Son Dakika



Şöhret Hoşur( Doğu Türkistanlı Gazeteci-Yazar ABD)
“Erkekler ağlamaz – erkeğe ağlamak yakışmaz” deriz; Aslında erkeklerden beklenen de budur ve makul bir taleptir. Ancak gözyaşı yürekten geldiği, aklın ve iradenin kontrolü altında olmadığı için bazen göz yaşlarımızı tutmak imkansızdır. Bu nedenle, dağ gibi bir adamın veya aslan yürekli bir kahramanın bile gözyaşı döktüğü zamanlar vardır. Belki de bizim bu bir insan olarak zaafımızdır ve değerli ve insani duygularımızı dışa vurmadır. Her neyse,
Ben bu yılki Türkiye ziyaretim esnasında katıldığım bir konferansta gözyaşlarının bir insanı nasıl yücelttiğine bizzat tanık oldum.
İstanbul’da 01 Kasım 2025’te Birlik Vakfı tarafından düzenlenen Doğu Türkistan konulu bir konferansta, konuşmacı Doğu Türkistanlıların yakından tanıdığı Gazeteci-Yazar ve Tv.Program Yapımcısı Halis Özdemir Beydi. Halis Özdemir önceki yıllarda Akit Tv.’da yaptığı Doğu Türkistan programlarında Çin toplama Kampı mağduru ve tanığı Gülbahar Celilova’nin anlattıkları ile Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’da işlediği insanlık ve etnik soykırım cinayetlerini anlatırken, zaman zaman gözyaşlarına hakim olamayarak ağladığına tanık oldum. Sayın Halis Özdemir Hocamız konferansında Türkiye başta dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşayan Çin tipi Toplama Kampları şahitleri ile Çin zindanları ile toplama kamplarında ailesi ve yakınları esir olarak tutulan mağdurların ve özellikle geçtiğimiz yıllarda tüm Türkiye’yi dolaşan ve ses getiren Toplama Kampı Mağdurları Platformu üyelerinin “Ailem Nerede ?” başlıklı hikâyelerini kullanarak Doğu Türkistan’daki bu dramatik durumu izleyecilere anlattı. Bir saatlik konuşması boyunca en az beş kez duygularına hakim olamayarak gözyaşı döktüğüne tanık olduk.
Mazlum Doğu Türkistan için göz yaşı döken bu kişi hiç görmemiş ve geçirmemiş romantik bir genç adam değil, hatta bir dahi de değil. Aksine, hayatının 50 yıldan fazlasını Türkiye’deki adalet, özgürlük ve demokrasi mücadelesinin çalkantısında geçirmiş bir kişi. 12 Aylul 1980 askeri darbesi olarak bilinen siyasi kara fırtınalar sırasında tutuklanmış, baskı ve işkenceler görmüş ve idam cezası almış ve daha sonra bu cezası 4 yıl hapse çevrilerek idamdan kurtulmuştur. Türkiye’nin eski Başbakanlarından ve önemli siyasi liderlerinden Refah Partisinin Kurucu Başkanı Necmettin Erbakan’a 25 yıl danışmanlık yapmıştır. 20 yılı aşkın bir süredir Türkiye’deki bir ulusal tv.kanalında “Visyon” adı ile önemli programlar yapmış ve yayınlamıştır.
Halis Özdemir,Türk TV kanallarında Filistin ve Doğu Türkistan için yaptığı canlı programları ile bu davaların Türk kamu oyunda ve Türk islam dünyasında gündeme getirilmesi ve uluslar arası bir sorun olarak yer almasındaki önemli katkıları ile tanınmaktadır.
Sayın Halis Özdemir’in kısa sohbetimizde buzi şunları anlattı ;
Türk Tv.kanallarında yaptığım programlarda daha çok Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri meselesini gündeme getirdiğimde, bazı meslektaşlarım bana ” Hakkında pek bir şey bilinmeyen bu insanlar hakkında bu konuya nasıl takılıp kalabiliyorsunuz?” diye sorduklarında onlara şöyle cevap veriyorum : “Başkaları bu trajediyi yazmadığı için yazıyorum, başkaları bu acıyı görmediği için tekrarlıyorum. Başkaları bu konudan özellikle kaçındıkları için Doğu Türkistan meselesini ısrarla ve dikkatle takip ediyorum. Yanı başkalarının öksüz ve yetim bıraktığı Doğu Türkistanlı mazlum Kardeşlerimin gasbedilen temel insanı haklarını ve trajedilerini gündeme taşıyorum. Bu çalışmalarıma da bundan sonra da devam ettireceğim ve bu konun her zaman takipçisi olacağım.”
Çok üzüldüğüm ve hayal kırıklığına uğradığım bir önemli mesele de şudur; Birlik Vakfı’nın düzenlediği ve Sayın Halis Özdemir Hocamızın konuşmacı olduğu bu Doğu Türkistan Konulu Toplantıya katılan Uygur Türklerinin sayısı 10’u geçmiyordu. Buna karşılık Türk Aydınlarının çeşitli kesimlerinden en az 100 seçkin dinleyiciler vardı.Konferans bitiminde sorduğu çarpıcı sorulardan anlaşılacağı gibi Türk Aydınları Doğu Türkistan meselesine ilgi duyuyor ve takip ediyor ve destekliyordu. Bu husus bizi teselli ederek sevindirmiştir. Bu durumdan da anlaşılıyor ki,Türk Aydınlarını bu toplantıya celp etmenin nedeni Halis Özdemir Beyin duygusal sözleri değil,kendisininyaptığı Tv.programları ve yazdığı makalelerinin Türk toplumuna bir yansıması olduğunu düşünüyorum.
Benim bu satırlarım dinleyicilerin gönlünü kazanmak için söylenen sözler veya duygusal ifadeler asla değil, tersine daha ziyade Halis Özdemir Hocamızın kalemini tuttuğu konumu anlatan sözlerdir.
Halis Özdemir Hocamızın Konferansından önemli Satır Başları şöyleydi ;
• Ben Doğu Türkistan’ın sorunlarını Uygur Kardeşlerim kadar bildiğimi belki daha fazla anladığımı düşünüyorum.
• Bu sözlerim asla bir övünme değil, mevcut duruma karşı üzüntümün bir ifadesi. Bu üzüntümüzün de bir temeli var şöyle ki,Türkiye’de yaşayan bir Gazeteci olarak uluslar arası durumu daha iyi gözetme ve tahlil etme imkan ve fırsatına sahip bir araştırmacı.
• O, Doğu Türkistan başta Türk İslam dünyası ve diğer konularında konuşan konferanslar veren ve kitaplar yazmış bir duyarlı Araştırmacı gazeteci bir yazar. Bu nedenle toplumsal sorunların köklerini derinlemesine görebilme yeteneğine sahip bir araştırmacıdır.
• 80 yıldır egemen güçler arasında pazarlık meselesi olarak istismar edilen ve Filistin meselesi ile Doğu Türkistan meselesi arasındaki farkı açık ve net bir şekilde ortaya koydu ve Doğu Türkistan konulu bu Konferansta Filistin meselesini de unutmadı ve kısa de olsa söz ederek : “ Filistinlilerin acısını duyduğumda çok üzülüyorum.Fakat Uygurların acı feryatlarını duyduğumda ise gizlemeye gerek görmeden göz yaşı döküyorum.” İfadelerini kullandı.
Yani Halis Özdemir, Doğu Türkistan hakkında bir kitap yazdığında, kitabın satılıp satılamayacağı konusunu düşünmedi. Doğu Türkistan hakkında bir konferans verirken, dinleyicilerin alkışlayıp alkışlamayacağını hiç umursamadı. O sadece vicdanını rahatlatmak, bir insan, bir Türk ve bir Müslüman, olarak insanı, milli ve dini görevini yerine getirmeyi düşündü.
Sayın Halis Özdemir’in bütün bu nedenlerle toplantı sırasında 5 kez döktüğü gözyaşını bir acziyet değil, günümüzde çok nadir rastlanan bir insanı duyarlılığın ve vicdanın ve bir yüksek erdemin dışa vurması olduğunu düşünüyorum. Doğu Türkistan için yaptığı çalışmalarındaki beklentisinin halk tarafından görülmesi, bilinmemesi ve iyi sonuçlarını değil, gerçeğin, adaletin yanında zalimin karşısında ve mazlumların yanında olabilmek çabasıdır.
Bütün bunlardan sonra ben Sayın Halis Özdemir Hocamızın döktüğü bu göz yaşlarına “Erkek gözyaşı” tanımını uygun gördüm. Allah’tan kendisine sağlık, esenlik içinde hayırlı çalışmalarını bereketlendirmesini ve gücüne güç katmasını ve kendisini daima korumasını niyaz ediyorum.
BENZER HABERLER