Dursun Özden (@dursun_travelwriter_poet) • Instagram photos and videos

Dursun Özden( Kariz Araştırmacısı)

Modern Seyyah, Yoleri Gezgin Derviş’inin yolu Orta Asya’ya, Çin  coğrafyasındaki Doğu Türkistan’a düştü. Dünyanın 99 haline tanıklık eden, belgeselci ve araştırmacı gezgin yazar Dursun Özden imzasıyla; son olarak Uygur Özerk Bölgesine yaptığı gezi, araştırma ve belgesel çekimleri kapsamında; Orta Asya’da, birlikte yaşama kültürünü ve kolektif bir kamu iradesinin ürünü olan; tüm dünyada, Orta Asya ve Taklamakan Çölü’nün ortasında 6 bin yıldır hala yaşatılan Uygur Su Medeniyetini araştırdı, belgeledi ve yazdı…

Daha batıda Atina, Roma, Londra ve Madrit kent devletleri yok iken; zamanımızdan 6 bin yıl önce, Tanrı Dağları’ndan başlayan ve Turfan Havzasına uzanan; Taklamakan Çölü’nün 120 metre altında ve toplam 5100 kilometre uzunluğunda KARIZ (kar izi-yeraltı su yolu) kanalları  inşa edildi. Bir mühendislik ve matematik harikası olan bu su yapıları;  Uygur Bölgesinde Turfan, Kumul, Toksun ve Kaşgar ve diğer bölgelerde  yaşayan ve ileri tarım-ziraat ile uğraşan Uygur  Türkleri tarafından yapıldı.

Farsça kökenli bir sözcük olan Karız: Kar izi, yer altı su yolu, lağım, kehriz, keriz, ganat, uyun, hattarat, aflaj, falaş, galeri ve tünel anlamına gelmektedir. Zamanımızdan 6 bin yıl önce Orta Asya’da, Uygur Türkleri tarafından yapılan ve Bir Uygarlık Harikası olarak adlandırılan, Turfan havzasındaki Karız yer altı su kanalları sistemini ve Antik Yarnaz Kentini inceleyen Özden, Uygar Asya ve Türk tarihine bir ışık tuttu. Ata yurdu Asya’dan, Ana vatan Anadolu’ya uzanan ve tüm anakaraları kapsayan Türk Kültürünün izlerini sürdü.

Yusuf Has Hacip’ten Mevlana’ya, Atatürk’ten  uzak doğuya kadar uzanan Avrasya güvenlik ve kültür kuşağı yanı sıra; Çin’in eski başkenti Şian’dan başlayan Turfan kentinde mola veren  Kaşgar, Taşkent Semarkant ve Buhara’dan geçerek ve İstanbul’a ulaşan Tarihi İpek Yolu Projesi, günümüzde de  bu önemini korumaktadır.

Turfan’daki Kariz su sistemi, dağlardan gelen yer altı sularını kilometrelerce uzaktaki tarım alanlarına taşıyan kadim bir mühendislik harikasıdır. Dikey kuyular ve yer altı tünellerinden oluşan bu ...

Turfan’daki  Süleymanşah Külliyesine can veren Uygur Karızları; Çin genelindeki  ikinci büyük teknoloji harikası olarak vurgulanıyor. Ayrıca; Lut Gölü’nden sonra, dünyanın ikinci en çukur kara parçası (-154 metre) olan Ay Gölü’de bu havzada bulunmaktadır. Bu göle, eşeğine ters binerek gelen ve yoğurt mayalayan,  Uygurların  Nasrettin  Efendisi’nin fıkraları da bir başka kültürel mirasın canlı tanıklarıdır…

İnsanlığın yarattığı en eski uygarlık miraslarından biri olan  Turfan Uygur Karızlar; Batı merkezli araştırmacıların ve tarihçilerin, Asya ve Türkistan  Kültürü üzerine yaptığı standart ve stratejik yalanlarını, saptırmalarını ve küresel tezlerini çürütüyor.

Çölün altında Türk mucizesi! Neredeyse Çin Seddi kadar uzun... - Dünya Fotoları | AKŞAM

Karızlar başta   diğer  yeni bulgular Türklerin; kara kıl çadırlarda yaşayan, göçebe, çoban, cengaver, barbar, cahil, geri ve ilkel topluluklar olmadığını gösteriyor.

Aksine, daha Batıda Atina, Isparta ve Roma Kent devletleri yokken, Uygur Türklerinin; yerleşik kent kültüründe, İpek Yolu üzerindeki ticarette, sanatta ve ziraatçılıkta ileri deneyimlere sahip oldukları ortaya çıktı. Rus, Çin, Uygur, Türk ve bazı Batılı bilim adamlarının son dönem çalışmaları sonunda; Asya halklarının tüm farklılıklarına karşın, Batıdan daha eski ve köklü uygarlıklara sahip oldukları, köklü ve sürekli devlet geleneği, güçlü ordu ve kolektif irade ile Karız gerçeğinde somutlaşan  barış ve refah  birlikte yaşama kültürünü özümsedikleri belgeleniyor.

Uygur “Kök Meşrebi” üzerine bir değerlendirme – Uygur Akademisi

Turfan Uygur Karızları

Karizlerin  Uygur Bölgesi dışında İran, Irak, Afganistan, Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Ürdün, Umman, Suriye, Yemen, Suudi Arabistan, Cezayir, Orta ve Doğu Avrupa, İspanya, Latin Amerika, Kuzey Amerika ve Anadolu (Van, Hasankeyf, Urfa, Kemaliye, Gümüşhane, Bayburt, Tarsus, Niğde, Konya, Karaman, Mersin, Adana, Osmaniye, Erzurum, Amasya, Tokat, Malatya, Antalya, Muğla, Aydın, Denizli, İzmir, Bergama, Çanakkale, Edirne, Tekirdağ, İstanbul ve Kocaeli ve diğer coğrafyalarda  de Karız-Keriz-Kehriz-Kerhiz bulunmaktadır. Anadolu Karızlarını de , dünyanın en eski (MÖ:11000) su medeniyeti olduğunu da Urfa Göbeklitepe’de  kayıt altına aldık ve belgeledik.

Uygur  bölgesi(Doğu Türkistan) topraklarında bulunan Turfan, Kumul ve Toksun bölgelerindeki tarihi Karız yer altı su kanalları hala çalışıyor ve  insanların yaşamına  katma değer  kazandırmaya devam ediyor. Karizler Taklamakan Çölü’nün ortasındaki bu yeşil havzalara Karız su kanalları yaşam veriyor. Binlerce yıldır süren ileri  ekstansif tarım   uygulaması, yerleşik yaşam kaynağı olmuştur. Karızların yapılış ve bu günlere gelişi ise, bir teknoloji harikasıdır. Özellikle o dönemin koşullarında, kazma tekniği ve yer altında yön bulma yöntemleri, bu işin gizemini ve uygarlık harikası özelliğini vurguluyor. Karız sularının getirilmesi, paylaşımı ve korunması, bir özgün üretim ilişkisini, bir kolektif yaşam kültürünü oluşturuyor. Arap harfleriyle yazan ve Uygur Türkçesiyle anlaşan Müslüman Karızcılar, modern camilerde ibadet yapıyor ve kendi Ata gelenek ve göreneklerini sürdürüyor. Bölgede yaşayan Uygurlar, Kazaklar, Kırgızlar, Salurlar,  Salalar, Tatarlar, Özbekler ve  diğerleri ;  Müslüman, Budist, Hıristiyan ve öteki inanca mensup  insanlar bir birleri ile yanı komşularıyla gül gibi geçiniyorlar. Bölgede yaşayan tüm halklar düğün, bayram, ölüm, hasat, üretim ve yaşamın her alanında dayanışma içinde olmuşlardır. Bölgenin  en köklü kültürüne sahip olan Uygur Türkleri, 13 milyon nüfusu ile birlikte yaşamın mayası özelliğinde. Uygurların kullandıkları sözcük ve deyimlerin çoğu Anadolu Türkçesi  ile  bire bir aynıdır. Kariz Ustası Karızcı Uygurlar, kız çocukları doğduğunda isimlerini koyarken adlarının  sonuna gül  sözünü ekliyorlar. Örneğin ; Badegül, Arzugül, Ayşegül… gibi. Erkek çocuklara ise can eki konuyor. Tursuncan, Mehmetcan, Alican… gibi.

Uygur Gelenek Ve Görenekleri - tahtapod.com | Blog

Uygurlar ve Cem Toplantıları 

Uygurlar, haftalık iş ve dost toplantılarına cem bolmak/Toplanmak  diyorlar. Cem sonrası, sokak ve caddelerde kurulan açık hava lokantalarındaki sazlı-sözlü eğlence toplantılarında dolan  dansı ve  Şaman dansı yapıyor ve  Yaradanına şükran ve ibadet  niyeti ile  yüksek sesle Hikmetler/Hükmetler  okuyarak Semah dönüyorlar. Anadolu’daki Bektaşi kültürünün kaynağı, Orta Asya mı? Ayrıca, Bayburt ve Gümüşhane Karız-Kehrizlerini inceleyen ünlü İtalyan gezgin Marco Polo, Uygur Karızlarını görünce oldukça etkilenmişti. Uygurların yıllardır yedikleri hamurdan ince ip şeklinde kesilerek yapılan ve Lağmen adını verdikleri  erişteden esinlenip, ülkesine döndüğünde İtalyanların meşhur spagetti  dedikleri makarna yemeğinin kaynağı da  Doğu Türkistanlı Uygurlardır.

3B(1)

Aslında Asya’nın merkezi de burada yanı Doğu Türkistan’dadır. Çin yönetiminin   Uygur Bölgesindeki  Çince Yunfinşan olarak tanımladığı bir Uygur kasabasında bulunan bir yerin, Asya’nın coğrafi merkezi olduğu ve (x,y,z) koordinatlarının (0) olduğu bilinmektedir. Burada, Türkiye başta olmak üzere, tüm Asya ülkelerini anımsatan bir ortak  anıt de  bulunmaktadır. Ayrıca, Lübnan’da bulunan Lüt Gölünden sonra, dünyanın en büyük ve en derin kara parçası olan ve Çinin en büyük tuz gereksinimini karşılayan Aydın Köl  Göl Ateş Gölü deniz seviyesinden  (-154 m)  daha aşağıda olup,  sıcaklıklar Ağustos ayının  ortalarında +83oC.’e kadar çıkmaktadır. )  Adeta bir yarımadayı andıran Antik Yargul (Yarnaz) Kenti ise, MÖ 460’da yapılmış olup, Turfan havzasında ve İpek Yolu üzerinde, mimari dokusu ve kentsel yaşam özellikleri bakımından  kendine  özgün  ve özel olup, araştırmacılara temel bir  kaynak  olmaktadır. Turfan’da bulunan eski Uygur Hükümdarları  Süleyman Şah ve Tursun Han Medresesi görülmeye değer tarihi güzellikte olup, Turfan’nın kuzey batısında bulunan Karız Cenneti Müzesi; üzüm bağları, dut ağaçları, sebze ve meyvelerin arasında tam bir cennet görünümündedir.