Son Dakika



UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Çin’in işgalindeki Doğu Türkisan’da yaşayan Türklere yönelik insan hakları ihlalleri ile insanlık suçları Meksika’da düzenlenen uluslararası bir Formda dile getirildi. İşgalci Çin rejiminin Çin tipi toplama kamplarında tuttuğu Türkleri Köle İşçi olarak zorla çalıştırdığı kanıtları ile birlikte gündeme taşındı.
Meksika’nın Tijuana kentinde bulunan UABC Ekonomi ve Uluslararası İlişkiler Fakültesinin ev sahipliğinde düzenlenen uluslararası forumda, Çin’in işgalindeki Uygur Bölgesi’ndeki insan hakları ihlalleri ve Uygurları Köle/İşçi olarak “zorla çalıştırma” uygulamaları ile küresel tedarik zinciri riskleri masaya yatırıldı. Bu konuda Sunum yapan Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas bu açıklamalarına Çin’in Çin Tijuana Başkonsolosluğundan önceki benzerleri gibi “İnkar” ve “kınama” tepkisi geldi.
Formda sunum yapan Uygur Hareketi Başkanı Ruşen Abbas, Çin’in işgalindeki Uygur bölgesindeki uygulamalarının “yerel bir mesele” olarak görülemeyeceği, küresel ticaret ağları ve tedarik zincirleri üzerinden çok sayıda ülkeyi etkileyen bir risk alanına dönüştüğü vurgulayarak başladığı konuşmasında şunları söyledi : “Doğu Türkistan’da 17 sektörde faaliyet gösteren en az 100 şirketin Uygurların Köle/İşçi olarak zorla çalıştırılması ile tedarik zincirleri için üretim yapıyor. Örneğin ; Nike, Heinz ve Zara gibi markaların da Köle İşçiliğin en riskli ağlar” içinde yer alıyor. Çoğunluğu Uygurlardan oluşan işçilerin zorla çalıştırıldığı ve bunların üretimlerinin küresel tedarik zincirleriyle bağlantılıdır. Çin kökenli herhangi bir otomobil veya Çin tedarik zinciriyle bağlantılı herhangi bir ürün, zorla çalıştırılmış Uygur işçilerle üretilmektedir. Abbas sunumunda batılıÜlkelerin pazarlarındaki tüketicileri ve yatırımcıları bu konuda daha dikkatli olmaları çağrısında bulundu.

Forma katılan Tijuana’daki ABD Konsolosu Christopher Teal Teal ve Hoover Institution araştırmacısı Glenn Tiffert, konuşmacıların Uygur Köle/İşçiliği konusunda farkındalık çağrısı yaparken “toptancı” yaklaşımlardan kaçınılması gerektiğine dikkat çekti.Bu konudaki farkındalığın artırılmasının önemine değindi. Ancak her iki temsilci de, ekonomik ve teknolojik alanlarda bir ülkenin tamamına karşı toptancı bir ret yaklaşımı sergilemekten kaçınılması bu konuda ve teknolojik alanlarda daha gerçekçi ve dengeli bir tutum sergilenmesi gerektiğini öne sürdü.

Formda dile getirilen Çin’in Uygurları Köle işçi olarak zorla çalıştırdığı İddialarına Tijuana Çin Başkonsolosluğu bir açıklama yaptı: Çin Başkonsolosluğu her zaman olduğu gibi Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlalleri ile zorla çalıştırma ve etnik soykırım uygulamalarına karşı inkar ve yalanma yolunu seçti. Çin Başkonsolosluğu “Ciddi Bir Bildiri” tanımlı açıklamasında Çin işgal rejimine yönelik “soykırım” ve “modern kölelik” nitelendirmelerini reddederek, söz konusu söylemlerin Çin’in iç işlerine müdahale amacı taşıdığını ileri sürdü. Çin’in Uygur bölgesindeki uygulamaları Çin’e yönelik “soykırım” ve “modern kölelik” ifadeleri kesin bir dille reddedildiği bu tür iddiaların ABD tarafından akademik ve kamuya açık platformlar aracılığıyla Çin’in iç politikasına müdahale etmek ve etnik ilişkileri kışkırtmak amacıyla üretildiğini ileri sürdü. Ayrıca Çin Başkonsolosluk tarafından paylaşılan verilerde, son 77 yılda Uygur nüfusunun 2,2 milyondan yaklaşık 12 milyona yükseldiği, yaşam beklentisinin ise 30’dan 77 yıla çıktığı iddialarını yineledi. ABD’yi Çin’in iç işlerine yönelik müdahalelerini durdurmaya çağırdı.
Kaynak : https://www.karar.com/dunya-haberleri/cinin-zulmu-meksika-gundeminde-uygur-turkleri-kole-isci-olarak-2029287?fbclid
BENZER HABERLER