logo

trugen jacn
19 Mayıs 2017

Mehmet Emin HAZRET: MODERN ÇİN SÖMÜRGECİLİĞİNİN YENİ ADI : ” YOL VE KUŞAK ” PROJESİDİR !

Mehmet Emin HAZRET

Bu proje Nasıl Doğmuştur?

Çin’de Kasım 2012 de Şijinpeng Çin komünist parti  genel sekreteri  tayın edilir,edilmez  “Çin ulusunun büyük uyanışı ”( 中华民族伟大复兴- Junghua veida fuşing) sloganını ortaya attı. Şijinpeng’in    devlet başkanı   olduğu 2013  yılında ise,   kullandığı  slogaı  ise, “ Çin rüyası- Zhunggo mıng” (中国梦)oldu.

Şi Jingping  iş başına geldiğinde, 30 yıllık   ortalama  % 12   büyüyen Çin ekonomisi  % 7′ ye  gerilemiş, fabrikalar bir biri  ardı sıra  kapanmış,  kamunun borcu milli gelirin  % 362 ‘ne  fırlamış, finans ve reel sektör batma noktasına gelmiş durumdaydı. Çin’de sosyal patlamanın önüne geçerek , istikrarı sağlayabilmek,  Çin Komünist  Parti iktidarı için  bir  ölüm kalım meselesi idi. Şijinpeng  vatandaşa korku salmak için bir yandan dış düşman olarak Japonya ve   iç düşman olarak Doğu Türkistan ve Tibet üzerine dikkatleri çekerek Çin etnik milliyetçiliğini  körükleyerek  zirveye taşıdı. Diğer yandan  ise, kapısına kilit vurulmuş   olan ve her birinde en az 150-200 bin işçinin  çalıştığı  yüzlerce demir – çelik, çimento, elektrik- elektronik ve benzeri  dev işletmeler ile   fabrikaların çalışmayan  işçilerine  sürekli maaş dağıtmak zorunda kaldı.  Bu suretle geçici de olsa  işsiz kalan  ve sosyal patlamalara  hazır  muazzam işçi kitlelerinin tepkisini  ortadan kaldırabildi.  Çin’in Üretim  fazlası güneş enerji panelleri, rüzgar tirübünleri, demir –çelik, çimento stokları dağ gibi yığılmış,  ve satılamayan bu endüstri ürünleri çürümeye yüz tutmuştu. Emlak krizi kapıda idi. 2008 Krizini atlatmak için yeni yapılmış hayalet şehirler vardı. İçlerinde  satılan tek bir daire yoktu. Çin üretim fazlasını eritmek ve ekonomik büyümeyi sağlamak için dış dünyaya yönelmeye mahkumdu.  Şi, iktidara geldiği 2013 de Doğu Türkistan ve Tibet’te etnik temizliği başlatmakla beraber, Çinli muhalifleri de teker  teker yakalayıp cezaevlerine   kapatmaya , Japon mallarını sokaklarda yaktırmaya başladı.Tam bu sırada   ansızın “ Yol ve kuşak – yidey, yi lu” (一带一路) projesini dünyaya ilan etti.

Çin’in “ Yol ve  kuşak” projesi Mini Ülkelere dağıtacak sadaka mı, Yoksa  O ülkelerin Boğazına geçirilecek  Bir Esaret zinciri  mi ?

Çin’in başkent Pekin’de 14-15 mayıs 2017 tarihlinde gerçekleştirdiği  “Yol ve Kuşak” formu  aslında Kuzey Amerika, Japonya, Hindistan’ı dışlayama yönelik bir projesinin ilk aşaması idi.  Amaç,  Çin mallarının ticaret yolunu karaya çekmek ve bu yol üzerinden  Avrupa’ya ulaştırmaktı. Ancak, Avrupa Birliğini şekillendiren  ve yön veren  etkili ve büyük ülke liderlerinin hiçbiri Pekin’de toplanan  “Yol ve Kuşak” formuna katılmadılar. Hatta Çin ile 180 milyar Euro  ticareti olan,  otomotiv sanayi başta olmak üzere  Çin’de 2 binden   fazla dev şirketi olan Almanya bile sadece ekonomi bakanı Brigitte Zypries’i   bu forma Almanya’yı temsilen gönderdi. Brigitte Zypries ise “yol ve kuşak” projesine ayrılan meblağ kaynağının şeffaf olmadığını eleştirdi.  Avusturya ,  Ulaştırma ve Teknoloji bakanı Jörg Leichtfried’i bu forma göndereceğini açıkladı ancak,bu bakan   Forma katılma planını son anda iptal etti.    Avrupa Birliği ülkelerinden  sadece  Yunanistan ve  Macaristan gibi krediye muhtaç ülkelerin Başbakanları Pekin’e gittiler. Çin’in asıl  amacı Çin mallarını Avrupa pazarına ulaştırmaktır. Ancak Avrupa liderleri  Çin’in  “Yol ve Kuşak ” projesinden kuşku duyduğu için bu foruma katılmadılar. 15 Mayıs 2017’de   “Yol ve Kuşak” formunun sonuç  bildirgesi yayımlanırken Avrupa Birliği  üyesi  28 ülke  bu sonuç bildirgesine  imza atmayı oy birliği ile ret etmiştir.

Çin’in Pekin’de düzenlediği “Yol ve Kuşak” forumu için Pekin’e  temsilci yollayan  65 ülkenin çoğu yoksul ve siyasi istikrarsızlık içinde olan  veya  doğal  zenginlik kaynaklarına   sahip ülkelerdir.  Bu foruma katılan ülkeler içinde Türkiye gibi gelişmekte olan ve bölgesinde  etkili konumda ve jeostratejik öneme sahip kilit ülkeler de bulunmakta idi.  Çin,  bu ülkelere 900 milyar dolar kredi dağıtacağını vaat ediyor.  Ancak,Çin’in vereceği kredi  ABD. doları olmayıp,  Çin parası olacağını açıklamıştır.  Bu krediyi verirken,ülkelere nakit  Yuan de vermeyecektir.  Söz konusu kredi karşılığında bu ülkelerin alt yapı yatırımlarını  kara, demir yolu, liman, tünel, köprü, elektrik santralı ve benzeri yatırımlarını gerçekleştirmek için kredi şeklinde verecektir.   Çin,  elindeki stok fazlası ve satılamayan   üretim fazlası demir – çelik, çimento ve benzeri  inşaat malzemeleri ile endüstri ürünleri  ve sanayi mallarını  bu yatırımların gerçekleştirilmesinde vereceği kredi karşılığında kullanarak  karşılığını paraya çevirmeyi hedeflemektedir.  Çin bütün bunları  yaparken işsiz durumdaki  on binlerce   Çinli  Mühendis ve teknik eleman ve yüz binlerce  vasıfsız etnik Çinli  işçisini  bu ülkelere göndererek bu projelerde çalıştıracak  ve  bu ülkelere verdiği  krediden kat kat daha fazlasını bu ülkelerden tahsil edecektir.  Çin kendince geliştirdiği Çin sinsiliği ve kurnazlığı üzerinden  ülkesindeki  ekonomik  krizden kurtulmayı düşünmektedir. Buna karşılık ekonomisi zor durumdaki  bir çok muhtaç ülkenin boğazına borç zincirini  kolayca geçirebilecektir.

Çin, Yeni ipek Yolu Projesi  ile Türkiye ve Rusya’yı Baypass Edecektir

Yeni ipek yolu projesi  Doğu Türkistan üzerinden geçerek Kazakistan, Özbekistan, Türkmenistan’a kadar ulaşacak. Bu yol  Türkmenistan’da iki kola ayrılacak. Bir kolu İran üzerinden Basra körfezine inecek.Ayrıca,İran’da ikiye ayrılan bu yolun bir diğer kolu ise, İran – Türkiye   güzergahını  takip ederek Avrupa’ya ulaşacaktır.   Türkmenistan’a uzanan  bir kol ise, Hazar denizi üzerinden Azerbaycan’dan geçerek   Gürcistan’a  uzanacak.  Gürcistan’da yol yine ikiye ayrılacaktır. Bir kolu Kars’tan Türkiye’ye uzanacak, diğer kolu Kara deniz’den Ukrayna’ya ve oradan Avrupa’ya ulaşacaktır. Çin, Türkiye ve Rusya faktöründeki riski göz önünde bulundurarak  Gürcistan – Ukrayna güzergâhinda büyük liman projeleri üzerinde çalışmaktadır.  Çin gerek gördüğünde  ise,bu yol güzergahının Türkiye ve Rusya ayağını baypass edebilecek  ve diğer güzergah üzerinden  Avrupa’ya ulaşmak alternatifini de  saklı tutacaktır. Çin, sadece eski Sovyetler Birliği sınırları içindeki  Türkistan (Orta Asya)  ve  Kafkasya topraklarını etki alanına almakla yetinmeyecektir.  Hala Rusya’nın  kendisinin   arka bahçesi olarak gördüğü Baltık ülkelerinde Türk etkisini, doğu blok ülkelerinde  ise, Rusya  etkisini silerek kendi etki alanına almayı düşünmektedir.

Moskova’nın Çin parası ile Sibirya’nı kalkındırma hayalı da buharlaşmış ve hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır.  Çin,  Türkistan (Orta Asya) ve Kafkasya’daki  küçük devletleri her ne pahasına olursa olsun avucunun içinde tutabileceğine inanmaktadır. Rusya etki  alanındaki Orta Asya ve Kafkasya  Pekin tarafından ekonomik  olarak Çin’in  sömürgesi  haline gelecektir.  Türkiye ise,   bu tarihi ve kadim ata yadigarı  toprakları  bu defa Çin’e kaptırdığını eninde sonunda anlamış olacaktır.

Rusya lideri Vilademir Putin’in “yol ve kuşak” formuna katılması ve  bu projeye destek vereceğini açıklamasına aldanılmamalıdır.   Çin 1950 ler de büyük miktarda Rus yatırımı çekmiştir ve yoksul Çin’in kalkınma temelini atmıştır. 1960 lara gelindiğinde Çin, Rusları kovmuş, tüm yatırımların üzerine bedavaya  yatmıştır. Ruslar bunun benzerini bu defa Çine yapacaktır. Rusların kinci ve  intikamcı bir devlet geleneği olduğu unutulmamalıdır.

Yeni İpek Yolu Projesi  Eninde Sonunda ABD Engeline Takılacaktır

Avrupalılar Amerika kıt’asını keşif ettikten sonra Çin’den  başlayan ve Doğu Türkistan üzerinden Avrupa’ya uzanan ipek yolu  eski önemini kaybetmiş ve zamanla bu  tarihi ticaret yolu  terk edilmiştir. Böylece bu toprakların ticaret ile birlikte anıldığı kültür ve  Medeniyeti deniz yolları aracılığı ile  okyanuslara taşınmıştır. Bugün dünya ticaretinin   % 90’i    Denizler ve  okyanuslar üzerinden gemilerle  taşınmaktadır. Çin için hayatı öneme haiz bu deniz ticaret yollarının  kontrolü ise,  ABD’nin elinde bulunmaktadır. ABD gibi bir süper gücün  elindeki bu  ekmeği Çin’e  kaptırabileceğine  inanılabilir mi ?   ABD. bu yolu kapmak isteyen Çin dahil her hangi bir güce karşı  mecbur kaldığında  askeri güç kullanarak buna asla müsaade etmeyeceği açıktır. ABD’nin yanında  bir diğer  okyanus  ülkesi olan Japonya ve  İngiltere gibi  batılı ülkeler  bu konuda daima ABD.’nın   müttefiki  olarak saf tutacaktır. Çin, dünya barışını sağlayarak halkların  ve ülkelerin bir arada huzurlu ve  mutlu yaşamasını ağzından düşürmeyen, ama  asla istemeyen  mütecaviz  ve bencil konumunda bir ülkedir. Aksine,  Çin, kendi ülke çıkarları için ülkeleri bir birine düşürmeye ve halklar arasında tarihten gelen  huzur içinde kardeşçe  bir arada  yaşama kültürünü  bozması ile tanınan ve öne çıkan bir devlet olarak biliniyor.   Devlet yapısı,kadim geleneği ve ulusal kültürü bakımından da Ulusların arasındaki barış ortamını bozmaya ve yok etmeye  çalışan  barış ve huzuru   dağıtarak yok etmeye çok  müsait bir ülkedir. Bugünkü Çin toprakları 1949’da  ÇKP. tarafından zorla ele geçirildiği tarihe kadar  tarihi süreç için kendi aralarında sürekli savaşan ve bir birlerini boğazlayan onlarca  Beylik yönetiminin  hüküm sürdüğü çok parçalı  beyliklerden oluşmakta idi. Bugün ÇKP.diktatörlüğünün tehdit ve şantajı ile zorla bir  tek Ülke olarak  bir arada tutulan Kıt’a Çin tek bir Arap ulusunun 22 ülkeye bölündüğü gibi tek bir Çin ulusu da 30 küsur  parçaya  bölünebilir. Belki  de bu “ Yol ve Kuşak” projesi Çin’in  bir an önce parçalanarak dağılması sürecini  hızlandırabilir.  Başı boş bir Mayın tarlasında yürümekte olan Çin Komünist Parti’sinin   yanlış bir adımı Çin’in aniden parçalanarak dağılmasına  neden olabilir.  Ayrıca,   ekonomik olarak Çin’i  önce büyütüp  daha sonra onunla  savaşmak isteyen   Çin’in rakiplerinin   pusuda bekledikleri asla unutulmamalıdır.

Çin Lideri Şi Jinpeng  Kimin Parasını Kime Harcadı ?

Çin, Saddam’in iktidarına  güvenerek  Irak petrolüne  20 milyar dolar yatırım yapmıştı. Yatırdığı bu  paralar  Irak’ın ABD bombardımanı  sonucunda kül olmuş ve  yok olup gitmiştir.  Diğer yandan ise, Çin’in Kaddafi’ye güvenerek Libya’daki  yatırımlarında  kaybettiği para miktarı  ise, 30 milyar dolar olmuştur. Çin’in ekonomik Koridor olarak dünya’ya lanse ettiği  Pakistan’daki yatırımı  Kaşgar- Gwadar  petrol ve doğal gaz taşıma  boru hattından taşıyacağı doğal gaz ve  petrolün maliyeti deniz yolu ile yapılan nakliyesinden 16  kat daha pahalı olup,bir o kadar pahalıya mal olacaktır.  Çin’in dünyanın en istikrarsız bölgesinde  yer alan Pakistan’a yatırdığı 46 milyar doların akıbetinin  ne olacağı konusunda Çinli uzmanlar  şimdiden çok endişelerini açıklamaya başlamışlardır. Komünist  Çin’in sosyalist kardeşi Venezuela’ya  verdiği 60 milyar dolar kredi,  şimdiden  tamamen batmış durumdadır. Venezuela, Çin’e olan  kredi borcunu ödeyemeyeceğini ilan ederek çoktan iflas bayrağını çekmiştir.

Hazinesi boşalan Pekin, ülkeden döviz çıkışına çok sıkı kısıtlamalar  getirmiştir. Doğu Türkistan’da ise durum daha vahimdir. Bir Uygur  Türkü, bankadan yurt dışına 5 bin dolar  bile gönderemiyor. Türkiye’den mal almak için Urumçi hava limanında 3-5 bin dolarını gümrüğe bildirenlerin parasına el konulmaktadır. Gümrüğe bildirmeyenler “döviz kaçakçılığı suçu”ndan tutuklanıp ceza evine kapatılmaktadır. Uygur tüccar Doğu Türkistan’da  çok mağdur durumdadır. Onlara  mal veren İstanbul’un  Osmanbey, Laleli esnafları burada mağdur ve sıkıntılıdır.   Hanı Çin küresel ekonomiyi savunuyordu YA ? Çin, başka ülkelerin kendine açılmasını istiyor, ülkesini başkalarına açmayı  asla değil.

Çin’de hala açlık sınırı altında ,yolu.suyu ve elektriği olmayan  ve adeta orta çağ hayatı yaşayan  çoğu kırsal kesime mensup 300 milyon insan  bulunmaktadır.  Çin’in ÇKP.genel Sekreteri de olan Hakimi mutlak Lideri Şi, kimin parasını kimlere niçin ve neden vermiştir ?  Bunun  devasa  Çin  ülkesi için de  elbetteki bir ekonomik maliyeti olacağı açıktır ve bu ekonomik maliyetin  de elbette  bir siyasi maliyeti ve dolayisiyle, bu   rejime de bir  maliyeti de mutlaka olacaktır. Çünkü, “yol ve kuşak” projesi hakkında Çin toplumunun bilgisi bulunmamaktadır. Bilgi edinme hakkı da yoktur.Pekin, Çinin başkenti olmaktan öte dünyanın yolsuzluk merkezine dönüşmüştür. Komünist ahlakından türemiş para görünümündeki Çin virüsü Çini çürüttükten sonra dünyayı çürütmeye yönelmiştir. Bu virüsten kendini koruyamayan toplumlara yazık olacaktır.

“Yol ve kuşak” Projesinin Kilit Noktası Doğu Türkistan, Patlamaya Hazır Bir Bombadır

Doğu Türkistan tarihte  kadim  ipek yolunun kilit noktası olduğu gibi, bugünkü “yeni ipek yolu”nun da kilit noktasıdır. Doğu Türkistan’sız “Yol ve Kuşak” projesinin hayata geçirilmesi   asla mümkün değildir.  Tarihi ipek yolunu Çinliler değil, Uygur Türkleri  başta olmak üzere  bütün Türkler  ve diğer bölgede yaşayan Milletler bulmuş ve hayata geçirmişlerdir. Çin ancak bu yoldan fayda sağlamıştır. Bu kadim ticaret,kültür ve medeniyet yolu Türklerin ve Müslümanların  ortak icadı olarak tarihe geçmiş ve uzun yüz yıllar bölge ekonomisini  canlandırmış,bölge  ve dünya barışına büyük katkılar sağlamıştır.   751. Yılında  şimdiki Kırgizistan’ın  Talas kenti’ndeki  Talas Meydan  savaşında 200 bin  ölü bırakarak  tarihinin en ağır ve acı yenilgisini alan   Çin,  tam bin 8 yıl  (741-1759 arası)   Çin seddinden başını  dışarı çıkaramamış, bu seddin  batısına geçememiş ve geçmeye de cesaret edememiştir.  Tarih içinde İpek yolunun güvenliğini Avrasya bölgesine hakim güç olan Türk  devlet ve  İmparatorlukları sağlamıştır. Bugün ise, Çin işgal ettiği  Doğu Türkistan’da  insanlık dışı  etnik bir soykırım uygulamaktadır.  Çin’in   günümüzdeki dini, etnik ve kültürel baskı ve zulmü, Uygur Türklerinin   dayanma gücünü zorlamaktadır. Doğu Türkistan bir dokunuşla patlayabilecek dev bir bomba haline dönüşmüştür.  Uygur Türklerinin  temel insanı hakları ile yaşam hakları başta olmak üzere BM insan hakları evrensel beyannamesinde açıklanan bütün beşeri  hakları   BM.İslam İşbirliği Örgütü başta uluslar arazı kurum ve kuruluşlar ile  uluslar arası platformlar ve toplum tarafından garanti altına alınmadan “Yeni ipek Yolu” projesinin hayata geçirilmesi mümkün değildir  ve  gerçekleşme şansı de hiç yoktur.  Çin’in Doğu Türkistan’a yönelik bugünkü politikası devam ederse ” Çin Rüyası ” ,  ” Çin kabusu”‘na dönüşecektir.

Çin, Doğu Türkistan’dan sonra da  Türkistan  Cumhuriyetlerini kansız  ve sinsice istila etmek için “Yol ve Kuşak”  projesini ” örtü” olarak kullanmak istemektedir. Uyuşturucu bağımlıları uyuşturucunun  onları ölüme  adım adım yaklaştıracağını bile bile vaaz geçemiyorlar  ve sonunda hayatını  kaybediyorlar. Para  da bir çeşit uyuşturucudur.  Din ve Kan Kardeşlerimiz olan Türkistan  Cumhuriyetleri bu uyuşturucuya yani   Çin’in bu  Uygur Kardeşlerinin kanı ile kirlenmiş parasına bağımlı  hale gelmiş bulunmaktadır. Bu Kardeşlerimiz Doğu Türkistan’in dramatik durumunu  açık ve net olarak gördüğü halde Çin’in bu kanlı parasından bir türlü  vazgeçemiyorlar . “Taşan Sarı Tehlike “Çin tehlikesini gördükleri halde Çin’in vaatlerine kanmaya devam ediyorlar.

Ey Büyük Türkistan’da Yaşayan Kazak,Kırgiz.Özbek,Türkmen  Kardeşlerim ve Tacik  Dindaşlarım ;

  • Biz Uygur  Türkü kardeşlerinizin  günümüzdeki trajedisinden  LÜTFEN  ibret Alınız !
  • Şunu asla Unutmayınız ; Çin’in  “Yol ve Kuşak”  projesi, Çin sömürgeciliğinin yeni adıdır.

 

Etiketler: » » » » » » » » » » » » »
Share
1616 Kez Görüntülendi.