logo

trugen jacn
04 November 2016

DOĞU TÜRKİSTAN DAVASI VE İSLAM DÜNYASI’NİN BU DAVAYA KARŞI OLUMSUZ TUTUMU

Dünya Uygur Kurultayı İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Doç.Dr.Erkin Emet anlatıyor ; ” Çin’in 05 Temmuz 2009 Urumçi katliamından sonra,İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri Prof.Dr. Sayın Ekmeleddin İhsanoğlu  beni Teşkilatın merkezi Suudi Arabistan’a davet etti. Teşkilat,üye ülkelerin Büyükelçilerine  mektup yazarak benim vereceğim Brifing’e  önceden davet edilmişlerdi. Ben Teşkilatın Cidde’deki Merkezi’nde  Teşkilat nezdindeki  Büyükelçilere Urumçi  katliamı ve Doğu Türkistan sorunu hakkında bilgi verdim ve  Büyükelçilere ve Üye Ülkelerin yetkili diplomatlarına  Doğu Türkistan sorunu ve Urumçi katliamı hakkında bilgiler sundum.Salonda beni dinleyen çok az kişi vardı.Bunların içinde bir kaç küçük Afirka ülkesinin büyükelçilerinin olduğunu söylediler. Bir çok ülkeninin Büyükelçileri ise,Çin’i üzmemek adına veya bu ülkeden  çekindikleri için gelemediklerini ve yerlerine alt seviyedeki Ataşelerini gönderek katıldıklarını bildirdiler.Bu  Brifing’in yapılmasına itiraz edenler ve hatta protesto edenler olduğu ifade edildi.Bu ülkelerin başında Türkistan Cumhuriyetleri Büyükelçilerinden kimsecikler yoktu. İslam ülkelerinde ise,  Pakistan, Sudan Suriye,Mısır başta bir çok islam ülekesinin  Büyükelçileri kendileri gelmedikleri  gibi yerine kimseyi göndermedikleri  de bana söylendi.Ben 30-35 kişinin takip ettiği  bir  katılımcıya  yaklaşık 2 saat brifing verdim. Özellikle ŞİÖ.Orgütü üyeleri  ile Çin ile çok sıkı  ekonomik ilişkileri olan İslam ülkelerinin daha sonra İTT.Genel Sekereterliğine protesto mektubu yazarak İİT.’nın Çin karşıtı terörist guruplara sahip çıkılmasının kabul edilemeyeceğini belirten  gerçek dışı ve cahilce cümleler kullandıklarını daha sonra üzülerek öğrendim. İslam Ülkeleri Allah Taala’nın Kardeş  olarak emrettiği  Doğu Türkistanlı Uygur Müslüman kerdeşlerini  Komünist Çin’e  tercih etmeleri üzüntü verici ve bizleri  son   derece rencide edici bir durumdu.  Ben bu durumdan şahsen çok kahroldum.Daha sonra Kabetullah”a yüz sererek dua ettim ve duyarsız,kör ve sağır bu islam ülke Temsilcilerini  Allah’a şikayet ettim.”

Yücel TANAY

Yıllardır, ülkemizde kendilerini islamcı  olarak adlandıranlar  tarafından  ısrarla savunulan savunulan  ” Ümmetin Kardeşliği ”  fikri acaba  diğer İslam ülkeleri arasında da var midir ?
İslam Ümmetçiliği günümüzde , Arap milliyetçiliğini merkeze almış gibi görünüyor. Bu kesime göre, İslam  Ümmetininin  tek davası Filistin  başta Arapça konuşan Müslümanların sorunu ve davasıdır.
Türkçe konuşan ve  ümmetcilik fikriyatının takipçileri    ise Ümmetçilik fikrini savunanların en  samimi ve saf olan kesimidir.  Türkçe konuşan bu Ümmetçi Kardeşlerimize göre,  Kendi  Türk ırkından olan ve Türkçe konuşan  Doğu Türkistan vebenzeri  Müslümanlara  sahip çıkmak Irkçılık olarak görürler.  Bunlar asalında Arap ırkçılığını  Ümmetcilik  olarak görenlerdir. Bu Ümmetçi Kardeşlerimiz Filistin davasını savundukları kadar Türklüğün kanayan yarası Doğu Türkistan’ı  arada bir gündeme getirirler vee daha sonra unuturlar.  Mazlum Arap Kardeşlerimizi savundukları gibi sürekli ve ciddi olarak savunmazlar.
Şia Ümmetçileri için; tek savundukları Şia mezhepçiliğidir.Müslüman Türk Azerbaycan’ın topraklarını işgal edip Karabağ ,Hocali ,Şuşa ve diğer Azerbaycan topraklarını Rusların yardımı ile  işgal eden ve Müslüman Azeri Türkü Kardeşlerimize soykırım uygulayan da   Hristiyan Ermenistan’ı kardeş kabul ederler.
Hiç bir İslam ülkesi  şimdiye kadar nüfusunun %99’ü müslüman olan   KKTC’yi tanımamışlardır.
Kırım , Tatar Türkü Müslümanaların tarihi ana yurdudur.   Ruslar 2014’de bu Türk yurdunu zorla işgal ederem yasa dışı olarak topraklarına kattığını  açıkladı. Bu işgalı kınayan ve tepki gösteren bir tek islam ülkesi yoktur.
Hiçbir İslam ülkesi Irak’ın  Kerkük kentini ve diğer Türkmeneli bölgesiyle,Suriye’de Müslüman k Türkmenlerin  yıllardan beri katliama uğramalarını çok iyi şekilde bilmelerine  rağmen Dindaşları olan Türkmenlerin yanlarında yer alıp,bu katliamları  bir kez olsun, kınamamışlardır.
Pakistan, Doğu Türkistanı işgal eden Çin’in mütteffiği ve işbirlikçidir.  Çin zulmünden kaçarak kendilerine sığınan Müslüman Uygurları yıllardan beri >İslamın  ruhuna ve insanlık dışı bir şekilde   Çine iade etmektedir.

Afganistan da Ülkesine sığınan Doğu Türkistanlı  sığınmacıları ve Mücahitleri Çine  devamlı iade ettiğine  sürekli şahit olmaktayız.
Ya en büyük  ve en kalabalık islam ülkesi Endonezya !  Çin ile iyi ilişkiler vardır. Ülkesine sığınan Doğu Türkistanlı  sığınmacıları  yargısız  olarak infaz etmektedir.  Yakaladıkılarını ise, uydurma suçlarla terörist olarak  suçlamakta ve ağır hapis cezalarına çarptırmaktadır. Bu ülke çok şükür Türkistan Cumhuriyetleri ve Pakistan gibi şimdiye kadar kendilerine sığınan Uygurları Çin’e iade etmemiştir.
Malezyan’ Doğu Türkistan meselesine karşı tutumu  ise,  islam adına tam bir yüz kızartıcıdır ve hemen hemen   Endonezya ile  aynıdır.
Batı Türkistan Türk Cumhuriyetleri aynı kanı taşımasına rağmen ülkelerine sığınan Uygur Türklerini Çine iade etmekte bir beis görmemektedirler.
Ümmet birliğini savunanlar her halde  Türkçe konuşan Müslüman  Türkleri Ümmetin  örnek bir uzvu  ve bir parçası olmalarına rağmen Türkleri Ümmetin bir parçası görmeme ısrarını devam ettiriyorlar.

İslam Ülkeleri  arasında  Ümmet birliği fikrinin  tam gelişmediğini göstermektedir. 
İslam ülkelerinin aslında  Çin’in Doğu Türkistan Müslümanlarına karşı uyguladığı  zulme karşı sessiz kalması ve hiç bir tepki vermemesi ” İslam Dünyası’nın Çin’e vermiş olduğu gizli destektir” Çin’in Doğu Türkistan’da ki Müslümanlara uyguladığı din ve özgürlükler üzerindeki baskısı giderek artıyor. Doğu Türkistan’da 1 Ocak 2015 tarihinden itibaren Müslümanların işyerleri ve resmi kurumlarda namaz kılması ve başörtüsü yasaklamıştı.Günden güne şiddetini arttıran Çin usulü yasaklamalar  bir biri ardı sıra uygulanmaya başlamıştır.
Müslümanların Doğu Türkistan Müslümanalarına yapılarma karşısında takındığı oluumsuz tavır ve suskunluk,onların bu konudaki samimiyetsizliği  Çin’i  her gün biraz daha cesaretlendirmektedir.“Çin yapmış olduğu katliamlarla, Doğu Türkistan da ki Müslümanların haksızlığa uğradığı her bir uygulamada İslam Dünyası’nından Çin’in zülmüne itiraz eden bir ses bugüne kadar çıkmamıştır.
Ne yazık ki Bugün Doğu Türkistan’da Çin ile Müslüman  mazlum Uygur Türkleri arasında  adı konmamış bir savaş vardır. , Doğu Türkistan’da ki mazlum, sivil Müslüman Türk halkı ülkelerini   işgal eden Dünya’nın en büyük askeri birliklerine ve modern savaş teçhizatına sahip ateist, dinsiz Çin yönetimin karşı varlık  savaşı vermektedir.  Çin yönetimi adı konmamış bu etnik ve dini gizli savaşı,  bütün imkânlarını seferber ederek  vahşi ve acımasızca uygulamaktadır.

Çin, 1 Ocak 2015 itibari ile bütün dini faaliyetleri anayasaya yasaklar maddesi olarak koymaya cesaret edebiliyorsa,  bunun baş sorumlusu, Doğu Türkistan’da  Müslüman Türk din Kardeşlerine  karşı yapılan zulme sessiz kalan İslam Dünyası’dır.
Türkçe konuşan ancak.Türkçe konuşan Müslümanların ssorunlarını  kaale almayan bu  İslamcıların iddia ettikleri gibi İslam Dünyasında bir Ümmet fikri var mıdır? Eğer var olsaydı Doğu Türkistan’da, Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin soydaşlarımıza uyguladığı yaygın dini ve etnik temizlik ve asimilasyon politikasına karşı İslam Dünyası tepkisini koyardı,diye düşünüyorum.
Doğu Türkistan’ ilk Çin işgalinin başladığından bugüne kadar geçen zaman diliminde Uygur Türkülerine sırf islam v Türk oldukları için  yapılan soykırımlar  sonucunda toplam  35 milyon Uygur’un  Katledilmiş olduğu tahmin ediliyor.

Evet tam 35 milyon insan sırf  Müslüman- Türk  oldukları için soykırıma tabi tutularak katledilmişlerdir.
Durumun vahametinin anlaşılabilmesi açısından bir karşılaştırma yapılacak olursa ;  tüm dünyada Amerika ve Batı dünyası tarafından dünyanın en büyük soykırımı olarak nitelendirilen Yahudi Soykırımında (Holokost)  katledildiği iddia edilen  Yahudilerin sayısı   en çok  6 milyon olarak tahmin edilmektedir.
Peki hem Müslüman hem Türk olan bu topluluğun, Çin Halk Cumhuriyeti’nin bu ülke’deki işgal yönetimi’nce 7-8 aylık hamile kadınlarının  bebeklerinin  karınlarının deşilerek katledilmelerinden  tutun da , Doğu Türkistan bölgesinde yakaladıkları Uygur Türklerinin canlı canlı derisini soyarak etlerini yemelerine varan vahşet ötesi yamyamlık görüntüleri, Müslüman Uygur Türkü kızların çocuk yaşlarda ailelerinin yanından zorla alınarak kısırlaştırılıp uzak Çin’de  hayat kadını olmaya zorlanmaları  gibi bırakınız,  insani ve ahlakı  değerleri, hayvani değerlerin bile yanına yakışmayan insanlık  uygulamalardır.  Çin’in Doğu Türkistan’da Müslüman Türkleri uyguladıkları bu vahşete Sözde  Batılı  Demokrasi yanlıları ile bu değerlerin savunucuları, bunların havarileri  neden sessiz ve gözleri kapalı  kalmaktadır?

Bu soruya  verilebilecek cevap çok basit ve nettir.  Çünkü onlar Müslüman ve Türk’türler !
İslam Dünyasında ise, Doğu Türkistan davası konusunda  aynen batılılar gibi   tam bir körlük ve sağırlık hakimdir.
Tüm yardım çığlıklarına tüm yaşananlara rağmen Neden İslam  dünyası örgütleri, İslam ülkeleri ve İslami toplumlar, Doğu Türkistan’da yaşanan bu soykırım gündemlerine dahi almaktan kaçınmaktadırlar? Üstelik Doğu Türkistan halkının devlet memurlarının, işçilerin ve öğrencilerin ibadet yerlerine gitmeleri ve ibadetle meşgul olmaları yasaklandığı resmi olarak açıklanmıştır.
Evlerinde dinî kitap bulunanların kitaplarına el konulmakta yapılan baskınlar sırasında suç unsuru olarak kabul edilen Kuran-ı Kerim yerlere atılmakta, emniyet güçlerinin ayakları altında çiğnenmektedir. Buna ilişkin sanki rutin bir baskın görüntüsü imiş gibi Çin Halk Cumhuriyeti yönetimi tarafından bilinçli olarak güya caydırma amaçlı, bu baskın görüntülerini rahatlıkla sanal alemde paylaşılmaktadır. Namaz kılmak, oruç tutmak gibi tüm dini vecibeler yasaklanırken, Mescit ve Cami gibi ibadethaneler kapatılmakta ve hatta yıkılarak ortadan kaldırılmaktadır. Doğu Türkistan halkı  bin yıldır sahip olduğu islam inancını velhasıl   İslamiyeti yaşayamamaktadır. Tüm bu olaylar karşısında İslam ülkeleri tarafından oluşturulan birlik ve örgütlerden hiçbir tepki gelmemesi gerçekten çok şaşırtıcı,yüz kızartıcıdır.Ayrıca bu durum islamın emirlerine aykırıdır  ve bir o kadar da elem ve istirap vericidir.

Etiketler: » » » » » » » »
Share
767 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ