logo

trugen jacn
20 Ekim 2026

ÇİN’İN, UYGUR SOYKIRIMINDA SONNOKTA :UYGURCA KONUŞAN POLİSLER İŞTEN ATILDI

Gulca’da 100’e Yakın Polis İşten Çıkarıldı
Gulca şehrinde, görev sırasında kendi aralarında Uygurca konuştukları gerekçesiyle çok sayıda polis memurunun işten çıkarıldığı bildirildi.
Doğu Türkistan’da Uygur Türklerine yönelik dil politikaları ve Çince kullanma baskısının kamu kurumlarında daha da sertleştiğine ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı.
Özgür Asya Radyosu (RFA)’da yer alan habere göre, Doğu Türkistan’daki bazı polis karakollarında Uygur personelin kendi aralarında dahi Uygurca konuşmalarına izin verilmediği ve Çincenin fiilen zorunlu iletişim dili hâline getirildiği bildirildi.
Doğu Türkistan’ın Gulca şehrinde, görev sırasında kendi aralarında Uygurca konuştukları gerekçesiyle çok sayıda Uygur polisin işten çıkarıldığı öğrenildi.
Uygurca konuştukları için sekiz polis işten çıkarıldı
RFA’ya konuşan Gulca’daki bir polis memuru, görev yaptığı karakolda çok sayıda Uygur çalışan bulunmasına rağmen personelin kendi aralarında Çince konuşmaya zorlandığını anlattı.
Aynı polis memuru, kendi aralarında Uygurca konuştukları gerekçesiyle sekiz Uygur polisin işten çıkarıldığını söyledi.
Memura göre benzer gerekçelerle görevden alınan polislerin sayısı Gulca ilçesi genelinde 100’e yaklaştı.
Bu iddialar, Doğu Türkistan’da Uygur Türklerinin ana dillerini yalnızca eğitim ve kamusal alanda değil, kendi çalışma ortamlarında dahi kullanmalarının giderek daha fazla sınırlandırıldığı yönündeki kaygıları güçlendirdi.
Komünist Kurban yine sahnede; bu kez insanları aşağılıyor
Ayrıca Çin kaynaklı Sosyal medya platformlarında 11 Ekim paylaşıldığı belirtilen görüntülerde, yüzlerce kişinin bulunduğu bir salonda bir görevlinin sahne üzerinden topluluğa yüksek sesle bağırarak Çince öğrettiği görülüyor.
Videoda bağıran şahsın daha öncede bu tur skandallara imza atan Çin komünist parti üyesi, koyu bir Movcu ve Pekin’in bölgedeki asimilasyon politikalarının aktif uygulayıcılarından biri olarak tanınan ödüllü, sadakat madalya sahibi, Uçturfan İlçesi, İmam Köyü İlkokul Müdürü Kurban Niyaz olduğu belirlendi.
Çince öğrenmek yalnızca dil eğitimi olarak görülmüyor
RFA’nın bölgedeki kurumlarla dolaylı yoldan yaptığı telefon görüşmelerinde aktarılan bilgiler, Çince öğretiminin yalnızca iletişim veya eğitim meselesi olarak görülmediğine işaret ediyor.
Haberde konuşan bir yetkili, son on yıl içerisinde siyasi eğitim faaliyetlerinin içeriğinde önemli değişiklikler yaşandığını anlattı.
Yetkilinin aktardığına göre, sözde “yeniden eğitim” merkezlerinin yaygınlaşmaya başladığı ilk yıllarda siyasi eğitimlerde özeleştiri ve sorun bildirme uygulamaları ön plana çıktmıştı.
Daha sonraki süreçte ise Çin Komünist Partisi tarihine ilişkin kitapların öğrenilmesine ağırlık verildi.
Bu yılın başından itibaren ise Çince öğreniminin öncelikli hâle getirildiği belirtildi.
Dil bilgisi “siyasi sadakat” ölçütüne dönüştürülüyor
RFA’ya konuşan aynı kaynak, Çince bilmemek veya yeterince kullanmamanın artık yalnızca eğitim ya da kültür düzeyiyle ilgili bir mesele olarak değerlendirilmediğini söyledi.
Buna göre Çince kullanımı;
devlete bağlılık, siyasi güvenilirlik ve sözde “dinî aşırılıktan arınma” gibi kavramlarla ilişkilendiriliyor.
Bu yaklaşım, dil politikasının sıradan bir eğitim programının ötesine geçerek siyasi sadakat ölçütüne dönüştürüldüğü yönündeki eleştirileri güçlendiriyor.
Geçmişte toplantılar bile Uygurca yapılıyordu
Yurt dışında yaşayan eski polis çalışanlarının aktardıklarına göre, geçmiş yıllarda Uygur polislerin çoğunlukta olduğu karakollarda çalışanların kendi aralarında Uygurca konuşmaları olağan kabul ediliyordu.
Resmî toplantıların da Uygurca gerçekleştirildiği, belge ve duyuruların Uygurca dağıtıldığı belirtiliyor.
Son dönemde ortaya çıkan uygulamalar ise bu alanın hızla daraldığını gösteriyor.
Uygur personelin kendi aralarında ana dillerini kullanmalarının dahi disiplin veya işten çıkarılma gerekçesi hâline gelmesi, Uygurcanın kamu kurumlarındaki görünürlüğünün sistematik biçimde azaltıldığı yönündeki kaygıları artırıyor.
“Ana dillerini konuştukları gün gözden çıkarıldılar”
İstiqlal TV Türkçe Yayın Koordinatörü Muhammed Ali ATAYURT konuyu değerlendirirken “Burada dikkat edilmesi gereken çok çarpıcı bir çelişki var. Söz konusu kişiler sokaktaki sıradan vatandaşlar değil; yıllardır Çin devletinin güvenlik sisteminde görev yapan Uygur polisler.
Pekin’in politikalarına hizmet etmiş olmaları bile onları korumamış. Kendi ana dillerinde birkaç cümle kurdukları anda işlerinden edilebiliyorlarsa, burada mesele güvenlik değil, kimliğin tasfiyesidir.
Otoriter sistemlerin sadakat anlayışı böyledir: Dün size hizmet eden kişiyi bugün bir emirle gözden çıkarabilir.
Çin yönetimi Uygurlarda yalnızca itaat istemiyor; Uygur olarak görünmemesini de istiyor.
Bu, bir milletin dilini önce kurumdan, sonra toplumdan, en sonunda hafızadan silme girişimidir.” İfadelerini kullandı.
Share
46 Kez Görüntülendi.