logo

trugen jacn
17 Mayıs 2014

ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ VE DOĞU TÜRKİSTAN BAĞIMSIZLIK HAREKETI

  Üyeler  Gözlemciler  Diyalog Partnerleri

Yücel TANAY
Şangay İşbirliği Örgütü adıyla kurulan birliğin kurulma amacı, Çin ve Rus emperyalizminin Türk dünyasını sömürmesine, kontrol altında tutmasına aracı olmak ; Rus ve Çin emperyalizminin, kanlı sömürgeci yüzünü gizlemek amacıyla kurulan sömürgeci bir yapılanmadır. Örgütün, Amerikan emperyalizminin, Avrasya’da yayılmasını önlemek amacıyla kurulduğu iddia edilse de gerçek amaç Doğu Türkistan bağimsızlık hareketi ve Rus işgali altındaki Türk yurtlarındakı bağimsızlık hareketlerini bastırmak ve imha etmek içindir. Orta Asya Türk Cumhuriyetlerinin bu kuruluşa üye olmaları demek,Çin ve Rus emperyalizminin boyundurluğu altına girmeleri anlamına gelir.
Çin’in önderliğinde kurulan bu örgütün temel amacı, Doğu Türkistan bağımsızlık hareketinin önünü kesmek ve komşu ülkelerdeki Doğu Türkistanlıları baskı altında tutarak ve Doğu Türkistan bağımsızlık hareketini çevreleme etkisiz kılmaya yöneliktir.
Çok acıdır ki..! Orta Asya Türk cumhuriyetlerinin komünist eskisi liderleri, yönetimindeki, Türk cumhuriyetleri Çin emperyalizminin paravan örgütü Şangay işbirliğine örgütüne üye olmuşlardır.
Çin halk cumhuriyeti denen uluslar hapishanesi bu ırkçı ülke , bu örgüte üye olan Türk ülkelerine baskı yaparak , bu ülkelere sığınan birçok Doğu Türkistan bağımsızlık savaşçısını Çin’e iadesini sağlamıştır.
Sovyetler birliği yıkılınca Bati Türkistan’da bağımsız Türk Devletleri kurulunca, Doğu Türkistan için bir ümit doğmuştu. Fakat Sovyetler gitti yerine komünist sistem ve Rus eğitimi almış yöneticiler geldi. Komünist mantalitesine sahip bu yeni Türk cumhuriyetlerinde idareye gelen yöneticiler ulusal bilinç ve Türkistan birliği davasından yoksun olmaları, onların kardeşleri Doğu Türkistan Türklerini esaret altında tutan Çin’e satmalarında en büyük etkendir.
Rusya ve Çin bugün Türk dünyasını sömüren 2 büyük devlettir. Orta Asya’daki konjonktür de Çin ve Rusya’yı stratejik işbirliğine itmektedir. Ayrıca her iki ülkede de gündemde olan bağımsızlık hareketleri (Çeçenistan ve Doğu Türkistan örneklerinde görüldüğü gibi), Uygur bağımsızlığı Türkistan’ın ve Türk dünyasının enerji sömürülmesi bu işbirliğine zemin hazırlamaktadır. Ancak Çin-Rusya ilişkileri oldukça kırılgan ve istikrarsız bir nitelik sergilemiştir. Zira ŞİÖ bünyesindeki Rus-Çin ilişkileri ile ilgili olarak bu ülkelerin çıkarları kısmi olarak çakışmaktadır. Çin yöneticileri enerji ve askeri teknoloji temelli bir işbirliği talep ederken, Rus yöneticiler bir serbest ticaret bölgesi kurulmasına ve sadece ekonomik çıkarlar güdülmesine karşı çıkmaktadır.
Rus ve Çin emperyalizminin tehdit olarak algıladıkları konular hemen hemen birbirinin aynısıdır. Özellikle Çin’in işgal altında tutuğu Doğu Türkistan bölgelerinde ve Rusya’nın Çeçenistan baştan olmak üzere Kafkasya’da başını ağrıtan bağımsızlık hareketleri yayılarak başarıya ulaşabilir. Bu nedenle emperyalistler açısından bu tip özgürlük hareketi muhtevasına bakılmadan bastırılması gereken tehdit unsurlarıdır Orta Asya cumhuriyetlerinin özellikle de Doğu Türkistan’la sınıra Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan’ın tutumları, Çin açısından büyük önem taşımaktadır. Ayrıca Kazakistan ve Kırgızistan’da yaklaşık 1.800.000 Uygur yaşamakta Çin Türk cumhuriyetlerinde yaşayan Uygurlarla doğu Türkistan’daki Uygurların bağlantısını kesmek için Orta Asya ülkelerinin bağımsız olmasıyla birlikte derhal harekete geçmiş ve bu ülkelerle siyasi ve ekonomik ilişkiler kurmuştur.
ŞİÖ’ nün Haziran 2001’de Şanghay’da imzalanan bildirgesinde uluslararası terör, ve bağımsızlık hareketlerini bastırma konusunda üye ülkeler arasında işbirliği yapılması kararlaştırılmıştır. Pekin açısından bu bildirge, Doğu Türkistan’daki Uygur bağımsızlığına destek veren Orta Asya’daki grupları sindirmek için iyi bir zemin hazırlamıştır. Ne yazık ki Bu bildirgenin yayınlanmasından kısa bir süre sonra Bişkek yönetimi Doğu Türkistan İslami Hareketi üyesi olmak ve Doğu Türkistan’da bombalı eylemlere karışmakla suçlanan iki Uygur’u Çin’e iade etmiştir.
ABD’nin 11 Eylül sonrası Afganistan’a yönelik askeri harekâtı, Taliban rejimini yıkması ve El Kaide örgütünün varlığını çökertmesinden sonra, Çin işgal yönetimi terörle mücadele konsepti yalanıyla Afganistan ve diğer Orta Asya ülkelerindeki Doğu Türkistanlı bağımsızlık savaşçılarını sindirme fırsatını yakalamıştır.
Pekin, Doğu Türkistan’daki bağımsızlık için savaşan Uygurlarla El Kaide örgütü arasında bağlantısı yalanını yayarak , her türlü milliyetçi Uygur hareketini etkisiz hale getirme fırsatını yakalamıştır.
Türk Cumhuriyetlerinde yönetimde bulunan işbirlikçi hainler Çin’den elde ettikleri çok küçük menfaatler karşılığında kardeşleri olan Doğu Türkistan’lıları bile bile ölüme gönderdiler. Çin’in başlattığı Şangay İşbirliği örgütüne üye olarak sözde terörizmle mücadele adı altında Doğu Türkistan’lılara uygulanan baskı ve zulüm politikasının bir parçası haline geldiler. Halbuki Doğu Türkistan, Çin ile Orta Asya cumhuriyetleri arasında kale görevi üstlenir. Çin istilacılarının Orta Asya’ya yayılmasını önleyebilir. Şu anda ise bu kale olmadığı için, Çin istilacıları Orta Asya’ya süratle yayılmaktadır.
Tarih kardeşlerini, ırkdaşlarını satanları asla unutmayacak… Tarihteki Türkler arasındaki yardımlaşmayı unutanlar şunu bilmelidirlerki.. Biz Türkler aynı ağacın dallarıyız, Türk dedenin çocuklarıyız. Bizler hiçbir zaman birbirimize düşman olmamışız ve olmayacağız. Geçmiş tarihlerde başımıza gelen felaketlerde hep birbirimize sığınak olmuşuz, yardımlaşmışız, derdimiz de, sevincimizde de birlikte olmuşuz. Çarlık Rusya sonrasında Bolşevik işgali nedeniyle sürgün olan Kırgızlar, Kazaklar, Özbekler, Türkmenler, Doğu Türkistan’a sığınmış, Doğu Türkistan halkı ise onları iade etmeyi bile düşünmemiştir. Aksine onları bağrına basmış her şeyini paylaşmıştır. (348)

Kaynak  : yucel tanay 53   blog.radikak.com.tr

Etiketler:
Share
1037 Kez Görüntülendi.