
UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)
ABD.merkezli İnsan Hakları İzleme Örgütü(Human Rights Watch=HRW) Çin yönetiminin yeniden kabul ve uygulamaya koyduğu Çin Vatandaşlarının Etnik olarak birleşmelerini öngören”ETNİK BİRLİK ” yasası özellikle Doğu Türkistan’ ve Tibet’te yaşayan ve azınlık olarak tanımlanan Çinli olmayan bu ülkenin tarihi sahipleri ve sakinlerine karşı etnik soykırımı bir an önce tamamlamak amacında olduğunu açıkladı. HRW açıklamasında ayrıca bu yasa ile Çin’in içeride ve diasporada ideolojik İdeolojik Kontrolü daha da Sıkılaştırmayı Azınlık olarak adlandırdığı Çinli olmayan Uluslara Yönelik Baskıyı Haklı Çıkarmayı, Çinli olmayan halkların dillerini ve kültürlerini Yok Etmeyi ve Sınır ötesi baskılarını daha da arttırmayı hedeflediğini bildirdi.

HRW Örgütünün yayınladığı konu ile ilgili yazı/rapor şöyle ;
- Çin Komünist Partisi(ÇKP) Merkez Komitesince hazırlanan ve 62 maddeden oluşan yasa tasarısı 08 Eylül 2025 tarihinde “Etnik Birlik ve Gelişmeyi Teşvik Yasa Taslağı” adı ile Çin Ulusal halk Kongresine(Çin Parlamentosuna) sunuldu. Yasa tasarısı ile ilgili yapılan açıklamada bu yasanın ÇKP Genel Sekreter Xi Jinping’in etnik meseleler konusundaki önemli düşüncelerini hayata geçireceği ve “hukukun üstünlüğü yolunda tüm etnik grupların ortak refahını ve kalkınmasını” teşvik edeceği de belirtiliyor.
- Çin yönetiminin yeniden kabul ederek uygulamaya başladığı “Etnik Birlik” yasası Çin Vatandaşlarının etnik olarak birliğinin sağlanması amacı taşımaktadır. Bu yeni yasa ile Çin sınırları içinde veya yurt dışında yaşayan Uygurlar başta azınlık halklara yönelik mevcut baskı ve zorla asimilasyonu meşrulaştırmak için geniş bir yasal çerçeve sağlayacağı amaçladığı açıktır. Bu yasa kabul edildikten sonra, ideolojik kontrollerin yoğunlaştırılmasını kolaylaştırmak, azınlıkların kendi ana dillerinin öğrenme, kullanma ve gelecek nesillere aktarılması yasaklanıyor. Azınlık ulusların ana dil haklarının ortadan kaldırılması da dahil olmak üzere etnik ve dini azınlıkların dönüştürülerek yok edilmesi ve bu uygulamaların Çin sınırları ötesinde yaşayan azınlıklar için de geçerli olduğu vurgulanıyor.
- Yasa tasarısı, Çin yönetimi için katı ve tek tip ve ideolojik olarak tek tip ulus yaratmayı çerçeve öngörüyor.
- Yasa tasarının sunumundaki Önsözünde, 1949 yılında kurulan modern Çin Halk Cumhuriyeti’nin, Çin Komünist Partisi (ÇKP) yönetiminde “birleşik, çok etnikli bir ulus” oluşturan “5.000 yılı aşkın bir geçmişe sahip bir medeniyet” olarak kesintisiz tarihsel sürekliliği vurguluyor.
- ÇKP Genel Sekreteri Xi Jinping’in Çinli olmayan uluslara yönelik zorunlu asimilasyonla karakterize edilen etnik politikası resmileştirilmek isteniyor. Bu etnik politikanın amacı ve uygulamadaki yol ve yöntemleri hakkında çarpıcı ifadeler ile vurgu yapılıyor.
- Bu yeni Yasa tasarısı, eğitim, din, tarih, kültür, turizm, kitle iletişim araçları ve internet gibi alanlarda “Çin ulusunun ortak bilinci” ideolojik çerçevesini resmileştiriyor. Örneğin, 14. madde, yetkililerin kamusal alanlarda, mimaride ve turistik alanlarda, yer adları da dahil olmak üzere, “… Çin kültürel sembollerini belirlemelerini ve vurgulamalarını” emrediyor.
- Ayrıca, bu ideolojinin kentsel ve kırsal planlama ve ekonomik kalkınmaya, örneğin “etnik birliği” teşvik eden konut politikalarına (madde 23) ve gıda ve sınır güvenliği gibi Çin’in güvenliğinin korunmasına (madde 34) entegre edilmesini de emrediyor.
- Yasanın 40. maddesine göre ayrıca, yetkililer evlilik konusunda “medeniyet ve ilerlemeyi” güvence altına alarak “gelenek ve alışkanlıkların dönüşümünü teşvik etmeleri ve etnik veya dini gerekçelerle evlilikleri engellenmesinin önlenmesi talep ediliyor.
- Yasa ile Etnik meseleler geleneksel olarak ÇKP’nin Birleşik Cephe Çalışma Dairesi’nin sorumluluğunda olduğu ve bundan sonra bu sorumluluğun devam ettirileceği ve bu yasa ile bu Kurumun yetkilerinin arttırılacağı de belirtiliyor.
- Ancak yasa tasarısının 12. maddesi devleti “eğitimi örgütlemeye” ve “bütün etnik gruplardan insanları devlet, tarih, ulus, kültür ve din hakkında doğru görüşleri sağlam bir şekilde yerleştirmelerinin sağlanması ve bu konuda çeşitli uluslara mensup bireylerin bu konuda doğru olarak ye yönlendirmeye” sevk etmesi emrediliyor.
- Yasanın 44. maddesi ile giderek parti kontrolü altına giren sanayi Kuruluşları,STK.ları çeşitli amaçlar için kurulan Vakıflar ve dini kurumlar da dahil olmak üzere tüm işletme,kurum ve kuruluşlar ile tüm kamu kurum ve kuruluşlarının Çin Komünist Partisinin( ÇKP’nin) bu yöndeki resmi ideolojisini yaymak ve teşvik etmekle yükümlü olduğu ve bu konuda derhal herekete geçmeleri talimatlandırılıyor.
- Madde 20(2) uyarınca, ebeveynler ve velilerin “küçükleri Çin Komünist Partisini sevmeleri için eğitmeleri ve yönlendirmeleri” ve “Çin ulusunun tüm etnik gruplarının tek bir aile olduğu kavramının öğretilerek benimsetmeleri küçüklere ortak Çin etnik birlik ve ilerleme amaçlarına zarar verecek kavramlardan uzak tutuulması ve bu zararlı fikirleri öğretmemeleri gerektiği ” özellikle vurgulanıyor.
- Yasa tasarısı, hükümetin uzun zamandır ÇKP politikalarına uymadığı düşünülen azınlık toplum üyelerini cezalandırmak için kötüye kullandığı bunun ise aşırı ve zararlı bir etiket olan “etnik birliği zedeleyen” eylemleri yasaklıyor.
- Yasa tasarısında Tibetlilerin geçmişte ulusal dil haklarını savunmak veya kitlesel yer değiştirmeler konusundaki olumsuz tutumlarından duyulan endişeler dile getiriliyor. Ayrıca,Tibet bölgesinde Tibetlilerin hükümet veya partiye yönelik eleştiriler , genellikle “etnik birliğe” zarar vermek olarak yorumlanıyor ve mevcut yasalar uyarınca hapis cezasıyla cezalandırılacağına dair hükümler yer alıyor.
- Çin yönetiminin çıkardığı bu son Etnik Birlik yasası Uygurların yaşadığı Doğu Türkistan’da ve Tibet’te kültürel zulmünü etnik soykırımı ve diğer insanlık dışı uygulamaları yaptığı gerçeğini bir kez daha gözler önüne sırmıştır.
- Çin’in bu yeni yasa ile insanlığa karşı suçlar tanımında yer alan ve benzer uygulamalarının Uygurlara yönelik “Sert Darbeler Vurma başta diğer şiddet içerikli baskı kampanyalarının bir devamı olduğu açıktır.
- Çin, bu yasa ile “etnik birliğe meydan okuyan” herkesi hedef alıyor ve Uygurların Kuran’ı devlet izni olmadan okumak gibi bazı dinsel ve barışçıl ifade ve davranışlarını ” ideolojik virüsler ” olarak sınıflandırıyor.
- Bu Yasa tasarısı, 1984’de güncellenen Sözde ” Bölgesel Ulusal Özerklik Yasası'” nda belirtildiği gibi azınlıkların “kendi dillerini kullanma ve geliştirme” konusunda daha önce güvence altına alınan haklarını ortadan kaldırmayı ve bunun yerine Çin dilinin kullanılması ve bu dilin günlük yaşamda hakimiyetini amaçlıyor.
- Örneğin, 1984 tarihli yasa, azınlık bölgelerindeki devlet kurumlarında resmi dil olarak “yerellikte yaygın olarak kullanılan bir veya birkaç dili kullanılır.” ifadesi yer almaktadır. Ancak bu yasa tasarısının 15(3) maddesi, “azınlık dilleri ve alfabeleriyle belge düzenlenmesi gerekiyorsa” kurumların buna Çince bir versiyon eklemesi gerektiğini ve “ulusal ortak dilin=Çincenin ” “önemli” olduğunun açıkça belirtilmesi gerektiğini belirtmektedir.
- 1984 tarihinde güncellenen sözde Özerklik yasası, “çoğunlukla azınlık öğrencilerini işe alan okulların mümkünse azınlık dillerinde ders kitapları kullanmaları ve azınlık dillerinde eğitim vermeleri gerektiğini” belirtiyor. Ayrıca bu özerklik yasası azınlıklara mensup öğrencilerinin Çince öğrenmeye ne zaman başlamaları gerektiği konusunda da esnek: bir ifade yer alıyor. Azınlık ulus üyesi öğrencilerin “Duruma göre ilkokulların alt veya üst sınıflarından itibaren Çince öğrenmeye başlayabilir.” ifadesi yer almakta iken, bu yasa tasarısının , 15. madde uyarınca, okul öncesi çocukların Çince konuşmayı öğrenmelerini ve zorunlu eğitimlerinin sonunda, genellikle 15 yaşında, Çin dilinde tam ustalaşmaları gerektiği” vurgulanıyor.
- Tibet , Sincan Uygur bölgesi ve İç Moğolistan’da yetkililer, öğrencilerin velileri ve öğretmenlerin güçlü muhalefetine ve protestolarına rağmen öğrencilerin kendi ana dillerinde eğitime erişimini önemli ölçüde azalttığı gözlenmiştir.
- Yasa tasarısı ayrıca Çin dışında yaşayan Çin Vatandaşları arasında ideolojik birlik kurulmasını de ön görüyor. Yasanın 17. Maddesi , yetkililerin bu tür fikirleri “Çinli ve yabancı akademisyenler arasında değişim ve iş birliği” yoluyla yayması gerektiğini belirtiyor. sivil toplumYasası, Tayvan adası halkını kasteden “Tayvanlı yurttaşlar” arasında ve denizaşırı Çinli “yurttaşlar” arasında “hepimizin Çin ulusuna ait olduğumuz anlayışını güçlendirmeleri” gerektiği de vurgulanıyor. Bunun daha da kapsamlı ve yaygın olarak gerçekleşmesi için Etnik Birlik bilincinin k” teşvik edileceği de belirtiyor.
- Yasanın 61. maddesinde, “Çin Halk Cumhuriyeti toprakları dışında bulunan ve “ulusal birliği ve ilerlemeyi baltalayan veya etnik bölünmeyi kışkırtan” örgütlerin ve kişilerin “yasal olarak sorumlu tutulacağı” belirtiliyor.
- Son yıllarda Çin hükümeti, yabancı kurumlardan Tibet’in Çince adlandırması olan Xizang adını kullanılması talep eden bir genelge yayınlamış bulunuyor.
- Çin hükümeti, bu yasa ile içte ve diasporada kendi ideolojik kontrolünü sağlamak için düzenli olarak ulusötesi baskılarını arttırmayı hedefliyor. Bunun için Özellikle yurtdışında eğitim gören Çinli öğrencileri ve diaspora üyelerini taciz ederek sindirmek istiyor. Onlara ülkelerindeki aileleri üzerinden şantaj ve tehdit ediyor. Geçtiğimiz Temmuz ayında yetkililer, yurtdışındayken Tibet halkının temel insanı haklarını konuştuğu için “Ayrılıkçılığı kışkırtmak” suçundan bir Çinli öğrenciyi tutuklamıştır

HRW.Asya Direktörü Wang : Çin Bu Yasa İle Azınlıklara Yönelik Baskılarını Daha Arttıracak
İnsan Hakları İzleme Örgütü Asya İşleri Direktör Yardımcısı Maya Wang, Çin’in bu yeni Etnik Birlik yasasını şu sözlerle yorumluyor :
- Çin’in yeni “Etnik birlik yasa tasarısı, Çin hükümetinin hem ülke içinde hem de dışında insanların Çin hakkındaki düşüncelerini ve ifadelerini kontrol altına almaya yönelik açık bir saldırıdır.
- İlgili ülkeler, Çin yönetimine bu yasayı kaldırması ve etnik azınlık topluluklarına ve destekçilerine zulmetmeyi bırakması için baskı yaparak Çin’in bu yeni baskı ve zulüm çabalarına karşı koymalıdır.
- “Çin hükümetinin etnik birliği teşvik eden yasa tasarısı, bürokrasiyi ve toplumu, insan hakları pahasına Çin Komünist Partisi liderliğinde insanları birleştirmeyi amaçlıyor.
- Çin yönetiminin bu yasa ile Azınlık toplulukları adına konuşan Tibetliler, Uygurlar ve diğerleri, azınlık ulus temsilcileri bundan böyle Çin’in daha ağır ve şiddetli sınır ötesi baskılarına maruz kalabilecektir.
Kaynak : https://www.hrw.org/news/2025/09/28/china-draft-ethnic-unity-law-tightens-ideological-control?fbclid=I