Son Dakika




CNN-TÜRK Tv. muhabiri Büşra Arslanataş, gezi dönüşü başkent Urumçi’deki kısa turunu tüm detaylarıyla ele alan bir program hazırlayarak yayınladı. Arslantaş, kendilerini gezdiren Çinli yetkililerin sorulan sorulara net bir yanıt vermediğini, ziyaret sırasında Çinli Mihmandar/Görevlilerin CNN TÜRK ekibininin tüm hareketlerini 3 kamera ile sürekli takip edildiklerini kaydetti. Çin işgal yönetimi tarafından önceden kurgulanan tiyatro sahnelerini gezen CNN Türk ekibi bir camiye girdiklerini, Cami’de namaz kılan hiç kimsenin bulunmadığı ve içinin boş olarak gördüklerini ve bunu sorguladıklarını vurguladı. Büşra Arslantaş, Çinli yetkilinin kendisinin sorularına kaçamak cevaplar verdiğini belirterek, “Kadınlar ve çocuklar nerede dediğimde “Pek bilgim yok, genelde evdeler” yanıtını verdiğini anlattı. Başkent Urumçi’den sonra gittikleri Hoten kentinde akşam pazarına uğradıklarını kaydeden CNN Türk ekibi, pazardaki tüm bıçak ve satır gibi kesici aletlerin zincirle tezgaha bağlı olduğunu Çinli yetkililere bunun nedenii sorduğunda ise, güvenlik gerekçesiyle bıçakları bağladıklarını söylediklerini aktardı. Çinli görevlilere Uygur Türklerinin yaşam koşullarına dair soru sorma girişimlerinin olduğunu ancak karşı tarafın yalnızca tebessüm ederek cevap vermediğini sadece tebessüm ile karşılık verdiğini de belirtti….Çinli Yetkililer bizi Terörizmle Mücadele Müzesi adını verdiği bir yeri gezdirdi. Müzede bize rahberlik eden Çinli yetkililer 2016 yılı itibarıyla “aşırıcılıkla mücadele” sayesinde ” Bölge halkının refah içinde yaşadığını” iddia etti. Bu tarih ise Çin rejiminin toplu tutuklamalar ve Çin tipi toplama kampları uygulamalarının başladığı tarihe denk getirmesi dikkat çekici idi.
Başkent Urumçi’de ziyaret ettikleri İslam Enstitüsünde öğrenim gören hiçbir öğrenciyle temas kuramadıkları ve konuşamadıklarının de altını çizen Arslantaş, bu duruma “Çin’in bakış açısıyla” vurgusu yaparak Okulun tarihçesini dinlerken kameraların kendilerini yine sürekli takip ettiklerini belirtti.….

BENZER HABERLER
TANRI DAĞLARINDA HÜSEYİN NİHAL ATSIZ
CNN Türk Muhabiri Büşra Arslantaş ve Kameraman Caner Emre Kınacı, Çin’in daveti üzerine Doğu Türkistan’ın Ürümçi kentindeki ziyaretleri esnasında İlk olarak Tanrı Dağları’nın eteklerini gezdiklerini anlatarak yaptığı programda Hüseyin Nihal Atsız’ın “Sen gurbette kalırsan, ben ölürsem ne çıkar? Ruhlarımız buluşur elbet Tanrı dağı’nda” mısralarına yer vererek Türk’ün yüzyıllardan beri var olduğu medeniyet beşiğine işaret etti. Arslantaş, “Bu dağlar Türk’ün yalnızca yurdu değil, kimliğinin, kültürünün ve devlet fikrinin doğduğu kadim merkez. Orhun’dan Altay’a uzanan Türk cihan tasavvurunun stratejik kalbi.” ifadelerini kullandı.
Cami Açık Ancak Namaz Kılan ve İbadet Eden Kimse Yok
CNN TÜRK muhabiri Büşra Arslantaş’ın Doğu Türkistan gezisi ile ilgili olarak hazırladığı haber programında Doğu Türkistan’dan Çin’in resmi tanımı Xinjiang Uygur Özerk Bölgesi olarak anılıyor ise de kayıt altına alınan görüntülerde her yerde görülen ağır baskıların açıkça sezildiği ve görüldüğü kanıtları ile birlikte paylaşıyor. Kent genelindeki Camiler başta olmak üzere her noktada güvenlik kameralarına rastlandığını ve kameraların 7/24 olarak kayıtta olduğu bilgisi de yer alıyor. Başkent Urumçi turunu tüm detaylarıyla ele alan Arslantaş, kendilerini gezdiren Çinli yetkililerin sorulan sorulara net bir yanıt vermediğini, ziyaret sırasında her an 3 kamera ile takip edildiklerini kaydetti. Kurgulanan tiyatro sahnesinde gezen CNN Türk ekibi bir camiye girdiklerini, boş gördüklerini ve bunu sorguladıklarını vurguladı. Arslantaş, Çinli yetkilinin sorulara kaçamak cevaplar verdiğini belirterek, “Kadınlar ve çocuklar nerede dediğimde ‘Pek bilgim yok, genelde evdeler’ yanıtını verdiler.” dedi.
SÖZDE ONLARCA İMAM YETİŞTİRİLİYOR ANCAK CAMİLER BOŞ
İslam Enstitüsünde imamların yetiştirildiğine dair iddiaların haberde yer almasını isteyen Çinli yetkililer sahte olduğu düşünülen bir sınıfta öğrencilere ders anlattıklarını belirtirken, aynı zamanda “Namaz kılmayan Müslüman değildir” ifadesini aşırıcılık olarak nitelendirdiklerini itiraf etti. Öte yandan Çinli yetkili, öğrencilerin sakal bırakmalarının yasak olduğunu sakalsız halin daha modern görüneceğini savundu.
Ardından Hoten’de akşam pazarına uğradıklarını kaydeden CNN Türk ekibi, pazardaki tüm bıçak ve satır gibi kesici aletlerin tezgaha bağlı olduğunu gözden kaçırmadı. Arslantaş, yetkililerin güvenlik gerekçesiyle bıçakları bağladıklarını söylediklerini aktardı. Arslantaş, Uygur Türkleriyle yaşam koşullarına dair soru sorma girişimlerinin olduğunu ancak karşı tarafın yalnızca tebessümle karşılık verdiğini de belirtti.Ayrıca kayda alınan görüntülere göre pazarda Uygur kıyafetlerini tanıtan kadının Çinli olduğu da dikkatlerden kaçmadı. Pazardan sonra medya kuruluşuna giden CNN Türk ekibi, personelin “çok mutlu” ve “rahat çalıştıklarını” söylediklerini kaydetti. Tur kapsamında ekibin yanından ayrılmayan Çinli yetkili, “Amacımız, hükûmetimizin ve partimizin (Çin Komünist Partisi) sesini duyurabilmek.” dedi.
Urumçi Programa Doç.Dr. Furkan Kaya ve Gazeteci Yazar Taha Kılınç de Katkı Verdiler
CNN TÜRK muhabiri Büşra Arslantaş’ın Doğu Türkistan programına yorumu ile katılan Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Furkan Kaya Uygur Türklerinin büyük bir Çin baskısı ve zulmüyle karşı karşıya kaldıklarını belirtti ve şunları söyledi : ” BM İnsan Hakları Konseyinin son raporuna baktığımızda Uygur Türklerinin zorla asimilasyona maruz kaldığını, yeniden eğitim kampı adı altında toplu gözaltına alındığını ve toplu işkencelerin yapıldığını görüyoruz. Raporlar, Çin’in bu politikalarını insanlığa karşı suç olarak değerlendiriyor. Bu bulgular uluslararası hukuk açısından son derece önemli. Çünkü Uygurların durumu Çin’in bir iç meselesi değil, küresel insan hakları gündeminin çok önemli bir parçası. Çin bu politikalar kapsamında aşırıcılık suçunu öne sürüyor fakat bağımsız gözlemciler güvenlik tedbiri ile sistematik kültürel asimilasyonun birbirinden ayrılması gerektir. Doç.Kaya sözlerini şu çarpıcı cümle ile sonlandırdı : “Eğer Uygur Türklerinin sesi kısılırsa tüm insanlığın vicdanı da susmuş olur.” dedi.
Taha Kılınç : Çin Doğu Türkistan’daki Asimilasyon ve Soykırım Politikalarını Örtbas Etmek İstiyor
CNN TÜRK Muhabiri Arslantaş’ın programına yorumu ile katkı veren Gazeteci, Yazar Taha Kılınç Çin yönetiminin Doğu Türkistan ziyareti sonrasında kaleme aldığı “Kayıp Coğrafyanın İzinde: Doğu Türkistan Seyahatnamesi” isimli kitabın çıkmasına engel olmaya çalıştığını belirterek şunları ifade etti : ” Çin’in Ankara Büyükelçiliği soykırım ve asimilasyon politikalarını örtbas etmek amacıyla Çin’in Doğu Türkistan’ı sözde Uygur Özerk Bölgesi kurduğunun 70. ve işgalinin 76. yıl dönümünde Türkiye’den bazı gazetecileri davet ederek Ürümçi turu düzenledi. Bu geziye katılan bazı gazeteciler döndükten sonra Doğu Türkistan’da her şeyin normal ve halıkın refah içinde yaşadığı yolundaki Çin tezlerini destekleyen yayınlar yaptılar. Bu haberler Türkiye kamuoyunda Çin sempatizanı medya kuruluşlarının yıllarca gündeme getirdiği iddiaların tekrarı idi. Ancak,yazdığımız Doğu Türkistan Seyahatnamesi kitabı Çin yanlılarının bu asılsız iddialarını çürütmekle birlikte Doğu Türkistan gerçeklerini Türkiye ve dünya gündemine taşımıştır.” dedi.