
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
İşgalci Çin’in daha hayatının baharında 39 yaşında Çin zindanlarında işkence ile katlettiği Doğu Türkistanlı Uygur Eğitimci Yazar Nurmuhammat Yasın Örkeş’in yazdığı ” Yava Kepter= Yaban Güvercini” adlı öyküsü ülkemizin ve Türk dünyasının önde gelen Türkologlarından Türkistanlı bilgemiz Prof. Dr. Timur Kocaoğlu tarafından Türkiye Türkçesine aktarılarak yayınlandı.
Yaban Güvercini öyküsü dünya edebiyatının en iyi Alegorik öykülerinden
Yaban Güvercini romanını Türkiye Türkçesine aktararak yayınlayan Prof. Dr. Timur Kocaoğlu Bilgemiz kitabın takdiminde bu öykünün dünya edebiyatının en iyi Alegorik eserlerinden biri olduğunu belirterek şu çarpıcı sözlerle değerlendiriyor : ” “Yabanı Güvercin” öyküsü Doğu Türkistan edebiyatının en trajik ve en lirik Öyküsüdür. Kafese kapatılan ancak tutsaklığı reddeden, esaret altında yaşamak yerine ölmeyi seçen onurlu bir yaban güvercininin hikayesini anlatan lirik ve alegorik bir öyküdür. Doğu Türkistanlı Uygur yazar ve şair Nurmuhammet Yasin, bu 12 sayfalık çarpıcı öyküyü 2004 yılında Kaşgar Edebiyatı dergisinde yayımladıktan sonra Çin yönetimi tarafından “bölücülük” suçlamasıyla tutuklanmış ve hapiste şehit edilmiştir. Bu öykü Uygurca aslından Uygurca metni ve Türkçe çevirisiyle birlikte yayına hazırlanmıştır. Bu öykü alegorinin karanlık aynasında Franz Kafka’nın böceği (Dönüşüm, 1915), George Orwell’in domuzları (Hayvan Çiftliği, 1945), Richard Bach’ın Martı’sı (Jonathan Livingston Martı, 1970) ve Cengiz Aytmatov’un Mankurt’u (Gün Uzar Yüzyıl Olur, 1980)’u ile en iyi şekilde karşılaştırılabilir. Nurmuhammet Yasin Örkeş ise “Şalgut”uyla (Yaban Güvercini, 2004) Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurların çağımızda etnik kimliklerinin zorla yok edilerek yitirilmesi konusunda 21.yüzyılda dünya edebiyatına yeni ve unutulmaz bir yüz kazandırmıştır.” Bu öykü aynı zamanda ;
- Yaban Güvercini: özgürlüğün zehirli karşılığı…
- Dillendirilmemiş Sevginin yanı : tek sözle bir duygu ve düşüncenin zorla yok edilmesidir( yitimidir)
Bu kitaptaki iki öykü ile üç düz yazı şiirin her birinde kendinizin kimi suskun duraksamalarınızla karşılaşabilirsiniz…
“Yaban Güvercini ” eseri Uygurca asılları ile Türkiye Türkçe çevirileri kitapta karşılıklı iki sayfada yer alıyor. Ayrıca; bunun yanında Öyküler ile düzyazı şiirlerin çözümlemeleri veriliyor.

Yaban Güvercini Öyküsü ve Günümüzde Doğu Türkistan Sorunu
Yaban Güvercini öyküsünü Türkiye Türkçesine aktararak yayına hazırlayan Türkolog Prof.Dr. Timur Kocaoğlu kitabın yayınlanmasını ve Türk Halkının ve Okuyucularının Doğu Türkistan’daki insanlık faciasına olan duyarlılığını sosyal medya hesabından şu çarpıcı cümlelerle yorumlayarak paylaştı : ” Yaban Güvercini öyküsü aslında 80 sayfadan oluşan bir kitaptır ve ederi de sadece 128 Türk lirasıdır. İlk etapta kitap 500 adet basılmıştır. Bu küçük eserin 2-3. baskıları yapılmazsa, Türk Milletinin Doğu Türkistan sorununa olan duyarlılığı sorgulanabilir ve Türkçülük/ milliyetçilik düşüncesi ve kavramları boş bir slogan konumunda kalmış olacak demektir! “
Nurmuhammet Yasin Örkeş (1974-2011)
Doğu Türkistanlı Uygur yazarı ve şairi. 1974 yılında Kaşgar’a bağlı Maralbaşı ilçesinde dünyaya geldi. Öğretmen olarak çalışırken, 5 Mayıs 2004’te Kaşgar Edebiyatı dergisinde yayımlanan Yaban Güvercini öyküsü yüzünden bölücülükle suçlanarak 29 Kasım2004’da tutuklandı ve 10 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ceza evinde iken, 2011 yılında hapishanede daha hayıtının baharında iken, 39 yaşında işgal rejimince şehit edildi.
Yaban Güvercini Öyküsünden Kısa Bir Bölüm
……… Anne Güvercin yakalanan yavrusuna şöyle seslendi : ” Ben sana özgürlük alıp geleceğim yavrum. Sen yine benim kahraman evladım olacaksın. Senin kesinlikle köleler gibi değil, kahramanlar gibi ölmen gerekir” dedikten sonra ağzındaki yemleri çıkardı ve şöyle devam etti : ” Yavrum, Bu zehirli böğürtlen, sen bunu yer yemez onların köleliğinden kurtulmuş aynı zamanda topluluğumuzun şerefini de korumuş olacaksın. Şunu asla Aklından çıkarma; özgürlüğü duygusallıkla elde etmek asla mümkün değildir. Onu elde etmek için çabalamak, savaşmak ve bu uğurda kan ve can vermek gerekir. Hadi gaganı yaklaştır.” dedi.
Bunun üzerine Yaban Güvercini Annesinin kararlı bir şekilde parlayan gözlerine son defa baktı. Yavru Yaban Güvercini
o kadar sakin ve o kadar da cesurdu ki …
Yakalanırken örselenmiş ve sarkık vaziyetteki gagasını Annesine uzattı. Onun gagası, özgürlüğün önüne kurulmuş olan engellerin yok edilmesi mücadelesinin son kurbanı olan kuvvetli silahı idi. Fakat, özgürlüğün önündeki acımasız ve aşılmaz engelleri kaldırmak için yaptığı savaşta engelleri gagalamaktan sonunda kırılıp bu hale gelmişti.
Annesinin uzattığı Zehirli böğürtlen vücudunda özgürlüğünün son çaresi ve sesi olarak yavaş yavaş yerleşti. O, sonunda özgür olarak ölme fırsatına sahip olduğu için çok mutlu oldu. Onun yaralı vücudu ve Ruhu bir son kez özgür olarak kasılmaya başladı. Onun yaralı ve yorgun vücudu son saniyelerini yaşarken, gök yüzüne son bir kez baktı. Gökyüzü öylesine berrak, etraf öylesine sessizdi ki, dünya yine de çok güzeldi.
Bir köşede toplanıp Yaban Güvercini kardeşinin trajik sonunu izleyen bir grup güvercin onu büyük bir acı içinde çaresizce seyrediyorlardı.”