Son Dakika



Günümüzde Uygur ve Özbek Türklerinin ortak dili olan Hakaniye Türkçesi’nin günümüzde kullanılan Uygurca kolu Fatih Sultan Mehmet Han’in 1473 yılındaki Otlukbeli Savaşı zaferinin ardından Şebinkarahisar’dan komşu ülke Hükümdarlarına yolladığı “Zafername” (Fetihname / Yarlık), hem Uygur alfabesi hem de Doğu Türkçesi (Çağatayca/Uygurca) olarak hazırlanmış komşu ve dost Ülke Hükümdarlarına yollanmıştı.

Dışişleri Bakan Yard. Eri Orta Asya Ziyaretinde Görüşmelerini ana dili Uygurca ile Yaptı
Prof.Dr. Abdurreşit Karluk Japonya Başbakanı Sanae Takaichi Hükümetinin önemli bir üyesini Dışişleri Bakan Yardımcısı Arifiye Eri ‘yi Türkistan devletleri ile ilişkilerinde özellikle seçtiğini belirterek bu hususu sosyal medya hesabından şu sözlerle değerlendirdi : ” Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Eri Çin rejiminin Doğu Türkistan’da eğitimde, kamusal alanda ve bu dilin gelecek yeni nesillere aktarılması konusunda çeşitli kısıtlamalar uyguladığı günümüzde Kırgizistan başta diğer Türkistan ülkeleri ziyaretine göndermesi ve Eri’nin de bu ülke Liderleri ile görüşmelerinde kendi ana dili(Uygurca)ile diplomatik dil/aracı sürdürmesi çok anlamlıdır. Bu da Japonya’nın Doğu Türkistan konusunda Çin’e verdiği çok derin ve anlamlı bir mesajdir.” dedi.

Ankara-HBV.Ün.öğretim üyesi ve aynı zamanda bir Uygur bilim adamı Prof.Dr.Abdurreşit Celil Karluk Japonya Dışişleri Bakan Yardımcısı Arifiye Eri’nin Türkistan ziyaretinde diploması dili olarak Uygur Türkçesini kullanmasını şu sözlerle değerlendirdi : ” Bir zamanlar bütün Türkistan hatta Turan’da diplomasi, ticaret ve hatta pütük(yazı) dili olan Türkistan/Kaşgar Türkçesinin sosyalist sömürgecilik döneminde zayıflatılmış versiyonu olan Uygurca hala Japon hariciyesinin Türkistan devletlerindeki etkili diploması dili/ aygıtı işlevi görüyor. Aptal ve Faşist ÇKP rejimi Uygurların bu kadim dilini kökünden yok etmek için geleneksel Çin yöntemleri ile ileri teknolojik tüm aygıtlarını işletiyor. Oysa, Doğu Türkistan halkı ile barışan bir Çin, Turan ve Arap-Acem coğrafyasında daha etkin olabilirdi, halklar arasında gerçek barışı tesis edebilirdi. Bunu yapmayan ÇKP Faşizmi bu ülkelerde normal ilişki kurabilmek için akıl almaz yollara başvurur iken, milyarlarca dolar para dökmekte. Daha az maliyetle daha barışçıl ve insancıl olmak var iken… Bu nedenle Japonya bir devlet ve medeniyettir.”
Japonya Türk Dünyasında Proaktif Diploması Yürütüyor
Japonya yönetimini @eri_arfiya gibi Uygur diplomatı kritik göreve getirerek Türkler Dünyasında proaktif diplomasi yürütmesinden dolayı kutluyorum. Diğer Türk Devletlerini de örnek almaya davet ediyorum. Japonya kendisine yönelik en büyük tehditlerden biri olarak gördüğü Çin Halk Cumhuriyeti’ne rağmen, bugün bir Uygur Türkü kadın kardeşimiz Arfiya Eri Birleşmiş Milletler kürsüsünde Japonya’yı temsilen konuşma yapabilmektedir. Bu tablo, hem gurur verici hem de düşündürücüdür. Çünkü aradan geçen yetmiş yıla rağmen Türkiye’den uluslararası platformlarda görev alan tek bir Uygur diplomatın dahi yetişmemiş olması, üzerinde ciddi şekilde düşünülmesi gereken bir mesele olarak karşımızda durmaktadır.
BENZER HABERLER