logo

trugen jacn

ABDULKADİR’İN ANNESİNE MEKTUBU:ANACIĞIM,SEN ÇİN’İN TUTSAĞI ,BEN İSE BİR SÜRGÜNÜM !

Doğu Türkistan’in Hoten şehrinden olan Abdulkadir Abdulkerim 2015’te Türkiye’ye yüksek tahsil amacı ile gelmiş olup,halen Bursa-Uludağ Üniversitesi’nda öğrenim görmektedir.Kendisi dün Kadir gecesine dek gelen ad gününde 4 yıldır sesini dahi duyamadığı Annesine olan özlem ve hasretini ona yazdığı  bir muktupla dile getirmiştir.Bu  duygu dolu satırlar içeren bu mektup aynı zamanda Muhacerette yaşayan yüz binlerce Doğu  Doğu Türkistan Türkü’nün Vatan-Ana Baba-Kardeşlerine olan  hasretini özlemini  dillendirmekte ve onların feryat ve fıganını haykırmaktadır. Doğu Türkistan’daki İşgalin bir an önce sona ermesi tutsak kardeşlerimizin özgürlüklerine, Vatan ve ana baba hasreti ile yanıp tutuşan ayrı düşenlerin bu dert ve istiraplarının bir an önce son bulması ve vatan hasretlerinin ebediyen son bulması   duasi ile bu mektubu yayınlıyoruz.(UYHAM)

Abdulkadir ABDULKERİM

Canım Anacığım,

Bugün sensiz kutladığım  4. ad günüm,

Anacığım  Senin Beni Doğduğun günün kutlu olsun…

Sen Vatanımızda Tutsak, ben ise Aziz Türk Milletimin Şafkatlı kollarında kıymetli bir emanetim ama, yine de bir sürgünüm

Hiç aklımdan çıklmıyorsunki gelesin 1.662 gündür her geçen gününümü surgundeki son günüm diye sayıyorum annem

Canım  Anacığım, keşke senin yanına gidebilsem senin ayağının dibine diz çöküp seni bir koklayabilsem !

Anacağım,oğlun Abdulkadir geldi, ben geldim senin oğlun geldi diye  bir diyebilsem…

Keşki şu gurbette  bir kerecik olsun telefon ile  seni arayıp  o mungluk sesini  bir duyabilsem…
Canım Annem,  seni çok  ama çok çok özledim !
Anneciğim, 3 yıl önce sana sarılarak ayrılık ve hasret  gözyaşları dökerek  Senden ayrılırken gurbetin bu kader çetin ve acımasız olacağını hiç düşünmemiştim,

 Senden bu  kader fazla   zaman ayrı kalmacağımı hiç düşünmemiştim.

Ama  gördüğümüz gibi  hayat böylesi  çok acımasız olabiliyor….
Senden,Kardeşlerimden ayrıldığım tarih olan  01 Kasım 2015’ten beri  seni bir kez olsun görmek,ellerini öpmek,dizlerine  başımı koyarak   ayrılığın ve hasretin gidermek hiç mümkan olmadı.

Çin,ülkemi şu fani dünyanın cehennemine çevirerek senden ve vatanımdan bizleri ayırdı ve bu yüzden  seninle  bir daha görüşemedik  Anacağım,

21.yüzyılın başdöndüren bir hızla gelişen sözde bir İletişim çağindayız,Ama bu çağda  dahi senin nefesini ve sesini  bir kerecik olsun dinlemek mümkan olmadı. Çünkü  Çin bunu engelleledi.

Çok şukuürler olsun,  hayatta olmana rağmen sesini duyamıyorum

Bir  çiçek alip yanına gidemiyorum

Anneciğim, halın niçuktur diyerek hatırını bile soramıyorum

Senden ve sevgili  ülkemden  ayrıldığıma  tam tamına Binaltıyüzaltmışiki(1.662 gün)  oldu

Ancak.ben yine de  seni her gün bugun belkide görüşebilirim,  hayal ve umudu  ile yaşıyorum

Ben umudumu hiç kaybetmedim ve bundan böyle de asla kaybetmeyeceğim.

Umut Allah’ımızın bize bir lütfü olduğuna iman ettik.

Anacağım,

Seninle görüşemediğim ve  iletişim kuramadığım  yılları,ayları,haftaları,günleri,saat ve dakikaleri  hesapladım. Buna göre ;

4 yıl
54 Ay
237 Hafta
1.662 Gün
39.826 saat
2.392.600 Dk’dır süre ile  senden ayrıyım.
Anacağım,  senden ayrıldığımdan biri zaman  sankı durdu benim  için

Evet  Anacağımdan sonra biraz da Babam’dan da bahsedeyim
Babam benim Türkiye’ye geldiğim ve yüksek öğrenim gördüğüm için terörist ve aşırıcı ve Radikal ilan edilerek tutuklandı.  2016 yılının  Haziran ayından beri Çin Nazı Kampları veya Çin Zindanlarında,Çinli işgalcıların envai çeşit Çin usulu baskı,zulüm ve işkenceleri altında.Yaşayıp yaşamadığını ve nerede tutulduğunu dahi bilmuyorum. Ayrıca Babam ile de aynen Annem gibi görüşemiyorum .

 Bir insan için hayatta olan ailesini görememek,ziyaret edememek ve görüşememek gibi bir işkenceden daha kötü bir işkencenin bu danyada olmadığına ve olamayacağına inanıyorum. Ailesi  hakkında hiçbir bilgi sahibi olamamak er büyük ve çok ağır  bir istiraptır.

Doğu Türkistanlılar gibi  çaresizlikler içinde yaşamak cehennemde yaşamaktan hiçbir farklı olmasa gerekir, diye düşünüyorum

Ailesi acılar içinde kıvranırken çaresizce onu  seyretmek ve elinden hiçbir şey gelmemek gibi daha ağır bir işkence yoktur bence.

Görüntünün olası içeriği: 6 kişi, Erdem Özdemir dahil, ayakta duran insanlar ve açık hava

Ayrıca  Zulme Karşı Bir şey Yapamıyorsanız,Zalimin Zulmünü yayınız ve haykırınız ! hikmetine uymamak ve Zalimin Zulmüne Sessiz Kalarak Zalime Ortak Olmak ise bir insan için en büyük ve aşağılık bir zillettir.

Share
340 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ