logo

trugen jacn
20 Ağustos 2026

ÇİN’İN İŞGALİNDEKİ DOĞU TÜRKİSTAN TÜRKLERİNİ YOK SAYAN İÇİMİZDEKİ ÇİNLİLER

Dr. Mesut Mezkit

Dr. Mesut MEZKİT

 UYGUR TÜRKLERİNİ YOK SAYAN İÇİMİZDEKİ ÇİNLİLER 

Uygur Türklerini yok sayan içimizdeki Çinli gazeteciye mülakat veren bir Diyanet yetkilisi “Bilgilerim çok sınırlıydı, biraz da önyargılıydı’ demiş.  

Bu olayın perde arkası ise şöyle : Maocu Kızıl Çin yönetimi propaganda için içimizdeki Çinli gazetecilerden bir gurubu, Doğu Türkistan’a götürmüş.

Yedirmiş…

İçirmiş…

Maocu Kızıl Çin yönetimi bu “Türk Misafirlerini” kendileri istediği ve uygun gördükleri  yerlere de götürmüş.

Keyifler yerinde yani…

Niye olmasın ki?

Her şey bedava.

Ama şart belli:

Maocu Kızıl Çin yönetiminin istediği gibi haber yapılacak.

***

Evvela bir itiraf.

Almanya’ya sığınan Çin’in sözde  Uygur Özerk Bölgesi’nde dokuz yıl (2016-2025 Yılları) görev yapmış eski polis Zhang Yabo Uygur Türklerine yaptıkları zulmü şöyle itiraf etmiş (ABD basınında ve Türkiye’deki bazı gazetelerde haberi çıktı):

“Uygur Türklerinin yaşadıkları bölge, demir bir duvarla çevrili dev bir hapishanedir.”

Devam ediyor:

“Görevimiz; namaz kılanları tespit edip onları konuşturmak,

Evlerine gece girip Kur’an kerim  aramak,

Başlarına çuval geçirip kamplara taşımaktır.

Bunlar, temel görevlerimiz.

Ayrıca Uygur Türklerinin uzun sakal bırakması,

Arapça öğrenmesi veya namaz kılması gibi davranışlar sergilemesi; “dinî radikalleşme” şüphesiyle gözaltına alınması için yeterliydi.

Tutukluların ellerini kelepçeleyip; başlarına çuval geçiriyorduk.

Uzun yolculuklar sırasında tuvalet ihtiyaçlarını plastik kovalarla gidermelerini istiyorduk.

Yani temel görevimiz, kimsenin kaçmadığından veya ibadet etmediğinden emin olmaktı.

Evinde namaz kıldığı ihbar edilenleri, haftalık bayrak törenine katılmayanları araştırıp rapor etmek de esas görevlerimiz arasındaydı.”

Çinli eski polisin söylediklerini taraflı ve iftira  olduğunu farz edelim.

Doğu Türkistan uzmanı, Uygur Türkleri üzerinde araştırma yapıp kitaplaştıran Taha Kılınç’ın (Yeni Şafak, 29/07/2026) şu soru ve tespitleri de mi taraflı ve iftira?

Sayın Taha Kılınç bu avanta geziye katılanlara bazı sorular sorup; daha sonra cevapları yine kendisi vermiş.

Sorular:

  1. Seyahatiniz sırasında, Uygur Türkleriyle -yanı başınızda Çinli görevliler olmaksızın- baş başa sohbet etme veya sokak aralarında özgür biçimde dolaşma imkânı buldunuz mu?
  2. Şehirler veya kasabalar arasında kendiniz seyahat etmeyi denediniz mi?
  3. Namaz vaktinde, bir camiye giderek içeride ibadet edilip edilmediğine baktınız mı? Camilerin açık olduğu iddianızı ispatlayacak herhangi bir fotoğraf veya video kaydı var mı?
  4. Çinli yetkililere, herhangi bir camide namaz kılmak istediğinizi söylediniz mi?
  5. Bölgede kaldığınız süre boyunca, ezan sesi işittiniz mi?
  6. Sokaklarda İslâmî anlamda tam tesettürlü ve örtülü kadın gördünüz mü?
  7. Hiç sarıklı, cübbeli, uzun sakallı erkeğe tesadüf ettiniz mi?
  8. Tarihî şehirlerin merkezinde, Uygurca kitap satan sahaf, kırtasiye veya dükkâna rastladınız mı?

Cevapları ise  şöyle:

* Seyahat sırasında Uygur Türkleriyle özgür biçimde sohbet etmelerine veya sokak aralarında kendi başlarına dolaşmalarına izin verilmedi.

* Bunu da yapamadılar, çünkü Çin’in düzenlediği resmî geziler dakika dakika planlanır ve kimse programın dışına çıkamaz.

* Namaz vakitlerinde camilere gitmediler. Zaten gitseler de camileri kapalı bulacaklardı. Dolayısıyla ellerinde açık camileri ve ibadet eden insanları gösteren bir kanıt da yok.

* Çinli yetkililerden böyle bir talepte bulunmadılar, çünkü İslâmî pratikleri yok.

* Ezan sesi de duymadılar, çünkü Doğu Türkistan’da ezanlar çoktan susturuldu.Doğu Asyalılar ve Diyaspora

* Sokaklarda mütesettir hanım görmediler, çünkü İslâmî ölçüler çerçevesinde örtünmek tamamen yasak.

* Sarıklı, cübbeli, uzun sakallı erkeklere de tesadüf etmediler, çünkü bunlar da yasak.

* Uygurca, günlük hayattan kademe kademe silindiği için, sokaklarda Uygur dilinde kitap ve yayın da görmediler.

Her ne kadar içimizdeki Çinli gazeteciler Diyanet görevlisinin beyanlarını kendileri açısından yorumlayıp Kızıl Maocu Çin yönetimine selam çaksalar da işin hakikati değişmiyor.

Siz ve sizin gibi Çin yönetiminin peyki gazeteciler, tıpkı batıcı ve küreselcilerin emrine amade gazeteciler gibi yöntem açısınUygur Türklerini yok sayan içimizdeki Çinliler

Share
17 Kez Görüntülendi.