logo

trugen jacn
25 Ekim 2014

İŞGALCİ ÇİN’DEN MÜSLÜMAN UYGURLARA YENİ BİR YASAKLAMA DAHA : MEMURLARDAN SONRA,ONLARIN YAKINLARININ DA DİNE İNANMALARI YASAK

toppa-yaghliq-saqal-ramzan.jpg

Hamit Göktürk / Uygur Haber ve Araştırma Merkezi (UYHAM)
Çin işgal yönetiminin Doğu Türkistan’da Müslüman Uygur Türklerine karşı yeni bir zulüm ve kışkırtma amaçlı yasaklama kararı aldığı bunu de derhal yürürlüğe koyduğu bildiriliyor. Çin bu yeni yasaklama kararı ile Devlet Memurlarından sonra,onların ailesinin ve yakınlarının de İslam dinine inanmalarına de engeller koymakta ve buna aykırı davrananlar ağır cezaya çarptırılacağı açıklanmıştır.
Kaşgar İl ÇKP. Teşkilatının resmi internet Sitesinde ÇKP.Kaşgar İl Teşkilatının yeni bir genelgesi ile bunun eki olarak özel 15 maddelik yeni Yasaklar listesi yayınlandı. Bu yönetmelik ve ekinde yer alan Yasaklar Listesine göre, Müslüman Uygur Devlet Memurlarından sonra bu kez, onların yakınları ve akrabalarının de İslam dinine inanmamaları isteniyor.
Kaşgar Şehir Komünist Partisi yönetiminin “ Güvenlik ve istikrarın Uzun Süreli olarak Korunması Stratejisi” çerçevesinde ilan edildiği bildirilen bu yeni genelge ve Yasaklar listesinde, Memurlardan sonra onların çocukları,akrabaları ve yakınlarının İslam dinine inanmaları,Namaz kılmamaları,Oruç tutmalarının yanında dini içerikli kıyafetler giymeleri dahi bu yasak kapsamına alınmış bulunuyor. Bunlar böyle Memurlardan sonra onların akraba ve yakınlıarının bu yasaklamalara uymamaları halinde,bunların “Devletin güvenliği ve istıkrarına Zarar verenler Katogorisi”ne göre en ağır şekilde cezalandırılacakları” açıklandı.
Çin Komünist Partisi Kaşgar İl Teşkilatı 15 maddelik bu yasaklar listesini ve bununla ilgili genelgeyi 20 Ekim günü görüşerek karara bağlamış ve yayınlamıştır. Genelgenin aynı gün icra edilmeye başlandığı de belirtilmiştir.
02 Ekim’de Kaşgar İl Çin Komünist Partisi Teşkilatı ( Partikomi) ve devlet memurlarının koordirasyon Birimi ile İl Merkez Disiplin Komitesi ve Sözde Özerk Bölge Yetkilileri ile birlikte önümüzdeki aylarda bölge genelinde yeni bir Disiplin teftişi yapacaklarını açıklanmıştır. Bu ortak toplantı’da bölge genelinde görevli bir kısım azınlıklara mensup KP. Üyeleri ile devlet memurlarının hala İslam dinine itikatlarının devam ettiği ve “siyasi Bilinçlerinin ve Hessasiyetleri Zayıf” Parti üyesi ve memurların tesbit edildiği bildirilmiştir. Ayrıca,Ortak Toplantı’da Devlet memurlarının Bölgedeki Terörle Mücadele konusunun çok karmaşık olduğu gerçeğini derinden tanımaları ve siyasi algı ve sezgilerinin zayıf durumlarının düzeltilmesi bu konudaki anlayış ve algılama seviyelerinin güçlendirilmesi vurgulanmıştı.Buna aykırı davranan parti üyeleri ile devlet memurlarına karşı en sert müeyyedeler uygulanması ve bunlara en güçlü şekilde darbe vurulması talimatlandırılmıştır.
Çin anayasası ile sözde Özerk Bölge yasası ve ilgili kanunlarda bütün Çin vatandaşlarının dini ve felsefi inançlarına saygı gösterilmesi vurgulanmış olmasına rağmen, Doğu Türkistan’daki bu tür uygulamaları Çin anayasasına aykırı ve yasa dışı uygulamalardır.
Çin’nin bu son yasaklama kararı diasporada yaşayan Doğu Türkistanlılarca tepki ile karşılandı. Konu ile ilgili olarak açıklamalarda bulunan Dünya Uygur Kurultayı Sözcüsü Dilşat Reşit’in açıklamaları şöyle ; “ Çin’in Kaşgar’da ilan ederek yürürlüğü koyduğu bu yeni yasadışı uygulamaları yalnız,Kaşgar’da değil,Aksu,Hoten,Gulca başta olmak üzere çoğunluğunu Müslüman Uygurların yaşadığı bölgelerde aynı anda yürürlüğe konmuş ve derhal uygulanmaya başlanmıştır. Çin yönetimi Etnik Uygur asıllı devlet Memurlarına islam dinine inanmama,Cami’lere gitmeme,dini içerikli Hatim,Mevlüt,Sünnet düğünü ve benzeri faaliyetlere katılmama ve benzeri toplumsal ve dini faaliyetlerini yasaklarken,bu kez onların aile bireylerini ve akraba ve yakınlarını de bu yasaklama ve engellemelere dahil etmekle anayasal bir suç işlemektedir. Bu uygulamalar Çin’in Müslüman Uygurlara karşı yürüttüğü hak ve hukuk ihlallalerinin açık ve net bir ikrarnamesidir. Bu yasaklamalar Müslüman Uygurların yasal ve insanı haklarını koruma ve tekrar elde etme yolundaki ifade özgürlüğü bağlamında barışçıl protesto eylemlerinde ne kadar haklı olduklarının açık bir kanıtı ve bu eylemlerini haklılığı noktasında iyi bir savunma delilidir. ”şeklinde konuştu.
DUK. Sözcüsü Reşit, Çin’in Doğu Türkistan’da yürütmeye çalıştığı bu tür baskı,zulum ve kanun dışı uygulamaları ile, yüksek tempolu kriz ve gerginlikler yaratarak ve Müslüman Uygurları kışkırtmaya devam ettirmesi halinde daha büyük direnişler,isyanlar ve halk ayaklanmaları meydana gelebileceğini bunun ise,şiddet ve kan dökülmesine sebep olacağını, dökülen bu kanların gerçek sorumlusunun Çin yönetimi olacağını ifade etti. DUK Sözcüsü ayrıca, Kaşgar’da ve Doğu Türkistan’ın diğer bölgelerinde uygulanmakta olan bu tür insan haklarına aykırı engelleme ve yasaklamaları, haklı’dan,mazlum ve mağdurdan yana olan insan hak ve hukuk savunucularının hafife almamaları gerektiğini belrterek ,” Uluslar arası toplum ve ülkeler ve insan hakları teşkilatları açık ve etkili bir şekilde Çin yönetimine karşı tepkilerini ve itirazlarını derhal ortaya koymalıdır. Çin’in islam inancına sahip Uygur Türkleri başta bütün dini inanç sahiplerine karşı uygulamakta olduğu yasadışı baskı ve aykırı eylemlerini durdurması için acilen harekete geçmelerini bekliyoruz.” Dedi.
Gözlemciler,Müslüman Uygur devlet memurlarının “Dini,duygu ve düşüncelerinin Çin Komünist Partisi’nin en büyük endişe ve handikapı” haline dönüştüğünü bildirmekle birlikte,dini ve milli duygu ve hassasiyetlerinden hala tam soyutlanamayan ve bu ölmeyen Uygur asıllı devlet Memurlarını “ Devlet yönetiminden Temizlenmesinin Çin’in en önemli stratejik ve uzun vadeli bir hedefi haline geldiğini düşünüyorlar.

Kaynak : rfa.org./Din/Gülçihre – 23.10.2014

Etiketler: » » » »
Share
2338 Kez Görüntülendi.