logo

trugen jacn
19 October 2015

ÇİN’DE REJİMİN ÇÖKÜŞÜ NEDEN ÖNLENEMİYOR?

Mehmet Emin Hazret

Mehmet Emin HAZRET

 

Marksizm Avrupa’da icat edilmiştir. Rasyonel Avrupa topluluğu, bilhassa Karl Marx’in doğduğu ülke olan Almanya  Marksizm’i benimsememiştir. Sanayileşmede Batı Avrupa’dan çok daha gerilerde olan Rusya’da sosyalist rejim şiddet yolu ile iktidara gelmiş ve ikinci dünya savaşından sonra doğu Avrupa ülkeleri ve Çin’e zorla sosyalist rejimi ihraç etmiştir. Sosyalist rejim, dünyanın tahıl ambarı olan, o dönemde  30 milyon nüfusa sahip Ukrayna’da 3,5  milyon insanın, 450 milyon nüfuslu ve 85% köylü toplum olan Çin’de 45 milyon insanın feci şekilde açlıktan ölmesine neden olmuştur. Sosyalist rejim Sovyetlerde 70 yıl denendikten sonra iflas bayrağını çekmiştir. Sosyalist rejimin mağlubiyeti, Marksizm teorisinin aslında yanlış bir teori olduğunu kanıtlanmıştır. Sosyalist rejim insaniyete acı ve göz yaşından başka hiçbir şey vermeyen bir sistem olarak tarihe geçmiştir.

Marksizm’in yolunun yanlış olduğunu anlayan Çin komünist parti, Marksizm ve Mao Zedong ideolojisinin içini boşaltmak sureti ile, ekonomide tamamen kapitalist sisteme geçmiştir. Ancak elindeki yetkiyi bırakmamak için siyasi rejiminde komünist sistemde kalmıştır. Ekonomide kapitalist sistemin bir parçasına dönüşen Çin, hızlı kalkınmayı gerçekleştirmiştir.  15 ekim 2015 .tarihinde ilk sırada yer alan Çinli milyarder Hurun (胡润) 2015 yılında   Çinli dolar milyarderlerin sayısını 596 olarak açıkladı. ( bu rakam Amerika’da 537). Marksizm, sosyalist bir devlette bu kadar çok milyarderin olmasını açıklayamaz. Çünkü Çin’i yönetmekte olan parti adı Çince “中国共产党- Zhung go gong chen dang” Bu kelimenin doğrudan doğruya Türkçe tercümesi;  mülkü devletleştirme Çin partisi, dir. Komünistlerin devrim yapmasının tek amacı; mülkü devletleştirmektir. Kapitalist ve toprak sahiplerini kurşuna dizerek Mülkü devletleştiren Çin’de bugün mülk, devleti elinde bulunduranlar tarafından bölüşülmüştür.Onların her biri birer kapitalist ve toprak sahibi olmuşlardır. Marksizmi devri dışı bırakan Çin komünist partisi, Siyasi rejimde hala komünist sistemi dayattığı için, Çin toplumunun acı çekme süreci devam etmektedir. Çünkü komünist sistemin güç kaynağı şiddettir. Referansi ise , proletarya diktatörlüğüdür.

İster Stalin veya Mao Zedong olsun Marksizm’i  bir felsefe olarak değil ,bir din olarak topluma dayatmıştır.Gerçek dini yasaklayarak kendilerini ilah yerine yerleştirmişlerdir. Bugün Çin komünist partinin, Doğu Türkistan’da İslam dinini yasaklayarak, Müslüman halkı zorla dinsizlik yoluna sürüklemekte ısrar etmesi, Mao döneminden kalma komünist rejimin psikolojik refleksini devam ettirmesinden  başka bir şey değildir.

Sosyalist sistemin ayakta kalma stratejisi, toplum içinde kesintisiz korku ve nefret üretmektir. Korku ve  nefret,  toplumu yozlaştırır. Toplum insani faziletten ne kadar uzaklaştıkça, o kadar yozlaşır, bir de o kadar hayvansı iç güdüye bürünür. Sevgi başta olmak üzere insani duygulardan arındırılan toplumu muhtaç bırakarak evcilleştirmek, sürüleştirmek daha kolaydır. Sosyalist rejimlerden çıkan toplumların kendileri ile barışık, hür dünya ile  entegrasyon olma sürecinde geçirdikleri travma ve  bunalımlar bize çok şey anlatmaktadır.

Çin’deki siyasi rejimi çalışmaz hale getiren faktör ise, tüm ülkeyi saran yolsuzluk  ve rüşvettir. Çin komünist partisi  siyasi bürosundaki(Politbüro)  9 kişilik en üst düzey kadrosu içinde uzun yıllar siyasi kanun ve güvenlikten sorumlu olan ve  ÇKP siyasi kanun komite başkanlığını yürüten Ju yungkang (周永康),yetkiyi parayla alıp sattığı, hukuku ihlal ettiği gerekçesi ile 72 yaşında  tutuklandı ve müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Çin’de hukuk sistemini kontrolünde tutan adamın hukuk anlayışından giydiği hüküm  bu ise diğerlerinin durumu nedir ve  ne olacaktır ? Başbakanlık Müsteşarı Ling jihua (令计划)ayni gerekçe ile tutuklandı ve  yargılanıyor. Çin ordusu genelkurmay birinci,ikinci başkanları  Gu boşiung (郭伯雄), Şui seyhu (徐才厚)ayni gerekçelerle yargılandı. 71 şaşındaki General Şui seyhu’nun malikanesinden 1.2 ton altın ve nakit para çıktığını Çin medyası kamuoyuna açıklamıştır. General Şui seyhu’nun  mahkemeye çıkarılmaya birkaç gün kala öldüğü açıklandı. Şu andaki rüşvete karşı savaş, ÇKP nin içindeki muhalif  sesleri temizleme girişiminden başka bir şey değildir. Tutuklayanda, ve tutuklanan da rüşvete bulaşmışlardır, kimse temiz değildir.Bir doktor kendini ameliyat masasına yatırıp,kendi iç organlarını ameliyat yapamadığı gibi,ÇKP’nin  de kendini kendisinin  ameliyat yapması mümkün değildir.

Son iki sene içinde  binlerce komünist yönetici rüşvetle suçlanarak  görevden alındı. Son bir sene içinde rüşvetten görevden alınan ve tutuklanan bakan seviyesindeki yetkili  sayısı 80 kişidir. İki senede rüşvetçi yetkililerden geri alınan para miktarı  ise, 6.2 milyar dolardır. Rüşvet Çin’de bir ahlaki AİDS dir.Temas ettiği her kese bulaşıyor ve çevreye hızlı yayılıyor. Rüşvet ve  yolsuzluğun kaynağı  ise,mevcut sistemdir. Çin’de imza yetkisi olan her kes rüşvet mekanizmasının bir parçasıdır. Trilyonlara imza atma yetkisi olanın evinden tonlarca altın,para çıkıyor, 5-10 bin yuan’a imza atma yetkisi olanın evinden ise kilolarca para çıkıyor.Büyük yetkiye sahip olan büyük, küçük yetkiye sahip olan  ise, küçük vurgun yapıyor. Doğu Türkistan’da bile rüşvet o kadar yaygın hale geldi ki, doktor hastasından, öğretmen öğrencisinden rüşvet alabiliyor. Çünkü, doktor da, hastayı yatağa yatırma ve ya yatırmama, iyi veya kötü ilaç reçetesi yazma, sağlıklı birine bir-iki hafta hasta izni verme gibi imza yetkisi var ise, öğretmende öğrencinin notunu kırma veya artırma,sınıfta kaldırma veya sınıf atlatma imza yetkisi bulunmaktadır.İmza yetkisi her kes için birer rüşvet kapısıdır.Bu yüzden daha fazla imza yetkisi olan  daha üst yetkiye tayinini çıkartmak için daha fazla rüşvet ödemek gerektiği kimseye sır değildir. Marksizm’in  tarif ettiği Komünizmde, “Her kes yeteneğine göre çalışacak, ihtiyacına göre alacaktır.” Ancak Çin’de her kes yetkisine göre almaktadır. Emekçinin hakkını gücüne göre gasp edebilmektedir.Devlet çarkı rüşvetle dönmektedir.Rüşvet ünitesine bağlanarak bitkisel hayatta yaşamakta olan Çin komünist rejimi ne zamana kadar yaşamayı sürdürebilir?

Sosyalist rejimin en büyük zaafı hukuk siteminin felç duruma düşürülmesidir. Ordu komünist parti’ye bağlı olduğu gibi, hukuk sistemi de şartsız  şartsız partiye bağlıdır. Kimin  ne ile ve hangi suçla suçlanacağı ve bu suçu için kaç  yıl  hüküm giyeceği komünist parti sekretaryası tarafından belirlenir. Hakim ise, bu kararı  sadece kürsüden açıklar. Çin anayasası ve bölgesel milli özerklik yasasının uygulanması talebinde bulunun Uygur hukuk harekatı lider İlham Tohti,nin müebbet hapis cezasına çarptırılması,Çin ceza kanuna göre değil, ÇKP nin ırkçı zihniyet ve iradesini yansıtmaktadır.

ÇKP,kendi hukuk sisteminin çalışmadığını bildiği için “Şang fang- 上访”   ( Üst yönetime şikayet etme) sisteminni yürürlüğe   koymuştur. 40 senedir Şangfang sistemi vardır. Çin’de Mağduriyetini gidermek için Pekin’in yolunu tutan milyonlarca şikayet ordusu oluşmuş vaziyettedir. Kimse yerli hükumeti savcılığa şikayet etmiyor. Çünkü, şikayetçinin kendisi yakalanıp ceza evine konulmasından korkuyor. Eğer şansı yar verip, bir üst düzey yetkili “problem çözülsün.” Diye imza atarsa, imza karşısında savcı, hakim sadece uygulamakla hükümlüdür. 1 Ekim 2015   gecesinde    Çin’in Guvangşi eyaletin liu ching (柳城县)ilçesinde Vei yinyong (韦银勇) adında 33 yaşındaki  bir eylemci 18 noktaya bomba koydu ve son bombayla kendi de intihar etmiş oldu. Bu seri patlamalarda 11 ölü 51 yaralı  olduğu açıklandı. Vei 2013’ten  beri elinden alınan taş ocağını geri alabilmek için Pekin- Guangşi arasında mekik dokumuş.Yaptıkları şikayet için ilçe emniyeti tarafından defalarca tutuklanmış ve fiziki işkence görmüş. Ceza evinde yatmıştır. Sonunda Sosyal medyada “Hükumet beni bu yola zorladı.” (是当地政府让我走这条死路   ) Diye not bırakarak tutulduğu ceza evini ve hükümet binası başta olmak üzere 18 noktayı bombalamıştır. Hukuk tanımayan devlete karşı vatandaş aynı yöntemi kullanmaktadır. Çin’de bu tür olayların başı ve  ayağı kesilmiyor. Doğu Türkistan’da, devlet şiddeti ve terörü ,Uygurları da aynı yöntemi kullanmaya zorlamaktadır.

Sosyalist rejim kuruluş ilkesi ve yapısı gereği vatandaşa mülkiyet hakkı tanımamaktadır. Bu yüzden Çin’de emlak alım satımında arsa tapusu diye bir şey yoktur. Çünkü bütün taşınmazlar  devlete aittir. İnsan haklarının omurgasını teşkil eden faktör mülkiyetin kutsallığı dır. Çin’deki mevcut sistemin insan hakları ile barışık halde yan yana durması imkansızdır. Birleşmiş milletler örgütü, A.B.D, Avrupa birliği her sene Çin ile insan hakları sohbetleri yürütüyor ve hiç bir ilerleme olmuyor.Batı ülkeleri ve sivil toplum kuruluşları Çin’in insan hakları karnesinin yıldan yıla kötüye gittiği doğrultusunda raporlar yayınlıyorlar.Çin’den insan haklarına saygı beklemek, koç’un kuzu doğurmasını beklemek gibidir.

İnsan, dünyanın her yerinde insandır. Çinliler çok çalışkandır. Ancak robot değildir. Çin insanın da duyguları vardır. Sevindiğinde güler,üzüldüğünde ise her insan gibi  ağlarlar. Onlar da korkusuz ve  özgür yaşamak ister. Eğer Çin toplumunun özgürlük arzusu bu kadar net dışa vurmazsa idi, Çin hükumeti “istikrar “adı altındaki iç güvenlik bütçesinin hacmini, milli savunma bütçesinin önüne geçirmezdi. Çin liderleri zaman, zaman  açıklama yaparak “Demokrasi batının değeridir. Çine uyumaz… Çin toplumu demokrasiyi benimseyecek kadar olgunlaşmamıştır.” Diyorlar. Marksizm nerede icat oldu? Batıda değilmi? Marksizm batı değeri değil miydi ? Çinili yetkililer Çinin 5 bin yıllık tarihi olduğunu söyler,durur.5 Bin yıllık kültüre sahip bir milletin demokrasiyi benimseyebilecek olgunluğa erişmediğini söylemek,o millete hakaret değil mi?  Bugünkü Çin devlet marşı “Kalkın, Ey, Köle olmayı istemeyen insanlar!“起来!不愿做奴隶的人们!- Çiley bu yuan zo nulide renmin! )   satırları ile başlıyor.  Çin komünist partinin boyunduruğu altında 66 senesini  köle olarak geçiren Çin toplumunun daha fazla dayanabileceğine inanmıyorum. Çin toplumu 1930’lu yıllarda bu marşı okuyarak zulme karşı savaşmışlardı. Komünist  zulmüne karşı o marşı tekrar hatırlama zamanı gelmiştir.

Çin komünist rejimi, ya Sovyetler birliği gibi kansız bir şekilde tarih sahnesinden çekilecektir. Yada Romanya diktatörü Nikolay Çavuşesku gibi şiddet yolu ile yok olacaktır. Çöküşünün  önlenmesi mümküm değildir. Mesele Çin komünist rejimin yıkılıp yıkılmaması değil, ne zaman yıkılacağı dır.

Biz, Çin’de sosyalist rejimin barışçıl yöntemle yıkılmasını, Biz Uygurların köleye köle yapılmasında katkısı olan Çinlilerin daha fazla zarar görmeden hürriyetine kavuşmasını istiyoruz. Neden? Çünkü, Çin toplumu insani değerlerine kavuştuktan sonra, biz Uygurların da insan olduğumuzu hatırlayabileceği kanısındayız. O zaman şiddeti bırakan Çin devleti ile barışçıl yollarla özgürlüğümüz için mücadele etme ortamına kavuşabiliriz diye umuyoruz. Çünkü demokrasilerde şiddet içermeyen özgürlük talepleri  ve ayrılıkçılık mücadelesi suç değildir.

Çin’de komünist rejim mutlaka çökecek, Uygur  Türkleri ise , doğru tercihini   hür iradesi ile yapacaktır.

Kaynaklar :  

  •  胡润:中国亿万富翁数量超美国
  • 80名省部级官员落马 为何十八大后少有贪官死刑视中国:
  • 中共统治会崩溃吗
  • 周永康案:备受关注但无法了解的秘徐才厚因何事“死不瞑目”?
  • 郭伯雄梁光烈主动退赃,习近平放一马广西连环爆疑凶遭“隐身” “韦银勇”屏蔽内情有蹊跷?
  • 中華人民共和国国歌「義勇軍行進曲(March of the Volunteers)
Etiketler: » » » » » » »
Share
966 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ