logo

trugen jacn

DOĞU TÜRKİSTAN’DAKİ ÇİN ZULMÜNÜ ANLATAN BİR KİTAP : “TÜRKİSTAN GECELERİ”

 

Çocukların gözünden Çin'in Uygur soykırımı

Ahmet KARAKAŞLI

Ne güzel söylemiş rahmetli Mehmet Akif. “Tarih tekerrürden ibarettir diyorlar. Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi?”
Türkistan bir hayal, bir efsane değil; hayatın, gerçeğin ta kendisidir bizim için.
İhmaller, ihanetler, gafletler sonucu ümmetin çektiği acıların, işkencelerin ve esaretin fotoğrafıdır Türkistan.
Sloganlar arkasına siper alıp, gerçeklere sırt dönmenin kimseye faydası yok.
Türkistan ümmetin acısıdır, Türkistan milletimizin acısıdır, Türkistan bizim acımızdır.
Geçmişimizi bilmezsek, bugünü anlayamaz, yarınları kurtaramayız.
Türkistan bizim dünümüzdür. Türkiye bugünümüz. Yarınlarımızı ise biz kuracağız.
Türk evladına, İslam ümmetine geçmişini anlatmak, milli kültür ve kimliğini benimsetmek öcü gösterildi hepimize.
Bin yıllık düşmanlarımıza övgüler düzmek moda oldu.
Biz nasıl bu hale geldik. Kendi geçmişini bilmeyen ve kendi kimliğine düşman olan bir nesil…
Bunun sonu hüsran. Bunun sonu zillet. Bunun sonu tükeniş ve yok oluş.
Değerli arkadaşlarım.
Türkistan’ın son hikayesini Mustafa Murat Hazret söyledi, Necip El-Kiylani yazdı. Kaçımız okudu bilemem.
1980’li yıllarda, 12 Eylül’ün puslu havasında piyasaya çıktı Türkiye’de. Bir gecede okudum. Düzinelerce getirtip, öğrencilerimin çoğuna hediye ettim.
Sonra… Sonralarda gündelik telaşlar içinde kaybolup gitti bu roman.
Şimdi gençlik O Ses Türkiye benzeri yarışmaları takip ediyor.
Türkistan’ı, Türk’ün anayurdunun yok oluş hikayesini, ümmetin esarete mahkumiyetini düşünen de yok, merak eden de yok, hatırlatan da yok.
Türkistan Geceleri adlı kitap bir romandan çok Türkistan’ın gerçek hikayesidir. 1931-1951 yılları arasında, Türkistan’da başlayan ve dinmeyen bir direnişin tarih sayfalarında saklanan öyküsüdür. Roman, kitabın yazarı Necip el-Kiylani’nin Mekke’de Mustafa Murat Hazret’le karşılaşmasıyla başlar. Mustafa Murat Hazret Türkistan’ın canlı bir tarihi olacak kadar yaşlıdır. Kendini Türkistan gerçeğini, acılarını anlatmaya adamıştır. Bir yandan Ruslar Batı Türkistan’a saldırıyorlar, diğer yandan Çinliler… Tabii sadece savaş değil onların yaptıkları. Halkı asimile etmeye çalışıyorlar. Romanda Hoca Niyaz ve Osman Batur hem manevi şahsiyetleri hem de gönüllü savaşçılara önderlik etmesi açısından kahraman birer komutan olarak anlatılmış. Romanın sonunda yığınla düşmana dayanamayıp Keşmir’e kaçmaya karar veriyorlar. Tabii çok azı oraya ulaşabiliyor. Mustafa Murat Hazret bunlardan biri ama direnişin bitmediğini biliyor o… “Yenildik Necmetülleyl, yenildik. Ama kaybetmedik. Ben varsam, sen varsan ve Hoca Niyazlar büyüyorsa gecenin karanlık örtüsü kıpırdıyor demektir.” Roman gerçekleri yüzümüze buz gibi çarpıp bir titreme getiriyor ruhumuza. En sağır kaldığımız acılı diyarlarımızdan birisinde yaşananlardır romanda anlatılanlar. Zulme boyun eğmesini bilmeyen, haksızlığa karşı isyan etmekten bıkmayan, yalnızlığa terk edilmiş onurlu bir Müslüman halkın romanıdır TÜRKİSTAN GECELERİ.
Suriye’deki Türkmenlerin cihadını görünce Türkistan geldi aklıma. Ve Türkistan geceleri.
Biliyor musunuz, bizim Kore’ye asker gönderdiğimiz yıllarda Türkistan ordusu en çetin savaşını veriyordu Rus ve Çinlilerle.
Mehmetçik Kore’de şehit olurken, Türkistan’da komutanlarının şehit düşmesi sonucu dağılan ordunun 100 bin mücahit savaşçısı katlediliyordu. Neticede Türkistan Rusya ve Çin arasında paylaşılıp, eritildi.
Bugün Irak’taki antik tarih kalıntısı KELDANİLER için bile temsil oluşturanlar, 50 milyonluk Doğu Türkistan’daki Müslüman Uygur Türklerinin feryadını duymamaktadırlar.
Bugün Doğu Türkistan üzerinden başka başka sömürge hesapları yapılmaktadır.
Sürgün hükümet adı altında kurulan birkaç örgütlenme gerçek mücadeleden çok, büyük güçlerin taşeronu konumundadırlar.
Türkistan davası maalesef sahipsiz kalmıştır ve daha uzunca bir süre daha öyle kalacak gibi görünmektedir.
Türkiye’nin gerçeklerinden kaçmak mümkün değildir.
Türkiye’nin kitap üzerindeki dostları gerçekten dost ve müttefiki değildir. Bunun en bariz örneği, bizim müttefikimiz görünen ülkelerin PYD ve PKK terör örgütleriyle olan yakınlıkları ve işbirlikleridir.
Değerli arkadaşlarım.
Bugün hepimiz şu gerçekleri bilmeli ve buna göre hareket etmeliyiz.
1-Türkiye, gerçek anlamda tam bağımsız bir ülke değil, İngiliz, Amerikan etkisine, baskısına, telkinine açık bir ülkedir.
2-Türkiye, hem Türk milletinin, hem de İslam ümmetinin en kuvvetli ümidi, en son kalesidir.
3-Türkiye’nin tam bağımsızlığı, bilim ve teknolojide yapacağı büyük gelişimler ve ileri teknoloji üretebilme kabiliyetinin gerçekleşmesiyle mümkün olacaktır.
4-Türkiye’nin bugün ayakta kalabilmesi için askeri savunma ihtiyaçlarını kendi imkânları ile üretebilmesi gerekir. Bu konudaki en büyük fırsat Çin ile yapılacak projelerde mevcuttur. Bunun için de Türkiye’nin Çin ile ilişkilerini sıcak tutma mecburiyeti vardır. Çin ile işbirliğinin diyeti Türkistan’ın kurban edilmesidir. (Bu konunun siyasi polemiğe dönüştürülmesi yanlıştır. Türkiye uzunca zamandır bu konuda hemfikirdir. Bahçeli’nin başbakan yardımcısı olarak yaptığı tek yurt dışı ziyareti Çin olmuştur ki, Türkistan konusunda hiçbir girişim ve imada bulunmamıştır. Bu stratejik duruş, Türkiye’nin milli politikası haline gelmiştir)
5-Tüm bu gerçeklerden sonra, yapılması gereken en önemli husus da gençliğimizin milli strateji çerçevesinde milli kültür ve kimliğimize sahip olarak yetiştirilmesidir.
Her şeyinizi kaybedebilirsiniz. Çalışıp, savaşarak kaybettiklerinizi tekrar kazanma şansınız vardır.
Ancak, MİLLİ KİMLİĞİNİZİ KAYBEDERSENİZ HER ŞEYİNİZİ KAYBETMİŞ OLURSUNUZ. ARTIK KAZANACAĞINIZ HİÇBİR ŞEY SİZİN OLMAYACAKTIR.
Endülüs’ü kaybettik, Babürleri kaybettik. Balkanları kaybettik; Mekke ve Medine’yi, Kudüs’ü, Şam’ı, Bağdat’ı, Halep’i kaybettik. Osmanlı’yı kaybettik, Türkistan’ı kaybettik.
Ama, ne olur, Türkiye’yi kaybetmeyelim; milli kültür ve kimliğimizi kaybetmeyelim; inancımızı, imanımızı, özgüvenimizi kaybetmeyelim.
Allah bu millete tekrar İstiklal Marşı yazmak zorunda bırakmasın.

KAYNAK : https://www.mansetaydin.com/makale/7888168/ahmet-karakasli/ turkistan-geceleri

Share
226 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ