İngiliz bilim insanı ve Müzikolog Prof.Dr. Rachel Harris geçtiğimiz ay Urumçi’de hayatını kaybeden Doğu Türkistanlı Uygur Türkü Bestekar 12 Mukam icracısı ve saz ustası Abdulaziz Şakir için duygulandıran bir başsağlığı mesaji yayınladı.
Prof.Dr.Harris Mesajinde merhumu rahmetle andığını belirterek şunları söyledi : “Abdulaziz Şakir’in muhteşem sesiyle ilk kez 2001 yılında Urumçi Üniversitesi öğrenci yurdunda kaldığım sırada karşılaştım. Koridorda, her sabah son sesle onun kayıtlarını çalan bir Uygur yüksek lisans öğrencisi vardı. Şarkıcının adını öğrendim ve bulabildiğim tüm kasetlerini almak için çarşıya koştum. Böylece Uygur 12 mukamına olan ilgim ve aşkım doğdu. Abdulaziz Şakir’in 12 mukamın Rak, Cebiyat, Nava ve Muşaverek mukamlarının kayıtlarını, özellikle de Gulca müzik sahnesinin diğer büyük isimleri Musacan Ruzi, Seydullah Tohti ve Nurmehmet Tursun ile birlikte kaydettiği mukaddime ve destanların İli varyantını sürekli durmadan dinledim. Onun çok güçlü ve yanık sesini dinlemek benim ruhumu okşuyor ve ve içimi neşeyle dolduruyordu. Onun eserleri bugün bile ruhumu beslemeye ve doldurmaya devam ediyor.

Ben ve Uygur eşim Aziz İsa Elkun ile birlikte 2006 yılında onunla röportaj yapma şansına sahip olduk ve bize 1960’lardaki zorlu hayatını deneyimlerinin hikayesini anlattı. Gulca’da doğup büyüyen sanatçı, 8 yaşında şarkı söylemeye başlamış. 1959’da yeni kurulan Urumçi Radyo Topluluğu’na katılmak üzere Ürümçi’ye gönderilmiş. Ancak.eşi küçük çocuğunu alarak 1962’de birlikte Kazakistan’a sığınmış. Onun eşi ve küçük yavrusu Sovyetler Birliği’nde daha iyi yeni bir hayat bulmak umuduyla sınırı geçen Doğu Türkistanlı 60.000 Sığınmacı Uygurlardan idi. Bunun üzerine çalıştığı radyo idaresi onu DevrimKarşıtı olmaakla suçladı ve Radyoya bağlı Tarımsal Üretim birimine sürgün etti ve ağır çalışma cezasına çarptırdı.
O, Radyonun tarımsal üretim bölümünde on yıl çalıştı, atlara ve ineklere baktı, at arabası sürdü. Radyo teknisyeni olan bir arkadaşı zaman zaman çalıştığı odanın penceresini açar ve ona dinlemesi için mukam kayıtları çalardı; o da pencerenin dışında “hırsız gibi” bekleyerek birkaç mukamı söylemeyi öğrendi.
Abdulaziz Şakir 1972’de serbest bırakıldı ve itibarı iade edildi ve Uygur On İki Mukam repertuarını toplama ve düzenleme çalışmalarına yeniden dahil oldu. Mukamın yeni bölümlerin Abuceşme ve Mustahzat ve Ishret Engiz bölümlerine yeni ilaveler kattı adlı yeni bir döngüyü keşfetti ve bir araştırmacı olarak nihayet elde ettiği saygıdan açıkça gurur duyuyordu.
Ancak en çok bir icracı olarak sevildi ve takdir edildi. Abliz Şakir, 1980’lerin Ghulja olturuş toplantılarının müdavimlerindendi, tambur ve dutarda usta bir icracıydı ve İli halk şarkı süitlerini harika bir şekilde seslendiriyordu. Ama benim favorilerim hala İli mukamı’nın o klasik kaset kayıtlarıdır; bazıları artık yerleşik profesyonel kanondan oldukça farklıdır. Özellikle Mushawrek yorumunu çok seviyorum; en kasvetli sözleri söylerken bile sesindeki o kahramanlık ruhunu gerçekten yansıtıyor. O, büyüklerden biriydi.
Ghemdin kutlmighan mihnetlik bashim
Kunde yuz-ming hijranler boldi neyleyin
Qarari yoq shum pelekning gerdishi
Tugumes dikişda’ge saldı neyleyin
Çektiğim acı dayanılmaz.
Her gün binlerce ayrılık
Bu acımasız kaderden kaçış yok.
Ve sonsuz özlem
Mushawrek 2nd dastan







