UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’da yürüttüğü insanlık suçları ile etnik soykırım uygulamalarında gönüllü ve aktif olarak rol alan ve geçmiş yıllarda ABD’ye sığınan ÇKP’nin işkenceci eski Polisi Çin işgal rejiminin doğu Türkistan’daki insanlık ve soykırım suçlarına dair yeni açıklamalarda bulunduğu bildirildi.
ABD merkezli Komünizm Karbanlarını Anma Vakfı(VOC()’nın Kıdemli Araştırmacısı ve Çin Çalışmaları Direktörü Dr. Adrian Zenz’in bu konudaki ifadeleri , Çin’in eski İşkenceci Polisi Zhang’ın son ifşaatları ile Uygur halkına uyguladığı acımasız baskı ve kitlesel ihlaller sistemini rahatsız edici ayrıntıları ile ilgili yeni bilgi ve kanıtlar içeriyor.

ÇKP’nin Eski Polisi Zhang’in Yeni Açıklamaları
2014- 2023 yıllara arasında Uygur bölgesinde görev yapmış eski bir ÇKP’nun işgal Polis memuru olan Zhang, yeni açıklamalarında Doğu Türkistan’da yaşayan Türklere karşı Çinli işgal güçlerinin sistematik ve rutin bir şekilde dayak, işkence ve tecavüz ve diğer insanlık dışı muamele türleri uyguladığını belirtiyor. Zhang ayrıca, 2017 – 2019 yılları arasında, Çin hapishanelere gönderilenler hariç, Uygur köylerinde yaşayanların yaklaşık 1/4’nün Çin tipi toplama kamplarında tutulduğunu bildiriyor.
Zhang açıklamalarında 2018 -2020 yılları arasında Toplama kamplarında esir tutulanların Köle/İşçi olarak zorla çalıştırıldığı üretim tesislerinde kontrol ve denetleme görevinde de bulunduğunu belirterek : ” Köle/İşçilerin kimlik kartlarına el koyuyorduk. Onların namaz başta ve her türlü dini ritüel ve ifadeleri katı bir şekilde yasaklanmıştı. Sistematik ve zorlayıcı bir şekilde ideolojik eğitim programlarına alınıyordu. Hastalık veya diğer sebeplerle bu ideolojik eğitime Katılmayanlar veya uymayanların gözaltına alınarak hücre cezası verilirdi. Zhang’in bu ayrıntılı olarak birinci elden tanıklıkları Uygur bölgesinde Çin’in Uygurlara yönelik dayattığı zorla çalıştırma uygulamalarına iddiaları yeni bilgi ve belgelerle bir kez daha pekiştirdi. Zhang, ayrıca Sadece 2024 yılında, Çin hükümetinin resmi verilerine göre 3,34 milyon kişinin yaşadıkları yerlerden zorla başka yerlere nakledilerek Köle/İşçi olarak çalışmaya zorlandığı de anlattı.
Komünizm Karbanlarını Anma Vakfı(VOC)’nın Kıdemli Araştırmacısı ve Çin Çalışmaları Direktörü Dr. Adrian Zenz’in yaptığı açıklamada : ” Çinli Polis Zheng’ başta diğer tanıkların Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği suçlara ait bu bilgilere dayanarak ABD, Kanada ve Birleşik Krallık olmak üzere toplam 11 ülke tarafından Çin’in bu ülkedeki İnan Hakları ihlallerinin soykırım veya insanlığa karşı suç olarak nitelendirilmesi ve açıklanmasına yol açmıştır. Ayrıca, Uygur hak savunucuları Aktivistler ve diğer insan hakları Örgütlerinin yayınladığı bu ve benzeri raporlar, Çin’in işgali altında tuttuğu Doğu Türkistan’daki uygulamalarına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son Tanıkların ifşaatları Uygur bölgesinde süregelen insan hakları ihlallerine dair “yeni ve güçlü kanıtlar” sunmuştur ve Uygur bölgesi gerçekleri ile tutarlıdır. Son yayınlanan rapor, Uygur soykırımının gerçeği yeni kanıtlarla bir kez daha teyit edilmiştir. Eski Çin işgal Polis memuru Zhang Yabo’nun görgü tanıklığına dayanan yeni ve özel araştırması, gözaltı ve zorla çalıştırma uygulamalarının günümüze kadar sürdüğünü doğrulamaktadır. ” şeklinde konuştu.

Uygur Hareketi Başkanı Abbas : Uluslararası Toplum Çin’in Uygur Soykırımı İçin Harekete Geçmeli
VAC Vakfı Kıdemli Araştırmacısı Dr. Adrian Zenz tarafından yayınlanan yeni rapor ile ilgili olarak Uygur Hareketi kurucusu ve icra direktörü Ruşen Abbas şunları söyledi: ” Xi Jinping rejiminin Uygur kültür ve medeniyetini tümden silme hedefi hâlâ devam ediyor. Zhang’ın ifadesi, gözaltı, zorla çalıştırma ve istismar sisteminin sona ermediğini; sadece bu insanlık suçlarının normalleştirildiğini ve inkâr katmanlarının arkasına gizlendiğini doğruluyor. Emekli bir doktor olan kız kardeşim Dr. Gülşen Abbas, 2018 yılından bu yana uydurma suçlamalarla haksız yere hapiste tutuluyor. Gülşen’in, Zhang’ın ifadesinde anlatılan sayısız kurbandan biri olabileceğini düşünmek beni çok üzüyor. Zhang’ın Pekin’in dezenformasyon duvarını delme cesaretine ve bu gerçekleri gün ışığına çıkaran VOC Vakfı’nın bu konudaki çalışmalarına minnet ve şükranlarımı sunuyorum. Çin’in bu yeni ifşaatlardan sonra saklanabileceği hiçbir yer yok ve devam eden Uygur soykırımı için hiçbir mazeret kabul edilemez. Dünya, Çin’in suçları ve tüm otoriter hükümetlerin halklarına uyguladığı baskı hakkında gerçeği söyleyenlerin yanında durmalıdır. Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği insanlık ve etnik suçlarına ait bu yeni bulgular, uluslararası toplumun bundan sonra Çin’in Doğu Türkistan’da işlediği suçlar hakkında artık belirsizlik veya kanıt eksikliği iddiasında bulunamayacağının de bir başka kanıtıdır. Ülkeler, insan hakları kuruluşları ve sivil toplum örgütleri dahil olmak üzere uluslararası toplumu, bu yeni kanıtlar karşısında acil olarak harekete geçmeye çağırıyorum.” sözleri ile yorumladı.