logo

trugen jacn
30 November 2015

TÜRK-RUS ORTAK ÇIKARLARI SAVAŞMAYI DEĞİL, ORTAK HAREKET ETMEYİ ZORUNLU KILIYOR

Mehmet Emin Hazret

Mehmet Emin HAZRET

Türkiye ve Rusya sadece iyi komşu değil, dost ülkelerdir. İki ülkenin güvenirli dost olmasının temelinde yatan faktör, halihazırda Rusya’nın, Türkiye’den,Türkiye’nin ise, Rusya’dan toprak talebinin olmamasıdır. Rusya’dan en büyük toprak talebi olan ülke güneydeki komşusu Çin, Doğu komşusu Japonya,batı komşusu  Finlandiya ve güney komşusu  Gürcistan’dir.

Çin,  ders kitaplarında,Çarlık Rusya 1859-1915 tarihleri arası 1.5 milyon kilometre kare toprağını gasp ettiğini ve ikinci dünya savaşı sonrası Yalta konferansında Moğolistan’ı kesip aldığını iddia etmektedir. Çinliler, şartlar oluştuğunda Ruslardan 3 milyon kilometre kare toprağını kesinlikle geri alacağı vurgusunu genç kuşaklara sürekli aşılamaktadır.

images

Haritadaki Kırmızı Renkte gösterilen bölgeler, Çin’in komşu ülkeler tarafından gasp edildiğini iddia ettiği topraklardır.

Japonya, ikinci dünya savaşı sonrası Sovyetlere kaptıdığı  Çişima Retto (Rusça;Kuril)  adalarını geri almanın  peşindedir. Büyük okyanus ile Ohotsk  denizini bir birinden ayıran  ve 56 adadan oluşan ve bin 300 Km.uzunluğunda olan bu takım adalar  Rus –Japon ilişkilerinin önündeki en büyük bir engil ve bir sorun olarak  ortada durmaktadır. Japonlar,kendilerine at olan bu toprakların Ruslar tarafından işgal edilmesini kendilerine karşı bir hakaret ve  büyük bir aşağılanma olarak algılamakta ve bu adaları geri almak için   fırsat kollamaktadır.

basemap

İkinci dünya savaşı sonrası Ruslar tarafından işgal edilen Çişima Retto (Kuril)  adaları

Finlandiya toprakları olan Kareline’nin büyük bir kismi  1721 tarihinde Çarlık Rusya tarafından işgal edilmiştir. Kareline  70 yıldır, Fin –Rus gerginliğine sebep olmuş ve bu iki ülkeyi defalarca savaşın eşiğire getirmiştir.  1939’da  Sovyet kızıl ordusu Finlandiya’ya  saldırmış  ve 1940 ta Finlandiya’nin elindeki Kareline’nin büyük bölümünü işgal ederek ilhak etmiştir.  1941-1944 tarihleri arasında Finlandiya –Sovyetler arısnda yapılan savaşlarda ,Finlandiya’ Kareline tamamen geri almış ise de , daha sonra  Doğu Kareline’yi Soveyetler Birliği’ne kaptırmıştır. İlhak edilen bu bölgenin adı daha sonra  “Kareline –Fin Sovyet Cumhriyeti” olarak değiştirilmiştir. Böylece Kareline Sovyetler birliğini oluşturan cumhuriyetlerden biri haline getirilmiştir. Sovyetler dağılırken 13 kasım 1991 tarihinde,Kareline’nin  Rusya Federasyonunun içindeki bir özerk cumhuriyete dönüştürüldüğü açıklanmıştır. Böylece Fince  konuşan bu halk, diğer cumhuriyetler gibi bağımsızlığa kavuşaması gerekirken,Kremlin’in bir siyasi oyunu ile tekrar Rusların boyunduruğu altına alınmıştır. Kareline,Ruslardan kurtulmak için fırsat kollarken,Finlandiya,kaybettiği topraklarını geri alarak kardeşleri ile bütünleşmenin hayallerinden hala vaz geçmiş değildir.

200px-Many_Karelias

İkiye bölünen Kareline Haritası

Gürcistan’ın Abhazya ve Güney Osetya, fiilen Rusyanın birer Oblastına(Vilayetine) dönüştürülmüş durumdadır. Rusya  –Gürcistan sınır hattında sönmüş gibi görünen kor her  an  alevlenebilecek  bir potansiyel durumunu korumaktadır.

indir

Rusya –Gürcistan  Sınır Hattı.

Rusya’nın Saldırgan tavrı hala devam etmektedir. Ukrayna’dan tarihi Türk Tatar yurdu Kırım’ı gülünç ve göstermelik sözde bir referandumla kendisine ilhak ettiğini açıklayarak  zorla ele geçiren Rusya, Ukrayna topraklarında savaş çıkarmak sureti ile kardeş silav halkları arasında yıllarca  sürebilecek  bbüyük bir gerginlik yaratmıştır. Ukrayna topraklarının Donetsk ve doğusu halen fiili olarak Rusların kontrolündedir.

3_dünya savaşı ukrayna

Haritada işaretlenen Ukrayna toprakları Rus etkisi altında bulunmaktadır.

Rusya, Baltık Cumhuriyetleri ve Polonya ile de iyi geçinmemektedir. Bütün bunlar dururken,Rus liderlerinin Türkiye’ye aşırı tepki göstermesi ve saldırgan tutum sergilemesi, içinde bulunduğu iç, dış sorunlar  ve buna bağlı oluşan  korkulardan kaynaklanmaktadır.

Suriye topraklarının  ancak, % 20.lık bölümünü   elinde bulundurabilen ve geleceği belirsiz  zalim ve  ömrünü tamamlamış bir  Esed rejimi için, bu denli riskleri  göze almaya  değer mi?

Olağandışı  olan durum şudur ki, ABD. ve batı’nın katı Ambargo kıskacı  ve baskısı altında olan   Rusya’nın Türkiye’ye ambargo uygulama çabası içinde  olmasıdır.

Ruslar ve Türkler halklar olarak,  iç içe yaşamaktadır. Sovyetlerden bağımsızlığını alan Türk Cumhuriyetlerinde çeşitli  boylara mensup  60 milyon Türk yaşamaktadır. Onların bir eli Rusya’yı,Bir eli Türkiye’yi tutmaktadır. Rusya Federasyonu içindeki bir çok özerk cumhuriyeti halkı  Türk ve Müslüman’dır. Bugün Rusya Federasyonu içerisinde  20 milyon Türk ve Müslüman yaşamaktadır. Türk – Rus gerginliği uzun vadede Rusya’yı daha fazla istikrarsızlığa sürükleyebilecektir.

Ruysa, kendisi için en büyük ve asıl  tehlike olan güney sınırına yanı Çin’e  odaklanmalı. Türkiye,  Türkistan Cumhuriyetlerine  her gün biraz daha yaklaşmakta olan  sarı tehlikeye yanı KOMÜNİST MASKESİNE BÜRÜNMÜŞ FAŞİST ÇİN’e  dikkat çekmelidir. Günümüzde,  Rusların ve Türklerin düşmanı ortaktır.Yanı Çin tehlikesidir.  Eğer Ruslar ve Türkler gücünü birleştirirlerse, dünyada özgür olmayan bir tek Türk kalmaz. Ruslar da kendisini her zaman güven  ve huzur içinde hissedebilecektir.

Bugün tansiyon yüksek ve ortam  gergindir. Ancak  zaman içinde , her iki ülke lider ve elitleri soğukkanlı düşünürlerse . ortak aklın  yolunu kolayca bulabilirler,diye düşünüyorum.

 Pehlivanların dostluğu kendi aralarında güreşerek pekişmiyor mu?!

Türk –Rus  ortak çıkarları  çekişmeyi ve Savaşmayı değil, Ortak Hareket Etmeyi Zorunlu Kılmaktadır. Ben  ülkesi işgal ve halkı esaret altına alınmış ve toptan imha tehlikesi ile karşı karşıya bulunan yüreği dert ve elem dolu bir Doğu Türkistanlı  Türk evladı olarak, Rus – Türk gerginliğinden çok rahatsız olduğumu haykırmak istiyorum.

Etiketler: » » » » » » » » » »
Share
1714 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ