logo

trugen jacn

MİR KAMİL KAŞGARLI : UYGUR TÜRKÇESİ MAHALLİ BİR LEHÇE DEĞİL,BİR MEDENİYET DİLİDİR!

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Demokrasi Müzesi, 15 Aralık Dünya Türk

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Doğu Türkistanlı Uygur Türkü Yazar, Aktivist ve  TRT  Türkiye’nin Sesi radyosu Uygurca bölümü Sorumlusu Mir Kamil Kaşgarlı :  ” Çin yönetiminin günümüzde Doğu Türkistan’da yasakladığı Uygur Türkçesinin yerel Bir Lehçe Değil,  Türk Milletinin tarihten günümüze kadar devam eden   bir Medeniyet Dili” olduğunu açıkladı

Mir Kamil Kaşgarlı bu sözleri 15 Aralık Dünya Türk Dili Ailesi  Günü kutlamaları kapsamında  Ankara Beştepe’deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi 15 Temmuz Demokrasi Müzesi’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRKSOY ve 15 Temmuz Demokrasi Müzesi iş birliğiyle düzenlenen  toplantıda “Doğu Türkistan’da Türkçenin Günü, Bugünü ve Geleceği ”  başlığı ile yaptığı konuşmasında dile getirdiği bildirildi.

Doğu Türkistan Türkleri Ana Dilleri  Uygurcanın Var Olabilmesi  İçin Mücadele Ediyor 

Gazeteci-yazar ve TRT Uygurca bölümü müdürü Mir Kamil Kaşgarlı, “Doğu Türkistan’da Türkçenin  Dünü, Bugünü ve Geleceği” başlığı ile yaptığı sunumunda  günümüzde Uygur Türkçesinin yaşadığı varoluş mücadelesine  dikkat çekerek yaptığı konuşmasında şunları söyledi : ““Uygur Türkçesi Yerel Bir Lehçe Değil, Medeniyet Dilidir. Bu dil Kaşgarlı Mahmut’un, Yusuf Has Hacib’in eserlerini verdiği, yazıyı ve matbaayı ilk  kullanan ve kütüphaneler kuran büyük bir medeniyet dilidir.  Uygur Türkçesi  Türk dilinin günümüze kadar devam eden   köklü mirasıdır, aynı zamanda bu dil Kaşgarlı Mahmut’un,  DLT.  ile Yusuf Hes Hacip  düzenleyen , ilk matbaayı kullanan ve  bu matbaalarda çap ettiği eserlerden kütüphaneler kuran büyük bir medeniyet dilidir. Uygur Türkçesi bütün bunlara ek olarak Türkçenin “şah damarı”dır . Uygur Türkçesinin eğitim ve öğretimi  2008’den bu yana ata yurdumuz Doğu Türkistan’da yasaklanmıştır. Uygur Türkçesi güzel  Türkçemizin  “şah damarıdır.”  Bu dil 2008’den bu yana ata yurtta  yasaklanmıştır . Yaşanan  bütün  bu  süreç  bir  kültür ve  medeniyetin katliamıdır ve aynı zamanda bir dil(linguistik) bir soykırım olarak tarihe geçmiştir.

Türkiye’miz Uygur Türkçesinin Yaşatılması İçin Uygurca Radyo Yayınına Başlamıştır

Mir Kamil Kaşgarlı,  bu konuşmanın  kendisi için sıradan bir konuşma olmadığını vurgulayarak, şöyle devam etti :  ” Uygur Türkçesinin 2008 yılında Doğu Türkistan’da yasaklanmasının  hemen ardından Türkiye’miz bu konuda tarihi bir milli bir sorumluluğu üstlenmiştir. Aynı yıl, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın  talimatları ile  TRT’de  Türkiye’nin Sesi radyosunda Uygurca yayınlar başlatılmıştır. Ben  o ilk yayını başlatan ve  açan  bir spiker olmaktan  büyük  bir onur ve gurur duyuyorum. Ata yurtta dilimiz yasaklanırken, Türkiye bu dile kapılarını açmıştır. 17 yıldır TRT çatısı altında Uygur Türkçesi ile haberleri ve yorumları dünyaya duyurmak, benim için bir   milli nöbet ve  kutsal bir dava olmuştur” dedi.

Türkiye’nin Hamiliği ve TRT Modeli

Mir Kamil Kaşgarlı  konuşmasını şu çarpıcı  sözlerle sürdürdü : ” Türkiye’miz , Uygur Türkçesinin yasaklandığı bir dönemde  2008 yılında TRT Uygurca yayınlarını başlatarak  Uygur Türkçesi için tarihi bir “dil koruma kalkanı” oluşturmuştur. Uygur Türkçesi için ” Ata yurtta  Kapanan kapılar  ” Türkiye’de  açılmıştır ve Türkiye  Uygur Türkçesinin merkezi ve bu dilin evi olmaya devam etmektedir.” ifadelerini kullandı.

 Türkiye’nin Hamiliği ve TRT Modeli

Türkiye’nin, Uygur Türkçesinin yasaklandığı dönemde TRT Uygurca yayınlarını başlatarak  tarihe bir not düşmüştür. Türkiye’nin Sesi Radyosu  Uygur Türkçesi için bir “dil koruma kalkanı” oluşturmuştur.  “ Uygur Türkçesine Ata yurtta kapılar kapansa da Türkiye bu dilin evi olmaya devam etmektedir” ifadelerini kullandı.

Uygur Türkçesinin Korunması ve Geleceği İçin Üç Stratejik Öneri

Mir Kamil Kaşgarlı konuşmasında Uygur Türkçesinin geleceği için üç temel stratejinin uygulanmasını gerektiğini belirtti :

  1. Dijitalleşme ve Arşivleme:  Uygur Türkçesinin dijital kütüphaneler, çevrim içi sözlükler ve eğitim materyalleriyle sınırları aşan bir “siber vatan”da yaşatılması gerektiğini vurguladı.
  2. Diaspora Eğitimi ve Kazakistan Modeli:  Türkiye ve diğer diaspora ülkelerinde yaşayan Uygur çocuklarının ana dillerini kusursuz öğrenmesinin hayati önem taşıdığını belirten Kaşgarlı, Kazakistan’daki Uygur Türkçesi müfredatlı okulları tüm dünyaya örnek gösterdi.
  3. Türk Dünyasının Ortak Sahiplenmesi:
    TÜRKSOY çatısı altındaki Türk Cumhuriyetlerine çağrıda bulunan Kaşgarlı, Türkiye’nin TRT ile başlattığı modelin Özbekistan, Türkmenistan ve Azerbaycan gibi kardeş ülkelerde de uygulanması gerektiğini ifade etti.

“Dili Yaşatan  Bir Millet Asla Yenilmez ve Yok Edilemez”

Mir Kamil Kaşgarlı  15 Aralık Türk Dili Ailesi günü  kutlamaları çerçevesinde “Doğu Türkistan’da Türkçenin Günü, Bugünü ve Geleceği ” başlıklı konuşmasını Türkiye ve Türk dünyasına da güçlü bir mesajla çağrıda bulundu ve şöyle tamamladı : “ Bir Milletin topraklar işgal edilebilir, maddi varlıklarına sömürge yöntemleri ile el konulabilir. Ama, işgalcilerin  teslim aldığı bir ulusun ana dilini yasaklaması asla kabul edilemez. Dil bir milletin var olabilmesinin  öncelikli bir şartıdır. Ana dilinin koruyan ve devam ettiren bir Millet  asla yenilmez ve asla yok edilemez. Uygur Türkçesi sadece Uygurların değil, 300 milyonluk Türk dünyasının  çok  önemli bir ortak mirasıdır” dedi.

Program sonunda Mir Kamil Kaşgarlı, başta TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev olmak üzere, Prof. Dr. Ruhi ErsoyProf. Dr. Musa Kazım Arıcan ve Türk Dilli Topluluklarla İlişkiler Dairesi Başkanı Dr. Barış Cavid Mövsümlü’ye teşekkürlerini sundu.
Share
1958 Kez Görüntülendi.