logo

trugen jacn

KOMÜNİST ÇİN’İN TÜRKİYE’DEKİ ETKİ AJANLARI

 

Çin’in Türk kamuoyunu etkilemek için kullandığı geniş bir etki ajanı kitlesi var, bunların kimi emekli asker, sanatçı ve gazeteci kimliği taşır.

Türkiye’de Çin’in etki ajanları çeşitli siyası kimlikleri taşırlar. Kimi Türkçü, kimi İslamcı kimi solcu, kimi liberal kimliklidir.

Türkiye’deki Çin karşıtlığının ABD güdümlü olduğu palavrasına sarılırlar.Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını savunmayı Nato güdümlü Türk milliyetçiliği diye suçlarlar.

Çin’in “Bir Kuşak Bir Yol” adıyla pazarlamaya çalıştığı Yeni ipek yolu emperyal projesini 21.yüzyılın en büyük projesi diye savunurlar .Halbuki Çin’in ortaya attığı “21. Asrın dünya projesi” palavraları ile Çin ekonomisinin gerçek durumu arasında büyük uçurumlar bulunmaktadır. Bugün Çin’in kamu borcu toplam milli gelirinin % 365’ne denk gelmektedir. Çin’in hiçbir ülkeye nakit olarak kredi sağladığı asla varit değildir. Çin yönetimi sadece depolarında mevcut demir çelik, ve çimento stokları ile üretim fazlası,satılamayan ve teknik olarak demode olmuş , rüzgar enerji türbinleri, güneş enerji panellerini bu projelerde satmak peşindedir. Ayrıca, işsiz ve boş kalan Çinli Mühendis,teknik eleman ve işçilerini bu projelerde çalıştırarak onlara ödenecek ücretleri nasıl nakite çevirebilmenin hesaplarını yapma peşindedir.

Türkiye’de Çin’in “Yeni ipek yolu projesi” misyonunun propagandasını üstlenen birkaç gazeteci ve yazarın içlerinde kendilerini Türk milliyetçisi – Türkçü diye tanımlayanların olması şok edici bir durum. Onların bazıları, Uygur toplumunun Çin’in bu projesini engelleyici potansiyel güç olduğunu, Washington’un rüyasını bozan bu yeni Çin projesini engellemek için Uygurları kullandığını ima etmekten çekinmiyorlar.  Satır aralarına dikkat edersiniz onların deyimi ile, Uygur Türklerinin ortadan kaldırılması Türkiye – Çin arasında “yeni ipek yolu projesi” ni hızlandıracak ve güvence altına alacaktır. Bu tür yazı yazanların, Doğu Türkistanlılar kendilerine yakın gördüğü milliyetçi- muhafazakar-Türkçü kesimlere mensup olması şaşırtıcıdır.

Bu kesimler “İki milyon Uygur Türkü kamplarda tutuluyor” gibi haberlerle Çin’e karşı Türkiyede ABD destekli bir algı oluşturmaya çalışılıyor diye suçlamalarda bulunurlar. Bunların Doğu Türkistan’daki Nazivarı Çin toplama kamplarından haberi yoktur. Çünkü, Olaylara Çin’in  penceresinden bakarlar..

Doğu Türkistan bağımsızlık hareketinden haberleri yoktur.Doğu Türkistandaki ayaklanmalar ABD desteklediği için çıkmıyor.Sorunun temeli Çin sömürgeciliğidir.Çin’in asimlasyon baskı ve soykırım politikasıdır.ABD Uygurları kendi çıkarları açısından destekleyebilir. Bu durum da hiç bir zaman Doğu Türkistandaki bağımsızlık hareketi sorununun üzerini örtemez.

Doğu Türkistan bağımsızlık hareketini ayrılıkçı PKK Kürt etnik hareketiyle bir tutmaya çalışan mankafalar,Türk Milletinin ve Doğu Türkistan’ın tarihini bilmeyen ahmaklardır.

Doğu Türkistanın bağımsız olmasına Çin ağzıyla karşı çıkıp bunun İpek Yolu üzerinde Kürdistan kurmak olduğunu söyleyen Çinci Perinçek,bu Çin işgalindeki kadim Türk toprağı “Doğu Türkistan”da bağımsız devleti kurmanın Türkiye topraklarını da içine alan bir “Kürdistan’ projesi olduğu safsatasını savunuyor.

Doğu Perinçek,Doğu Türkistan İsmini kullanmıyor .Uygur Özerk bölgesi Sincan’a defalarca gittiğini buradaki Çin işbirlikçisi Uygurlarla görüştüğünü ÇKP’nin ve Çin Halk Cumhuriyeti yönetiminin en yüksek organlarında 1949 yılından bu yana Çin işbirlikçisi Uygurların olduğunu, Ahmet adlı bir Uygur’un, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Başbakan Yardımcısı olduğunu,Timur Devamet, Çin Halk Cumhuriyeti Merkezî Hükümetinde bakan olduğunu anlatıyor.Bu işbirlikçiler İsmen Uygur ruhen Çinlileşmiş mankurtlar olduğu gerçeğinin üstünü örterek Çin kolonyalizmini  aklamaya çalışıyor.

Ey Milliyetçi vatansever olduğunu iddia eden İçimizdeki Çinciler !

Çin’in, işçi-köle çalıştırdığını, Çok düşük aylık gelirle çalıştırılıp , toplama kamplarını andıran yaşama koşulları ile, vatanlarından ve ailelerinden binlerce kilometre uzakta çalıştırılan bu yeni bir köle işçi gücünün çalışanların çoğunun Doğu Türkistanlı olduğunu

Doğu Türkistan’da uyguladığı soykırımın bir yöntemide daha gelişen ekonomisine 2003 yılından günümüze yüz binlerce Müslüman Türk genci, özellikle Uygur kızları mecburi olarak Çinin iç kesimlerine götürülerek işçi-köle olarak kullanmasıdır.. Bu Doğu Türkistanlı gençler kendi milli kültür ve geleneklerinden uzaklaştırılırken, bir taraftan da Çin milliyetçiliği, yerel halkın baskıları ile karşı karşıya kalıyorlardı…

Ne Doğu Türkistanı biliyorsunuz ne Uygur Türkleri hakkında bir bilginiz var. Doğu Türkistan’ın bağımsızlığını savunmayı ABD güdümlü Türk milliyetçiliği, Turancılığı olarak yaftalıyorsunuz .Ama Perinçek’in savunduğu Çin-Han Milliyetçiliğini Türk Miliyetçiliği mi zannediyorsunuz?

Öncelikle Doğu Türkistan denilen coğrafya bin yıllardır Türklerin yaşadığı ve devletler kurduğu bir coğrafyadır. Bu coğrafyada yaşayan insanların Han Çinlileriyle hiçbir ortak dil, din ve tarihsel bir  kültür birlikteliği bulunmamaktadır. Yani ortada iki farklı ulus vardır. Bahsedilen yer Çinlilerin sömürgeci politikalarının sonucu olarak zaptedilmiş ve  daha sonra oluşturulan  yeni siyasi yapı bin bir türlü  baskı ve  zorlamalara dayalı egemenlik çerçevesinde oluşmuştur. Bunu Çinliler bile kabul etmektedir. Hiçbir Çinli, Uygur Türkleriyle ortak bir tarihlerinin olduğunu iddia etmemektedir. Bunun yanında Türk kimliğini de ayrı bir siyasal kimlik olarak kabul etmek zorunda kalmışlardır. Bu en basit tarihsel gerçekliktir.

Verilen örnekte Uygur Türkleriyle özdeşleştirilen Kürtlerin ise tarih boyunca hiçbir devleti olmadığı gibi, hiçbir zaman da ayrı bir kimlik yaratabilecek bir tarihsel geçmişleri de olmamıştır. Örneğin Uygur Türklerinin kullandığı dil dünya üzerinde yazılı en eski dillerden biri iken, Kürtçe denilen şeyin ise hiçbir biçimde tarihsel bir gerçekliği yoktur.

Aradaki fark bir ulusun tarihsel olarak inkar edilemeyecek bir konumda olması gerekirken, bu “unsur”un bizzat emperyalizm tarafından bir “ulus”a dönüştürülmüş olmasıdır. Bu ise yapay bir kavramdır ve sosyalistlerin ve emperyalizmin ürettiği bu sahte kimliklere karşı çıkmaları en önemli görevleridir.

Doğu Türkistan, Güney Azerbaycan, Kırım,Tataristan..vs. Türk yurtlarının bağımsızlıklarını destekliyoruz, Çünkü biz Türk Milliyetçisiyiz.  Ne ABD Ne Rusya,Ne Çin ..Bağımsız Türkiye diyen bir anlayışa sahibiz.

Bizim için ABD emperyalizmi nasıl tehlikeliyse Türk Dünyasını kuşatmaya çalışan Doğu Türkistanı tarihten silmeye çalışan Çin emperyalizmi de Türklük için en büyük tehlikedir. Emperyalizmin sağına,soluna ve ortası olmak üzere her türlüsüne da  tümden karşıyız.

Kaynak :  https://www.tahtapod.com/blog/cinin-tuerkiye-deki-etki-ajanlari

Etiketler: » » » » » » »
Share
2745 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ