logo

trugen jacn

UYGUR DİASPORASI DOĞU TÜRKİSTAN’İN GELECEĞİ İÇİN YENİ STRATEJİLER GELİŞTİRMELİDİR!

haber odası ve şunu diyen bir yazı 'P hin Mehmet MehmetToht Tohti 16- 6' görseli olabilir

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

  Uygur Aktivist Mehmet Tohti Uyghur post.com haber sitesinde Uygurca olarak yayınlanan yazısında  Doğu Türkistan’da yaşayan Uygurlar başta diğer  Türk halklarının  şu anda tarihlerinin en karanlık dönemlerinden birini yaşadığını  hatırlatarak başladığı yazısı şöyle devam ediyor :

  1. Çin yönetimi işgalindeki Doğu Türkistan’da 2017’den beri kurduğu Toplama Kampları  aracılığıyla uyguladığı beyin yıkama politikaları, ulusal kimliğin inkarı ve Doğu Türkistan’ın demografik yapısının değiştirilmesi, Uygur ulusal kimliğine ağır ve derin bir darbe vurmuştur. Halkımız anadilinden, dini inançlarından ve ulusal  kimliklerinden gelenek ve göreneklerinden  zorla koparılıyor. Camiler, türbeler ve mimari ve kültürel anıtlar yıkılarak,  dini ve milli kimliklere hatırlatan her şey gözden ve  akıldan uzaklaştırıldı.
  2. Uygurların  milli  kültürlerini besleyen  kaynakları  yaratıcıları ve yayımcıları olan  Uygur Aydınlar ordusu  Toplama Kampları ve Zin Hapishanelerine atılarak toplumdan izole edilerek etkisiz hale getirildiler. bu durum Uygur toplumunu  sosyal ve siyasal  sahadaki önder ve liderlerini  kaybetmesine yol açtı.  Çin işgal yönetimi bu uygulamaları ile Uygur toplumunu  Çolpanını kaybetmiş bir sürüye  veya pusulası bozuk açık denizde yolunu kaybetmiş  bir gemiye dönüştürdü.
  3. Uygur Soykırımının  doruk noktası  ve ÇKP yönetiminin resmi politikası haline  dönüştürdüğü 2017 yılından bu yana,  Doğu Türkistan Milli Hareketinin diasporadaki Temsilcisi ve şemsiye kuruluşu Dünya Uygur Kurultayı  başta Doğu Türkistan ve Uygur STK. ları Çin’in  Doğu Türkistan’daki insanlık dışı acımasız ve vahşi  uygulamalarını uluslararası toplum nezdinde ifşa etmeye ve bu insanlık suçlarını ifşa ediyor ve uluslararası desteği güçlendiriyor.
  4. Sonuç olarak, Birleşmiş Milletler’de Uygurlara sempati duyan ve Çin’i kınayan ülke sayısı önemli ölçüde artmıştır.
  5.  Uygur meselesinin  uluslararası toplum nezdindeki  bu kısmı başarısına rağmen  işgalci Çin’in   Doğu Türkistan’da uyguladığı insanlık ve soykırım politikaları değişmemiştir.

Diasporada Yaşayan Uygurlar Olarak Neler yapmalıyız ?

  1. Ana yurdumuzun dışında yaşayan Uygur Türkleri olarak ; diasporada milli kimlik ve benliğimizi nasıl koruyup devam ettirebileceğimiz  konusunda fikirler,uygulamalar ve  ve çözüm yolları geliştirmeliyiz.
  2.   Bunun için en önemli ve ivedilikli işimiz eğitim ve öğretimi geliştirmek olmalıdır.  Bir Millet veya toplum , ana dilinin korunması olmadan uzun süre varlığını sürdüremez. Ana vatanamız Doğu Türkistan dışında yani Sürgündeki çocuklarımız ana dillerine sağlam bir şekilde hakim olmalı ve ana dilleri aracılığıyla kendi tarihleri ​​ve kültürleriyle derin bir bağ kurabilmelidirler.
  3. Diasporadaki  genç Uygur nüfusu arasında  milli  bilinci ve ulusal birliği korumak için, uygun koşullara sahip ülke ve bölgelerde yoğun yerleşim yerleri veya mikro-kültürel ortamlar oluşturulmalıdır.
  4. Birbirlerinden kopmuş/koparılmış  dağınık  şekilde yaşayan, güvenlik  endişeleri ve yaşam kaygılarıyla ezilmiş ve  Çin’in sınır ötesi baskılarına uğrayan  Çin’in  kurbanı olmuş kardeşlerimiz için ortak bir yaşam ortamı sağlanmalıdır.
  5. Muhacerette  yaşayan Doğu Türkistan diasporası  arasında  Makro düzeyde -kültürel  bir yaşam  ortamı sağlanabilmesi  amacıyla, Kanada’da devam eden  10 bin Uygur Türkü’nün bu ülkeye göçmen olarak kabulü ve yerleştirilmesi (M- 62) projesi benzeri   ileriye dönük amaç ve  hedefli programlar hayata geçirilmelidir.
  6.  Doğu Türkistan’ın tanıtılması ve  bu ülkedeki insan hakları ihlallerinin  uluslararası topluma duyurulması ve etnik soykırım uygulamalarının durdurulması için  Kısa vadeli tanıtım  faaliyetleri  yerine, ülkenin ulusal kimliğini korumaya odaklanan uzun vadeli, ortak bir strateji planlanması ve uygulanması  ivedilikle  hayata geçirilmelidir.

Bütün Bu İş ve İşlemler İçin,  Yetenekli,  Profesyonel ve düzenli bir yapı  Oluşturulmalıdır 

  • Başta Dünya Uygur Kurultayı olmak üzere   diasporadaki Uygur toplumunu  birleştirici ve  daha aktif ve çekici  hale dönüştürmek için gerekli tedbirler alınmalı, Doğu Türkistan ve Uygur STK.larının  yönetim kadrolarının kalitesi ve profesyonel yetenek ve  işlevi  güçlendirilmelidir.  
  • Eğitim, Araştırma, Bilim, Sanat başta hayatın tüm sahalarında, diplomaside  ve  milli kimliğimizin korunmasına odaklanan  kadrolar ve kurumlar kurumlar  güçlendirilmeli  ve harekete geçirilmelidir.
  • Doğu Türkistan meselesinin daha profesyonel   ve çağın şartlarına uygun şekilde yürütülebilmesi için  davaya önderlik edecek Genç liderlerin yetiştirilmesine  önem verilmeli   ve bu konuda  uzun vadeli  plan ve projeler  geliştirilmeli.

 İlgili Hükümetler ve  Uluslararası Toplum  ile sistematik işbirliği kurulmalı

  1. Uygur Diasporası  için en büyük güç birliktir. Anavatanımızı işgal ve esaretten kurtarmak   gibi  ortak  hedefimizin  gerçekleştirmenin tek yolu uzun vadeli bir strateji belirlenmeli  ve bu proje uygulanmalıdır.  
  2. Bunun için  öncelikle ve ivedilikle  dijital bir arşiv projesi  hazırlanmalı ve hayata geçirilmelidir.
  3. Mevcut Uygur Akademisi güçlendirilerek, profesyonel  ve bilimsel araştırmalar sistemi, küresel bir gençlik platformu,  Uygur kültürünün korunması ve canlandırma kampanyası ve bağımsız bir medya ekibi oluşturulmalıdır.
  4. Çin gibi Irkçı bir rejimin boyunduruğu altında bulunan Uygur Türkleri için  öncelikli  hedef  işgale karşı direnmek ve toplum olarak   hayatta kalmaktır.

Atalarımız ana yurdumuz   Doğu Türkistan’ı  ve Uygur milli  kimliğimizi  yüz yıllarca korumayı başarmıştır. Şimdi ise bu görev bizim Omuzlarımızdadır  !   

Mehmet Tohti Kimdir 

Mehmet Tohti Doğu Türkistan’in Kargalık kentinde dünyaya gelmiştir. İlk,Orta ve Lise öğrenimini Kargalıkta ve  Üniversite eğitimini ise Urumçi Üniversitesinde tamamlamıştır.1992 yılında Türkiye’ye gelmiş ve 1999’da Kanada’ya yerleşmiştir.  Kanada’da Hukuk öğrenimi görmüş ve Avukat olmuştur. Halen bu ülkede  Uygur insan hakları aktivisti olarak faaliyet göstermektedir ve ayna zamanda Uygur Hakları Projesi’nin Genel Direktörlüğünü yürütmektedir. Kendisi, Kanada hükümetinin  Çin’in Uygur soykırımını tanıması, 10 bin  Uygur’un  bu ülkeye göçmen olarak kabul edilmesi  için  yapılan çalışmalara öncülük etmektedir. Ayrıca, Kanada’da  Çin’in Uygurları Toplama Kamplarında esir olarak tutması ve onları Köle/İşçi olarak zorla çalıştırması başta  insan hakları ihlallerine son vermesi için  Çin yönetimi nezdindeki  sürekli girişimileri ile öne çıkmıştır. Bu  tamamen yasal, barışçıl ve demokratik hak arama talep ve çağrılar  nedeniyle  Çin hükümetince sınır ötesi baskı  ve yaptırımlarına    maruz kalmıştır.

Share
1499 Kez Görüntülendi.