UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Doğu Türkistanlı Araştırmacı-Yazar  Hamit Göktürk ile   günümüzde Çin’in işgalindeki kadim Türk ata yurdu Doğu Türkistan’in son durumu hakkında  aslında.com adına bir raportaj gerçekleştirdik. Çin’in baskıcı politikaları altında, gözlerden uzak bir şekilde varlığı inkâr edilen, acı çeken ve toplama kamplarında esir  tutulan  Kardeşleri ile aile üyeleri için mücadele eden Doğu Türkistanlıların sesi olmaya  çabalayan  ayanı zamanda Doğu Türkistan  Vakfı Başkanı de olan  Göktürk   günümüzde Doğu Türkistan’da yaşananları Aslında.com’a anlattı.  Göktürk Söyleyişimizde  Türk medyasının Doğu Türkistan’daki insanlık dramının görmezden geldiğini  belirterek : ” Bağımsız Türk medyası kedi köpek haberlerini gündeme taşırken, Doğu Türkistan’daki insanlık dramını görmezlikten gelmesi çok  düşündürücü, üzüncü  ve istirap vericidir. Türk medyası Doğu Türkistan’daki Çin’in baskı, ve zulmü  ile insan hakları ihlallerine daha çok yer vermelidir.  Türk medyasının  günümüzde Doğu Türkistan konusunda   sınıfta kaldığını  özellikle  üzülerek  belirtmek istiyorum.” dedi. (Muhabir : Leyla İlhan)

Uzaktaki’ soykırım: Doğu Türkistan! "Doğu Türkistan daha çok gündem olmalı"

 Çin,  Türklere Yönelik Soykırım Politikasını  Sürüyor

Çin’in 1949 yılından beri Doğu Türkistan’daki baskılarına ve zulmüne devam ettiğini aktaran Göktürk, “Çin’in 2017’de ilan ettiği 50 maddelik ‘Aşırılıkçılar ve Terörcülerle Savaş’ yasası gereğince ÇKP işgal rejiminin resmi politikası şeklinde insanlık suçları ile  etnik soykırım  uygulamalarını devam ettiriyor.  Çin Komünist Partisi (ÇKP) lideri 2013’te ilan ettiği küresel yayılma, hegemonya kurma ve ülkeleri sömürgeleştirme amacı taşıyan ‘Bir Kuşak-Bir Yol’ projesinin merkezi ve düğüm noktasında yer alan Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurları, Kazak, Kırgız ve diğer Müslüman Türk halklarını engel olarak görüyor, bunların tamamen yok edilerek ortadan kaldırılması gerektiğine inanıyor ve bu nedenle Uygur Türklerine yönelik toptan soykırım politikası uyguluyor.

China Uyghur

Türkler Çin’in Her Türlü Baskı, Zulüm ve  İşkencelerine maruz Kalıyorlar  

Göktürk, Çin’in Doğu Türkistan’daki Uygur Türklerine uyguladığı baskı, zulüm ve etnik soykırım uygulamalarını şöyle anlattı :

  • Çin yönetimi 2017’de Nazi kampları gibi Çin tipi toplama kampları kurdu.
  • Müslüman Türkleri, muhtemelen terör eylemleri yapabilirler suçlamalarıyla toplu şekilde gözaltına alındı.
  • Bu toplama kamplarında ÇKP’nin öğretileri Çince ezberlettiriliyor, Çince bilmediği için ezber yapamayanlara su, yemek vermeme, tuvalet ihtiyaçlarını engelleme gibi çeşitli işkenceler uygulanıyor.
  • Genç kadınlar zorla kısırlaştırılıyor. Kabul etmeyenlere ise hücre cezası, işkence ve istismarda bulunuluyor.
  • Çin işgal rejimi,  bütün bunlara ek olarak; toplama kamplarında devasa üretim tesisleri kurmuş ve bu tesislerde kamplarda tuttuğu esirleri köle olarak çalıştırarak küresel tedarik firmaları ve ünlü markalar için mal ve malzeme üretmektedir.
  • Öte yandan Uygur ailelerin evlerine Çin işgal rejiminin tanımı ile ‘ikiz ve kardeş aile’ adı altında devlet memuru etnik Çinli erkekler yerleştirilmektedir.
  • Buradaki amaç Uygur ailelerini kontrol etmek, gözetlemek, onların inançlarını ve onurları çiğneyerek yok etmek ve aşağılamaktır.”

İBADETLER YASAK 

Doğu Türkistan’da yaşayan Müslüman Türklerin ibadetlerinin engellendiğini ve Ramazan ayında da ibadetlerin yasaklandığını belirten Göktürk, “Uygur Türklerinin yüzyıllardan beri büyük bir coşku ile yaşattıkları ve kutladıkları özgün Ramazan gelenekleri, Çin işgal rejimince yıllar önce “Bölücülük ve etnik kışkırtma” olarak yaftalanmıştır. Oruç ve diğer Ramazan ibadetleri yasaklanmıştır.” dedi.
Çin’de 2017’de çıkarılan “Aşırılıkçılar ve Terörcülerle Savaş Yasası”ndan sonra Türklerin pasaportlarına el konulduğunu, yurt dışında olanların ise aileleri ve yakınları üzerinden tehdit ve şantajlarla dönüşlerinin sağlandığını vurgulayan Göktürk, “Türkiye ve diğer ülkelerde yaşayan Uygur Türkleri, ülkelerinde vefat eden ana, baba ve ailelerinin ölüm haberlerini aylar, yıllar sonra dolaylı yollardan alabilmekte ve gıyabi cenaze namazlarını kılmaktadır.” ifadelerini kullandı.

Türk Medyası Doğu Türkistan Konusunda Maalesef Sınıfta Kalmıştır 

Türk medyanın Doğu Türkistan’da yaşananlara karşı tutumunda sınıfta kaldığını aktaran Göktürk şunları söyledi:  “ Türk medyasının bu ilgisizliğine karşılık batı medyası Doğu Türkistan meselesini  hangi nedenle olursa olsun  gündemde tutmayı sürdürüyor. Dünyanın en önde gelen medya kuruluşları,Ajansları sürekli Doğu Türkistan meselesine yer veriyor. Bu konuda Çin’in en büyük kozu medya.Çin yönetimi Doğu Türkistan’daki baskı,zulüm ve insanlık suçlarının üzerine örterek her çareye baş vuruyor. Bu konuda Çin’in en büyük ve önemli kozu medya olmaktadır.   Çin  rejimi, sürekli olarak  Türkiye’den bazı medya mensuplarının tüm masraflarını karşılayarak Doğu Türkistan’a götürüyor. Bu Türk medya mensuplarına Urumçi, Kaşgar ve Turfan gibi kadim Türk kentlerini ziyaret ettiriliyor. Bu ziyaretçi Gazetecilere önceden hazırlanmış tiyatro sahnelerini gösterip önceden hazırladıkları güdümlü sözde Uygurlarla konuşması sağlanıyor. Çin’in güdümündeki bu iş birlikçiler, önceden ezberledikleri Çin’in söylemlerini papağan gibi tekrarlıyor. Türkiye’deki demokrasi ve medya özgürlüğünü kullanarak Doğu Türkistanlılara sınır ötesi baskılarını sürdüren Çin, Türk milletini yalanlarla kandırmaya çalışıyor. Kedi köpek haberlerini gündeme taşıyan Türk medyasının, Doğu Türkistan’daki insanlık dramını görmezden gelmesi  asla kabul edilemez ve aynı zamanda  çok   acı vericidir.

undefined

TÜRKİYE GÜNDEME GETİRMELİ

Türk milletinin Doğu Türkistan’da yaşananlara duyarsız kalmadığını ve her zaman Doğu Türkistan’ın yanında olduğunu ifade eden Göktürk, “Türkiye bütün Türklerin ve mazlumlarını ilham ve ümit kaynağı olan yegâne sığınaktır. Türkiye olmadan Doğu Türkistan ve diğer mazlumların meseleleri çözüme kavuşturulamaz. Türkiye’nin uluslararası ilişkilerde ülke çıkarlarını gözetirken Doğu Türkistan meselesini de  insan hakları, hak, hukuk ve adalet kuralları çerçevesinde gündeme getirmesini, mazlum Doğu Türkistanlı kardeşlerini sahip çıkmasını ve  ilgisini sürdürmesini bekliyoruz.Doğu Türkistan meselesinin üniversiteler, siyasi partiler, sivil toplum kuruluşları, araştırma merkezleri nezdinde gündeme getirilmesini ve unutulmamasını, bu insanlık dramına sessiz ve kayıtsız kalınmamasını özellikle beklemekteyiz.” şeklinde konuştu.

Kaynak : https://www.aslinda.com/uzaktaki-soykirim-dogu-turkistan-dogu-turkistan-daha-cok-gundem-olmali(Raportaj : Leyla İlhan)