UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Hollanda yönetimi kendisini yalanlayan kendi açıklamalarını inkar eden ve tam iki yüzlü bir uygulamaya imza attı. Hollanda, 2021 yılında Çin’in Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerinin ” İnsanlığa Karşı işlenen ve Etnik Soykırım Suçu” olduğunu kabul ederek bu kararını açıklamasına rağmen, 5 yıl sonra bu kararını inkar eden bir uygulamaya imza attığı, Hollanda Polisi başkent Amsterdam’da bir Statta oynanan bir karşılaşmada Çin’in insanlık suçlarını protesto eden Uygur Türkleri ile Türkiye Türkleri eylemcileri uyararak k Stattan çıkardıkları bildirildi.
İtalya merkezli Acı Kış(Bitterwinten.org) haber sitesinde Uygur İnsan Hakları aktivisti ve Araştırmacı Yazar Asiye Uygur’un dile getirdiği haber analizinde Çin’in ÇKP Kurucu Lideri Mao Zedong ve ÇKP Dikta Yönetiminin uygulamaları hakkındaki eleştiriler ve tepkiler uluslararası spor dünyasında yankılanırken, Hollanda Yönetiminin Uygur soykırımını protesto eden Türk kadınlar, spor salonundan zorla çıkarılmasına tepti gösterdi ve Hollanda’nın bu tutumunu sert cümlelerle protesto ettiği bildirildi.
Uygur Aktivist Asiye Uygur Bitter Winter dergisinde yayımlanan yazısında , Hollanda’nın Arnhem kentinde Çin kadın voleybol takımının da katıldığı bir müsabakada yaklaşık 10 Uygur Türkü kadınla birlikte Uygur soykırımını protesto ettiklerini, onların giydikleri tişörtlerde Uygur soykırımın sona erdirilmesini isteyen mesajlar bulunduğunu Hollanda Polisinin bu tişörtlü Türk kadınlardan, bir süre sonra salonu terk etmeleri istediğini yoksa zorla dışarı atılacaklarını ihtar ettiklerini yazdı. Yazıda Hollanda Polisinin bu eylemine gerekçe olarak “Spor ve siyaset birbirine karıştırılmamalı” ifadesini öne sürdüğünü de bildirdi.

Çin’in Sınır Aşan Baskıları Her Yerde
Uygur Türkü Aktivist ve Yazar Asiye Uyghur yazısında şunları de ifade etti : ” Çin’in soykırım cinayetlerini Protesto eden Türk Eylemcilere yönelik bu yaşananların Çinli yetkililerin doğrudan talimatıyla gerçekleştiğini kanıtlayamam. Ancak, tamamen barışçıl ve yasal bir insan hakları çağrısının demokratik bir ülkede engellenmesini kabul de edemem.
Bu olayı Mbappé’nin Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle Çin’de karşılaştığı tepkilerle ilişkili olduğundan şüphe ediyorum. Üç Çinli şirketin futbolcuyla ortaklıklarını sonlandırması ve Çin devlet medyasının İspanya ligi maçlarının yayınlarını askıya alması, ekonomik baskının uluslararası spor dünyasındaki etkisini böylece gösterdiğını hep birlikte görüyoruz.
Batılı Ülkeler İfade Özgürlüğünü Ekonomik Çıkarları Söz Konsu Olunca da Savunabilecekler mi ?
Asiye Uygur yazısında Demokratik ülkelere ekonomik çıkarları tehlikeye girdiğinde de ifade özgürlüğünü savunabileçekler mi ! sonusunu yönelterek yazısı şöyle tamamladı : “Mesut Özil’in 2019’da Uygur Türklerine yönelik baskıları eleştirmesinin ardından Arsenal’in kendisinden uzaklaşmasını Çin’in Mesut Özel ve onun oynadığı karşılaşmalarına uyguladığı sansürü de hatırlattı. Batılı kurumların ekonomik çıkarlar için son zamanlarda insan hakları konularında giderek sessizleştiğine de vurgu yaptı.
Çin Yönetimi geçtiğimiz aylarda oynanan bir futbol karşılaşmasında in Fransız futbol yıldızı Kylian Mbappé’nın Çin’in Uygur soykırımını protesto eden söz ve eylemleri bu ülkeye karşı bazı ekonomik yaptırımlar ve baskılar uygulamaya başlamış ve bu durum Çin’in Uygur Türklerine yönelik baskı zulüm, etnik ayırımcılık ve soykırım başta onları susturma baskı politikalarını yeniden gündeme taşıdı.
Kaynak: Asiye Uyghur, Bitter Winter.org







