Doğu Türkistan Meselesi Tüm Boyutları İle Masaya Yatırıldı
Alanında uzman akademisyenlerin, eğitimcilerin ve öğrencilerin katılım sağladığı çalıştayda, Doğu Türkistan meselesi, tarihi, siyasi, hukuki ve insanı boyutlarıyla ele alındı.
MSR.Lisesi Müdürü Ahmet Erol : Doğu Türkistan,Türk İslam Medeniyetinin Köşe Taşıdır
Çalıştay Okul müdürü Ahmet Erol açılış konuşması ile başladı. Ahmet Erol Doğu Türkistan’in İslam’ın kadim bir sancağı, medeniyetimizin köşe taşı olduğunu belirterek başladığı konuşmasında şöyle devam etti: “Bismillah, Doğu Türkistan; sadece bir coğrafya değil, İslam’ın kadim bir sancağı, medeniyetimizin köşe taşıdır. Bugün Kaşgar’dan Urumçi’ye kadar yükselen sessiz çığlık, aslında hepimizin vicdanına hitap etmektedir. Temennimiz odur ki; hiçbir çocuk annesinden, hiçbir mümin mabedinden, hiçbir millet kimliğinden koparılmasın. Gök bayrağın altındaki kardeşlerimizin maruz kaldığı bu haksızlıkların son bulması; adaletin, huzurun ve hürriyetin o topraklara yeniden hakim olması en büyük duamızdır. İslam dünyası olarak üzerimize düşen; bu mazlum coğrafyayı sadece acıyla değil, şuurla anmak; seslerini dünyaya duyurmak ve her platformda adaletin savunucusu olmaktır. Unutulmamalıdır ki, bir uzuv sızladığında tüm bedenin o acıyı hissetmesi imanın gereğidir. Rabbim, Doğu Türkistanlı kardeşlerimizin sabrını selametle taçlandırsın, bizleri de bu davanın dertlisi ve destekçisi eylesin.” şeklinde konuştu.
Taha Kılınç : Bana Doğu Türkistan İçin Ümit Var mi? diyenlere Tarihe Bakmalarını Söylüyorum
Okul Müdürü Ahmet Erol’un açış konuşmasının ardından geçtiğimiz yılın Haziran ayında Doğu Türkistan’ı ziyaret eden ve gezi izlenimlerini ” Kayıp Coğrafyanın İzinde : Doğu Türkistan Seyahatnemesi ” adı ile kitaplaştıran gazeteci yazar Taha Kılınç kürsüye geldi ve şunları söyledi : “Bana sıkça ‘Doğu Türkistan’ı kayıp mı ettik, ümit var mı?’ diye soruyorlar. Ben de onlara tarihe bakmalarını söylüyorum. 50-60 yıl önce Sovyetler Birliği döneminde Buhara, Semerkand, Taşkent gibi kadim İslam şehirleri için de ‘Buralara bir daha İslam uğramaz, kökünü kazıdılar’ deniyordu. Ancak Sovyetler bir gecede dağıldı ve bugün o sokaklarda yeniden Kur’an sesleri yankılanıyor.
Kılınç, değişimin kaçınılmaz olduğunu belirterek gençlere şu mesajı verdi:
“Eğer o coğrafyanın tamamen elden çıktığını düşünseydik, bugün burada bu vakti ayırmazdık. Toplanmamızın sebebi ümidimizdir. Çin zayıflayabilir, dengeler değişebilir. Suriye’de bir yıl önce başka, bugün başka bir tablo var. Genç arkadaşlarım, coğrafyadaki değişim potansiyeline olan inancınızı asla yitirmeyin. İşgalciler bir yere çöreklendiğinde ‘artık orası onların’ yanılgısına düşmeyin; tarih bize her şeyin her an değişebileceğini defalarca kanıtladı.” ifadelerini kullandı.
Yazar Taha Kılınç’ın konuşmasının ardından Kayıp Coğrafyanın İzinde : Doğu Türkistan Seyahatnamesi” kitabını okuyucularınaı imzalayarak gençlerle sohbet etti.






