logo

trugen jacn

26 STK.’DAN BM.LERE ÇAĞRI : ÇİN,DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ETNİK SOYKIRIMI DURDURMALIDIR!

26 uluslararası STK, BM’ye çağrı yaparak Çin’in Doğu Türkistan’daki sistematik ihlâllerinin bağımsız soruşturulmasını ve cezasızlığın sona ermesini istedi. Aralarında Uygur Hareketi, Dünya Uygur Kurultayı ve Çin İnsan Hakları Savunucuları’nın da bulunduğu 26 uluslararası sivil toplum kuruluşu, BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk’e acil çağrıda bulundu. Kuruluşlar, İnsan Hakları Konseyi’nin (HRC) 61. oturumu öncesinde Çin hükümetinin “insanlığa karşı suç” teşkil eden sistematik ihlallerinin bağımsız şekilde soruşturulmasını istedi. Cenevre’de 23 Şubat–31 Mart 2026 tarihleri arasında düzenlenen 61. oturumun Çin’in insan hakları sicili açısından kritik bir eşik olduğuna dikkat çeken örgütler, Türk’ün 27 Şubat’ta Konsey’e yapacağı konuşmada Pekin yönetimine karşı net ve somut adımlar atması çağrısında bulundu.

2022’den bu yana ilerleme yok

Karar Gazetesinin haberine göre, örgütler, Çin’in eylemlerinin BM organları tarafından daha önce “insanlığa karşı suç” ve “soykırım” riski barındırdığının belirtilmesine rağmen, faillerden hesap sorma konusunda hem Konsey’in hem de Yüksek Komiserliğin somut adım atmakta geciktiğini vurguluyor.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin (OHCHR)  31.08.2022 yılında yayınladığı  rapor  Çin’in  Uygur bölgesindeki İnsan Hakları İhlalleri için dönüm noktası niteliğinde olduğu  bu belgenin açıklanamasının üzerinden 5 yıl gibi uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen Raporda  belgelenen suçların giderilmesine yönelik kamuoyuna şeffaf bir bilgi verilmediği eleştirisi  yapıldı. Açıklamada, Çin hükümetinin ofisin tavsiyelerini uygulamak için hiçbir somut adım atmadığına dikkat çekildi.

Baskıcı politikalar hız kesmiyor

Öte yandan, önceki HRC oturumunun sona erdiği 8 Ekim 2025’ten bu yana Çin makamlarının baskıcı politikaları hız kesmeden devam etti. Ortak rapora göre Çin; dini liderleri ve bağımsız gazetecileri keyfi olarak gözaltında tutmayı, temel anayasal haklarını barışçıl yollarla kullanan aktivistleri yargılamayı, insan hakları savunucularını zorla kaybetmeyi ve bu kişilerin tıbbî yardıma erişimini engellemeyi sürdürüyor. Ayrıca, muhalif sesleri bastırmak amacıyla sıklıkla başvurulan muğlak “kargaşa ve sorun çıkarma” suçlaması, Yüksek Komiser Türk’ün aksi yöndeki çağrılarına rağmen Pekin yönetimi tarafından aktif bir silah olarak kullanılmaya devam ediyor.

 

Share
84 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ