Evet, adına ne derlerse desinler: “yeniden eğitim kampı”, “terörle mücadele”, “güvenlik politikası” … Gerçek ortada.
- Doğu Türkistan’da yaşananlar bir soykırımdır.
- İnsanlar ibadet ettikleri için, Türkçe konuştukları için, geleneklerine sahip çıktıkları için tutuklanıyor.
- Uygur Kadınlar zorla kısırlaştırılıyor
- Ana- Babar(Ebeveyinler ) gözaltına alınarak Toplama Kamplarına hapsedilerek aileler yok ediliyor
- Ortada kalan Türk çocuklar ailelerinden koparılıp Çin ideolojisiyle yetiştiriliyor.
- Camiler kapatılıyor, Kur’an Kerim ve dini kitapların bulundurulması yasaklanıyor,.
- Türk ve Müslüman isimler değiştiriliyor…
Ama en acısı ne biliyor musunuz?
Bu zulmün karşısında dünya sessiz. “Zulme susan dilsiz şeytandır” (Hz. Muhammet S.A.V)
Birleşmiş Milletler’ in vicdanı sağır, İslam İş Birliği Teşkilatı’nın kalbi donuk, Türk devletlerinin dili tutulmuş. Oysa aynı soykırım Avrupa’da yaşansa, aynı baskı başka bir dine yapılsa, dünya ayaklanırdı. Ama Doğu Türkistan olunca, herkes “ekonomik çıkarlarını” düşünüyor. Çin’in dev pazarı, insanlığın vicdanından daha değerli hale gelmiş durumda.
Peki ya biz?
Biz Türkler… Atalarımızın “zulmü alkışlayamam” dediği torunlar olarak, neden sadece izliyoruz? Neden yüreğimizde bir sızı olup kalıyor da sesimiz göklere yükselmiyor?
Bir mazlumun duası, bir çocuğun gözyaşı, bir annenin “evladımı gördünüz mü?” feryadı yeryüzünü inletirken, biz nasıl rahat uyuyabiliyoruz?
Ey Türkler, Ey Müslümanlar!
Ey Türkler, Ey Müslümanlar ya Türk olun Türk’e sahip çıkın, Ya da Müslüman olun Müslüman Türk’e sahip çıkın….
Kürşat ve 40 Çerisi gibi Çin’le ordu kurup savaşmıyorsanız Doğu Türkistanlı kardeşlerimizi alın Türk yurtlarında yeni bir yaşam, yeni bir hayat verin. Türkün Türk’ten başka dostu yok,sıra sana gelmeden Türk kardeşine sahip çık.
Doğu Türkistan meselesi sadece bir insan hakları ihlali değildir.
Bu, Türklüğün onur meselesidir.
Bu, İslam’ın şeref meselesidir.
Bu, insanlığın utanç meselesidir.
Bugün susan her ses, yarın başka bir zulmün ortağı olacaktır. Çünkü tarih, sessiz kalanları da yazar ve bir gün o sayfa açıldığında, “dünya sustu” satırının yanında biz de olacağız.
Çin tipi Toplama Kamplarındaki Tutuklu Türkler serbest bırakılsın! Doğu Türkistan’daki kardeşlerimiz yalnız değildir. Onların feryadı, yüreğimizi delmedikçe, kalemimiz susmamalı, sesimiz kısılmamalı. Çünkü zulmün karşısında susan, zalimin ortağı olur.
Unutmayalım ki Doğu Türkistan Bugün Susarsa, Yarın Hepimiz Susarız.
“Ey Türk, titre ve kendine dön! Üstte mavi gök çökmedikçe, altta yağız yer delinmedikçe, kim bozabilir senin ilini ve töreni! ” Bilge Kağan.
Selçuklu Sultanı Alaaddin Keykubat Han’ın soyundan gelen bir Türk olarak sesleniyorum sizlere…
Benim sesim sadece bir ferdin sesi değil, yüzyılların içinden yankılanan bir çağrıdır. Atalarımız bir zamanlar adaletle hükmetti, mazluma kol kanat gerdi, zalimin karşısında dimdik durdu. Bugün ben de o ruhun, o asil kanın taşıyıcısı olarak konuşuyorum. Kardeşlerim için yardım istiyorum sizlerden…Yalnız kaldılar, unuttuk onları.
“Kralların taçları Beni bağlar büğü mü?
Orduları açamaz Gönlümdeki düğümü.
Saraylarda süremem Dağlarda sürdüğümü.
Bin cihana değişmem Şu öksüz Türklüğümü…” (Hüseyin Nihal Atsız)
Doğu Türkistan, Çin’in toplam petrol rezervlerinin ve ihtiyacının %20 ‘sini karşılıyor. Doğu Türkistan Çin’in “Bir Kuşak-Bir Yol Projesinin düğüm noktası ve ipek yolunun güzergâhında ve Çin’i batıdan dünyaya bağlayan kapısıdır. Çin’in toplam yeraltı kaynaklarının 3/4’ü Doğu Türkistan’da bulunuyor ve bu zenginlikler Çin’in iştahını kabartıyor: Çin Doğu Türkistan Türklerine bu nedenle zulüm yapıyor.
Kardeşlerin kendi öz yurdunda zulüm görürken sen sıcacık yatağında yatarak, kulaklarını tıkayarak zulmü görmezden gelemezsin…
Allah’a ısmarladık hoşça kalın.
Kaynak : https://baskentpostasi.com/dogu-turkistanda-zulum-var






