logo

trugen jacn
05 Eylül 2014

ÇİN’İN KUCAĞI’NDAKİ BOMBA : UYGURLAR ..

indir

 

Mehmet Emin Hazret

(Ejderhanın Korkusu Türkiye Kitabı’ndan)

      Doğu Türkistan’in yüzölçümü 1.660 milyon km2 olup, toprak büyüklüğü bakımından,komşuları Pakistan, Afganistan,Tacikistan ve Kırgizistan’ın yüz ölçümlerinin  toplamından daha büyüktür. (Bu 4 ülkenin toplam yüzölçümü 1,595 milyon Km2.dir.)

         Çin’in  resmi  Yeni Çin ( Xinhua)  Haber Ajansı 19 Mayıs 2010 ‘da  Çin istatistik  idaresinin, Doğu Türkistan için hazırladığı   2009 yılı Milli  gelir tablosunu yayımladı. Doğu Türkistan’ın 1952 yılındaki milli geliri 791 milyon yuan (116 milyon dolar) iken,2009’daki milli geliri  427.400 milyar yuan (62.9 milyar dolar) olarak gerçekleşmiştir.  Buna göre Doğu Türkistan’da milli gelir, 1952  yılına göre  540  kat artmıştır.     (Kaynak:1952年全区生产总值仅为7.91亿元,2009年达到4274亿元,比1952年增长了540倍。)

     Çin’in resmi  verilerine göre, günümüzde  Doğu Türkistan’ın toplam nüfusu 20 milyondur. Açıklanan bu toplam  nüfusa göre Şu anki milli gelir  kişi başına   3145 dolar   olarak tekabül etmektedir.

      Çin genelinde ise,  2009 yılındaki   milli gelir,  kişi başına   2 bin 200  dolardır. Buna göre ,Doğu Türkistan’ın milli geliri Çin ortalamasından % 45 daha  fazla göstermektedir.

    Çin’in açıkladığı  bu rakamlara göre, Doğu Türkistan’da hayat standardı 1952 yılından bugüne kadar  540 kat artmıştır. Hayat standardı yükselen ve refah seviyesi artan bu halk şimdi nerelerde yaşıyor ? Gulca’da mı? Altay’da mı? Hoten veya Kaşgarda mı? Yada Urumçi ve Şihanze’de mi? Bu durumu hangi  Çinli yönetici, veya Çinli her hangi   ekonomist  izah eder ve açıklayabilir?

 Doğu Türkistan’da 1952  yılında  Sanci,Vucaçüy,Şihanze,Kuytun, Karamay  gibi (yeni kurulan ve tamamen  Çinlilerin oturduğu ) şehirler yoktu. Urumçi   ise ancak, 300 bin kişi’nin yaşadığı bir şehirdi.  1950 yılında Çince yayınlanan Xinjiang   gazetesi Doğu Türkistan’ daki Çinli nüfusu 300 bin  olarak  açıklamıştı. Bu tarihten sonra Doğu Türkistan’in verimli bakir  uçsuz bucaksız bozkırlarına ve sulak yaylalarına Sonradan modern  şehirler, Muazzam Organize sanayi Bölgeleri, Büyük Çiftlikler  ve işletmeler  kuruldu. Bugün ise, Urumçi’ den Karamay’a kadar olan  ve nüfusu’nun tamamı etnik Çinli göçmenlerden oluşan bu  yeni yerleşim bölgelerinde 7 milyon’dan fazla   Çinli yaşamaktadır. Doğu Türkistan’daki mevcut sanayi bölgeleri  ve üretim tesislerinin % 90’i bu bölgelerde yanı etnik Çinli göçmenlerin elinde ve kontrolü’nde bulunmaktadır.

      Arkasında devlet desteği olan Şihanze’ li bir Han (etnik göçmen Çinli)  Çiftçi’nin yıllık geliri ile arkasında Allah’tan başka desteği ve dayanağı olmayan Hoten’li de  bir  Uygur çiftçinin yıllık  geliri arasındaki  fark, 12-15  kat arasında  değişmektedir.  Bunu araştırmak ve farkı ortaya çıkarmak  veya   Bunu öğrenmek isteyen biri,Şihenze ve Hoten’e giderek Çiftçilerin hayat standartlarını gözlemlerlerse bu farkı hemen ve kolayca anlayabilecektir.  Hoten’de yaşayan Müslüman Uygur’un durumuna bakan birileri bölge’de    işlerin ters gittiğini çok kolay  anlayacak ve  görebilecektir.

     2008 ‘de Doğu Türkistan’dan  22,2 milyar dolar değerinde ihracat yapılmıştır. Bu  rakam ise, dış ticaret bakımından Çin’in batı bölgesindeki 12 eyaleti içinde birinci,Çin deki toplam 31 eyalet içinde ise, ikinci sırada bulunmaktadır. ( Kaynak : 2008年新疆实现外贸额222亿美元,增长62%,比1978年增长了600倍,总额居西部12个省份第一,增幅居全国第二.)

        1981’de  Urumçi’ de dış  ülkelerle ticaret yapan “özerk bölge dış ticaret idaresi” adında sadece bir tek   devlet şirketi varken, 2009’da  Uygur özerk bölgesi Ticaret Bakanlığı  tarafından3 yayımlanan listede 6758 dış ticaret şirketi  yer almıştır.  Bu şirketlerden  sadece 20’si   Uygurlara aittir.  Bu 20 şirketin toplam iş hacmi ise, , küçük ve basit ve sahibi   Çinli  olan bir  şirketle ancak, denk gelmektedir.  Uygur girişimciler devlet tarafından dışlanmakla birlikte,  banka kredisi, sermaye  ve teknoloji desteği gibi devlet imkanlarından mahrumdurlar.  Diğer sahalarda olduğu gibi,ticaret sektöründe de etnik Çin menşe’ili şirketler devletçe  açıkça kayırılmaktadır. Bu sebeple dirki,  Doğu Türkistan ve    komşu Orta Asya ülkelerindeki bütün   ticari imkanlar, bağlantılar ve ihaleler  Han  orjinli şirketlerine verilmektedir.

Doğu Türkistan’in   şu anda 3167 ülke ile ticari ilişkisi  bulunmaktadır. Müslüman  Uygurların ülkesinde   bu ticaret Uygur adında ama,Uygur’suz olarak  gerçekleşmektedir.

    Doğu Türkistan’in 8 komşu ülke ile yapılan  ticareti  27 gümrük kapısı ile gerçekleştirilmektedir. Çinliler tarafından “Uygur özerk Bölgesi “diye adlandırılan bu topraklardaki  yabancı  ülkelerle ticaret bağlantısını gerçekleştiren  bu  27 gümrük kapısı  etnik Çinlilere açık, bu ülkenin tarihi ve öz sakinleri ve sahipleri olan Uygurlara kapalıdır.Çünkü bir kasaba’dan diğer kasabaya gitmek için  dahi Karakol’dan özel izin belgesi almak zorunda olan Uygurlar,  pasaport alabilmek için yıllarca beklemekte,büyük meşekkatlerle ve  Çinli Pasaport  İdaresi yetkililerine büyük miktarda  rüşvetler  vererek ancak pasaport sahibi olabilmektedir.

12 ekim 2010’de  Çin basını “  4Çin deki en zengin  100  dolar milyarderi”nin listesini  yayınlamıştır. Liste’de  Doğu Türkistanlı  9 dolar milyarderinin adı yer almıştır.Bunların

İsimleri şöyle sıralanıyor,Sunguangşing,(孙广信)Meileyhua(米恩华)Zhangşin(张新)、Zhengdaching(郑大清)、Fengdungming(冯东明)、Chinvilin(陈伟林)Zhangseyfu,Zhangjiefu kardeşler(张彦夫张杰夫兄弟)、Çin zheding( 陈志峰登)

Yanı Doğu Türkistan’daki 9 Dolar milyarderi’nin tamamı Etnik Çinlilerden oluşmaktadır.

Doğu Türkistan’da 2008 yılında toplam    6 olan milyarder sayısı   2010 yılında  9’a   yükselmiş. Bu milyarderlerin tamamı  Çinlilerden oluşmaktadır. Doğu Türkistan’daki bu Çinli Milyarderlerin hemen hepsi 1990’lı  yıllardan sonra, elinde  tek bir bavul ile Doğu Türkistan’a gelen  Çinli göçmenlerdir.5 Bu 9 Dolar Milyarderi’nin  toplam mal varlığı 39.9 milyar Yuan (6,7 milyar dolar) olarak açıklanmıştır.Bu milyarderlerden Sunguangşing adındaki Çinli’nin toplam serveti  23 milyar yuan(3.9 milyar dolar)dır. Doğu Türkistan’ın 62009’daki    milli geliri 427.4 milyar yuan(71,23 milyar  olarak  açıklanmıştır.  ( Kaynak : 2009年,新疆财政用于民生的支出高达946亿元).

Bu 9 kişinin toplam serveti,  Doğu Türkistan’in toplam milli gelirinin 1/10’nu  teşkil etmektedir.9 milyarderin hepsi Çinlilerden oluşmakta olup, bu toprakların  asıl sahibi olan Uygurlar’dan bir tek dolar milyarderi bulunmamaktadır.

     1949’dan önce yani,  Çin komünist Partisi’nin  ordusu Doğu Türkistan’i işgal etmeden önce, ülke’de toplam  10 Uygur dolar milyarderi mevcuttu.  Bunlardan en önde gelenleri Musabaylar Holding, Ahunbaylar,Taşbaylar ve diğerleri idi. Bu Uygur Milyarderlerin  toplam serveti Doğu Türkistan milli  gelirinin % 35’ni oluşturuyordu.  Bu Uygur Milyardarlerden, Musabay Kardeşler daha 1905 yılında Almanya’dan ithal ederek Rusya(Batı Türkistan)’dan kara yolu ile   Doğu Türkistan’a getirdiği Deri İşleme Makinalarını  Gulca şehrine getirerek  Doğu Türkistan’daki ilk modern deri işleme Fabrikasını  kurmuştur. Bu tarihte Çin’de dahi böyle bir modern tesis bulunmuyordu.        1910 yılında Gulca’daki bu modern   deri İşleme  Fabrikası’nda 650 işçi’nin çalıştığı biliniyor.  Bu Fabrika yılda  1 milyon adet ham deri işleme kapasitesine sahip bulunuyordu.  Musabaylar holding’in yurdumuzun tüm şehirlerinde  Temsilcilikleri, şubeleri, Emtia Dağıtım depoları ve  mağazaları bulunuyordu. Çin’in Leancu,Şanghay ve Çarlık Rusyası’nın Taşkent ve Şemey şehirlerinde Şubeleri vardı.Ayrıca  ve Moskova,İstanbul,Berlin,Bombay gibi dünya’nın önemli merkezlerinde  temsilcilikleri bulunmakta idi. 100 sene önce Uygurlar’in birer marka olan ve uluslar arazı ticarette tanınan  milyarderleri varken,neden bugün bu kadar gerilere düştük ? Neden bu kadar Çinli milyarderler ve bu kadar zenginler içinde bir  tek  Uygur milyarder yok?
Bunun nedenlerini Şendong eyaletinden iki köylüsünü getirip, kayırarak ve imtiyazlar tanıyarak yurdumuzda dolar milyarderi yapan ve kendi başına bir orta çağ  Hanedanlığı kuran   Bölge’nin Tek diktatörü,mutlak hakimi   Komünist Partisi Bölgesel Genel sekreteri Vang Lu Çuan açıklayabilir mi?2009 yılında  Doğu Türkistan da üretilen 6petrol ve doğal gaz’ın toplamı 54,5  milyon ton olup,bu miktar  Çin deki toplam  üretimin  ¼’nü  teşkil etmektedir. ( Kaynak :  2009年,由新疆生产或传输的油气总量达到5445万吨,占全国能源供应总量的1/4左右。)

Doğu Türkistan’ın Kumul,Turfan,Çerçen,Abat (Avat) ve Hoten gibi  bölgeleri’nden elde edilen doğal gaz , boru hatları ile direkt  Şanghay’a  taşınmaktadır. Şanghay’ın civarında oturan  bir Çin köylüsü,  Doğu Türkistan gazından yaralanırken, gaz’ın üretildiği bölgenin sakini ve hatta bu gazın gerçek sahibi   Uygurlar’ın   mutfağında değil, doğal gaz,kömür bile bulunmamaktadır. Uygur köylüler  çöllerden odun parçaları  toplayarak bunlarla ancak, yemeklerini  pişirmekte ve ısınmaktadırlar.
Doğu Türkistan da petrol,doğal gaz,kömür,altın,uranyum,bakır vebenzeri madenlerin   çıkarılması  ve güneş ve rüzgar enerji santrallerinin kurulması ve işletilmesi için     Çin yönetimi dev yatırımlar yapmaktadır.  Doğu Türkistan’ın dünkü ıssız ve  insansız çölleri günümüzde  modern şehirlere  dönüşmüştür.  Gökten yağmur yerine dolar yağmakta,yağan bu dolarları  sadece ve sadece ülkeye yerleştirilen etnik Çinli göçmenlerin  kapmasına izin verilmektedir.Ülkenin gerçek sahipleri olan Uygurlar  aç,işsiz,yoksul ve perişan duruma itilmektedir.Bu ayrımcılık ve itilmişlik,  zaman zaman  Uygurlarda öfke seline dönüşebilmektedir.

Çin’in resmi  Haber Ajansları  hemen  her hafta Doğu Türkistan’dan tüm Çin’e yeni  haberler geçmekte ve bir yeni mucizeyi de   müjdelemektedir. 29 Nisan 2010’da  Çin Ajansları  yine bir müjdeli bir haberi  duyurdu. 7 “Şinjiang(Doğu Türkistan)da  tahmin edilen toplam  kömür rezervi 2.19 trilyon ton olup,  bu  rezerv  tek başına  Bölgenin  toplam milli gelirini 2700  kat daha yükseltebiliyor.” (研究报告称新疆2.19万亿吨煤储将带动GDP增长2700倍)

     Doğu Türkistan da  keşfedilen  kömür rezervi,  Çin’in toplam  rezervinin  % 40’nı  teşkil etmektedir.Bu dev rezerv, bugünkü tüketim  seviyesi  ile  Çinin  bin 500 yıllık ihtiyacını karşılayabilmektedir.
Doğu Türkistan  bereketli topraklarının  elde edilen  petrol,doğal gaz vebenzeri servetler Urumçi garı’ndan her 5 dakika’da kalkan Çok vagonlu Tren katarları, on binlerce TİR aracı ve Kamyonlarla Çin’e taşınmaktadır.  Yurdumuz Doğu Türkistan’da  yeniden kurulan onlarca şehir, onlarca katlı yüksek gökdelenler,Dev  sanayi Bölgeleri,İşletmeler,Fabrikalar, gökte uçuşan trilyonlarca dolarlar, caddeleri süsleyen lüks arabalar,restoranlardan dalga dalga yayılan  çılgınca şarkılar sadece ve sadece gamsız, geleceklerinden emin mutlu etnik göçmen Han Çinlileri  içindir.

        Öbür tarafta ise, Ülkelerinin  tarihinde şimdiye kadar  hiç görülmemiş kalkınma hamleleri ve ticaret kervanlarının toz dumanları altında şaşkın  ve 15.  yüzyıl ile 21.yüz yıl arasında sıkışıp kalan ,her gün yüzlerce defa “ Ey Büyük Allah’ım! Biz sana nerede hata ettik  de  bu günlere kaldık ?” diyerek feryadını Yaradan’a ulaştırmaya çalışan çaresiz  Müslüman Uygur Halkı ….

Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Uygurlar, “ Çinliler ham maddelerimizi ,bütün zenginlikilerimizi alsınlar,götürsünler.yeter ki  dinimize,örfümüze,tarihimize ve canımıza kast etmesinler” duyguları ile tüm olumsuzluklara karşı  büyük bir sabırla sükunetlerini korumayı sürdürüyorlar. Çin’in baskı ve zulmüne karşı  son  dayanma gücünü zorluyorlar. Buna rağmen yine  yok  olmaktan  kurtulamıyorlar.Doğu Türkistan da şehir-şehir,mahalle-mahalle,köy-köy gece gündüz ayırmaksızın  baskın yapan Çin Asker ve polisleri,Uygur gençleri anne-babalarının gözleri önünde kollarını kelepçelemekte, başlarına çuval geçirmekte ve  kafalarını ve yüzlerini  kana bulamaktan utanmamakta  ve  bilinmeyen ve hiçbir zaman açıklanamayan meçhül yerlere,zindanlara ve ölüm çukurlarına  götürmekten  de çekinmemektedirler.

        Dünya da devletten maaş alanların sayısından, devlet Hapishanelerinde tutulanların   sayısı fazla olan Uygurlardan başka bir halk veya millet  var midir ?
Doğu Türkistan daki bir internet sitesinde yayınlanan  bir araştırma yazısında, sadece başkent Urumçi’de 30 binden fazla dul,işsiz,muhtaç Uygur  kadın’ın  bulunduğunu,tüm Doğu Türkistan genelinde ise, bu sayının 100 binde fazla olduğu belirtiliyor. Doğu Türkistan ‘da ailesi  tarafından sokağa terk edilmiş çocuk   sayısının  200 -220 bin arasında olduğu tahmin ediliyor.

       Devlet’e yakın bir kaynaktan bana ulaşan bilgiye göre,Doğu Türkistan daki ceza evlerinde cezası kesinleşmiş,toplama kamplarında  en az bir yıldır,   mahkeme sırasını bekleyen,  Hapis cezalarının tamamlamalarına rağmen,   “Yeni Hayat” adı altındaki çalışma kamplarına tekrar gönderilen  toplam Uygur tutuklu sayısının  200 binden fazla olduğu söyleniyor.Çin’ in iç bölgelerindeki ceza evlerinde  ise, 7- 10 bin  arasında  Uygur tutuklu bulunmaktadır.

    Şu an Doğu Türkistan hapishanelerinde, Kazakistan,Özbekistan,Kırgızistan ve Tacikistan’ın mevcut  toplam askeri sayısından daha fazla  Uygur tutuklu  vardır.

Çin’in resmi verilerine göre   Doğu Türkistan’da yaşayan toplam  Uygur nüfusun sayısı  10 milyon’dur. Bunlardan ;

200 bin  Uygur tutuklu.

200 bin  Uygur AİDS hastası.

200 bin  Uygur sokak çocuğu

100 bin  dul kadın.

 Bu  10 milyon  Uygur’un  de  %80’inin düzenli bir işi yoktur veya  işsizdir.Bunların tamamı de  köylerde yaşamaktadır.

     Doğu Türkistan’in Pekin’den atanmış Çinli Diktatörü Vang Li Çuan’ın  Doğu Türkistan’ daki 17 yıllık  iktidarında  Han Çinlileri ile  ve Müslüman Uygurların  geldiği nokta ve karşılaştırmalı genel  durumları bu şekildedir.

     Urumçi ÇKP Parti (Komünist Kadroları  Eğitme ve Yetiştirme)  Okulu Rektörü Chinghung, 16 Haziran 2009 tarihinde 8“Şinjiang gazetesi” de yayınladığı bir  yazısında “ 1952-2008 yılları arasında geçen  57 yıl içinde Şinjiang (Doğu Türkistan) da ki milli gelir 341, 46  kat büyüdüğünü iddia ederken,  “Bölgede  halen 2,850 milyon kişinin  yoksulluk sınırının altında yaşadığını ”  açıklamıştır.  Doğu Türkistan’a getirilen Çinli göçmenler için  gelmelerinden önce  istihdam yaratılıp,daha sonra göçü gerçekleştirdiklerine göre, elbette ki Çinlilerden  işsiz bulunmayacaktır. 10 milyon nüfuslu Uygur içinde Çalışmak isteyen,ama  kendilerine iş verilmeyen ve iş kurmalarına de Çinli göçmenler gibi destek kredisi sağlanmayan   2,850 milyon fakir Uygur’un  mevcut olması,Doğu Türkistan’daki  durumun Uygurlar için  ne kadar vahım olduğunu  kanıtlayan   bir  durum olarak ortaya çıkmaktadır.  Çin yönetimi, Doğu Türkistan’da  yoksulluk sınırını  asgari olarak günde 2 Yuan (0, 33 $ = 0,70 Lira)  olarak tesbit etmiştir.

       Sözde Uygur Özerk   Bölgesi yönetimi’  ,  ülke’de yaşayan  halkın hayat standardını yükseltmek için  bütçe’den ayrılan para miktarını  9 94,6 milyar Yuan (1,8 milyar  dolar) olarak  açıklanmıştır. Bu rakam 2008  yılına göre % 30,4 oranında fazladır. (Kaynak 2009年,新疆财政用于民生的支出高达946亿元,增长30.4%,占财政支出的七成多。)

       Sözde Özerk yönetimi, açıkladığı bu paraları hangi etnik ırka mensup Çin Vatandaşlarının refah seviyesini yükseltmek için  sarfetti ?   Müslüman Uygurlara mi ? Yoksa Ülkeye sonradan göç ettirilen Çinli Göçmenlere mi ?  Eğer,bu para Uygur asıllı Çin Vatandaşlarına harcandı ise, bu refah  nerede görülmüştür ? Cevap bekleyen bir sürü daha sorular sorular ve sorular  ….

        Çin, 5 Temmuz 2009’da  Urumçi olaylarında  Müslüman Uygurlara etnik soykırım uygulamış ve  olayları kanla bastırmıştır.

     Doğu Türkistan’in asil sakinleri ve sahipleri Müslüman Uygurlar  5 Temmuz 2009’da gösterdikleri müthiş direnişleri  ile kendilerinin iki  ayaklı sürüler olmadığını  Çin’e ve tüm dünya’ya  göstermiş ve kanıtlamıştır.  Günümüzde *Uygurlar   ağır bir siyasi kiriz içinde yaşamakta  olup,  de  acıları de  tazedir.Uygurlar tarihte ülkelerini işgal eden  gelmiş geçmiş bütün Çin  yönetimleri   tarafından  kendilerine  yapılan  insanlık dışı  baskı,zulüm ve kıyımların  ve kötülüklerin hiç birini unutmamıştır ve unutmayacaktır de.
Çinli diktatör Vang Loçuen bir Çinli  gazete muhabirinin     “Siz onlarca yıl bu ülke’de kaldınız. Neden birkaç kelime de olsa  Uygurca öğrenmediniz?” sorusuna,

“ Hangi Çoban, sürünün dilini öğrenmiş ki,ben öğreneyim?”  şeklinde  Uygurları küçümseyen ve aşağılar şekilde ve istihza ile cevaplandırmıştır.Bu toplantı’da Diktatör Vang’in kızı de vardı ve bu konuşmalara de bizzat şahit olmuştur.

   Liseyi bile bitiremeden  geleceğini komünist parti içinde arayan şark kurnazı Vang loçuan,  5 Temmuz  2009’da , Uygurların sürü olmadığını  çok iyi anlamıştır.

    Uygurlar kendi anavatanlarında siyasi,ekonomik ve sosyal haklarından tamamen mahrum,şehir  nimetlerinden ve  modern teknoloji ve sanayiden zorla uzaklaştırılmış,alt yapısı olmayan  ıssız ve verimsiz kırsallardaki köylere kovulmuştur.Uygurlar  kentlerden   ve dolayisiyle medeniyetten uzak bu köylerde adeta esir tutulmaktadırlar.

      Uygurlara yapılar dini ve siyası baskı had safhaya ve dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Uygurların elinde kalan en son  varlıkları bu kez etnik Çinli göçmenler tarafından gasbedilmiştir. Uygurlarda  kalan son varlıkları ise,  kutsal dini değerleri ve  ana dilleri olmuştur.   Çin yönetiminin Uygurların ana dilleri ile  kutsal İslam inançlarına  karşı  saldırılar,engeller,kısıtlamalar ve yasaklar  görülmemiş şiddette daha kapsamlı ve bir o kadar şiddetli bir şekilde sürdürülmektedir. Ancak, Müslüman Uygurlar bütün bu saldırılara karşı ana dilleri  ile islami değerlerini ve inançlarını korumak için  olağan üstü çaba sarfetmekte   ve dev kayalar gibi direnmektedirler.

    Doğu Türkistan da yaşayan göçmen  etnik Çinliler ile Ülkenin gerçek sahibi ve sakini olan  Uygurlar arsasındaki ekonomik uçurum  derinleşmekte ve  makas de  gün geçtikçe açılmaktadır.Çin yönetimi etnik göçmen Çinlileri ekonomik.siyasal,kültürel vebenzeri bütün sahalarda onları kollayarak ve pozitif davranarak  aradaki fark ve uçurumun daha de   açılmasını sağlamak için yeni siyasi ve ekonomik tedbirleri almaktadır.

 Aralık/ 2005’de  10“Şinjiang gazetesi” ne demeç veren Doğu Türkistan’da konuşlu  Bingtuan ( Sözde İnşaat ve Üretim  ordusu)’in  Başkomutanı  Zhangchingli   Bingtuan’a   bağlı Tarım Ordusu’nun  2004 yılı  ortalama milli gelirinin 11.780 Yuan(  2 bin $) olduğunu açıkladı. Sayıları 3 milyonu aşkın    göçmen etnik Çinli’yi bünyesinde barındıran Bingtuan adındaki bu silahlı Milis ve  yarı  Sivil Ordu, günümüzde   Doğu Türkistan’ın en verimli topraklarını gasp ederek yerleşmiş durumdadırlar.   Aynı gün Hoten Gazetesi  bölgedeki  çiftçilerin gelirlerinin geçen yıllara göre çok arttığını 2004 yılında Hoten çiftçisinin ortalama  milli gelirinin,  890 Yuan’a( 150 $) ulaştığı “müjdesini” vermiştir. Şihanze deki bir Çinli çiftçi ile Hoten’ deki bir Uygur çiftçinin milli geliri arasındaki fark tam tamına  113,4  kattır. Günümüzde ise bu fark daha derinleşmiş olup,Uygur Çiftçilerin   yaşamı çok daha   kötü  durumdadır.     Çin’in sözde eşit vatandaşları olan Uygurlar ve etnik Çinliler ,Çin devleti tarafından biri efendi,diğeri ise köle durumuna düşürülmüştür.Uygurlar yoksul ve mutsuz,etnik Çinli göçmenler ise,zengin ve mutlu  vatandaşlar yapılmıştır.  Bir arada  barış içinde yaşaması gereken bu iki etnik toplum Çin devleti tarafından bilinçli bir şekilde  bir birlerine düşman edilmiştir. Çin yönetimi’nce bir birlerine  hasım ve düşman olarak  düzenlenen bu iki toplum arasındaki anlaşmazlıklar  bu fark yüzünden önce  etnik  tartışmalara  ve ardından etnik çatışmalara  dönüşecektir.    Bu topraklar  Çinli  yöneticiler tarafından sinsice ve ustaca tuzaklanarak  sonsuza dek kan dökmeye   müsait hale  getirilmiştir.

 Bölge diktatörü Zalım Vang Lo Çuven  Çin  anayasası,Özerk bölge yasaları  ve tüm Çin yasalarını  ve kararlarını  çığneyerek ve ayaklar  altına almak sureti ile  Uygurlara zulmederken, aynı zamanda Uygurlara bir “İyilik “  de yapmıştır.   Bu ise,  Çin Milli zulmüdür.  Çin milli zulmü Uygurların uyanmasında çok büyük rol oynamış   ve dinamik itici güç olarak milletin ruhuna yansımıştır.  Diktatör Vang,17 yıllık mutlak iktidarı esnasında  Uygurların Tabur,Bölük ve Manga’lara ayrılmamış  silahsız, fakat,  savaşmaya hazır bir Orduya dönüşmesini sağlayarak Doğu Türkistandan ayrılmış ve defolup gitmiştir.

Çin milliyetçiliği ile  büyük  Han şövenizmini  sürekli besleyebilmek için   düşman tanımlanan ve hasım  olarak yaratılan Uygurlar, günümüzde  Çin’in kucağındaki bir bombaya dönüşmüştür. Doğu Türkistan,  çakılan bir tek kibrit ile,  ateş denizi haline gelebilecek  veya sonsuz bir kuru ormana veya yanmaya hazır petrol denizi haline getirilmiştir.

        Çin,kendi   ihtiyacı için yaratıp beslediği ve   şu an PATLAMAYA HAZIR kucağındaki bu  bombayı etkisiz hale getirmek telaşına  kapılmış ve ne yapacağını bilemez şaşkın bir duruma  düşmüştür. Zenginlik denizinde boğularak can çekişmekte olan  bu Uygurlar,Türkiye-Çin arasında köprü mü olacak,veya  bu  köprüyü havaya  uçuracak dinamit mi  ?

        Bu  Çin’ in düşünmesi gereken meseledir.

 Kaynaklar:

1. 站在大发展的历史节点

http://www.xwxq.gov.cn/%28S%28jat1qdvno1pkeibxpmjnc445%29%29/show.aspx?id=9C3C45B028D742CD8420407CF916565C1976

  1. 开放格局:推进大发展的坚实凭

http://www.hbnews.net/xwsq/jryw/2010/05/300527_3.shtml

3.          新疆:站在大发展的历史节点上
http://www.xj.xinhuanet.com/201005/17/content_19810205.htm

2009年,由新疆生产或传输的油气总量达到5445万吨,占全国能源供应总量的1/4左右

4-5.Yurtimizda 2010.yildiki milyardarlar

http://www.wetinim.org/forum/viewthread.phptid=10094&extra=page%3D1

6. 站在大发展的历史节点上

http://www.xj.xinhuanet.com/201005/17/content_19810205.htm

6.新疆8位富豪登上胡润百富榜为12年来最多一次

http://www.xj.xinhuanet.com/2010-10/13/content_21116725.htm

6. 新疆区域经济振兴实施新疆股弱市逞强

http://www.heimaying.com/html/rdtc/2010/0629/52522.html

7. 研究报告称新疆2.19万亿吨煤储将带动GDP增长2700倍

http://finance.ifeng.com/news/20100429/2129521.shtml

Etiketler: » » » » »

Share
1612 Kez Görüntülendi.