logo

trugen jacn

ÇİN’İN HAN ŞÖVENİZMİNİ AMAÇLAYAN”ETNİK BİRLİK YASASI”UYGULANMAYA BAŞLANDI

Foto - Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine uyguladığı zulüm protesto edildi

HU ZİMO (   Çin Asıllı  Araştırmacı Yazar -Bitterwenter.org Roma)

Çin Komünist Partisi(ÇKP) Merkez Komitesine bağlı  Birleşik Cephe Dairesi 12 Mart 2026’da Çin işgalindeki bölgelerde yaşayan ve Çinli olmayan tüm Ulusların asimilasyon ve etnik soykırım ile Çinlileştirilerek yok edilmesi hedeflenen “Etnik Birlik Yasası’nın uygulanması ile ilgili  Yönergeler Yayınladı. Bu yönergeler ile Devlet kontrolündeki dini örgütler ve yabancı propaganda araçları,   uluslararası toplumca  sert ve  geniş çapta eleştirilen bu yasayı uygulamak ve savunmak için seferber ediliyor.

ÇKP Merkez Komitesi Birleşik Çephe (UFWD) Dairesince  27 Nisan 2026 tarihli “Yeni Etnik Birlik  ve İlerlemeyi/Gelişmeyi Teşvik Edilmesi”  başlıklı  yönergelerde  Çin Komünist Partisi’nin “yasayı” Parti’nin siyasi gündemini ilerletmek için bir araç olarak nasıl gördüğünü bir kez daha gösterdi. ÇKP dışındaki tüm sosyal güçleri kontrol altına almak, disipline etmek ve denetlemek için var olan Birleşik Cephe Çalışma Dairesi, şimdi kendisinin çıkarılmasına yardımcı olduğu ve uygulayacağı bir yasanın ana yorumlayıcısı olarak konumlanıyor.UFVD.bununla , yeni  çıkarılan yasanın  etnik kimlikleri yeniden şekillendirmeyi, Han olmayan grupları “Çinlileştirmeyi”, muhalefeti susturmayı ve Parti’nin etkisini Çin‘in ötelerine kadar genişletmeyi amaçladığı  fikrini doğruluyor.

ÇKP Merkez Komitesi Birleşik Çephe Dairesi(UFWD)’nin yönergeleri  şu bildik ve tanıdık sloganlarla  tekrarlıyor :

  • Etnik Birlik Yasası  bir “dönüm noktası”,
  • ÇKP’nın uygulamalarında çok önemli  ve bir siyasi görev
  • ÇKP Lideri Xi Jinping’in merkezinde olduğu Parti Merkez Komitesi’nin “stratejik bir hamlesi ve diğerleri.

Ancak bu resmi  söylemlerin dilinin altında pratikte şu  mesaj ve uygulamalar yatıyor:

  • Etnik Birlik Yasası,  ulusun etnik çeşitliliği korumayı amaçlamıyor
  •  Tersine onu tek bir, devlet tarafından inşa edilmiş “Çin ulusal topluluğu”na dönüştürmeyi amaçlıyor.
  • Yönergeler, yasanın amacının Parti’nin etnik çalışma teorilerini devlet iradesine dönüştürüyor
  • ÇKP’nin  ideolojik kavramları uygulanabilir yasal görevlere çevirmek olduğunu iddia ediyor.
  • Bu  söylem, etnik kimliklerin  kendisilerini  yönetmesinin   bir siyasi gündemi  olduğunu  öne sürüyor.  

UFWD, bu gündemi uygulamak için eşsiz bir konumda bulunuyor.  Çünkü, UFWD On yıllardır, Parti’nin din yönetimi, etnik azınlıkların kontrolü ve yurtdışı propaganda koordinasyonu için kullandığı ana araç olmuştur. Devlet tarafından yönetilen dini dernekler üzerinde tam kontrole sahiptir. Dünyaya Çinli inananların “temsilcileri” olarak sunulan bu örgütler, UFWD’nin idari kolları olarak işlev görmektedir. Yeni yönergeler, tüm “sivil toplum” gruplarının yasanın temel talebini aktif olarak desteklemesinin beklendiğini açıkça belirtmektedir: dini, kültürel ve etnik farklılıkların üstesinden gelen birleşik bir ulusal kimlik oluşturmak. Uygulamada bu, dini inançların, uygulamaların, eğitimin ve liderliğin, Parti’nin tek, birleşik,  etnik Han merkezli bir Çin ulusu vizyonunu destekleyecek şekilde ayarlanması gerektiği anlamına geliyor.

Yönergeler ayrıca, Çin diasporası örgütlerini, Konfüçyüs Enstitülerini, devlet yanlısı medyayı ve yurtdışındaki “dost” akademisyen ve etkileyicilerin genişleyen ağını içeren küresel propaganda sistemini ifade eden “uluslararası iletişim kapasitesi” terimiyle tanımlanan UFWD’nin rolünü de vurguluyor. Bu gruplara artık yeni yasayı mesajlarında kullanmaları, onu ilerici ve kapsayıcı bir çerçeve olarak göstermeleri ve baskıcı yönlerini gizlemeleri talimatı veriliyor. UFWD’nin yurtdışı operasyonları uzun zamandır Çin’in etnik ve dini politikalarına, özellikle Tibet, Doğu Türkistan(Şinjiang) ve İç (Güney) Moğolistan’a yönelik eleştirilere karşı koymakla görevlendirilmişti. Yeni yönergeler bu amacı genişletiyor: Tüm yurtdışı propaganda organlarının yasayı Çin’in egemenliğinin geçerli bir ifadesi olarak savunmasını ve dışarıdan gelen her türlü eleştiriyi  reddetme ve karalama, müdahale veya ulusal birliği baltalama girişimi olarak nitelendirmesini gerektiriyor. 

Yönergelerde propaganda ve yorumlamanın güçlendirilmesi konusundaki ısrar özellikle dikkat çekiyor.  Yasaların, devlet daireleri, okullar, topluluklar, işletmeler, sosyal örgütler ve özellikle dini mekanlar da dahil olmak üzere toplumun tüm alanlarına ulaşmasını talep ediyorlar.

Foto - Çin'in Doğu Türkistan'da Uygur Türklerine uyguladığı zulüm protesto edildi

Bundan Amaç İse şöyle Sıralanıyor ; 

  1.  Etnik Birlik Yasasının kamusal yaşamda sürekli bir varlık haline getirilmesi
  2. Kabul edilebilir düşünce ve eylemleri tanımlayan ahlaki ve siyasi bir rehber olmasını sağlamaktır.
  3. UFWD, araştırma enstitülerinin ve düşünce kuruluşlarının, yasanın ideolojik iddiaları için akademik gerekçeler üretmek üzere teorik çalışmalarını hızlandırmalarını talep ediyor.
  4. Bütün bunlar ise bildik ve  tanıdık bir kalıbı izliyor: ÇKP. önce  siyasi bir doktrin yaratıyor, onu yasa haline getiriyor ve ardından tarihsel gerekliliğini ve ahlaki üstünlüğünü desteklemek için akademisyenleri ve Parti yanlısı din adamlarını görevlendiriyor.
Yeni yasadan tehdit altında: İç (Güney) Moğolistan'daki Moğol çobanlar. X'ten.
Yeni yasa İle Varlıkları  tehdit altında olan Uluslardan İç (Güney) Moğolistan’da Yaşayan MoğollarYönergeler Etnik Birlik Yasasının  zorlayıcı niteliğini  Özellikle  Vurguluyor.

Yasanın metni “tanıtım amaçlı” görünse de, UFWD tüm taraflara bağlayıcı yükümlülükler ve cezalar içerdiğini hatırlatıyor. “Etnik birliği zayıflatmakla” suçlanan herhangi bir örgüt veya kişi, cezai suçlamalar da dahil olmak üzere yasal sonuçlarla karşı karşıya kalabilir. Yönergeler bu hükümleri açıkça ulusal güvenlikle ilişkilendirerek, kapsamlarını Çin dışındaki eylemleri de içerecek şekilde genişletiyor. Bu sınır ötesi hedef yeni değil; Çin, yurtdışındaki muhalifleri takip etmek için sıklıkla yasal önlemler kullanmıştır. Bununla birlikte, UFWD’nin yorumu, Çin dışındaki etnik kimlik, dini inanç veya siyasi görüş ifadelerinin artık “etnik birlik” kavramı altında değerlendirilebileceğini öne sürüyor. Diaspora toplulukları için bu, Parti’nin anlatısından sapan kültürel veya dini uygulamaların ulusal birliğe tehdit olarak görülebileceği anlamına geliyor.

UFWD’nin Nisan ayında yayınladığı  Yönergeler(belgeler) ÇKP’nin çok  kapsamlı  şu  stratejisini özetliyor:

  1. etnik köken anlayışını yeniden tanımlamak ve yazmak,
  2. Dini yaşamı yeniden tanımlamak, kültürel hafızayı yeniden şekillendirmek
  3. Han ulusu merkezli  tek bir devlet onaylı kimliği uygulamak için hem yerel hem de uluslararası grupları seferber etmek.
  4. Yasa, siyasi bir kampanyanın yasal cephesi haline gelirken, UFWD de bunun tasarımcısı, denetleyicisi ve küresel sözcüsü olarak hareket ediyor.
  5. Çin’in etnik ve dini politikalarındaki değişimi izleyenler için bunların hiçbiri beklenmedik uygulamalar değildir. 

 UFWD’nin  Bu “Etnik Birlik Yasası” ile ilgili   Yorumu,

  • Etnik Birlik Yasası Çin’de mevcut tekdüzeliğe doğru atılan bir başka önemli  adımdir.
  • Bu durum, azınlık etnik ve dini toplulukların yalnızca Parti tarafından dikte edilen ulusal bir öykünün süsleyici parçaları olarak var olabileceğini belirtiyor.
  • Bu yasa ile  herhangi bir farklılık gösterisinin yasal bir ihlal olarak sınıflandırılabileceği bir geleceği gösteriyor.
  • UFWD’nin yönergeleri, yasayı önemli bir başarı olarak kutluyor.
  • Bu yasa ve yönergeler İnanç özgürlüğünü, kültürel mirası korumayı ve azınlık haklarını önemseyenler için gerçek bir soykırımdır.
  • Bu Etnik Birlik Yasası Çin Vatandaşlarının   özgürlük alanlarını kısıtlayarak  temel insani haklarını daha da daraltıyor
  • Bu yeni yasa ÇKP’nin  ideolojik temeline dayanan  etnik Çinli olmayan diğer tüm ulusların asimilasyon ve soykırım  mekanizmasını daha da  hızlandırıyor.

NOT : Çin asıllı bu Araştırmacı yazar kendi gerçek adını güvenlik nedeniyle gizliyor ve  Hu Zimo takma adını kullanıyor.

Kaynak : bitterwinter.org

Share
5744 Kez Görüntülendi.