logo

trugen jacn

ÇİN’İN UYGUR VE TİBET’LİLERİN ZORLA KÖLE/İŞÇİ ÇALIŞTIRMASINDAN ENDİŞE DUYUYORUZ

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

BM. İnsan Hakları Yüksek Konseyi’nin Çin’in işgalindeki Doğu TÜrkistan ve Tibet’teki insan hakları ihlalleri ile Toplama kamplarında tutulanların Köle/İşçi olarak çalıştırılmasından ciddi olarak endişe duyulduğu açıklamasından sonra ABD. merkezli CAİR merkezi de aynı şekilde bir açıklama yayınlayarak  bu uygulamaların sona erdirilmesi yolunda Çin’e çağrıda bulunduğu açıklandı.  

Amerika Birleşik Devletleri’nin en büyük Müslüman sivil haklar savunuculuğu yapan STK.larından   Amerikan-İslam İlişkileri Konseyi (CAIR), bugün Birleşmiş Milletler uzmanlarının Çin hükümetinin Uygurlar, Tibetliler ve diğer azınlık halkların  Köle/İşçi olarak zorla çalışma uygulamalarından ciddi olarak endişe duyduklarını açıkladı.    

CAİR Örgütünün Açıklaması Şöyle ;

  1. Birleşmiş Milletler UNCHR uzmanlarının  “Çin’de birçok eyalette etnik azınlıkları kapsayan, devlet tarafından dayatılan zorunlu çalıştırma sistemi ve uygulamalarından  derin endişe duyulduğu yolundaki açıklamalarını destekliyor ve CARI olarak bu endişeleri palaştığımızı beyan ediyoruz.
  2. Çin rejiminin Doğu Türkistan,Tibat başta diğer azınlık halkların yaşadığı bölgelerdeki halka yönelik    şiddet içeren ve  zorlayıcı  uygulamaların  insanlığa karşı suç olduğunu bir kez daha teyit ediyoruz.
  3. Ayrıca Çin rejiminin bu bölgelerde yaşayan Çinli olmayan halkların  zorla göç ettirilmesi, zorla yer değiştirme  ve diğer uygulamalarının köleleştirmek amacı taşıdığını vurguluyoruz.
  4. BM.başta diğer Uluslararası hukuk ve insan hakları kuruluşlarının Uzmanlarının  hazırladığı   doğu Türkistan Tibet ve diğer Azınlık halkların yaşadığı bölgeler ile ilgili raporlara göre ; 1-   Azınlık Halkların zorla çalıştırılması,   Uygurları ve diğer azınlık gruplarının  yaşadıkları yerlerden başka  bölgelere zorla göç ettirerek çalıştırılması    rejimce  emredilen “iş gücü transferi yoluyla yoksulluğun azaltılması”  ve diğer program uygulamalarının  esas amaca hizmet etmediği  tersine asimilasyon amacı taşıdığı açıktır.
  5.  Çin rejiminin anılan bölgelerde yaşayan azınlık halklara yönelik  yüksek teknoloji ile sistematik izleme, gözetim ve kontrol ve diğer kişisel haklara yönelik  ihlallerin bir sömürü aracı ve  kollektif cezalandırılma ve keyfi gözaltı uygulamaları olduğu kanaatını taşıyoruz.
  6. Bu bölgelerde yaşayan azınlık halklar işlerini kaybetme, cezalandırılma korkusu nedeniyle işi reddetme veya değiştirme seçenekleri bulunmamaktadır.
  7. Özellikle  Uygur bölgesinde  Çin rejiminin uygulamaya koyduğu  beş yıllık  kalkınma planı (2021-2025) çerçevesinde merkezi Çin’e 13,75 milyon iş gücü transferi vakası öngörülmesi  ile   zorla işgücü transferi ve zoruunlu gç’un zinveye ulaştığını gösteriyor.

CAIR yaptığı açıklama Şu ifadeler ile sonlanıyor ;  

“Çin Komünist Partisi’nin  Doğu Türkistan,Tibet ve diğer Azınlık bölgelerindeki bu insanlık dışı  uygulamaları vahşet derecesinde devam etmektedir.  Uygur Müslümanlarını, Tibetlileri ve diğer azınlıkları zorla çalıştırmak, insanlığa karşı işlenmiş bir suçtan başka bir şey değildir ve  BM.başta olmak üzere ülkeler ve uluslararası toplum bu insanlık dışı uygulamaları şiddetle  tarafından kınamalıdır.

ABD.Başkanı Trump ve  yönetimine şu çağrıda bulunuyoruz :  Çin’in  Uygurlar,Tibetliler ve diğer Çinli olmayan azınlak hakların zorla çalıştırılması  yani  köle/İşçilik  emeğiyle üretilen hiçbir ürünün ülkemize ithaline  izin verilmemesini sağlamaya  davet ediyoruz.”  sözleri ile son buluyor. 

Share
2556 Kez Görüntülendi.