logo

trugen jacn

DOĞU TÜRKİSTANLI HATİÇE’NİN DRAMI : “ANNEM TOPLAMA KAMPINDA,BABAM İSE HAPİSTE “

Annesi toplama kampında, babası hapiste: “Doğu Türkistan’ın bayrağını başka bir ülkede öğrendim”
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

2017 yılından bu yana   Doğu Türkistan’daki ailesiyle iletişim kuramayan ve büyük zorluklarla Türkiye’de Hukuk okuyan Uygur Türkü  Hatiçe (Buhliçe)  Doğu Türkistan’ın sessiz çığlığını ve kendi yaşadıkları  üzerinden Qırım Haber Ajansı( QHA ) muhabiri Yağmur Filiz Kaşgarlı ile paylaştı. O, ifadesine şu çarpıcı cümleler ile başladı : ” Annem  Çin tipi Toplama kampında, Babam ise Çin zindanlarında hapiste. Ben Ülkem Doğu Türkistan’in ay yıldızlı gök bayrağını yurt dışına çıktıktan sonra  başka bir ülkede öğrendim”

Türkiye’deki bir üniversitede hukuk eğitimi alan Uygur Türkü Buhliçe, ailesiyle tam 9 yıldır irtibat kuramıyor. Eğitimi için zorlu koşullardan geçen ancak iki yıl önce Türkiye’de Hukuk Fakültesine başlayan başarılı öğrenci, yaşadıklarını tüm gerçekliğiyle aktardı.  2016 yılında ailesinin kendisini ve ağabeyini eğitim almaları için Özbekistan’a gönderdiğini orada öğrenci evinde ikâmet ettiklerini aktaran Buhliçe, daha sonra anne ve babasıyla iletişimin aksadığını belirtti.

 Babamı  Son Kez  2017 yılında Gördüm   

Buhliçe, “Henüz 11 yaşındaydım. 2016-2017 yıllarında yollar bugüne göre daha açıktı. Annemle babam beni orada ortaokula yerleştirdi. Babam zaman zaman bizi ziyaret ediyordu ama aynı yılın sonlarında, ‘Bir daha gelemeyebilirim.’ dedi. Küçük olduğum için hiçbir şey anlamıyordum. Kendi dinimi daha önce bilmediğim bir ülkede öğrendim.” ifadelerini kullandı.

Buhliçe, WhatsApp gibi sosyal medya uygulamalarının kullanımının Çin yönetimi tarafından yasaklandığı için WeChat üzerinden iletişim kurabildiklerini, ancak 2017 yılı itibarıyla bu uygulama üzerinden de ailesiyle irtibatının tamamen kesildiğini aktardı.

 Çin’ın Baskısı Özbekistan’da Da Vardı  

Özbekistan’daki Uygur diasporasına yönelik Çin baskısının hakîm  ve çok güçlü olduğunu hatta birçok Uygur’un  bu ülkeden sınır dışı (deport) edildiğini vurgulayan Buhliçe, ağabeyi ile daha sonra apar topar bir şekilde Türkiye’ye geldiklerini dile getirdi. Buhliçe, havalimanında uçağa binerek,  Türkiye vizesini  Uygur Teşkilatlarının  desteği sayesinde  çok kolay alarak İstanbul’a geldiklerini söyledi. Buhliçe, “Valizlerimiz, kıyafetlerimiz ve tüm eşyalarımızı bırakıp geldik buraya.” dedi.

Lise eğitimine de burada başladığını ifade eden genç kız, lise eğitiminin ardından üniversiteyi kazandığı şehre yerleştiğini belirtti.

Hatırladığı 2010’lu yıllarda Çinlilerin Uygur Türklerinden çekindiğini ve hatta korktuğunu söyleyen Buhliçe, “Şehrimizin her sokak başında Çin’in yönetim kadrosu vardı. Ayrıca geceleri kapanan sokaklar arasında demir kapılar vardı. Ancak Çinlileri daha çok Ürümçi’de görebiliyorduk.” ifadelerine yer verdi.

“Çin’in  Sadece Bize Sunduğu Bir Dünya’da Yaşıyorduk  

O dönemde inançlarına yönelik bir baskıyı hissettiğini vurgulayan Buhliçe, “Annelerimiz başını sadece arkadan bağlayarak kapatabiliyordu o dönemlerde. Türk devletleri, bilhassa Türkiye hakkında hiçbir şey konuşamıyorduk. Oralardan haberlerimiz olmuyordu. Farklı sosyal medya ağları olduğu için dış ülkeler hakkında bir şey bilmiyorduk. Bize sunulan bir dünya vardı sadece.” diyerek kendi ülkesinin tarihî arka planını öğrenemediklerini dile getirdi.

“Ülkem Doğu Türkistan’ın Ay yıldızlı Gök bayrağını  Başka Bir Ülkede Gördüm  

Ülkemde Doğu Türkistan Gökbayrak demek yasaktı.  Doğu Türkistan’in bağımsızlığının sembolü olan  Gökbayrağı ela  Milli Marşını bilmiyorduk. Ülkem Doğu Türkistan’in  gök renkli Ay yıldızlı Gök bayrağını 2017’den sonra  geldiğim başka bir ülkede  ancak öğrenebildim.

ANNESİ TOPLAMA KAMPINDA, BABASI HAPİSTE

Doğu Türkistanlı Uygur Türkü genç kızı  babası ve annesiyle en son 2016 yılında iletişim kurduklarını ve o tarihten sonra babasının hapis cezası aldığını, annesinin ise 7 yıl toplama kampı cezasına çarptırıldığı haberini aldığını  ifade ederek : ” “Kardeşlerime ablam ve teyzemler bakıyordu.  Bisim hesaplamalarımıza göre Annam ve Babam hir ikisinin cezalarını tamamlayarak çıkmış olması gerekiyor. İnşallah sağ bir şekilde hayatlarına devam ediyorlardır.”  temennisinde bulundu.

Uygur kızı Buhliçe,  Ağabeyi ile birlikte Özbekistan’a ve  ardından Türkiye’ye birlikte geldiklerini.Doğu Türkistan’da kalan  kardeşleriyle dijital oyunlar üzerinden mesajlaşabildiğini ancak bu oyun üzerinden iletişim kuranların Çinliler tarafından tespit edilerek toplama kampına götürüldüklerini öğrendikten sonra iletişimi bitirmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“ZAMAN ZAMAN ENGELLER VE KISITLAMALARLA KARŞILAŞIYORUZ”

Türkiye’de inançlarını ve yaşamlarını  rahatlıkla yaşayabildiklerini vurgulayan Buhliçe, “Ama elbette bütün Uygur Türkleri olarak ülkemizdeki durumun sona ermesini ve oraya dönmeyi, buna yönelik çalışmalar yapmayı istiyoruz. Bu zamanlarda da sesimizi duyurmak adına engeller ve kısıtlamalarla karşılaşıyoruz.” ifadeleriyle söz konusu duruma sitemde bulundu.

TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞI OLAMADIĞI İÇİN DEVLET DESTEKLİ EĞİTİM VE SAĞLIK İMKÂNLARINDAN YARARLANAMIYOR

Hâlâ Çin vatandaşı olduğunu, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olamadığını, kazandığı puanla dahi olsa üniversiteye ödeme yapmak zorunda kaldığını sözlerine ekleyen Buhliçe, bu durumdaki öğrencilerin zor durumda olduğunun altını çizdi. “Hastanelerde defalarca büyük zorluklar yaşadım.” diyen öğrenci, devlet yurdunda da kalamadığını, mecburen özel yurtta kaldığını söyledi.

NEDEN HUKUK TERCİH ETTİ?

Öte yandan Uygur genç, Hukuk Fakültesini, ülkesi Doğu Türkistan’ın uluslararası alanda sesinin duyurulmasını sağlama amacıyla tercih ettiğini dile getirdi. Buhliçe, “Bu alanı ülkemiz adına uluslararası alanlarda işler yapmak için seçtim.” dedi.  Buhliçe konuşmasını şu sözlerle sonlandırdı: ”  İnsan bazı şeyleri  insan sonradan idrak ediyor. Ülkemizi, şehrimizi Uygur biri değil de neden Çinli biri yönetiyor diye sormamışım. İnternete bakıyorsunuz yeterince bilgi yok, çünkü Doğu Türkistan dış dünyaya kapalı. Komünist rejim nedeniyle Çinli muhalifler bile bu duruma engel olamıyor. Doğu Türkistan’ın tarihî boyutuna erişemiyoruz. Milyonlarca Uygur Türkünün aklındaki  soru işte bu.

 

 Kaynak :  Qırım Haber Ajansı(QHA)
Share
894 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ