Abdulhamit DOĞAN
Abdulhamit Mahdum 86 yıllık ömrünü Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’da büyük bir bölümünü yerin altında geçirdi. Çin zindanlarında gizlice Katledildi. Cenaze Namazı kılınmadan sessizce defnedildi.
Onu sessizliğe mahkûm ederek katlettiler ve bir cenaze namazını bile çok görüp öylece defnettiler. Fakat Allah, dünyanın dört bir yanındaki on milyonlarca kalbe onun rahmet duasını düşürdü. Vefat haberi ve destansı hayatı Doğu’dan Batı’ya yankılandı; hikâyesi dilden dile, lisandan lisana tercüme edildi.
Bu isim, bir Doğu Türkistan sevdalısı ve İslam davetçisidir. Onun aziz hatırasını tanımamak, büyük bir kayıptır.
O Abdülahat Mahdum’dur. Hayatını İslam’ı anlatmaya ve öğretmeye adamış bir Uygur âlimiydi. Çin makamları onu susturmak için tam beş kez zindanlara attı. İlk tutuklanışında, İslam hukukunu öğrettiği ve komünist ideolojiye karşı durduğu gerekçesiyle 15 yıl ağır hapis ve pranga cezasına çarptırıldı.
Zindandan çıktığında durmadı; Çin’in İslam’a dair her izi silmeye çalıştığı o baskı ortamında, yerin altına kazılan gizli dehlizlerde ilim meclisleri kurdu. Bir din âlimi ve Allah’ın davetçisi olmanın vakarıyla, bedeli ister canı ister hürriyeti olsun, bu meydan okumadan geri adım atmadı. Bu gizli medreselerde yüzlerce talebe yetiştirdi.
İkinci Kez: Binlerce âlimin hedef alındığı büyük bir operasyonda tutuklandı, bir yıl yattı ve çıkar çıkmaz tebliğine devam etti.
Üçüncü Kez: 2001 yılında tutuklandı. İki ay sonra serbest bırakılsa da ev hapsine alındı; halk arasındaki büyük itibarına rağmen camilerde imamlık yapması ve topluma hitap etmesi yasaklandı.
Dördüncü Kez: 2004 yılının başında, henüz 74 yaşındayken evi basılarak tekrar tutuklandı. 15 yıl hapse mahkûm edildi. Bir süre sonra tahliye edilse de 11 yıl boyunca ev hapsinde tutuldu.
Kasım 2017’de, sağlığı iyice bozulmuş olmasına rağmen, tüm aile fertleriyle birlikte beşinci kez tutuklanarak bilinmeyen bir yere götürüldü.
27 Mayıs 2018 (11 Ramazan 1439) tarihinde Çin İşgal Rejimi Abdulahat Mahdum’un hücresinde aylar önce vefat ettiğini itiraf etti. Kendisi gibi hapiste olan ailesine, tam tarih verilmemekle birlikte vefatın Kasım 2017’de gerçekleştiği bildirildi.
88 yaşında Doğu Türkistan’ın Hoten şehrindeki işgal zindanlarında şehadete yürüyen Abdulahat Mahdum’un, hapiste tıbbi ihmal ve işkenceyle “yavaşlatılmış bir ölüme” terk edildiği, en temel ilaçlarının bile verilmediği tarihe kara bir not
olarak düşüldü.