logo

trugen jacn

KIRGİZ BİLİM ADAMI HASANBEKOV : ÇİN’İN ASIL AMACI ORTA ASYA’YA HAKİM OLMAKTIR.

 

Hamit Göktürk / Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)

        Bişkek merkezli Kırgiz-Rus Slav Üniversitesi Stratejik Analiz Enstitüsü Analizcisi ve Kırgiz bilim adamı Muhammed Hasanbekov, Çin’in asıl amacının Kırgizistan başta bütün Orta Asya Cumhuriyetlerine önce kültürel olarak yerleşmek daha sonra ise,siyasal olarak hakim olmak olduğunu ifade etti. Çin’in bu amacını tarihi bir hedef olarak kabul ettiğini, bu hedefine bir an önce ulaşmak için, ilk adımda bu ülkeleri çeşitli yollarla kendine celbderek bağlamak, ikinci aşamada ise, Türkistan coğrafyasının tamamını kendi milli sınırlarına katmak olduğunu belirtti.
Siyasi Analizci Hasanbekov bu görüşlerini Kırgizistan Uygurları İttifak Cemiyetinin yayın organı olan İTTİPAK gazetesinde “ Çin’in Orta Asya Stratejisinin Temel Prensipleri” adı altında yayınladığı bir makale analizi’nde dile getirdi.
Muhammed Hasanbekov Çin’in Türkistan coğrafyasında ileriye dönük stratejisi ile ilgili görüşlerini şu ana başlıklar halinde açıkladı ;
1. Çin 2 binkusur yıldan beri, Doğu Türkistan’ın ve bütün Orta Asya’nın kendi toprağı olduğunu iddia edegelmektedir.Çin’in bu tarihi iddiaları komünist iktidar yanı Mao Ze Dong döneminde çok açık ve bariz olarak ifade edilmiş olup,Doğu Türkistan’i ve bütün Orta Asya’yı Çin’in doğal sınırlarının içinde olan ana topraklar olarak ilan etmiştir. Üstelik, bu görüş sadece Çin aydınlarına özel bir görüş olmayıp, bütün etnik Çinliler ve kamu oyu da bu iddiaların doğru olduğuna inanmakta ve bu görüşe ileriye dönük milli bir gaye ve hedef olarak bakmaktadır. Çin’in Doğu Türkistan ve Orta Asya konusundaki bu iddiaları Çin medyasında sürekli gündeme getirilip tekrarlanmaktadır. Çin bazen açık,  bazen üstü kapalı ve gizli olarak Çin ile Doğu Türkistan ve Orta Asya’nın birliğinden ve ileride mutlaka birleşeceğinden bahseder. Bir başka deyimle bu iddia, Çinlilerin Millet olarak beynine kazınmış bir milli ideal ve milli hedeftir.
2. Çinliler ezelden beri kendilerini dünyanın merkezinde ve ülkelerinin de bu dünyanın yanı evrenin merkezi noktasında yer aldığına inanagelmişlerdir. Çinlilere göre,Çin dünyanın merkezidir ve diğer tüm halklar ve Milletler bu Merkez’e itaat etmeli ve boyun eğmelidir. Nitekim, 2005-2009 yılları arasında ingiliz yayın kuruluşu BBC. Başta olmak üzere bir çok uluslar arası medya kuruluşlarının Çin’de ortaklaşa gerçekleştirdiği bir kamu oyu araştırmasında Çinlilerin mutlak çoğunluğunun  bu iddia ve görüşü benimsediği ortaya çıkmıştır.
3. Orta Asya Ülkelerinin bağımsızlıklarına kavuşmasından bu yana, Çin bu ülkelerin Çin kültür ve medeniyeti çerçevesinde ve onu merkez kabul eden bir yönetmle kalkınmasını gerçekleştirmek için sürekli ve planlı bir çalışma ve çaba içerisinde olmuştur. Bu yöntem ise, bölgeye Çin kültür ve medeniyetinin yavaş yavaş ve sistemli bir şekilde hazmettirerek hakim kılmaktır. Bu çerçevede Orta Asya ülkelerine daha fazla ve daha çok sayıda etnik Çinli göçmen yerleştirmek için müsait şartlar hazırlamak maksadı ile bu ülkelere yapacağı yardımlar konusunda hiçbir fedakarlığı esirgememektedir. Bunun için bu öncelikle bu ülkeleri kendisinin yardımına muhtaç hale getirerek Çin’in kukla ve uydusuna dönüştürmek için çabalamaktadır.Bu ülkeleri ürkütmemek için,bunları kendilerine yavaş yavaş alıştırma yolunu seçmiştir. Görünürde bu ülkelerin göz önünde bulundurduğu ve çok önemsediği menfaat ve çıkarlarına aykırı hiçbir girişim ve harekette bulunmamak ve Çin’in çıkarlarını öne çıkaran ve dile getiren hiçbir söz ve eylemde bulunmamak vebaşkaları gibi. yöntemlerdir.
4. Çin,Orta Asya Ülkeleri ile birlikte “Milli Bölücülüğe,Terörizme ve Dini Radikalizme karşı koymak ve bunlara karşı birlikte savaşmak” amacı ile kurduğu Şanghay İşbirliği Örgütü’nde Rusya’nın etkisini nötralize etmek ,Hindistan başta gelişmekte olan bazı Asya Ülkelerini bu örgüte “Asla Yaklaştırmamak” ve benzeri tedbir ve amaçlarını gerçekleştirmek için Orta Asya ülkelerini sürekli kullanmaktadır. Bundan başka bu ülkelerin hemen hemen tamamında kurduğu Kungzi(Konfüçyus)Enstitüleri kanalı ile bu ülke gençlerini Çin kültürüne celbetmeye çalışmaktadır. Ayrıca,Çinli kızların bu ülke gençleri ile evlenmelerini yanı Çinli Kızların “Evli-Barklı olarak aile kurarak  bu ülkelerde yerleşmelerini “ maddi olarak teşvik” etmekte  ve desteklemektedir.Tam doğrulanmayan istatistiklere göre yalnız Kırgizistan’da Kırgiz gençlerle evlenen Çinli kızların sayısı yüzlerce ifade edilmektedir.
5. Çin, bütün bu tarihi iddia ve hedeflerine doğru ilerlerken, hiçbir zorlama veya dayatma yöntemlerine baş vurmadan,işbirliği yapan bir ülke ve komşu olarak kendini sürekli lanse etmekte ve bu  ülkeleri çok derinden ve sinsice   yayılmaktadır. Fakat, bütün bunları yaparken, çok dikkatli, adım adım sağlam ve güvenli bir şekilde çaktırmadan  Orta Asya topraklarına nüfuz ederek yayılarak yerleşmektedir.Çin bu topraklarda ilk merhalede kendi yerini sağlamlaştırmak için Orta Asya Devletlerinin dikkatını çekmemeye, kendi düşünce ve hedeflerinın bu halkların farkına varmamaları  ve bu ülke yönetimlerinin bu tarihi ve nihai hedefine karşı tedbir almalarına fırsat vermemeye yönelik bir politika yürütmektedir. Çin,bu ülkelerde kendisi hakkında şüphe uyandıracak söz ve eylemlerin yapılmamasına azami özen gösteren bir tutum sergilemektedir. Onların bütün söylem ve hareketleri, öncelikli olarak bu ülke halklarının birincil ihtiyaç ve taleplerini karşılayan uygulamalara yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Bu nedenle Çin yönetimi günümüzde Orta Asya Ülkelerine karşı hiçbir yardım ve hizmeti esirgememekte ve aralarında her hangi bir anlaşmazlık,tartışma ve çatışmanın çıkmaması için büyük bir çaba sarfetmekte. Hatta etnik Çinli Akkunlar( Çin’in teşviki ile bu topraklara yerleşmek için akıp gelen etnik Çinli Gezgin= seyyar işgücü= gerçekte ise, işgalcı = İstilacılar ) ile bölge yönetimleri arasında meydana gelen anlaşmazlık ve çatışmalara dahi müdahele etmekten özenle kaçınmaktadır.
Siyasi Analizci Muhammed Hasanbekov Makale- Analizini şu cümlelerle sürdürüyor ;
“ Çin Hükümeti her ne kadar çevresindeki komşu ve müttefik devletler ile dostluk,barış ve bir birleri ile karşılıklı işbirliği ve dayanışmayı esas alan “Güllenen = Çiçek gibi Büyüyen,şekillenen İlişkileri Yeniden Kuracağız.” Sloganı ile hareket ettiğini iddia ediyorsa da ,Çin’in Kuzey,Orta ve Güney Çin (Pasifik bölgesinde) denizin’deki komşu ülkelere karşı takındığı sert, kaba ve saldırgan tutumu ve bu ülkelerle olan tartışma ve hatta çatışmalar Orta Asya ülkelerinde şüphe ve endişe ile karşılanmakta, ve genel olarak Çin’e  olan inanma duygularını  arttırmaktadır. “
Hasanbekov,Çin’in büyük ve güçlü ülkeler ile olan ilişkileri hakkında ise şu görüşleri paylaşmaktadır; “ Çin, Orta Asya meselesinde büyük devletler ile hiçbir şekilde rekabet veya tartışmalara asla girmiyor ve  girmez de. Çin,kendisi ile olan Kültürel ilişkilerinde Çin kültürünü temel almak, esastır. Orta Asya Halklarının hayatlarının kolaylaştırılması ve yaşam düzeylerinin yükseltilmesinde kendi egemenliği altındaki Doğu Türkistan ve diğer Türk asıllı halkların sözde elde ettikleri bu yöndeki kazanımlarını çok fazla abartarak ve örnekler vererek sürekli dile getirir. Buna mukabil Doğu Türkistan , Türkistan Cumhuriyetleri ve diğer Türk Halklarının Türkiye ile olan ilişkilerine ve Orta Asya’da yaşayan Türk Halklarının bir birleri ile karşılıklı komşuluk ve kardeşlik münasebetleri ve işbirliği noktasında  bütün imkanlarını kullanarak engel olmaya ve fırsat vermemeye çalışır. Ayrıca,Orta Asya Ülkelerinde yaşayan Doğu Türkistan asıllı Uygur Türklerinin yaşadıkları Ülkelerin yasaları çerçevesinde ve vatandaşlık haklarını kullanarak kurdukları bütün Teşkilatlarını “ Terörcü Guruplar = Terörü Destekleyen Örgütler” olarak suçlarlar.İlgili ülkelerin bu Uygur Teşkilatlarının faaliyetlerini engellemesi ve durdurması için onlara bütün gücü ile baskı yapmaktan da geri durmaz.  Çin’in uyguladığı bütür bu yöntemler ve icraatlar, Çin’in Orta Asya’daki Stratejisinin Temel Prensipleridir.

Kaynak
http://www.rfa.org/uyghur/xewerler/mulahize/xitay-ottura-asiya-06202014214115.html

Share
699 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ