Son Dakika



UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ (UYHAM)
İstanbul Fatih’teki Töre Devlet Kitapevi’nde 28.12.2025 Pazar günü Vefatının 30.yılında Doğu Türkistan Lideri İsa Yusuf Alptekin anmak ve Doğu Türkistan ile ilgili roman yazan 2 değerli Yazarımız : Romancı Mikdat Topçu’nun İşgalci Çin’in 05 Nisan 1990 Barın katliamını anlattığı “İncir Cinleri” romanı ile Eğitimci yazar Sayın Gazi Karabulut’un İşgalci Çin’in Türklere yönelik insanlık dışı zulümleri ile soykırım cinayetlerini işlediği “Gök Kırmızı Yer Siyah” romanlarının tanıtımı ve imza günüçin toplantı düzenlendi. Doğu Türkistan Lideri “İsa Yusuf Alptekin”, vefatının 30. yılında; İstanbul Töre-Devlet Kitabevinde düzenlenen söyleşi ve imza gününde Doğu Türkistan meselesinin de değerlendirildiği program, konuşmacıların görüşleri ile edebiyat ve tarih meraklılarının yoğun ilgisine sebep oldu.
Doğu Türkistan Lideri İsa Yusuf Alptekin’i Anma toplantısı sonrası yazdığı Gök Kırmızı Yer Siyah kitabının tanıtımı,Türk dünyası ve Doğu Türkistan hakkında konuşan Eğitimci-Yazar Gazi Karabulut özellikle Doğu Türkistan Vurgusu yaptığı : ” Hakikatleri Yüksek Sesle Söylemeliyiz.” başlığı altında bir konuşma yaptı.
Eğitimci Yazar Gazi Karabulut konuşmasında ” Allah’ın Türk milletine vermiş olduğu dava şuurunun ve emanet kavramının nesilden nesle aktarılarak dünyaya yayıldığı yerin Türkistan coğrafyası olduğunu ve bütün Türk devletlerinin bu merkezden dünyaya dağıldığını ifade ederek şöyle konuştu : “
Gazi Karabulut, konuşmasında Allah’ın Türk milletine vermiş olduğu dava şuurunun ve emanet kavramının nesilden nesle Türkistan coğrafyası üzerinden aktarıldığını belirterek, bütün Türk devletlerinin bu merkezden dünyaya yayıldığını ifade etti. Türklerin bu kadim yurdu bölünmeden önce bu geniş coğrafyanın tek bir bütün olarak Türkistan adıyla anılıyordu. Yetmiş yıl boyunca şuurunu kaybettirmek istedikleri Türk topluluğunu, 1990’lı yıllardan sonra Batı Türkistan ve Doğu Türkistan diye böldüler ve İngilizlerle birlikte o coğrafyanın adını ‘Orta Asya’ koydular. Bu kavramı kabul etmemiz mümkün değil. Eğer bu kavramı kabul edersek, Doğu Türkistan’da dün ve bugün yaşanan zulümlerin sebebini de kavrayamamış oluruz.”
Türkistan coğrafyasında tarihin ender kaydedeceği ilim, bilim ve din insanlarının yetiştiğini vurgulayan Karabulut, bölgede yaşanan acı olaylardan örnekler vererek bunların görmezden gelinmemesi gerektiğini belirterek :” Bunları sokaklara çıkalım da isyan edelim anlamında demiyorum ama dile getirelim. İnsan hakları ve hukuk açısından dile getirelim, sivil toplum örgütleri aracılığıyla dile getirelim. Ama hakikatleri yüksek sesle ifade edelim.”
Gazi Karabulut, Emine Işınsu Roman Ödülleri’nde Jüri Özel Ödülü alan Yer Kırmızı Gök Siyah isimli romanından ve Türkistan coğrafyasını konu alan diğer eserlerinden de örnekler verdi. Programın sonunda dinleyicilere kitaplarını imzalayarak katılımcılarla birebir sohbet etme imkânı buldu.
Bölünmeden önce bütün bu coğrafyanın Türkistan olarak anıldığını aktaran Karabulut, Yetmiş yıl boyunca şuurunu kaybettirmek istedikleri Türk topluluğunu 1990’lı yıllardan sonra Batı Türkistan ve Doğu Türkistan diye bölündü ve İngilizlerle birlikte o coğrafyanın adını Orta Asya koydular. Bu kavramı kabul etmemiz mümkün değil. Eğer bu kavramı kabul edersek Doğu Türkistan’da dün bugün yaşanan zulümlerin sebebini de kavrayamamış oluruz. Türkistan coğrafyasında tarihin ender kaydedeceği ilim, bilim ve din insanlarının yetiştiğini belirterek, bu coğrafyada yaşanan acı olaylardan örnekler verdi. Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un bir romanında anlattığı Nayman Ana efsanesinden misal veren Karabulut, Hakikatlerin dili vardır. Hakikatler yüzünüze öyle bir çarpar ki o zaman o gerçekler karşısında ezilirsiniz. dedi.
Gazi Karabulut, Emine Işınsu Roman Ödüllerinde Jüri Özel Ödülü alan Yer Kırmızı Gök Siyah adlı romanından ve Türkistan coğrafyasını konu alan bazı eserlerinden de örnekler verdi. Program sonunda, dinleyicilere kitaplarını imzaladı.
BENZER HABERLER