
” Doğu Türkistan sadece Türk Milletinin değil tüm İnsanlığın Bir Vicdan Yarasıdır”
Samsun Türk Ocağı tarafından 29 Kasım 2025 tarihinde Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi’nde gerçekleştirilen : “Doğu Türkistan, İnsanlığın Vicdan İmtihanıdır” başlıklı Konferans İstiklal Marşı ve saygı duruşundan sonra Samsun Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan’ın açılış konuşması ile başladı. Prof.Dr.Tufan Çin işgalindeki , Doğu Türkistan meselesinin sadece siyasi bir sorun değil, bir vicdan ve varoluş davası olduğunu vurgulayarak başladığı konuşmasında şöyle konuştu : ” Samsun Türk Ocağı olarak “Türkistan’da Çin Sömürgeciliği ve Uygur Soykırımı” konulu bu konferansı milli hafızayı tazelemek ve Türk dünyasındaki jeopolitik tehditlere dikkat çekmek amacıyla düzenlemiş bulunuyoruz. Doğu Türkistan, sadece Türk milletinin değil, tüm insanlığın vicdanında derin izler bırakmış kadim bir acıdır. Bugün Çin’in orada sürdürdüğü uygulamalar, sistematik olarak bir toplumu haritadan ve tarihten silmeye yöneliktir. Atalarımızın mirasını anlamak, Cumhuriyetimizin temellerini kavramak zorundayız. Çin’in yayılma ve genişleme politikası yalnızca Doğu Türkistan’la sınırlı kalmayacak, tüm Türk coğrafyasını hedef alacaktır. Bu yüzden Türkiye, bu meseleye daha fazla duyarlılık göstermek zorundadır.” dedi.

Samsun Türk Ocağı Başkanı Prof.Dr. Tufan açılış konuşmasından sonra Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk’u konuşmasını yapması için kürüye davet etti . Prof.Dr.Karluk kendisini davet ederek Doğu Türkiistan meselesini gündeme getiren Samsun Türk Ocağına teşekkür ederek başladığı konuşmasında Çin’in yayılmacı stratejileri, Doğu Türkistan’da adım adım işlenen insanlık suçları ve bu sürecin Türk coğrafyası üzerindeki yıkıcı etkileri başlıklı Konferansında şöyle konuştu ;
Çin’in Bin Yıllık Stratejisi: “Merkezde Biz Varız, Diğerleri Yok Olmalı”
Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk, Doğu Türkistan meselesinin güncel siyasetin ötesinde derin tarihsel kökleri olduğunu belirterek başladığı konuşmasında Çin’in, devlet aklını ve “Merkezi Krallık” (Middle Kingdom) ideolojisini analiz ederek şu çarpıcı tespitlerde bulundu: ” Tarihi bir uyarıda bulunmak istiyorum ; İşgalci Çin’in hedefi sadece Doğu Türkistan değil, Türkiye başta tüm Türk Dünyasıdır. Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’daki baskı ve zulmü aynı zamanda bir “kültürel bir soykırımdır. Günümüzde Çin’in Uygur Türklerine yönelik uygulamaları “Ya sev-Ya öl ” politikasıdır. Çin sadece Doğu Türkistan’ı değil, Türkiye’yi ve tüm Türk coğrafyasını tehdit ediyor” sözleri ile Çin emperyalizminin tehdit ve tehlikesinin boyutlarına dikkati çekti.
Çin, Kendisini Dünyanın Merkezi Olarak Tanımlar
“Çin, kendisini dünyanın merkezi olarak tanımlar. Etrafındaki halkları ise ya kendine benzetip yutulacak avlar ya da yok edilmesi gereken düşmanlar olarak görür. Çin’in felsefesi nettir: ‘Ya sev (bana benze) ya da öl ve yok ol”oldur. Bu anlayış, bir kültür ve kimlik silme operasyonudur. Orhun Yazıtları’nda Bilge Kağan’ın ‘Çin’in tatlı sözüne, yumuşak ipeğine kanma’ uyarısı bugün dahi geçerliliğini korumaktadır. Çin’in homojenlik arayışı, Türk milletinin varoluşuna doğrudan bir tehdittir.”
Soykırımın Kronolojisi: Adım Adım Yok Oluş
Prof. Dr. Karluk, Doğu Türkistan’da yaşanan sürecin bir gecede başlamadığını, zamana yayarak ilmek ilmek işlenen bir “yok ediş planı” olduğunu belirterek, soykırımın kilometre taşlarını şöyle sıraladı:
- 2003 – Dilin Yasaklanması: Uygur Türkçesinin eğitim dili olmaktan çıkarılmasıyla kültürel hafızaya ilk büyük darbe vuruldu.
- 2005 – Köle İşçilik: 16-20 yaş arası Uygur kızları, ailelerinden koparılarak Çin’in iç bölgelerindeki fabrikalara “ucuz iş gücü” ve “köle” olarak götürülmeye başlandı.
- 2017 – Topyekûn Savaş: Çin hükümeti, Uygurları resmen “düşman millet” ilan etti. Gelişmiş gözetleme teknolojileri, yüz tanıma sistemleri ve DNA takibi ile Doğu Türkistan, dünyanın en büyük açık hava hapishanesine dönüştürüldü.
“Kızlarımız Zorla Çinlilerle Evlendiriliyor”
Prof.Dr.Karluk Konuşmasının en çarpıcı kısmı salonu duygulandıran en acı gerçeklerden biri olan aile yapısına yönelik saldırılar olduğunu belirtti ve sözlerini şöyle sürdürdü : “ Çin ailenin Erkeklerini toplama kamplarına alınmasının ardından, savunmasız kalan Uygur kadınları ve kızları zorla Çinli erkeklerle evlendiriliyor. Bu, biyolojik soykırımın en vahşi halidir. Amaç, Türk genetiğini ve Müslüman aile yapısını tamamen ortadan kaldırmaktır” sözleri dinleyicileri derinden üzdü ve duygulandırdı.

Diplomatik Eleştiri: “Batı Konuşuyor, Biz Susuyoruz”
Konferansın en dikkat çekici bölümlerinden biri de uluslararası tepkilerin değerlendirilmesiydi. Batı dünyasının 2018’den itibaren Çin’e karşı yaptırım kararları aldığını hatırlatan Prof. Dr. Karluk, Türkiye’nin tutumuna dair özeleştiride bulunarak : “Türkiye’de halkın ve devletin kalbi Türk dünyası ve Doğu Türkistan için atıyor, bunu çok iyi biliyoruz. Ancak diplomatik alanda Çin’in ‘kuşak-yol’ projesi ve ekonomik baskıları nedeniyle yeterince somut adım atılamıyor. Daha da tehlikelisi, Çin ‘Konfüçyüs Enstitüleri’ aracılığıyla Türkiye’deki üniversitelere sızıyor, gençlerimizi kendi kültürel hegemonyası altına almaya çalışıyor. Türkiye’deki Sivil Toplum ve Uygur diasporası Çin’in bu yumuşak güç istilasına karşı daha uyanık olmalıdır.”şeklinde konştu.
“Gelecek Nesil, Tarihini Bilmek Zorunda”
Konferansın kapanışında gençlere seslenen Prof. Dr. Karluk, sözlerini şu uyarılarla tamamladı: “Gelecek nesiller, sadece akademik bilgiyle değil, tarih şuuruyla donanmalıdır. Türk dünyasındaki kardeşliği savunmak romantik bir hayal değil, stratejik bir zorunluluktur. Direncimizi kaybetmemeli, davamıza sahip çıkmalıyız.”sözleri ile konuşmasını sonlandırdı.
Konferans dinleyicilerin Doğu Türkistan ve günümüzdeki durumu hakkında sorduğu soruların cevaplandırılması ile sona erdirildi. irilmesi ile Soru-cevap bölümünün ardından,

Samsun Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çağatay Tufan, Prof. Dr. Abdürreşit Celil Karluk’a verdiği değerli bilgiler ve verdiği mücadele için teşekkür etti ve Samsun Türk Ocağı adına bu konferansın anısına anmalıklarını takdim etti.
Kaynak : https://www.kapsamhaber.com/samsundan-tarihi-uyari-cinin-hedefi-tum-turk-dunyasi/92676







