logo

trugen jacn

DÜNYANIN HER YERİNE YARDIM VAR DA,DOĞU TÜRKİSTAN’A NEDEN YOK ?

Necat Kaçan (Eğitimci Yazar)

Çin işgalindeki Doğu Türkistan’daki Türk Soydaşlarımızın Acısı Neden Görülmüyor?

Kurban Bayramı yaklaşırken yine aynı manzarayla karşılaşıyoruz.
Yardım kuruluşları ekranlarda…
Dernekler sosyal medyada…
Bağış kampanyaları dört bir yana yayılmış durumda.

Listeler hazırlanıyor:
* Gazze,
* Yemen,
* Afrika,
* Arakan,
* Afganistan,
* Suriye,
* Lübnan…
Her coğrafya var.
Her kriz başlığı var.
Her mağduriyet için özel organizasyon var.
Peki bir yer neden yok?

Doğu Türkistan neden yok?
İşte artık bu sorunun yüksek sesle sorulması gerekiyor.
Çünkü burada sıradan bir ihmal yok.
Bilinçli bir görmezden gelme hali var.
Üstelik mesele yalnız yardım kuruluşlarıyla da sınırlı değil.
Devletin resmi reflekslerinde de aynı sessizlik dikkat çekiyor.

İnsan ister istemez şu soruyu soruyor: Dünyanın her yerindeki mazlumlar konuşulurken Türk soydaşlarının acısı neden fısıltıyla bile dile getirilmiyor?

DOĞU TÜRKİSTAN KONUSUNDAKİ SESSİZLİK NORMAL DEĞİLDİR

Bugün dünyanın herhangi bir bölgesinde kriz yaşandığında:
* açıklamalar yapılıyor,
* kampanyalar düzenleniyor,
* yardım organizasyonları kuruluyor,
* diplomatik mesajlar yayınlanıyor.

Peki Doğu Türkistan söz konusu olduğunda ne oluyor?  Derin bir sessizlik.

Oysa yıllardır uluslararası raporlarda:
* toplama kampı iddiaları,
* kültürel asimilasyon,
* dini baskılar,
* demografik dönüşüm,
* ailelerin parçalanması,
* zorla çalıştırma iddiaları gündeme geliyor.

Fakat Türkiye’de hem devlet refleksi hem yardım kuruluşları olağanüstü kontrollü davranıyor.

İşte milletin vicdanını yaralayan şey tam olarak budur.
Çünkü insanlar artık şu kanaate varıyor:  Türk’ün acısı uluslararası dengelere kurban ediliyor.

YARDIM KURULUŞLARI NEDEN DOĞU TÜRKİSTAN’I YOK SAYIYOR?

Bugün onlarca yardım kuruluşu:
* Afrika için,
* Gazze için,
* Yemen için,
* Arakan için
özel bağış kampanyaları düzenliyor.
Peki neden hiçbirinde: “Doğu Türkistan Kurban Organizasyonu” görmüyoruz?
Neden Türk milletinden toplanan yardımlar: Türk soydaşlarına yönlendirilmiyor?

Burada artık insanlar çok net düşünüyor: Yardım faaliyetleri bile küresel siyasal dengelere göre şekilleniyor olabilir.

Çünkü mesele insani duyarlılık olsaydı; Doğu Türkistan listenin en üst sıralarında olurdu.
Demek ki burada başka korkular, başka hesaplar, başka çekinceler var.

ASIL TEPKİ ÇEKEN ŞEY DEVLETİN ÇEKİNGENLİĞİDİR

Asıl ağır soru burada başlıyor.
Çünkü yardım kuruluşları bir yere kadar anlaşılabilir.
Ama Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin: Türk soydaşları konusunda bu kadar düşük profilli davranması, toplumda ciddi kırılma oluşturuyor.

Bugün Türkiye:
* Filistin için en yüksek perdeden konuşabiliyor,
* Afrika için diplomasi yürütebiliyor,
* dünyanın birçok kriz alanında aktif olabiliyor.

Peki Doğu Türkistan neden sürekli kontrollü cümlelerle geçiştiriliyor?
Neden güçlü diplomatik çıkışlar göremiyoruz?
Neden Türk dünyasının ortak refleksi oluşturulamıyor?
Millet artık bu soruları açık açık soruyor.
Ve insanların zihninde tek bir cevap büyüyor:  Çin faktörü.

EKONOMİK BAĞIMLILIK MI, SİYASAL KORKU MU?

Bugün herkes biliyor ki Çin artık yalnız ekonomik güç değildir. Aynı zamanda:
* küresel yatırım gücü,
* finans gücü,
* ticaret baskısı,
* stratejik nüfuz alanı oluşturan dev bir aktördür.
Ve toplumun önemli bir bölümü şu kanaate ulaşmış durumda:
Türkiye, ekonomik ve diplomatik dengeler nedeniyle Doğu Türkistan konusunda sert tavır alamıyor.

İşte Asıl Trajedi Budur.

Çünkü bir devlet: ekonomik ilişkiler uğruna soydaşlarının acısını ikinci plana itmeye başlarsa,orada yalnız dış politika değil; milli duruş da aşınmaya başlar.

TÜRK DÜNYASI SÖYLEMİYLE GERÇEKLER NEDEN ÇELİŞİYOR?

Yıllardır:
* “Türk dünyası”,
* “Turan”,
* “Türk birliği”,
* “Türk devletleri vizyonu”
söylemleri kullanılıyor.

Peki o zaman en ağır baskıyı yaşayan Türk topluluğu neden yalnız bırakılıyor? Bu çelişki artık gizlenemiyor.
Çünkü insanlar artık şunu görüyor: Türk dünyası söylemi güçlü, ama Doğu Türkistan refleksi zayıf.
Ve bu durum toplumda büyük hayal kırıklığı oluşturuyor.
Çünkü millet şunu düşünüyor: Eğer Türk dünyası söylemi gerçekse, bunun en güçlü refleksi Doğu Türkistan’da görülmeliydi.

BU SADECE İNSANİ DEĞİL, MİLLİ BİR MESELEDİR

Doğu Türkistan yalnızca yardım gönderilecek bir bölge değildir.
*Türk milletinin tarihidir.
*Hafızasıdır.
*Kimliğidir.
*Jeopolitik geleceğidir.

Bugün Doğu Türkistan konusunda oluşan sessizlik; yalnız diplomatik tercih değildir. Milli refleks aşınmasıdır.
Ve en tehlikeli süreç de budur.
Çünkü bir millet zamanla kendi soydaşının acısına alışırsa; hafızasını kaybetmeye başlar.

TÜRK MİLLETİ ARTIK BU ÇİFTE STANDARDI GÖRÜYOR

Bugün insanlar artık çok net görüyor:
* bazı mağduriyetler sürekli gündemde tutuluyor,
* bazı acılar görünür hale getiriliyor,
* bazı coğrafyalar için sınırsız hassasiyet üretiliyor.

Ama sıra: Türk soydaşlarına gelince, olağanüstü bir sessizlik başlıyor.
İşte toplumun vicdanını yaralayan şey tam olarak budur.
Çünkü bu millet artık şunu sorguluyor: Türk’ün acısı neden sürekli öteleniyor?

SON SÖZ

Doğu Türkistan bugün yalnız bırakılmış hissediliyorsa; bunun sorumluluğu yalnız küresel güçlerde değildir.
* yardım kuruluşlarının,
* siyasal yapıların,
* diplomatik reflekslerin,
* devlet politikalarının da bu sessizlikte payı vardır.
Çünkü dünyanın her yerine yardım götürenler: Türk soydaşlarını görmezden gelemez.
Çünkü ümmet diyorsanız; önce kendi soydaşınızın çığlığını duymak zorundasınız.
Çünkü Türk dünyası diyorsanız; bunun samimiyet testi Doğu Türkistan’dır.
Ve artık bu millet şu soruyu daha yüksek sesle sormaktadır: Türk milletinin yardımını alanlar, Türk’ün derdine neden bu kadar sessiz?

Ve unutulmamalıdır: Bir millet kendi soydaşının acısını konuşmaktan korkmaya başladığında; orada yalnız diplomasi değil, milli hafıza da çökmeye başlar.

Kaynak : Sayın Yazarın sosyal medya paylaşımı

Share
146 Kez Görüntülendi.