logo

trugen jacn
31 Mart 2014

TAYALAND’DAKİ UYGUR MÜLTECİLERİN KURTARILMASINA YÖNELİK ÇABALAR SÜRDÜRÜLÜYOR .

Hamit Göktürk
15 Mart’ta Tayland’ın dağlık ormanlarında bulunan 62’si çocuk 220 Uygur mültecilerin kurtarılmasına yönelik çabalar sürdürülüyor. Dış İşleri Bakanlığı BM.Mülteciler Yüksek Komiserliği, Dünya Uygur Kurultayı ve bağlı Teşkilatlar ve bir çok uluslar arası İnsan hakları kuruluşların temsilcileri bölgede bulunuyor ve çalışmalara devam ediliyor. Ancak, aradan yaklaşık bir ay geçmesine rağmen,bu konuda olumlu bir gelişme görülmediği gibi, müsbet bir sonuca ulaşıldığına dair bir emareye de rastlanmıyor. Konunun uluslar arası bir hukuk sorunu olması gerekçesi ile çalışmalara ve gelişmelere ait bilgiler kamu oyu ile paylaşılmıyor. Fakat bu mülteciler hala ormanda bulunuyorlar ve  hiçbir alt yapısı olmayan ilkel kampta tutulmaya devam ediliyor. Bu insanlar, yaşanabilir daha sağlıklı ve uygun şartlara sahip bir kampa hala de nakledilmiş değil. Bu mültecilere insani yardım ulaştırıldığına dair ortada bir kanıt de bulunmuyor. Çin yönetiminin Tayland Makamlarına mültecilerin kendilerine iade edilmesi yönündeki baskılarına karşı, BM.Mülteciler Yüksek Komiserliği ve Uluslar arası İnsan Hakları Kuruluşlarının ve Dünya Uygur Kurultayının Çin’e geri verilmemesi yönündeki karşı çabaları ile bu tehlike şimdilik askıya alınmış durumda. Kimlikleri olmayan bu Uygurlara BM.lerce hala bir belge de verilebilmiş de değil.
Dünya Uygur Kurultayı adına Avustralya Doğu Türkistan Derneği’nden Cur’at Mehmet, Kanada Uygur Cemiyeti başkanı Kayyum Masimov ile Japanya Uygur Cemiyeti Başkanı ve DUK.Başkan Yardımcısı İlham Mahmut’un Tayland’a gititiği ve Uygur mülteciler ile görüştükleri ve halen bu ülkede bulundukları ve çalışmaları yakından izledikleri bildiriliyor.
UYGUR Haber ve Araştırma Merkezi’nin ulaştığı bilgilere göre, bu mültecilerin içinde Kaşgar ve ilçesi Yopurga’dan en az 25-30 kişinin bulunduğu bildiriliyor. Bunların Kaşgar’da yaşayan yakınları, kaçan bu akrabalarının Çin’in baskılarına ve hak ihlallerine karşı protesto olaylarına katıldıkları için tutuklandıklarını ve yıllarca hapis yattıkları ifade ediyorlar.Tahliye olduktan sonra kendilerine iş verilmediği, toprak ve evlerinin gasbedilerek Çinli göçmenlere verildiği için sokakta aç ve perişan durumda bırakıldıklarındran, bu yolu seçmek zorunda kaldıklarını bildiriyorlar. Ayrıca, yasa dışı yollardan bu ülkeye kaçmak zorunda kalan bu yakınlarının Çin’e iade edilmeleri halinde  öldürüleceklerini bu nedenle bunların  Çin’e iade edilmemesi için çaba  gösterilmesini ve yardımcı olunmasını talep eden mesajlar yolladıkları belirtiliyor.
Ulaşılan bilgilere göre ; Japonya,Avustralya ve Kanada Hükümetlerinin bölgedeki Temsilcileri mültecilerin bir kısmını özellikle iş gücü olabilecekleri kabul edebilecekleri yolunda haberler var. Bu davranış, ülkelerin felaketlerden dahi çıkar araması gibi insanı olmayan tutumları tepki çekmekte.

TÜRKİYENİN UYGUR MÜLTECİLERE YAKLAŞIMI VE YÜRÜTÜLEN                                                                   ÇABALAR
Uygur Mültecilerin medya’da yer almasından hemen sonra,Türk Milletinin tepkisi en üst düzeyde ve kapsamlı olarak ifadesini buldu. Kamu oyunda Siyasi Partiler,Sivil Toplum Kuruluşları Uygur mültecilerin Çin’e iadesinin önlenmesi ve Türkiye’ye kabul edilmeleri için büyük çaba gösterdikleri görüldü. Siyasi Partilerin üst düzey yetkilileri ; Milletvekilleri yaptığı açıklamalarla konuyu üst düzeyde gündeme taşıdılar.Sivil Toplum Kuruluşları,düşünce toplulukları internet ve sosyal medya aracılığı ile bir imza kampanyalarını sürdürüyorlar.Kamu oyunun bu baskılarının ve çabalarının Uygur Mültecileri Türkiye kamu oyunun ortak sorunu haline gelmesini sağladı.
18 Mart’ta konuşan Dış İşleri Bakanımız Ahmet Davutoğlu,Uygur Mülteci Kardeşlerimizin sorunu en kısa zamanda çözülecektir.açıklamasını yaptı ve bu açıklama bir güvence olarak kabul edildi ve Doğu Türkistanlıların yürüklerine su serpti.
MHP.İğdir Milletvekili Sinan Oğan Uygur Mültecilerin Çin’e iadesinin önlenmesini talep etti ve bu mültecileri memleketi İğdir’a yerleştirilmelerini kabul edebileceklerini açıkladı.
TBMM.Başkanlığına bir soru önergesi veren CHP.genel başkan Yardımcısı Faruk Loğoğlu mültecilerin durumu,kimlik tesbiti yapılıp yapılmadığı, bu mültecilerin durumları ile ilgili BM. Ve İnsan Hakları Kuruluşlarının tutumu ve çalışmaları ve bu çalışmaların seyri hakkında Dış İşleri Bakanlığının TBMM.nı bilgilendirmesini talep etti. Loğoğlu,ayrıca Tayland’a Dış İşleri Bakanlığının bölgeye giden yetkilileri ile birlikte giden ve öğretmen olduğunu iddia eden ve Uygur olduğu söylenen bir kişinin kim olduğu,niçin ve ne amaçla gittiğinin araştırılmasını de istedi.
CHP Afyonkarahisar Milletvekili Ahmet Toptaş Tayland’da esir kalan 220 Uygur Türk’ü için Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’na cevaplaması talebi ile soru önergesi verdi. Uygur Türkleri temsilcileri Rabia Kader ve Dolkun İsa ile sürekli iletişim içinde olduğunu açıklayan Milletvekili Toptaş; “Bugün Birleşmiş Milletler ile sürdürülen girişimlerin sonucu Türkiye 220 Uygur Türkümüz ile Tayland’da bulunan ama tutuklanmayan yaklaşık 700 Uygur Türkümüze de vize verilmesi için gayretlerimiz devam edecektir. Bu süreçte bizimle diyalog kuran, destek veren basın mensubu arkadaşlarımıza teşekkür ederim.” dedi.
HEPAR Partisi Genel Başkanı Osman Pamukoğlu tweter hesabından yaptığı açıklamada,” Tayland’da bulunan 220 Uygur Türkü soydaşımızın Çin’e iade edilmesi onların ölüme atılması demektir.Onlar idam edileceklerini biliyorlar.Bu Kardeşlerimizin Türkiye’ye getirilmesini istiyoruz.”dedi.
Ayrıca,Eksi sözlük,İTÜ sözlük,Change Org.İslam.tr.com, haberdokuz.com. Denizhaber.com,istanbulhaber.com,haberözne.com vb. sosyal medya gurupları kendi hesapları üzerinden 220 Uygur Türkü’nün Çin’e ölüme gönderilmesinin önlenmesi için başlattıkları imza kampanyasını sürdürüyorlar.
ABD.merkezli UCHA haber Sitesinin bölgede bulunan Temsilcisi Meahell Stanburry Uygur mülteciler ile ilgili gözlemlerini şöyle açıklıyor ; “ Bu insanların terörist oldukları ve teröre karıştıklarına dair her hangi kanıt mevcut değil. Ama,onların çok büyük bir korku ve endişe içinde olduklarını açıklayan sağlam kanıtlar var.Yakalan bu insanlar 48 saat hiç konuşmadılar ve soruları de cevaplamadılar.Kadınlar ise kendilerinin ve bebeklerinin yüzünü kapatarak biz medya mensuplarından sürekli kaçırmaya gayret ettiler.Ancak,Türk Heyeti Üyeleri ile Türkiye’den ve diğer Ülkelerden gelen Vatandaşları Uygurları görünce rahat bir nefes aldılar. Erkekler,kadınlar ve çocuklar hepsi birden yüksek sesle ağlaştılar ve gözyaşı döktüler.”
Sonuç olarak,220 Uygur Mültecinin durumu hiç te iç açıcı değil. Bunlarla ilgili net ve tatmin edici bir açıklama yapılmaması.çalışmaların seyri hakkında bilgi verilmemesi dolayisiyle haklarında olumlu hiçbir gelişme olmaması endişelere sebep oluyor. uluslar arası hukuk iddiası ile olayın esrar perdesine büründürülmesi de , endişelerin daha de artmasına yol açıyor.

        Doğu Türkistan’da, muhacerette  ve  dünyanın dört bir yanında yaşamakta olan müslüman Uygur Türkleri  ve Uygur Haber ve Araştırma Merkezi olarak  Türkiye Cumhuriyeti Devletimizin  bu sorununun en iyi şekilde çözeceğine inanıyor, müjdeli haberleri büyük bir  sabırsızlıkla bekliyoruz.

Share
1231 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ