logo

trugen jacn

D.TÜRKİSTANLI KAZAK TÜRKÜ : ÇİN BİZ TUTUKLULARA İŞKENCENİN HER TÜRÜNÜ YAPIYORDU !

UYGUR HABER VE ARAŞTIRMA MERKEZİ(UYHAM)

Doğu Türkistanlı Kazak Türkü  Köyzat Erkin  Çin’in sosyal medya platformu  Duiyo üzerinden yaptığı Çin tarihi ile ilgili  konuşmasında Çin’in resmi  tarih kitaplarında da yer alan, “Yuan Hanedanlığı  döneminde Han  Çinlilerinin  sosyal statüleri  en düşük seviyedeydi.” ifadesini kullandığı için  “Devleti Bölmeye ve Han Ulusunu Aşağılamak ve Eleştirmek ” suçlaması ile tutuklandığını,  Çin İşgal Polislerinin kendisini  günlerce  sorguya çektiklerini  sorgu sırasında  kendisine  ve tanık olduğu diğer tutuklulara yapılan zulüm ve   işkenceleri  : ” Bana ve diğer tutuklu Uygur ve Kazakları bayılana kadar  döğüyor ve işkence yapıyorlardı, Bu işkencelerin en acımasız ve dehşet verici  olanı ise göğsümüze kitap koyarak yumruklamak ve ağzımıza bayılana kadar  elektroşok vererek işkence etmek ve bayıldığımızda   üzerimize soğuk  su döküyor ve tekrar  ayıldığımızda ayni işkenceleri k tekrar  devam ettirdiklerini ”  açıkladı.    

Doğu Türkistan’ın   başkenti Urumçi’de yaşayan  bir Kazak Türkü Köyzat Erkin Özgür Asya( rfa,org)’a  yaptığı açıklamasında şunları söyledi :  ” Ben ilk okuldan başlayarak Çince öğretim veren Çin Okuluna gittim ve bir çok Çinli arkadaşlar edindim.Benim Milliyetçilik veya bölücülük yapmak gibi bir amacım yoktu.  Buna rağmen Çin’in resmi tarih kitabındaki ifadelere sosyal medyada ifade ettiğimi için  tutuklandım ve Fukang’daki bir Toplama Kampına sözde Gözaltı Merkezine  hapsedildim. Çinli Polisler bana ve diğer tüm Uygur ve Kazak Tutuklulara   baskı, zulüm ve işkencenin her türlüsünü uyguluyordu.

İşkenceler Sonucu Yüzüm Yandı ve Kaşlarım   Kavrularak Yok oldu

Köyzad Erkin Çinli Polislerin kendisine ve diğer tutuklulara işkencenin ner türlüsünü uyguladığın belirterek : ” Çinli İşgalci  Polisler  tutuklulara önce acımasızca dayak aüıyor ve ardından göğsümüze kitap koyarak yumrukluyorlardı.  Ayrıca,  bizler şuurumuzu kaybedip  bayılana kadar ağzımızdan elektroşok  aleti  ile işkence ediyordu. Bayıldıktan sonra üzerimize soğuk su dökerek ayıltıyor ve işkenceleri tekrarlıyordu. Bu işkenceler sonucu yüzüm yandı ve kaşlarım kavruldu. Şeker hastası olduğumu bildirmeme rağmen penceresi olmayan  karanlık ve Güvenlik kameraları ile sürekli izlenen bir hücrede tutuldum. Çin İşgal Polisleri beni ” Devleti bölmeye teşebbüs” suçlamasıyla bir bodrum katında   aç susuz bırakarak ve  uyku uyutmayarak 17 saat boyunca  baskı ve işkenceler altında sorgulandım ve   bana yöneltilen tüm  suçlamaları reddetim.” şeklinde yaşadıklarını anlattı.

Toplama Kampında Tutuklu Bir Uygur Genç Gözlerimin Önünde İşkence İle Katledildi 

Kendisinin önceden devlet Memuru olarak görev yaptığını da anlatan  Erkin,  2016 yılında 6 ay kadar  Yardımcı  polis  olarak çalıştırıldığını  bu sırada memur yardımcılığı yaptığı  sırada bir Uygur Türkü tutuklunun gözlerinin önünde işkence ile öldürüldüğünü  Abdurrahim  adlı bu Uygur genci için  sahte ve yalandan “Doğal Ölüm” raporu tutulduğunu  ve bu olaydan sonra Polislikten ayrıldığını  de  söyledi.

Kazakistan’da  Maruz kaldığı ve Tanık olduğu Çin İşkencelerini Anlattı

 Daha sonra serbest bırakılan  ve  5 yaşındaki oğlu ile  birlikte  Kazakistan’a giden Toplama kampı mağduru ve tanığı Erkin,  Alma-Ata’da  Kazak Aktivistlerin kurduğu   Ata Yurt/Jurt  insan hakları örgütünde başından geçenleri  uğradığı işkenceleri ve tanık olduklarını anlattı. Yaşadıkları ve tanık olduklarının bütün itirafları sesli ve görüntülü olarak kayıt altına alındı.  Kazakistan’da da Çin’in baskılarından rahat olamayan Erkin kendisi ve ailesinin  İşgalci Çin rejimince SMS (Kısa mesaj) ve WeChat  üzerinden sürekli tehdit edildiğini ve yakınları üzerinden şantaj yapıldığı için  Kazakistan’da  kendisini güvende görmedi.

Kazakistan’dan Da Kaçıyor 

Kendisine yönelik bu tehdit ve şantajlar üzerine  Kazakistan’da kalmasının  son derece tehlikeli olduğunun  farkına vardığını  arkadaşlarının yardımıyla  önce Bosna Hersek’e  geçtiğini ve buradan da kaçak yollarla yürüyerek iki kez Hırvatistan’ı geçmeye çalıştığını  ancak başaramadığını  bunun üzerine bir yolunu bularak  4 Temmuz’da Slovenya’ya geçtiğini  anlattı.

Amacım İşgalci Çin’in  İnsanlık ve soykırım Cinayetlerini Dünyaya Anlatmaktır

Kaçması ile ilgili açıklamalarda bulunan Erkin  başımdan geçen ve tanık olduklarının esas nedeni insanları kendime  acındırmak değildir. Çin işgal yönetiminin insan hakları ihlalleri ve Doğu Türkistan’daki uygulamaları hakkında  bilgilendirmek ve bu konuda  kanıt bırakmaktır.  Dünyaya ve uluslararası topluma Doğu Türkistan’da  gerçekten neler yaşandığını anlatabilmektir.  Çin’in işgalindeki Doğu Türkistan’in asil sahipleri olan biz Uygurlar, Kazaklar ve diğer Türk halklarının  temel insanı haklarımızı  elde etmek  ve bizlerin  Çin’in iddia ettiği gibi  ” Terörist ya da Bölücü” olmadığımızı ve  Bizlerin kendi geçmişini ve tarihini   anlatmaya çalışan  sıradan insanlar olduğumuzu göstermek  olduğu sözleri ile konuşmasını sonlandırdı.  

Kaynak : rfa.org-QHA.

Share
498 Kez Görüntülendi.