Politikacılar Uygurlara yapılan zulmü dile getirmiyor.
2 milyarı bulunan Müslüman dünya Doğu Türkistanlı Müslümanlarının derdini görmezden geliyor, susuyor, başını kuma sokuyor.
Sivil toplum kuruluşları, insan hakları savunucuları, hürriyet ve özgürlük bezirganları Doğu Türkistan’da olup bitene gözlerini yumuyorlar.
Mahmut Sami Ramazanoğlu İmam Hatip Lisesi öğrenciler, DOĞU TÜRKİSTAN ÇALIŞTAYI yaparak, kocaman yürekleri ile ve büyük bir cesaretle Çin zulmünü kamuoyuna taşıyorlar. İki gün sürecek olan çalıştay, Konya Büyükşehir Belediyesi binasında gerçekleştirilecek.
Doğu Türkistan ve Yakın Tarihi
Doğu Türkistan, 1949 yılından beri Çin işgali altında bir İslam ülkesi; yüz ölçümü 1.660.000 km² olup,neredeyse Türkiye’nin 2 katı büyüklüğünde. Ülkenin nüfusu Çin’in açıkladığı resmi rakamlara göre ülkenin toplam nüfusu 25 milyon kişi olup, bunun 11,5 milyonunun Türklerin oluşturduğu öne sürülüyor.
Doğu Türkistan’da Komünist Çin işgalinin başladığı 1949 yılında ülkede yaşayan etnik Çin nüfusu 290 bin kişi ile toplam nüfusun %7’sini oluşturuyordu. Komünist Çin, Doğu Türkistan’a planlı olarak Çinli yerleştiriyor. 2020 yılı nüfus sayımına göre sözde Doğu Türkistan özerk bölgesinde 10.920 098 Çinli yaşıyor ve nüfusun %42,24’ünü oluşturuyor.
Çin işgal rejimi işgalin başladığı 1949’dan beri ülkenin demografik yapısını etnik Çinliler lehine değiştirmek için her yıl sistematik olarak merkezi Çin’de yaşayan etnik Çinlileri Doğu Türkistan’a yerleştiriliyor ve Müslüman Uygurları asimile politikaları uygulanıyor. İşgalden bugüne Uygur nüfusu 3,5; Çinli nüfusu 37 kat artmış durumdadır. Günümüze kadar Doğu Türkistan’ın etnik nüfus yapısı Çinliler lehine değiştiriliyor.
Çin Rejiminin Müslüman Türklere Yönelik İşlediği İnsanlık Suçları
- Çin, ülkenin tarihi sakinleri ve sahipleri olan Müslüman Türklerin nüfusu azaltma politikaları uyguluyor.
- 2017 yılından itibaren ülkede “Terörcüler ve Aşırılıklarla Savaş” kampanyası başlatan işgal rejimi Müslüman Uygurlar ülke genelinde kurdukları yüzlerce devama Toplama Kampları kurarak, Uygurları toplu gözaltılarla Nazi kamplarını aratır nitelikteki toplama kamplarına hapsediyor.
- Çin yönetiminin “Eğitim ve Mesleki Eğitim Merkezleri ” adı altındaki bu toplama kamplarında tutuklulara baskı, zulüm, işkence, tecavüz, öldürme, organlarını zorla çalarak helal organ olarak satıyor.
- Müslüman kadınları zorla kısırlaştırma, gizlice yok etme(zorla kaybetme) Türk aileleri zorla dağıtarak yok etme başta çeşitli asimilasyon politikaları uyguluyor.
- Müslüman Türk çocuklarını ailelerinden zorla ayırarak Çocuk Dönüştürme Kamplarında Çinli olarak yetiştiriliyor.
- Müslüman ailelerin evlerine devlet memuru etnik Çinli erkekler yerleştiriliyor, aile mahremiyeti yok ediliyor ve insanlık dışı her türlü asimilasyon uygulamaları yapılıyor.
- Uygurlar, tutuldukları toplama kamplarında Köle/İşçi olarak zorla köle/işçi olarak çalıştırılıyor.
- Doğu Türkistanlı Müslümanlar insanlık tarihinin en acımasız yöntemleri ile topyekûn yok edilmeye çalışılıyor.
- Al Bayrağın emaneti olan Gökbayrak ve Doğu Türkistan, bütün dünyanın gözleri önünde kimlik ve inanç soykırımına uğruyor.
- 11.5 milyonluk Müslüman Uygur, Kazaklar başta tüm diğer Türk halkları toplama kamplarında yok edilmeye çalışılıyor.
- Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarına göre, milyonlarca Uygur sadece inançları ve kimliklerinden dolayı tüm insanı haklarından ve hürriyetlerinden mahrum olarak esir tutuluyor.
- Kurani Kerim başta olmak üzere dini ve Doğu Türkistan’ın tarihi ve kültürünü anlatan tüm kitaplar zorla toplatılarak meydanlarda törenle yakılıyor.
- Camiler,Medreseler ve diğer tüm dini mekanlar yıkılarak yok ediliyor.
- Namaz, ramazanda oruç tutmak hac ibadetini yerine getirmek yasaklanarak engelleniyor.
- Kadınların inançlarına uygun olarak giyinmeleri, başörtüsü takmaları, uzun etek giymeleri erkeklerin sakal bırakması yasaktır.
- Çin işgal rejimini 2017’den beri Doğu Türkistan’ı dış dünyaya kapatmış durumdadır. Ülkeye giriş çıkışlar yasaklanmıştır.
- Türklerin ellerindeki Pasaportlarına el konulmuş olup yeni pasaport talepleri de reddedilmektedir.
- Dünyanın çeşitli yerlerine hicret etmiş olan Uygurların memleketlerine dönmeleri aile ve yakınlarını ziyaret etmeleri yasaklanmıştır.
- Ülkede yaşayan Müslüman Türkler 7/24 süre ile yüz tanıma ve diğer modern dijital sistemler kullanılarak gözetlenmektedir.
- Türklerin tamamının Kan örnekleri ve DNA.ları tesbit edilerek veri toplama merkezlerinde arşivlenmiştir.
- Doğu Türkistan adeta bir “açık hava hapishanesi” haline dönüştürülmüştür.
Çalıştay’da Doğu Türkistan’daki Çin zulmü karşısında Müslümanların tavrı da ele alınacak.
- İslam dünyasının Doğu Türkistan sorununa karşı kayıtsızlık ve suskunluğu” üzerinde durulacak.
- 2 milyar Müslüman Müslüman, 56 Müslüman devlet, kardeşlerimizin uğradığı zulme ve asimilasyon politikalarına ses çıkarmıyor. Bu tavır insanlıkla da Müslümanlıkla da bağdaştırılacak bir tavır değildir.
- Doğu Türkistan Müslümanları sadece Fiziksel olarak değil zihinleri de esaret ve işgal altındadır.
- Müslümanlar günlük yaşantılarında Yiyecek, içecek, emekli maaşı, hava durumu, hayvan hakları, altın ve gümüş fiyatları, hac kuraları, umre ziyaretleri konuştukları kadar Doğu Türkistan’daki Müslümanların bu insanlık dışı durumunu ve esaretini maalesef konuşmuyorlar.
- Dünyadaki Hava kirliliğini tartışıyor, Amerika’nın Grönland’ı işgal hazırlığını konuşuyorlar ama Müslüman Uygurlara uygulanan işkence, zulüm ve yok etme politikalarını ise hiç konuşmuyorlar.
Müslümanların acilen İslam Birliğini kurmaya ihtiyaçları var.
- Müslüman devletler birbirleriyle kavgaya son vermeli ve acil olarak birleşmelidir.
- Birçok İslam ülkesi Doğu Türkistan zulmünü Çin’in iç meselesi olarak görüyor.
- Oysa Filistin için ayağa kalkan vicdan, Doğu Türkistan için de aynı hararetle çarpmalı zira her iki coğrafya da insanlık katlediliyor.
Doğu Türkistan Çalıştayında Ele Alınacak Konular ise şunlardır ;
- Çalıştayda Çin’in Müslüman Uygurlara uyguladığı asimilasyon politikası ve buna karşı yapılması gerekenler
- Sadece bir kez değil, bundan sonra da Çalıştaylar birbirini takip etmeli; Çin zulmü gündemde tutulmalı.
- Çin mallarına boykot uygulanmalı. Ucuz da olsa Çin malları alınmamalı, satılmamalı. Sattırılmamalı.
- İslam ülkeleri Çin mallarına karşı gümrük duvarlarını yükseltmeli.
- Diyanet İşleri Başkanlığı Çin zulmünü Cuma namazı hutbelerinde vaaz konusu olarak ele almalıdır.
- Gazeteler, televizyonlar başta tüm medya kuruluşları Doğu Türkistan Müslümanlarına uygulanan baskı,zulüm etnik soykırım, asimilasyon tüm insanlık suçlarını sürekli gündeme getirerek işlemeli,Çin’in siyasetini yazmalı, konuşmalı, yorumlamalıdır.
- Çin’e siyasi, ticari, kültürel ambargo uygulanmalı.
- Doğu Türkistan’daki Çin zulmünü bütün dünyanın gündemine taşımalıyız.
İletişim İçin : Okul Müdürü Ahmet Erol 0505 799 98 62 Ali Erkan Kavaklı İletişim: aekavakli@gmail.co
MİNNET VE ŞÜKRAN : Türkiye’de bir ilk olarak tarihe geçen Mahmut Sami Ramazanoğlu İmam Hatip Lisesinin düzenlediği bu Doğu Türkistan Çalıştayı Türkiye başta olmak üzere dünyanın 4 kıta ve 28 ülkesinde yaşayan Doğu Türkistan Türkleri başta olmak üzere duyarlı Türk kamu oyunca takdir, minnet ve şükranla karşılanmıştır. Bu çalıştay için başta okul müdürü Ahmet Erol, idareciler, öğretmenlerimiz ve geleceğimizin teminatı sevgili öğrencilerime en kalbi teşekkürlerimizi sunuyoruz. Okulumuzun Müdürü Sayın Ahmet Er Hocamız başta olmak üzere idarecileri ve öğretmenlerimizin bu çok değerli olduğu kadar tarihe not bu örnek ilgilerini duyarlılıklarını ve cesaretlerini tebrik ediyor ve bir kez daha teşekkür ediyoruz. Allah kendilerinden razı olsun. Amin ( Uygur Haber ve Araştırma Merkezi-UYHAM)







