Son Dakika



UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan ve 31 Aralık’ta Resmi Gazetede yayınlanarak 2 Ocak 2026’dan itibaren, normal pasaportlu Çin Halk Cumhuriyeti vatandaşlarının Türkiye’de her 180 günde ( 6 ay içerisinde) en fazla 90 gün kalması şartı ile vize muafiyeti kararı tanımıştı.
Türkiye’nin Çin’e yönelik yeni vize politikası, Türk Halkı arasında ve özellikle Doğu Türkistan diasporası tarafından kaygı ve tepki ile karşılanmıştı. Bu Vize muafiyeti kararından sadece Han Çinlisi etnik Çinlilerin yararlanabileceklerini Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar başta diğer Türk halklarının 2017’de beri ellerindeki pasaportlarına zorla el konulduğunu ve yeni Pasaport taleplerini geri çevrildiği için bu vize muafiyetinden hiç bir şekilde yararlanmayacaklarını ve bu kararın Çin’in bir çeşit adaletsizlik ve etnik ayırımcılık politikasını tasvip anlamına geleceği gerekçesi ile yoğun eleştiri ve tepkilere yol açmıştı.
Göktürk : Çin işgal Yönetimi Bu Kararı Uygurların Ümitlerini Kırmak İçin Kullanacaktır
Çinlilere uygulanacak vize muafiyetinin Doğu Türkistan ve Türk halkı nezdindeki karşılığını değerlendiren Uyghurnet.org Yayın Yönetmeni Hamit Göktürk Şunları ifade etti : ” Türkiye ile Çin arasındaki ilişkilerde temel mesele Doğu Türkistan Türkleridir. Çin bu durumu çok iyi bilmekte ve Türkiye ile ilişkilerinde bu hususu esas almaktadır. Uygur Türklerinin şu fani dünyada Allah’tan sonra en büyük ümit, İlham ve güven Kaynağı Aziz Türkiye’mizdir. Çinli işgalciler bu vize muafiyeti kararını Doğu Türkistan’da Çin baskısı altında varlık mücadelesi vermekte olan Uygurlar ve diğer Türk halklarının Ümitlerini kırmak, morallerini bozmak ve T.C. Devletimize olan bağlılık, sevgi ve güvenlerini sarsmak ve yok etmek için kullanacaktır. Çin yönetimi bu kararı Türkiye’nin CHC.Cumhuriyetleri vatandaşlarına tanıdığını ancak bu karardan Türklerin asla yararlanamayacaklarının propagandasını yaparak kendi insanlık ve etnik soykırım suçlarını gizlemeye ve cinayetlerinin üstünü örtmeye çalışacaktır. 2000’lı yılların başında Çin Devlet Başkanı Jiang Zemin’e devlet Şeref madalyası verildiğinde de Çin bu olayı Tv.larda onlarca kez göstererek bunu Doğu Türkistanlılara karşı istismar aracı olarak kullanmıştı. O tarihlerde Ankara’daki Çin Büyükelçiliğine Pasaportunu uzatmak için giden bir Uygur öğrencimiz Çinli Elçilik Çalışanının : ” Siz Uygurlar size Çin yönetiminin baskı ve zulüm yaptığımızı iddia ediyor ve bunu sokaklarda haykırıyorsunuz. Biz sizlere zulüm ve baskı yapmış olsa idik, Türkiye devleti Devlet Başkanımıza onur madalyası verir miydi? ” dediğini aktarmıştı. Soykırımcı Çin işgal rejimi Ülkemizin bu Vize muafiyeti kararını de Uygurlara karşı bir istismar ve propaganda aracı olarak kullanacakları kesindir. ” sözleri ile değerlendirdi.
Gazeteci Yazar Halis Özdemir : Kararın Türkiye’ye Bir Yararı Olacağına İnanmıyorum
Yazar ve gazeteci Haliş Özdemir Uyghurpost.com haber sitesine verdiği raportajda Vize muafiyeti kararını şu sözlerle değerlendirdi : “Meseleye Türkiye’de yaşayan Doğu Türkistan kardeşlerimizin bakış açısından baktığımızda, bunun onlar için zararlı olduğunu düşünüyorum. Yukarıda da söylediğim gibi, Çinli casusların Uygurlar hakkında bilgi alıp onlara karşı propaganda yürütmeleri endişesi vardır. Ben bir Türk Gazeteci-Yazarı olarak her zaman konulara Türk Milletinin ve ülkemizin çıkarları açısından bakıyorum. Kişisel olarak, bu karar hakkında ne düşündüğümü sorarsanız, keşke böyle bir karar alınmamış olsa idi derim. Türkiye’nin bu kararı vermedeki temel amacı, tek kutuplu bir dünyadan çok kutuplu bir dünyaya geçişi analiz etmektir. Türkiye’nin Çin ile anlaşmasının Türkiye için iyi olacağına inanmıyorum. Bu benim kişisel görüşüm. Turizm daha gelişmiş olabilir, ancak komünist bir ülkeden gönüllü olarak Türkiye’ye gelen kaç kişinin casus, kaç kişi normal turist olduğunu bilmiyoruz. Belki devletimiz bu konuda gerekli adımları atar. ” dedi. (40 kez)
Yeni Yorumlar Kapalı.
BENZER HABERLER