkü’nü insan hakları uluslararası anlaşmalarına aykırı bir şekilde Çin’e teslim etti. Binlerce Uygur ise devletimizin sahiplenmesi ve şafkatı ile Malezya’dan uçaklarla Türkiye’ye getirilerek mutlak bir ölümden kurtardı. Bunlardan bır bölümü çeşitli yollarla iç savaşın devam ettiği Suriye’ye gelerek Esat rejimine karşı savaşan Silahlı Gurupların yanında yer aldılar ve  Esat rejiminin çökmesinden sonra ise kuzey  Suriye’nın bazı bölgelerine yerleştiler. Öğrenciliğinden itibaren Doğu Türkistan davasına olan duyarlılığı ve  Uygur Türklerine  olan derin sevgisini yakinen  tanık olduğumuz ve bildiğimiz Prof.Dr. Gökçe Yükselen Peler Hocamız bir bilim adamı titizliği ile  Suriye’de yaşayan  bu  Uygur Türkleri Kardeşlerimizin durumunu araştırmış ve sonuçlarına kendi  yorumlarını de ekleyerek  “Güneyimizde Bir Doğu Türkistan Diasporası Şekilleniyor!” başlığı ile bir yazı kaleme alarak yayınlamıştır. Biz de bu  yazısı için teşekkürlerimizi sunuyor ve  yazısını aşağıda yayınlıyoruz.(UYHAM) 

Güneyimizde Yeni Bir Doğu Türkistan Diasporası Teşekkül Ediyor✍️Prof. Dr. Gökçe Yükselen Peler - guneydenhaber

Prof. Dr. Gökçe Yükselen PELER( Erciyes Ün. Öğretim Üyesi)

 Güneyimizde Yeni Bir Doğu Türkistan Diasporası Teşekkül Ediyor

8 Aralık 2024 tarihinde Beşşar Esad’ın ülkeyi terk etmesiyle başarıya ulaşan Suriye İhtilali esnasında, Türkistan İslam Partisi bağlantılı oldukları anlaşılan Doğu Türkistanlı mücahitler, İdlip, Halep ve Lazkiye’nin taşra bölgelerinde meydana gelen çatışmalarda tesirli oldular ve isimlerini sıkça duyurdular. İhtilali takip eden süreçte, kendilerini feshederek bir bütün hâlinde Suriye Arap Ordusu’nun çatısı altına, bir Uygur Tümeni olarak dâhil edildiler ve ocak ayında YPG’ye karşı başlatılan harekâtta da faal bir surette vazife aldılar.
Suriye’deki bu Doğu Türkistanlıların varlığının Zeydin Yusuf’un 1988 yılında kurduğu Doğu Türkistan İslam Partisi ve 1990 yılında Çin’in Kâşgar’da gerçekleştirdiği Barın Katliamı ile alakalı olduğu düşünülmektedir. Çin’in 20.000 askerle Barın’da gerçekleştirdiği bu katliamda Zeydin Yusuf’un da şehit edilmesi üzerine, Hasan Mahsum partiyi daha etkin bir şekilde teşkilatlandırarak tekrar kurmuş, Çin’in baskıları sebebiyle 1996 yılından itibaren Afganistan’da ve bilhassa Pakistan’ın hudut bölgesinde bulunan Veziristan’da faaliyet göstermeye başlamıştır. 2012 yılından sonra ise Suriye İç Savaşı’nda yer almaya başlamıştır.
Doğu Türkistanlı mücahitlerin “yabancı savaşçılar” olarak adlandırılan ülkedeki diğer mücahit zümrelerinden çok büyük bir farkları bulunmaktadır. Yabancı savaşçılar umumiyetle geldikleri ülkede aile kurarken Doğu Türkistanlı mücahitler, Suriye dışından gelen diğer mücahitlerin aksine, ülkeye aileleri ile birlikte gelmişlerdir. Hatay ilimizin hemen güneyinde, İdlip’in batısında bulunan Cisre’ş-Şuğur bölgesinde yerleşik olarak yaşayan bu Doğu Türkistanlı nüfusun 20.000 kişi civarında olduğu tahmin edilmektedir. Doğu Türkistanlılar bu bölgede, ticari hayattan kendi okullarına kadar çeşitli unsurları esas alan tam teşekküllü bir cemiyet hayatı inşa etmiş durumdadırlar. Bu sebeple Doğu Türkistanlı mücahitlerin Suriye’deki varlıklarının sadece savaş tecrübesi kazanmakla alakalı olmadığını, aynı zamanda kendilerine yeni bir hayat sahası bulmakla alakalı olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.
Bu Doğu Türkistanlı yeni diaspora cemiyeti, şimdiden Suriye’deki yurt dışı kökenli en büyük topluluk hâline gelmiş durumdadır ve teşekkül eden bu yeni hayat sahasının ileride başka Doğu Türkistanlı muhacirleri de celbetmesi pek muhtemeldir. Yani bu Doğu Türkistanlı cemiyetin ileride daha da büyümesi oldukça büyük bir ihtimaldir. Ayrıca ülkede bulunan Özbek Türkleri başta olmak üzere, Batı Türkistanlı mücahit zümrelerinin de zamanla bu Doğu Türkistanlılarla imtizaç etmesi beklenebilir. Hatta Suriye’de oluşan bu Türkistan hayat sahasının ileride Batı Türkistan Cumhuriyetlerinden ve Rusya Federasyonu’ndan kaçmak zorunda kalan çeşitli muhalif zümrelere de sığınak teşkil etmesi şaşırtıcı olmayacaktır. Her hâlükârda bu diasporanın biraz çeşitlenerek de olsa büyümesi oldukça muhtemeldir.
Burada mutlaka vurgulanması gereken bir nokta, bu Doğu Türkistanlıların nasıl bir dinî anlayışı temsil ettikleri meselesidir. Hemen belirtmek gerekir ki bu Doğu Türkistanlı cemiyet mensupları, ağırlıklı olarak Hanefi mezhebine mensupturlar ve geçmişte isimleri birtakım örgütlerle birlikte zikrolunan bazı Selefi Doğu Türkistanlı zümrelerle karıştırılmamalıdırlar. Zira hem Barın’da şehit edilen Zeydin Yusuf hem de Hasan Mahsum, güçlü bir Hanefi medrese geleneğinden gelmektedirler ve günümüzde de yaşadıkları Cisre’ş-Şuğur’da bu geleneğin devamı mahiyetinde olan okullarını tesis etmiş durumdadırlar.
Gelecekte Çin yönetiminin bu yeni teşekkül etmiş Doğu Türkistan diasporası ile ilgili nasıl bir tavır ortaya koyacağı merak konusudur. Zira bilindiği üzere, hâlihazırda Afganistan ve Çin Halk Cumhuriyeti arasında benzer bir mevzudan dolayı siyasi buhran yaşanmaktadır. Çin, Afganistan yönetiminden ülkedeki Doğu Türkistanlıları talep etmekte, Afganistan yönetimi ise bu talebe mukavemet etmektedir. Elbette merak konusu olan bir diğer ehemmiyetli mesele, silahlı mücadele ve harp tecrübesine sahip olan bu yeni Doğu Türkistan diasporasının Doğu Türkistan Davası’nın geleceğine nasıl tesir edeceğidir…

Kaynak : https://guneydenhaber.com.tr/2026/04/24/guneyimizde-yeni-bir-dogu-turkistan-diasporasi-tesekkul-ediyor

Share
100 Kez Görüntülendi.